Danıştay 8. Daire, taşınmaza kanalizasyon suyu sızması, rutubet ve kira kaybı iddialarıyla açılan tazminat davasında, bilirkişi raporlarıyla idarenin kusursuz bulunduğu ilk derece kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, taşınmazına kanal suyunun basması nedeniyle oluşan kira geliri kaybı, onarım giderleri ve geçmiş davalarından kaynaklanan yargılama giderleri gibi maddi zararlarının tazmini ile başvurunun reddi işleminin iptalini talep etmiş; ancak yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, su sızıntısının idarenin kanalizasyon hattından veya komşu binadan kaynaklanmadığı, aksine davacının binasının drenaj ve su yalıtımı eksikliği ile yer altı su seviyesinin yükselmesinden kaynaklandığı, bu durumda davalı idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ : Av....İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:..., T.No:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... ili, Çankaya ilçesi .. Mah....Sok. ... Apartmanı ... nolu taşınmazını kanal suyu basması nedeniyle hatların kontrol edilmesi ve tıkanan kanalizasyon sorununun giderilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih,E-... sayılı işlemin iptali ile yasaklı pis su kanalı nedeniyle kullanamadığı ... Kurtuluş .. Mah. ...Sok. ... Apt.No:10 da bulunan binadaki taşınmaza ilişkin mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle (olay tarihi █████/2012-█████/2012 tarihleri arasında) kira geliri kaybı için şimdilik 4.000,00-TL, taşınmazda kanal suyundan dolayı meydana gelen onarım giderleri için şimdilik 4.000,00-TL, bu işlemler nedeniyle geçmişte açmış olduğu ve kaybettiği davalar nedeniyle oluşan yargılama gideri vekalet ücretleri gibi maddi zararlar kalemi için şimdilik 4.000,00-TL tazminat olmak üzere şimdilik toplam 12.000,00-TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... . İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu olayda, ... Sokak No:... adresindeki binanın usulsüz ve kaçak olarak ... Sokak ana kanala bağlanması sonucu gerçekleştiği, idarenin haksız fiil sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla davacı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E.... sayılı dosyası ile açılan davada, Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen █████/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle "Keşfen yapılan incelemede, davalı yönetime ait binadaki kanalizasyondan herhangi bir sızıntı olabileceği, sızıntı olsa dahi bu hususun davacıyı etkilemeyeceği gözlemlenmiştir ve su sızıntısına, bu binadan kaynaklı herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Suyun arka bahçede birikip pencereden sızmış olması da söz konusu değildir. Pis suyun kanalizasyondan sızarak davacıya ait bahçeye ve buradan yeraltına sızdıktan sonra evin içine sızması halinde, kanalizasyon hattında herhangi bir tamirat yapılmamış olması nedeniyle bu sızıntının halen devam ediyor olması gerekmektedir. Oysa davacıya ait konutta duvarlarda küflenmeye yol açan sızıntı, binanın drenajının ve bodrum kat duvarlarında su yalıtımının olmamasının sonucudur. Yer altı su seviyesinin yükselmesi sonucunda, oldukça düşük kotta olan binanın yarım bodrum katında bulunan daire duvarlarından sızan su, kapilarite yolu ile duvar içerisinde yükselmekte ve rutubete, dolayısıyla küflenmeye yol açabilmektedir. ...Görüleceği üzere, hasara neden olan su sızıntısının, ASKİ kanalizasyon hattından ya da davalı apartman yönetimine ait binadan kaynaklandığı yolunda somut bir bulgu ve belge bulunmamaktadır." değerlendirmelerine, █████/2015 tarihli ek raporda; "... Kanalizasyon sularının rögardan ya da kanal hattından, davacının ifade ettiği üzere dere gibi akması için kanalın bir yerinde tıkanma olması gerekmektedir. Ki bu durumda kanalizasyon sularının rögardan taşması ve etraftan şikayet konu olması söz konusudur. Ancak dosya kapsamında bu kapsamda bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Ayrıca ... Sok. No:... adresindeki binanın arka bahçesi takriben 7-8 m olup, binanın 2 m ötesindeki rögar ve kanal hattından sızacak bir suyun 5 m genişliğindeki zemin toprağını geçerek davacının adresine akması da mümkün görülmemiştir. Bu şekilde açık bir akıntı olması halinde bu hususun, davacının bulunduğu apartmandaki diğer kişiler tarafından da şikayet konusu edilmesi gerekirdi..." değerlendirmelerine, █████/2016 tarihli ek bilirkişi raporunda benzer tespitlere yer verilerek apartman yönetimi ile davalı idarenin herhangi bir kusurunun olmadığı şeklinde değerlendirmelerde bulunulduğu, söz konusu bilirkişi raporu dikkate alınarak ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E...., K... sayılı kararı ile "...Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğünün █████/2015 tarihli yazısı, bilirkişi raporu, keşfen yapılan incelemeler ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu olan daire, Kurtuluş semti ...Sokak no:... 'dedir. 3 katlı binanın en altında bulunan dairenin yaklaşık 1,5 m'si kot altında kalmaktadır. Bu sokaktaki binaların yamacı halinde yol açılarak oluşturulmuş caddeler boyunca sıralandığını binanın bulunduğu yerdeki zemin kotu ile üst sokak (... sokak) arasında yaklaşık 4 m kot farkı olup yer altı su seviyesinin yükselmesi sonucunda oldukça düşük kotta olan binanın yarım bodrum katında bulunan daire duvarlarından sızan su, kapilarite yolu ile duvar içerisinde yükselmekte ve rutubete, dolayısı ile küflenmeye yol açabilmektedir. ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su Deşarj Yönetmeliğinin 10/m maddesine göre, "...mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorunda olduğu..." ,kaldı ki ASKİ'yi sorumlu tutabilecek bilirkişi raporu, tutanak veye bir tespit davası sonucu verilmiş kararın ibraz edilmemesi nedeniyle zararla idarenin eylemi arasında illiyet bağının kurulmadığı sonucuna varılmıştır. Davacıya ait evdeki hasarın davalı apartman yönetimine ait kanalizasyon hattından kaynaklandığına ilişkin herhangi bir bulgu tespit edilememiştir. Nitekim, DSİ 5. Bölge müdürlüğünce █████/2015 tarihinde yapılan incelemede de bu yolda bir bulguya rastlanmamıştır. Davacıya ait konutta duvarlarda küflenmeye yol açan sızıntı, binanın drenajının ve bodrum kat duvarlarında su yalıtımının olmamasının sonucudur. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacıya ait konutta su sızıntısı sonucu oluşan hasarın, davalılardan kaynaklandığı yolunda somut bir belge ve bilgi bulunmaması bu sızıntının, yer altı su seviyesinin yükselmesi sonucunda oluşmasının mümkün bulunması ve binanın drenajının ve bodrum kat duvarlarında su yalıtımının olmamasının sonucu olup davalıların talep edilen hasardan sorumlu olmadığı" gerekçelerine yer verilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ...tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği davacının karar düzeltme isteminin de Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E...., ...sayılı kararı ile reddedildiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile aynı olay nedeniyle açılan davada, Mahkemece yaptırılan keşif incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından söz konusu hatların kontrol edilmesi ve tıkanan kanalizasyonun giderilmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine, davalı idarece, kanalizasyonların kontrol edildiği, herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığı, iki bina arasındaki olay nedeniyle İl veya İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulması gerektiğinin tespit edildiği, bu hususun da dava konusu işlemde belirtildiği, davacıya ait konutta su sızıntısı sonucu oluşan hasarın, davalı idareden kaynaklandığına ilişkin somut bir belge ve bilgi bulunmadığı, tıkalı kanalizasyon hattı olmadığından, davalı idarenin yetki ve sorumlulukları kapsamında bu aşamada yapılabilecek bir işlem bulunmadığı anlaşıldığından, davacının, ... İli, Çankaya ilçesi .. Mah....Sok. ... Apartmanı 10 nolu taşınmazını kanal suyu basması nedeniyle hatların kontrol edilmesi ve tıkanan kanalizasyon sorununun giderilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından, binadaki taşınmaza ilişkin mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle (olay tarihi █████/2012-█████/2012 tarihleri arasında) kira geliri kaybı için şimdilik 4.000,00 TL, taşınmazda kanal suyundan dolayı meydana gelen onarım giderleri için şimdilik 4.000,00 TL, bu işlemler nedeniyle geçmişte açmış olduğu ve kaybettiği davalar nedeniyle oluşan yargılama gideri vekalet ücretleri gibi maddi zararlar kalemi için şimdilik 4.000,00 TL tazminat olmak üzere şimdilik toplam 12.000,00 TL tazminatın ödenmesi şeklinde istemde bulunulmuş ise de, ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin E....sayılı dosyası ile açılan davada, Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarıyla da davalı idarenin kusurlu olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davalı idarenin hizmet kusuru neticesinde uyuşmazlık konusu zararın oluştuğuna dair bir delilin bulunmadığı ve şartları oluşmayan maddi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; .... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın, konusu Otuzbir Bin Türk Lirasını geçmeyen bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu tespit edildiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/1.maddesi gereğince kesin olan bu karara yönelik istinaf başvurusunun incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verilmiş, davacı tarafından bu karara karşı █████/2024 tarihinde temyiz yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:.. sayılı kararıyla, ... . İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından bahse konu kararın temyizen incelenerek bozulması talebinde bulunulduğunun görüldüğü, davacının açtığı davaya ilişkin olarak Daire tarafından verilen kesin nitelikteki anılan karara karşı yapılan temyiz isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi gerekçe gösterilerek temyiz başvurusunun reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine ilişkin verilen kararın da idari işlemin iptalinin de talep edilmesi nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesi ve temyiz başvurusunun incelenerek bozma kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., T.No:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :X- Dava, davacı tarafından, ... ili, Çankaya ilçesi .. Mah....Sok. ... Apartmanı ... nolu taşınmazını kanal suyu basması nedeniyle hatların kontrol edilmesi ve tıkanan kanalizasyon sorununun giderilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih,E-...- ... sayılı işlemin iptali ile yasaklı pis su kanalı nedeniyle kullanamadığı ... Kurtuluş .. Mah. ...Sok. ... Apt.No:... da bulunan binadaki taşınmaza ilişkin mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle (olay tarihi █████/2012-█████/2012 tarihleri arasında) kira geliri kaybı için şimdilik 4.000,00-TL, taşınmazda kanal suyundan dolayı meydana gelen onarım giderleri için şimdilik 4.000,00-TL, bu işlemler nedeniyle geçmişte açmış olduğu ve kaybettiği davalar nedeniyle oluşan yargılama gideri vekalet ücretleri gibi maddi zararlar kalemi için şimdilik 4.000,00-TL tazminat olmak üzere şimdilik toplam 12.000,00-TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi ile açılmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar bakımından bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasında ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.Buna göre; davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı ve 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi gereği miktar artırımında bulunulabileceği dikkate alındığında, aynı Kanun'un 46/1-b bendinde belirtilen parasal sınır dikkate alınmaksızın hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği, bu doğrultuda Bölge İdare Mahkemesince dava konusu edilen tazminat istemi yönünden istinaf yolu açık görülerek işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine ilişkin kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, .... İdare Mahkemesince istinaf yolu açık olarak verilen kararın Bölge İdare Mahkemesince istinaf yolu açık görülüp işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.