İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari sözleşme kapsamında vinç muhafazası ihmali nedeniyle oluşan değer kaybı ve haksız tahsilat iddiasına ilişkin itirazın iptali davasını inceliyor.
Özet: Davacı, sözleşme gereği vinci muhafaza, bakım ve satışa hazırlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının, 120.000 TL değerindeki vinci açık alanda çürümeye terk ederek hurdaya çıkarması ve haksız yere 12.500 TL muhafaza bedeli alması nedeniyle, uğradığı 100.763,75 TL zararın tazmini ve ödenen ücretin iadesi talebiyle itirazın iptali davası açmış; davalı ise davacıdan vinç değil hurda vasfında bir malzeme teslim aldığını, vinç değerinin abartılı olduğunu, davacının ödemeleri aksatıp kalan parçaları kendisini bilgilendirmeden hurdacıya sattığını savunarak, iddiaları reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ███████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ███████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının söz konusu ... maliki olduğunu, bulunduğu yerde işi biten söz konusu vincin sökülmesine ve uygun bir yerde muhafaza edilerek mevcut haliyle satılmasına karar verildiğini bu amaçla bu işlerle iştigal eden davalı tarafın sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davalı taraf vinci bulunduğu yerde sökecek kendi muhafaza alanına nakledecek, boyasını ve teknik bakımlarını yaparak satışa hazır hale getirecek, satışına kadar usulüne uygun şeklide muhafaza edecek ve satış için de çalışma yapılacağını, vincin değerinin 120.000,00 TL olduğunu konusunda tarafların mutabık olduğunu, davalı taraf sözleşme gereğince söz konusu vinci bulunduğu yer olan ... mıntıkasından söktükten sonra kendi kapalı depolama alanına getirerek bakımlarını yapıp satılıncaya kadar burada usulüne uygun şekilde muhafaza etmesi gerekirken, Silivri'de her türlü yerleşimden uzak, açık alanda bir tarlaya atmış ve burada çürümeye terk etmiş olduğunu, ayrıca davalı taraf vincin bakımı ve satışı konusunda çalışma yapması gerekirken bu hususlarda da hiç bir çalışma yapmamış olduğunu uzunca bir süre vincin satışının gerçekleşmemesi üzerine davacının gelip vinci yerinde görmek istediğini ve mevcut durumu fark etmiş olduğunu, davacı durumu fark ettikten sonra derhal müdahale de bulunarak artık hurda haline gelmiş vinç parçalarını, kilogram hesabı üzerinden (19.530 Kg demir x 1.625 -TL/kg birim fiyatı) toplam 31.736,25 TL bedelle hurdacıya satılmış olduğunu, davalı taraf sözleşmeyle yüklendiği edimi (vinci usulüne uygun şekilde muhafaza etme ve koruma, bakımlarını yapma) yerine getirmeyerek vinci hurdaya çıkardığı yetmezmiş gibi bir de teslim için para istemiş ve kendisine 12.500,00 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, davalının 12.500,00 TL muhafaza bedelini hak etmediğini, vincin hurda haline gelmesine sebep olduğunu, bu seheple davalının almış olduğu 12.500,00 TL muhafaza bedelini iade etmesi gerektiğini, ayrıca davalının koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi vincin 120.000,00 TL olan değerinin 31.736,25 TL'ye (hurda değerine) düşmesine sebep olduğunu, bu şekilde vincin değeri 120.000,00 TL+ 31.736,25 TL= 88.263,75 TL azalmış bulunduğunu, davalının bu zararı da tazmin etmesi gerektiğini, böylece davalının iade ve tazmin yükümlülüğü altında bulunduğu toplam miktar 88.263,75 TL + 12.500,00 = 100.763,75 TL tuttuğunu, belirtilen alacağın tahsili için tarafımızca .... İcra ... E. sayılı dosyası ile takipte bulunulmuş ise de davalı taraf haksız şekilde itirazda bulunarak takibin durmasına sebep olduğunu bu nedenle arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlanması üzerine itirazın iptali ile takibin devamı talepli olarak iş bu davanın ikamesi zorunluluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalı tarafın .... İcra ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, davalının % 20 tazminata mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa aidiyetine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf tek nakliye ile dava konusu emtianın sevk edileceğini taahhüt etmişse de söz konusu emtianın vinç olarak tanımlanamayacağını, zira davacı tarafça herhangi bir makinenin davalıya teslim edilmediğini, davacı sadece kendilerince hurda olarak tanımlanan kısım teslim edildiğini, bu şekilde vinç vasfı taşımayan emtianın değerinin sözleşme ve dava konusu tutara ulaşamayacağı aşikar olup bu husus defalarca davacı tarafa bildirildiğini, buna karşın davacı ödemelerini aksattığı gibi kalan kısmı 65.000,00 TL olarak teklif ettiğini, bu teklifin kabul görmemesi üzerine davacı kalan kısmı kendi anlaştığı bir hurdacıya satmış olup durumdan davalıyı haberdar etmediğini, bu hususta davalının jandarma ekipleri haberdar edilmiş Silivri İl Jandarma Komutanlığı tarafından tutanak tutulduğunu, bu tutanak ile görüleceği üzere emtia davacı tarafından satılmış olup teslim alan ... (...) satıldığı için bu şahıs tarafından kg hesabı ile alınarak götürüldüğünü, ilgili şahıs tarafından sökülen malzemelerde söküm esnasında meydana gelen bir hasardan davalının sorumlu tutulması yasalara ve hukuk genel ilkelerine aykırı olduğunu davacı makine kısmı olmayan vinç vasfı taşımayan, sözleşme uyarınca ödemesi gereken söküm ve depolama bedellerini ödemediği emtiayı satmış olup üzerine bu davayı ikame ederek haksız ve kötü niyetle hareket etmekte olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen kapalı depoda muhafaza maddesi de aralarındaki yazılı sözleşmede yer almayıp davalının söz konusu emtiayı branda ile usulünce muhafaza ettiğini, satarak parasını aldığı ürünü adeta çalarcasına davalının gayrimenkulünden çıkaran, profesyonel bir söküm ekibi yerine kendilerinin hurdacı olarak tarif ettikleri şahıslara demonte eden davacının tutum ve davranışları hakkaniyete, ticaret kanununa ve teamüle aykırı olduğu izahtan varestedir, yasal süre olan 8 günden sonra yıllarca davalının kalan metal kısımda meydana gelmiş bir hasar olmayıp ancak davalının zilyetliğinden çıkmışsa meydana geleceği (söküm işlemini yapan şahıs firması hurdacı olarak isimlendiren de davacıdır) davacının herhangi bir delil tespiti de yaptırmadığını, delil olarak dayandığı fotoğraflar ise kim tarafından çekildiği meçhul olup oluşan bir zarar var ise (bu husus da ayrıca yargılamaya muhtaçtır) bundaki sorumluluğun da davacıya ait olduğunu, işbu sebeplerle ikame edilen davanın reddi talebi zarureti hasıl olduğunu, haksız ve kötü niyetle ikame edilen işbu davanın reddi ile tüm yargılama masraf, harç ve karşı vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine 20% den aşağı olmamak üzere davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkememizce davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu 20.04.2017 tarihli sözleşme uyarınca davalının edimlerini yerine getirmekte kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise bu nedenle davacının uğradığı zarar olup olmadığı, var ise zarar miktarının ne olduğu, bu zarar nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmakta olup davacının iddiası davalının cevap dilekçesi sunmayarak davanın inkarı kapsamda ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının iddiasının ispatı bakımından dinlenen tanık beyanları, dosyaya sunulan fotoğraflar ve alınan 28.04.2022 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde, davalının portal vincin muhafazasına ilişkin yapılan 20.04.2017 tarihli sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmediği anlaşılmakla 28.04.2022 tarihli raporda ikili bir hesaplama yoluna gidilmiş olup, davacının gerek tanık beyanları gerekse de dosyaya sunulan fotoğraflar ve sözleme dikkate alındığında davacının 71.763,75-TL lik alacağını ispatladığının kabulü ile bu kapsamda davacının davasını ispata etmiş olması nedeni ile davanın kısmen kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 71.763,75 TL asıl alacak yönünden alacak yönünden iptaline, alacağın likit olmaması nedeni ile davacının icra tazminat talebinin reddine , ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf sözleşmenin imzasını mukabil vinci söküp götürdüğünü ve Silivri'de bulunan bir tarlaya attığını ve sözleşmeyle yüklendiği edimlerin hiçbirini ifa etmediğini, mahkeme davalının edimlerini ifa etmediğini açık şekilde kabul ettiği ve davacı lehine zarar tazminatına hükmettiği halde her nedense sanki davalı edimini ifa etmiş ve ücrete hak kazanmış gibi davalı lehine muhafaza ücreti tahakkuk ettirerek 29.000,00 TL tutarındaki bu miktarı tazminattan mahsup ettiğini, davalının vinci usulüne uygun şekilde muhafaza edeceğine tarlaya atarak vincin zarar görmesine ve bu şekilde davacının zararına sebebiyet verdiğini, davalının yüklendiği edim mukabili alması kararlaştırılan ücreti hak etmediğini, davalı sanki edimini ifa etmiş gibi kendisine ücret tahakkuk ettirilmesini ve 29.000,00 TL'lik ücretin tazminattan mahsup edilmesi kararın kendi içinde açık bir çelişki oluşturduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde vekil olarak taraflarını göstermediğini, tensip zaptının davalıya tebliğ edilmediğini, davalı adına dosyaya süresinde cevap dilekçesi uyap üzerinden sunulduğunu ve davacı tarafça buna karşı cevaba-cevap dilekçesi verildiğini, mahkemenin kendilerini uyap sistemine kaydetmediğini, davacı vekilinin cevaba-cevap dilekçesini vekil olarak şahsına tebliğ etmediğini, yapılan ön inceleme duruşmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu ve taraflardan sadece davacının katıldığı duruşmada dava ve cevap dilekçesinin okunduğundan bahsedilse de uyuşmazlık konusu yanlış ve hatalı tespit edildiğini, dosyanın bilirkişiye yokluklarında kendileri yerine davalı asile tevdi olduğunu, ilgili bilirkişi raporu da davalı asil olan davalıya tebliğ edildiğini ve ilgili bilirkişi raporunda şahıslarının davalı vekili olarak gösterilerek davaya cevaplarının tartışıldığını, mahkeme vekaletnameyi 14.04.2022 tarihinde uyap sistemine eklediğini, vekaletnamenin eklenmesinden iki hafta sonrasında dahi yerel mahkeme bilirkişi raporunu davalı asile tebliğ etmekte bir beis görmediğini, vekil olarak dosyayı uyaptan göremediğini ve gerekçeli karar haricinde taraflarına hiçbir tebligat yapılmadığını, tarafına gönderilen gerekçeli karar TEB K. md 21 e göre muhtara tebliğ edildiğini, davacı taraf tek nakliye ile dava konusu emtianın sevk edileceğini taahhüt etmişse de söz konusu emtianın vinç olarak tanımlanamayacağını, davacı tarafça teslim edilen herhangi bir makine, motor, elektrik panosu kanca veya halat olmadığını, davalıya sadece kendilerince hurda olarak tanımlanan kısmın teslim edildiğini, bu hususta da davacı davasını ispat edemediğini, dinlenen davacı tanıkları bu eksikliklerin olduğunu beyan ettiğini, davacı davalıya teslim esnasında bu parçaların mevcut olduğunu kanıtlayamadığını ve bilirkişi raporunda bu duruma işaret edildiğini, eğer bu eksikler olmasaydı denerek bir hesap yapılmış iken verilen kararın da maddi gerçeğe aykırı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalıya yapılan tebligatların usulüne uygun olup olmadığı, davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktalarındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "Ekli belgeler gereği borçlunun kusuru nedeniyle hurdaya çıkan alacaklıya ait vincin hurda değeri düştükten sonra kalan değerinin tazmini ve haksız " sebebine dayalı olarak 100.764,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 76/1. maddesine göre, avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır. HMK'nın 77/1. maddesinde ise, vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukatın, dava açamayacağı ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamayacağı düzenlenmiştir. İcra dosyasına vekalet sunan avukatın itirazın iptali davasında da takip borçlusunu temsil etme zorunluluğu bulunmamakta olup, bu durum avukat ile müvekkili arasındaki sözleşmenin kapsamı ile ilgilidir. İcra dosyasına sunulan vekalet, icra dosyasından bağımsız niteliği bulunan itirazın iptali dava dosyasına etkili değildir. İcra dosyasına vekaletnamesini sunan avukatın itirazın iptali davasında takip borçlusunu temsil edecek olması halinde anılan yasal düzenlemeler uyarınca dava dosyasına da usulüne uygun olarak vekaletnamenin sunulması gerekir. Davalı vekilinin UYAP'a kaydedilmiş olması da sonucu değiştirmeyecektir. Her ne kadar davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ve Uyap'tan vekaletname sunulmuşsa da, söz konusu belgenin açılamadığı, dosya içinde de vekaletname örneği bulunmadığı, davalı vekilince de tebligatların tarafına yapılmadığına ilişkin Mahkemeye herhangi bir itirazı da bulunmamış olduğu görülmüştür. Dava basit yargılama usulüne tabi olup dava ve cevap dilekçeleri taraflara tebliğ edilmiştir. Hal böyle olunca Mahkemece, davalı şirkete tebligat yapılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Buna ilişkin davalı vekilinin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.Davacı, davalı taraf ile söz konusu vinci bulunduğu yerde sökerek kendi muhafaza alanına nakledeceği, boyasını ve teknik bakımlarını yaparak satışa hazır hale getireceği ve satışına kadar usulüne uygun şeklide muhafaza edecek ve satış için de çalışma yapılacağını, vincin değerinin 120.000,00 TL olduğunu konusunda tarafların mutabık olduğunu, davalı taraf sözleşme gereğince söz konusu vinci söktükten sonra kendi kapalı depolama alanına getirerek bakımlarını yapıp satılıncaya kadar burada usulüne uygun şekilde muhafaza etmesi gerekirken, Silivri'de her türlü yerleşimden uzak, açık alanda bir tarlaya atmış ve burada çürümeye terk etmiş olduğunu, hurda haline gelmiş vinç parçalarını, kilogram hesabı üzerinden (19.530 Kg demir x 1.625 -TL/kg birim fiyatı) toplam 31.736,25.TL bedelle hurdacıya satılmış olduğunu, teslimi için 12.500,00 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, davalının 12.500,00 TL muhafaza bedelini hak etmediğini, davalının koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle vincin 120.000,00 TL olan değerinden 31.736,25 TL hurda değeri düşülerek, ödenen 12.500,00 TL'nin eklenmesi sonucunda 100.763,75 TL zararının tazmini için yaptığı takibe yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı, sözkonusu emtianın vinç olarak tanımlanamayacağını, zira davacı tarafça herhangi bir makinanın müvekkiline teslim edilmediğini, davacı müvekkile sadce kendilerince hurda olarak tanımlanan kısım teslim edildiğini, bu şekilde vinç vasfı taşımayan emtianın değerinin sözleşme ve dava konusu tutara ulaşamayacağının davacı tarafa bildirildiğini, dava dışı şahıs tarafından sökülen malzemelerde söküm esnasında meydana gelen bir hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı, sözleşmede kapalı depoda muhafaza edilmesine ilişkin herhangi bir madde olmadığını, söz konusu emtiayı branda ile usulünce muhafaza ettiği savunmasında bulunmuştur.Taraflar arasında 20.04.2017 tarihli Sözleşmenin 2.1 maddesinde, davacıya ait portal vincin şaft 5 de sökülmesi, İstanbul dahilinde nakliyesi, revizyonu ve satışı işlemlerinin (müşteri bulunması) davalı yapımcı tarafından yerine getirileceği, 3.1. maddesinde, davalı yapımcı yapılması istenen konu işi (sökme, nakliye, revizyon, boyalama ve depolama) 15.000,00 TL üzerinden bu sözleşme ile eklerindeki şartlara uygun olarak yapmayı kabul ve taahhüt ettiği, 3.2. Maddesinde, davalı yapımcı sözleşmenin imzalandığı tarihten 3 ay süresince depolama ve muhafaza için her hangi bir ücret talep etmeyeceği, belirtilen 3 aydan sonra her ay için 1.000,00 TL kira ve muhafaza bedeli hesaplanacak ve talep edileceği, 3.3. Maddesinde yapımcı davalının portal vincin satış bedelinden % 3 komisyon alacağı, vincin asgari bedelinin 120.000,00 TL (KDV hariç) olduğu, 6.1. maddesinde vincin sökülmesine başlanmadan önce 15.000,00 TL peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, sunulan fotoğrafa göre min.15 max 25 ton kapasiteli çift kirişli portal vinç olduğu, sözleşme tarihi olan 2017 yılı Mart ayında emsal 15 ve 25 ton kapasite aralığındaki vinçlerin 120.000,00 TL rayiç değere sahip olabileceği, ancak bu bedele motor halat, kanca ve elektrik panosu gibi unsurlarının da dahil olduğu, dava konusu vincin davalı tarafça söküm ve nakliyesi öncesindeki halini gösterdiği belirtilen fotoğrafta ise motor halat kanca kısmının bulunduğu, arazideki fotoğraflarda ise bu aksamların bulunmadığı, vincin kiriş, ayak ve bağlantı parçalarının demonte vaziyette arazide bulunduğu fotoğraflarda, parçaların kısmen korozyona uğradığı, revizyon işlemleri ile tekrar monte edilebileceği, hurdaya verilecek kadar demonte olmadığı, ancak motor, elektrik panosu, halat, kanca grubu olmaksızın portal vinç olarak tanımlanamayacağı, söz konusu metal parçaların 11.01.2020 tarihinde 1.625 TL/kg üzerinden 31.736,25 TL'ye satılmış olmasının söz konusu tarihteki hurda demir fiyatları ile tutarlı olduğu belirtilerek terditli hesaplama yapmış olduğu görülmüştür.Somut olayda, taraflar arasındaki 20.04.2017 tarihli Sözleşmeye göre davacıya ait vincin, sökülmesi, İstanbul dahilinde nakliyesi, revizyonu ve satışı işlemlerinin (müşteri bulunması) davalı tarafından yerine getirileceği kararlaştırılmış olup, davacı vinci boş bir arazide hurda olarak bulduğunu beyan ederek uğradığı zararı talep etmiştir. Her ne kadar davalı, kendisine makinenin teslim edilmediğini, hurda parçaların teslim edildiği savunmasında bulunmuşsa da, taraflar arasındaki sözleşmede sözleşme tarihindeki değeri 120.000,00 TL bedelli portal vincin sökülmesi, nakliye, boyama, depolaması, revizyonu ve satışı işlemleri için anlaşılmış olduğu, davalının vinci davacıdan teslim aldığı, teslim alırken vincin teslim edilmediği veya hurda parçaların teslim edildiğine ilişkin herhangi bir ihtirazı kayıt koymadığı görülerek söz konusu vincin sözleşmede belirtilen şartlarda davalıya teslime edildiği kabul edilmelidir. Davalı sözleşme konusu vinci teslim aldıktan sonra, sözleşmede belirtilen revizyon, boyama ve depolama işini yaparak, satış için hazır hale getireceği ve müşteri bulacağını taahhüt etmiş olmasına rağmen bunları yapmayarak vinci boş bir arazide bırakması, motor, elektrik panosu, halat, kanca grubunun vinçte bulunmaması nedeniyle vinci muhafaza edemediği, taahhüt ettiği, revizyon, saklama, boyama, satış için hazırlama taahhütlerini yerine getirmeyerek davalının vincinin hurda olarak satılmasına sebep olduğundan, davalının oluşan zararından sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Bu durumda, 120.000,00 TL vinç bedelinden davalının hurda olarak satıştan aldığı 31.736,25 TL bedelin mahsubuyla, vinci teslim almak için davacı tarafından davalıya ödenen 12.500,00 TL'nin eklenmesi ile davacının 100.763,75 TL zararına hükmedilmesi gerekirken Mahkemece, 29 aylık 29.000,00 TL muhafaza bedelini de mahsup etmesi ve davalı cevap dilekçesi sunmuş olmasına rağmen gerekçede davalı cevap dilekçesi sunmadığından davanın inkarı kapsamında değerlendirme yapıldığının belirtilmesi hatalı görülmüştür.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; ilk derece mahkemesince muhafaza bedeli mahsup edilerek verilen karar isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,2-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 100.763,75 TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,4-Alacağın likit olmaması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,5- Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,6- Alınması gerekli 6.883,17 TL harçtan, peşin alınan peşin harç 1.216,86 TL ile icra harcı 503,94 TL toplamda 1.720,80'nin mahsubu ile 5.162,37 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.216,86 TL peşin harç ile 503,94 TL icra harcı, toplamda 1.720,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından yatırılan 59,30- TL başvuru harcı , 196,50 TL posta ve tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.255,8- TL kabul ve red oranı göz önüne alındığında 1.193,01 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,10- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden AAÜT gereğince 0,25 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,11-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 1.319,99 TL'nin davalıdan, 0,01 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,12-Karar kesin olduğundan HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,13-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 115,00 TL olmak üzere toplam 335,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.225,55 TL harcın, alınması gerekli olan 6.883,17 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.657,62 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026