Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın, gizli ayıplı kataloglar nedeniyle bedel indirimi uygulayarak kısmen iptal edilmesi kararını inceledi.
Özet: Eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya teslim edilen ve bedeli ödenmeyen 1000 adet kataloğa ilişkin icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davalı, kataloglarda çizim ve boyutların eksikliği nedeniyle gizli ayıp bulunduğunu savunurken, ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporlarıyla kataloglardaki gizli ayıbı tespit etmiş; davalının tüm ürünleri teslim aldığını ve ayıplı ürünler kendisinde kaldığından bedelde indirim yaparak davalının davacıya 21.564,05 TL borçlu olduğuna ve takibin bu miktar üzerinden devamına hükmetmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi:█████/2022
Davanın Türü:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Denizli 9. İcra ... Esas)
Dava Tarihi:█████/2021
Karar Yazım T.:█████/2026
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davalının siparişi üzerine yapılan 1000 adet albümün davacı tarafından █████/2020 tarihinde davalıya teslim edildiğini ve e-fatura düzenlendiğini, faturaya dayalı alacağın ödenmemesi üzerine başlattıkları ilamsız icra takibinin, davalı borçlunun haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, demir iskele kalıp ihracatıyla uğraşan davalının, ihraç edeceği kalıpların malzeme ve boyutlarının listelendiği 1000 adet katalog hazırlanması hususunda davacıyla anlaştığını, basılan kataloglardan 250 tanesinin teslim alındığını ve ticari hayatın gereklerinden olan hıza uygun olarak doğrudan yurt dışına kargolandığını, yurt dışındaki firmanın kataloglarda kalıpların çizim ve boyutlarının yer almaması, katalogların hatalı olması konularında davalıyı bilgilendirdiğini, bunun üzerine iade faturası kesildiğini ve ödeme yapılmayacağının davacıya ihtarname ile bildirildiğini, kataloglardaki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu, faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, tarafların ticari defter ve kayıtlarını inceleyen SMMM bilirkişinin raporu, yeterli ve gerekçeli, dosya kapsamına uygun görüldüğünden hükme esas alındığı, bu rapora göre, tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine konu edilen faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, takip tarihi itibari ile davalı şirketten 25.370,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, takip tarihi itibari ile davacı şirkete 6.342,50 TL borçlu olduğu, davacı ve davalı defterleri arasındaki hesap bakiyesi farkının sebebinin, davalı tarafından davacı adına düzenlenen █████/2020 tarihli 19.027,50 TL tutarlı iade faturasının, davacı tarafından █████/2020 tarihli Denizli 4. Noterliği ihtarnamesi ile iade edilmesi ve defter kayıtlarına alınmamasından dolayı olduğunun tespit edildiği, buna göre, her ne kadar davalı taraf 1000 adet ürünün tamamını teslim almadığını iddia etmiş ise de, davalının takibe konu faturayı defterlerine işlediği, daha sonra düzenlediği iade faturası ve Denizli 4. Noterliği'nin █████/2020 tarihli ihtarnamesi birlikte değerlendirildiğinde, ihtarname içeriğinden, davalının 1000 adedin tamamını teslim aldığı, 250 adedini ihraç ettiği, ancak 750 adedinin ayıp nedeniyle kabul edilemez olduğunu bildirerek ayıp ihbarında bulunduğu ve ürünleri davacıya teslim ettiğini yazılı bir delille ispat edememesi karşısında, uyuşmazlığa konu tüm ürünlerin davalı tarafça teslim alındığı kabul edilerek ürünlerin ayıplı olup olmadığının araştırılmasına geçildiği, mahkemece teknik bilgi gerektiren ayıp hususunda bilirkişilerden alınan ilk raporların yeterli olmaması nedeniyle tekrar rapor alındığı ve reklamcılık uzmanı bilirkişi ...'nın ... tarihli raporu yeterli görülerek hükme esas alındığı, buna göre, dava konusu katalogların 12 sayfasında kalıpların çizim ve boyutlarının yer almadığının inceleme neticesinde tespit edildiği ve bu sebeple gizli ayıplı olduğu, dava konusu katalogların ayıplı olmaması durumunda ücretinin dosyada bulunan fatura bedeli olan 21.500,00 TL+KDV, ayıplı olması durumunda ise, yüzde 15 reklamasyon düşüldüğünde 18,275,00 TL olabileceği tespit edildiğinden, mahkemece ürünlerin gizli ayıplı olduğu kabul edilerek, ürünlerin halen davalı tarafta olması nedeniyle bedelde indirime gidilerek, davalının davacıya KDV dahil 21.564,05 TL borçlu olduğu takibin bu miktar üzerinden devamına karar vermek gerektiği kanaatine varıldığı, davacı taraf her ne kadar süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ve delil olarak dayandığı █████/2020 tarihli mail ile davalıya "Lütfen size gelen tasarımları dikkatli bir şekilde kontrol ediniz. Görsel ve yazımsal bilgileri detaylıca inceledikten sonra eğer değişim varsa değişim isteğinizi yoksa onay mailinizi gönderiniz. Onaylanan tasarılardaki hatalar müşteri sorumluluğundadır." şeklinde bildirimde bulunulduğunu ve davalının aynı gün "tamamdır" şeklinde cevap verdiğini, dolayısıyla ürünlerin kabul edildiğini iddia etmiş ise, gerek ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp olması, gerekse sayısı itibariyle makul sürede incelenip muayene edilebileceği, davalının █████/2020 tarihinde iade faturası düzenlediği ve makul sayılabilecek bir sürede ihtarda bulunduğu, kaldı ki, eser sözleşmelerinde yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiğinin kabul edildiği, iş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabileceği, genel bir kavram olarak likit alacağın tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacak olduğu, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerektiği, bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemeyeceği, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir olmadığı, yani likit alacak niteliğinde olmadığı gözetilerek, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmediği ve bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Denizli 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile, takibin 21.564,05 TL asıl alacak olmak üzere aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, davalının faturaya itiraz ettiğine dair hiçbir hukuki delilin mevcut olmadığı, TTK 21/2 maddesi hükmü gereği, fatura içeriğinin alıcı tarafından kabul edilmiş sayılacağı, malların iade edildiğine dair bir belge ve kayıt bulunmadığı, tek taraflı olarak düzenlenen iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının katalogları gerekli ölçü ve özende incelemediği, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediği, sipariş mailindeki görsel ve yazılımsal bilgilere onay verdiği, davalı tarafından süresi içinde yapılmış ayıp bildiriminin söz konusu olmadığı, e-faturanın teslimiyle tüm malların teslim edildiğinin kayıt altına alındığı, davalarının kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
Davalı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davalının teslim almadığı katalogların bedelini kabul etmeyerek iade faturası düzenlediği, davacının düzenlediği faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya elverişli olmadığı gibi teslim hususunu da ispatlamaya elverişli olmadığı, mali müşavir bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, takip konusu e-faturanın irsaliye şartını sağlamadığı ve teslimi kanıtlamadığı, iki tarafın da 250 adet katalog teslim alındığı konusunda beyanlarının birbirine uygun olduğu, ayıp nedeniyle yapılan indirimin yeterli olmadığı, indirimin neden %15 oranında olduğunun bilirkişi raporunda gerekçelendirilmediği, davacı edimini gereği gibi yerine getirmediğinden, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, davanın reddi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2)Davacıdan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3)Davalıdan alınması gerekli 1.473,05 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 380,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.093,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde █████/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!