İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında verilen kısmi kabul kararına davacı vekilince faiz ve masraf hesaplama hataları gerekçesiyle yapılan istinaf başvurusu kararı.
Özet: Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesince kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçlarına ilişkin kısmen kabul, kısmen ret kararı verilerek davalıların itirazının belirli miktarlar için iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmiştir; davacı vekili bu kararın kendisi aleyhine reddedilen kısmının ve bilirkişi raporundaki faiz-masraf hesaplama hatalarının düzeltilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:23.06.2022
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA:İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve borçlular hakkında İstanbul 30. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar, dava dilekçesinin tebliğine rağmen süresinde cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesi gereğince dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı ... Bankası ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında █████/2012 tarihinde 500.000,00 TL limit ile genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalılar ... ve ...'nun aynı tarihte 625.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olarak sözleşmeye ayrı ayrı imza attıkları, davacı banka tarafından kredi sözleşmesi imzalanan davalı şirkete kredi kartı ve kredili mevduat hesabı tahsis edildiği, davalı şirketin borçlarını ödemediğinden bahisle banka tarafından hesabın kat edilerek hesap kat ihtarnamesinin davalılara gönderildiği anlaşılmıştır.Davalılar ... ve ...'nın kefalet tarihindeki eş mauvafakatlarının alındığına dair eş muvafakatnamesi dosyaya sunulmuştur. Dava konusu icra takibinde KMH ile Kredi Kartı alacağına TCMB tarafından belirlenen faiz oranları üzerinden akdi faiz talep edilmiştir. Talep edilen faiz oranlarının akdi faiz oranı üzerinde olmaması, takip öncesi temerrüt faizinin de talep edilmemesi ile takip öncesi temerrütün gerçekleşmemesi dikkate alındığında kredi kartı ve kredili mevduat hesabı yönünden talep edilen faiz oranın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamına uygun, objektif, gerekçeli ve mahkememizce de hüküm kurmaya elverişli bulunan taraflarca itiraza uğramayan █████/2022 tarihli raporu içeriği dikkate alınarak alacaklara ilişkin hesaplamalara itibar edilmiştir.Bu nedenlerle, Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, İstanbul 30. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına davalıların itirazlarının kısmen iptali ile, ... numaralı kredi kartı borcu yönünden; 90.300,49 TL asıl alacak ve 38,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.339,20 TL üzerinden icra takibinin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 13,75 oranında avans faizi yürütülmesine, ... numaralı kredili mevduat hesabı borcu yönünden; 12.639,12 TL asıl alacak ve 5,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.644,52 TL üzerinden icra takibinin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 13,75 oranında avans faizi yürütülmesine, davalıların genel toplamda 102.983,72 TL için yapmış olduğu itirazın iptali..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul 30. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazlarının kısmen iptali ile,
a) ... numaralı kredi kartı borcu yönünden 90.300,49 TL asıl alacak ve 38,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.339,20 TL üzerinden icra takibinin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 13,75 oranında avans faizi yürütülmesine,
b) ... numaralı kredili mevduat hesabı borcu yönünden; 12.639,12 TL asıl alacak ve 5,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.644,52 TL üzerinden icra takibinin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 13,75 oranında avans faizi yürütülmesine,
c- Sonuç olarak davalıların toplam 102.983,72 TL için yaptıkları itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca 102.983,72 TL 'nin taktiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Mahkemece davanın kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadığını, raporda asıl alacağın doğru tespit edildiği, ancak faiz ve masrafların matematiksel bir hata sebebiyle doğru hesaplanmadığını, bilirkişinin yaptığı bu matematiksel hatanın dikkate alarak talep gibi karar verilmesinin rapora itirazda bildirildiğini, bilirkişinin asıl alacak kalemlerini ... nolu kredi kartından 90.300,49 TL ve ... nolu kredili mevduat hesabından 12.639,12 TL asıl alacak tespit ettiğini, buna rağmen bilirkişinin hesaplama hatası yaparak bu alacağa ilişkin hem icra takibi esnasındaki, hemde öncesindeki masraflar ve faizleri göz ardı ettiğini veya matematiksel bir hata yaptığını, rapora itirazda bu hatanın düzeltilmesinin istenmesine rağmen mahkemece de hatanın gerekçe gösterilmeksizin dikkate alınmadığını, basit hesap hatalarının yargılama sürecinin uzamasına neden olduğunu ve mahkemenin bu basit hataların düzeltilmesine ilişkin talebi yerinde görmeyerek hukuka ve usule aykırı, hatalı hüküm kurduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul 30. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından borçlular ..., ... ve ... Şirketi aleyhine ... nolu kredi nedeniyle 102.754,01 TL asıl alacak ile 38.71 TL işlemiş faiz, ... nolu kredi için ise 14.343,88 TL asıl alacak ile 5,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.142,00 TL alacağın tahsili amacıyla 17.06.2020 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlular vekilinin 24.06.2020 tarihinde borca, faize ve takibe itirazı üzerine duran takibin harekete geçirilmesi amacıyla bir yıllık hak düşürücü süre içinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.Davacı ile davalı ... Şirketi arasında 14.12.2012 tarihinde 500.000,00 TL limit ile genel kredi sözleşmesi imzalınmış, davalılar ... ile ...'nun aynı tarihte 625.000,00 TL limit ile sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza atmışlardır. Sözleşme kapsamında bankaca şirkete kredi kartı verilmiş ve kredili mevduat hesabı tahsis edilmiştir. Şirketin kredi borcunu ödemesi üzerine 10.03.2020 tarihinde hesap kat edilmiştir. Davalılar ... ve ...'in kefalet tarihindeki eş mauvafakatlarının alındığı dosyadaki sözleşmelerden anlaşılmış ve mahkemece TBK'nın 583.maddesine göre kefalet şartları değerlendirilmiştir. Takipte KMH ile kredi kartı alacağına TCMB tarafından belirlenen faiz oranları üzerinden akdi faiz talep edilmiştir. Mahkemece banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için bankacı bilirkişi görevlendirilmiştir. Bilirkişinin ibraz ettiği 10.03.2022 tarihli raporda; banka kayıtlarına göre asıl alacak ile temerrüt faizi belirlenmiştir. Raporda temerrüt tarihine kadar akdi faiz bu tarihten sonra temerrüt faizi uygulanmış ve bankanın asıl alacak ve işlemiş akdi ve temerrüt faizi denetime elverişli şekilde belirlenmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik somut bir itirazı bulunmadığı hususu aşağıda ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Rapordaki asıl alacak veya işlemiş faiz hesabında maddi veya matematiksel bir hata bulunduğu hususunda, rapora itirazda yer verilmemiş, aksine talep ile rapor arasında yakınlık bulunduğu, farkın matematiksel hata boyutunda olduğu belirtilerek rapora göre karar verilmesi istenmiştir.Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde sözünü ettiği 15.04.2022 tarihli bilirkişi raporana karşı beyan dilekçesinde, "Bilirkişi raporunda █████/2020 İcra takip tarihine kadar ... nolu Kredi Kartı yönünden; 90.300,49 TL asıl alacak Ve Tek hesap yönünden 12.639,12 TL asıl alacak... şeklinde toplam talep edilebilir alacak 103.764,46 TL tespit edilmiştir. Talebimiz olan 117.142,00 TL alacak ile arasındaki fark normal değerlendirilebilecek matematiksel hesaplama hatalarından kaynaklıdır. Bu ve sayın mahkemenizin resen gözeteceği diğer tüm sebeplerle birlikte; talebimiz yönünde karar verilerek, icra inkar tazminatına" hükmedilmesi istenmiştir. Görüldüğü gibi anılan dilekçede bilirkişinin tespitlerine yönelik somut bir itiraz bulunmadığı gibi, bilirkişinin tespiti ile talep arasında normal değerlendirilebilecek matematiksel hesaplama hatasından kaynaklanan farklar bulunduğu belirtilmiştir. Davacı vekili 23.06.2022 tarihli son oturumda ise bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Hukuk yargılamasının taraflarca getirilen vakıa, beyan ve dillere göre çözülmesi gerekmektedir. Tarafların açık talebinin aksine mahkemece re'sen bir araştırma yapılması kural olarak mümkün değildir. Hakim bilirkişi raporunda eksiklik bulunması halinde HMK'nın 281. maddesine göre re'sen veya tarafların talebi ile ek rapor alabilir. Ancak somut olayda, davacı vekili rapora göre karar verilmesini talep etmiş ve ek rapor alınması istememiştir. Rapora yönelik beyan dilekçesinde, bilirkişi raporunda bulunduğu belirtilen eksiklikler veya matematiksel hatalar hakkında da bir açıklama yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece dosyadaki delillere ve alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı bankanın alacağının belirlendiği, rapora yönelik beyan dilekçesinde veya istinaf başvurusunda somut olarak eksik hesaplanan bir asıl alacak, işlemiş faiz veya masraf kalemi bulunduğunun ileri sürülerek kanıtlanmadığı, davacının soyut beyanları üzerine banka alacağının denetlendiği, ancak somut bir eksiklik veya kamu düzenine aykırılık tespit edilemediği anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!