Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle verilen usulden ret ve vekalet ücreti kararlarının istinaf incelemesini yapıyor.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan icra takipleri nedeniyle açılan menfi tespit davasında, davacı, davalıya 742.000 TL ödediğini ve kötü niyetli icra takiplerindeki borç ile fahiş faizlerden sorumlu olmadığını ileri sürerken, davalı zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini ve alacağın haklı olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle davayı usulden reddetmiş, davacı bu kararın menfi tespit davasının niteliği gereği arabuluculuğa tabi olmaması nedeniyle hatalı olduğunu, davalı ise vekalet ücretinin eksik belirlendiğini belirterek istinaf etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİYEDİNCİ HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R Iİncelenen KararınMahkemesi:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:Asıl Karar: █████/2025 Ek Karar: █████/2025Davanın Türü:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesi) (Kemer İcra ... E/ ... E.)Dava Tarihi:█████/2025Karar Yazım T:█████/2026İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili açtığı dava ile, davacı tarafından, davalıyla olan eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında verilen bonolardan dolayı, Kemer İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları üzerinden, davalı tarafça kötü niyetle icra takibi yapıldığını, davacının icra takiplerinden önce davalıya toplamda 742.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, en eski tarihli iki bono ve buna dair istenilen faiz yönünden borçlu olmadıklarının tespitinin gerektiğini, istenilen faizlerin hatalı ve fahiş olduğunu belirterek, haksız yere cebri icra yoluyla istenilen 742.000,00 TL ve faizleri yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, her iki takip yönünden istenilen faizlerin iptali ile yapılacak hesaplama sonucuna göre karar verilmesine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevabında, TTK'nun 4. maddesi gereğince, dava açılmadan önce ara buluculuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, davacı tarafın zorunlu ara buluculuk şartını gerçekleştirmeksizin iş bu menfi tespit davasını açtığını, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca, davalının taahhüt ettiği iş ve işlemleri eksiksiz ve kusursuz olarak teslim ettiğini, davacının ise 2.325.672,40 TL fatura borcunun 1.042.000,00 TL'lik kısmını ödediğini, kalan borcun tahsili amacıyla haklı olarak icra takibi başlatıldığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli kararı ile, dava dosyasının mahkemeye tevzi edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmayıp, dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığının anlaşıldığı, ayrıca tensip zaptında alınan ve tebliğ edilen ara karara rağmen arabuluculuk tutanağının kesin süre içerisinde dava dosyasına ibraz edilmediği, arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, 6102 Sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. İlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli ek kararıyla, "Davalı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre, 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde maddenin eklenerek hükmün düzeltilmesine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.B. İstinaf NedenleriDavacı vekili, iş bu davada arabuluculuk dava şartı olmadığı, davacı aleyhine cebri icra baskısı mevcutken ve taraflarınca tedbir talebinde bulunulmuşken, davanın niteliği itibarıyla zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının açık olduğu, eldeki davanın icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup, bir miktar paranın ödenmesi konulu alacak ve tazminat talebine ilişkin olmadığı, usulden ret kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. Davalı vekili, mahkemenin özünde isabetli bir karar vermiş ise de, karar içeriğinin eksik/ yanlış yazılması nedeniyle karara itiraz ettikleri, cevap dilekçelerindeki hususlara gerekçeli kararda yer verilmediği, ayrıca mahkemenin önce vekalet ücretiyle herhangi bir hüküm kurmadığı, sonrasında sundukları tavzih dilekçesine istinaden kararı düzelttiği, ancak AAÜT gereğince lehlerine 45.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 22.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gibi nedenlerle kararı ve ek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, İcra İflas Kanununun 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamıİlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme 3.1. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca davacı tarafça arabulucuya hiç başvurulmadığının anlaşılmış olması itibarıyla, 6102 Sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi uyarınca, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta aşağıdaki bendin dışında kalan istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun tümden, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin dışındaki istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine,3.2. İlk derece mahkemesince verilen █████/2025 tarihli karar ile, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davalı vekilinin bu yöndeki maddi hatanın düzeltilmesi istemiyle verdiği █████/2025 tarihli talep dilekçesine istinaden, ilk derece mahkemesi HMK 305/A maddesi uyarınca verdiği █████/2025 tarihli ek karar ile, davalı lehine takdir edilen 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline şeklinde hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi uyarınca, verilen kararın niteliği ve davalı vekilinin 45.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki talebi gözetilerek, kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf lehine 45.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 22.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Bu sebeple davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilmesi amacıyla HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kararın ve ek kararın kaldırılarak, yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. V. KARAR1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun tümden, davalı vekilinin ise (3.2) nolu bendin kapsamı dışında kalan istinaf başvurularının ayrı ayrı REDDİNE, davalı vekilinin (3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE,2)İlk derece mahkemesinin █████/2025 tarihli asıl kararının ve █████/2025 tarihli ek kararının tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 3)Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,4)Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, davacı taraftan peşin alınan 12.671,51 TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.056,11 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,5)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 6)Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7)Davalı kendini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,8)Davacıdan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalıya iadesine, 10)Taraflarca yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısımlarının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleşmesinden sonra ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine, 11)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde dairemize ya da dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...