İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, temlik alınan 586.385 USD alacağın tahsili ile temlikin geçerliliği ve görevli mahkeme tartışması.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı taraf, bir üçüncü kişiden kendisine devredilen lojistik ve taşıma hizmetlerinden kaynaklı fatura alacaklarına dayanarak davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmekte olup, davalı ise öncelikle uyuşmazlığın denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girdiğini ileri sürerek görevsizlik itirazında bulunmuş, esasen ise söz konusu alacağın gerçekte mevcut olmadığını, davacının dayandığı temlik sözleşmesinin faturaların iadesinden sonra muvazaalı olarak düzenlendiğini, hukuken geçersiz olduğunu ve bu alacağa dayalı takibin haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili----. ile dava dışı ---) arasındaki ticaretten kaynaklı olarak, müvekkili ----alacakları bulunmakta olduğunu, söz konusu alacakların varlığına dair bu taraflar arasında niza bulunmadığını, bu borca karşılık olarak dava dışı ----., davalı ---- olan alacaklarını, müvekkili ----- usulüne uygun bir yazılı sözleşme ile █████/2025 tarihinde temlik ettiğini, -----. ile davalı ----. arasındaki taraf defterleri incelendiğinde alacağın temliki sözleşmesi ekindeki cari hesap bakiye listesi içeriğinden de anlaşılabileceği üzere, alacak miktarları taraflar arası şüphe götürmez vaziyette olduğunu, ilgili faturaların taraflar arası lojistik ve hizmet ilişkilerine dayanmakta olduğunu müvekkili şirket bilmekle birlikte, daha fazla detay bir bilgiye sahip olmadığını, ilgi konuda detaylı bilgiye ihtiyaç duyulduğu taktirde dava dışı ----- bilgi talebi sayın mahkemenin takdirinde olduğunu, Müvekkilinin temlik aldığı alacak meblağı toplamda 586.385,00 USD şeklinde olduğunu, müvekkiline vekaleten, alacağın temlikine ilişkin ihtari mahiyette bildirim, borçlu -----█████/2025 tarihinde --- Noterler Birliği Kayıtlı Elektronik Posta Sistemi üzerinden KEP marifetiyle █████/2025 tarihinde gönderilmiştir. █████/2025 tarihinde ise davalı yan tarafında okunmuştur. Konuyla ilgili ------ KEP sistemi üzerinden alınan dokümantasyon da ekte sunuludur.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davada görevli mahkeme -----. Asliye Ticaret Mahkemesi olup dosyada görevsizlik kararı verilerek dosyanın “Denizcilik İhtisas Mahkemesi” sıfatıyla görev yapan -----. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini, taraflar arasındaki uyuşmazlık “Deniz Taşımacılığı”na ilişkin bir uyuşmazlık olup eldeki dosyada görevli mahkeme Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla ---- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili ----bir taşıma işleri komisyoncusu; dava dışı ve sözde temlik eden ----. armatörlerle doğrudan bağlantı yapan akdi taşıyan olduğunu, dava dışı üçüncü kişi --- , sözde müvekkili aleyhine doğmuş alacaklarını 18.06.2025 tarihli sözde temlik sözleşmesiyle davacı ------ devrettiği iddia edildiğini, temlik bildirimi 25.06.2025 tarihinde müvekkil şirkete KEP kanalıyla iletildiğini, davacı tarafın dayandığı sözde temlik sözleşmesi, müvekkili şirketin gerçekte herhangi bir hizmete dayanmadığı anlaşılan faturaları muhasebe sistemi üzerinden iade etmesinden sonra ileri sürüldüğünü, bu durum temlik sözleşmesinin faturaların düzenlendiği tarihte mevcut olmadığını ve müvekkili şirketin söz konusu alacağı kabul etmediğinin anlaşılması üzerine, temlik iddiasının sonradan kurgulandığını açıkça gösterdiğini, damga vergisi yönünden yapılacak araştırma gerekse temlik sözleşmesinin imza ve temsil yetkisi bakımından incelenmesi neticesinde, söz konusu temlikin hukuken geçerli olmadığını, muvazaalı biçimde ve faturaların iadesinden sonra düzenlendiğini açıkça ortaya çıkacak olup bu şartlar altında davacı tarafın temlik iddiasına dayanarak müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunması mümkün olmadığını, herhangi bir tacirin bile bu noktada, var olduğu iddia olunan alacağı temlik alabilmesi için (basiretli tacir ilkesi gereğince) soyut bir beyan yerine, alacağın doğduğunu tevsik edecek bir belge ya da somut bir olgu talep etmesi ve bu belge veya somut olgunun varlığı halinde bunların hukuki anlamda geçerli olup olmadığını veya risk teşkil edip etmeyeceğini soruşturması gerekeceğini, Müvekkili şirket gerçekte var olmayan bu alacağa dayalı takibe itiraz ettiğini, takibi bu suretle durdurduğunu, sadece fatura kesilmiş olması, alacağın varlığını ispatlamayacağını, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın görevsiz mahkemede açılması sebebiyle dosyanın “Denizcilik İhtisas Mahkemesi” olan görevli ----. Asliye Ticaret Mahkemesi”ne gönderilmesini, davanın öncelikle usulden reddini, davanın esastan reddini, davacının haksız ve kötüniyetli başlatmış olduğu icra takibi sebebiyle %20’den az olmamak koşuluyla kötüniyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Davacının talebi dava dışı ---- temlik aldığı fatura alacakları sebebiyle başlattığı icra takibine itirazın iptaline karar verilmesidir.
Davacı ----- şirketinden alacaklı olduğunu, bu alacağa karşılık ----- şirketinin davalıdan olan alacağının kendisine █████/2025 tarihli yazılı sözleşme ile temlik edildiğini ileri sürerek takibin devamını talep etmektedir.Davalı düzenlenen faturaların tamamının deniz taşımacılığı ve gemi operasyonlarına ilişkin navlun (freıght), gemi slot tahsisi vb. alacaklara ilişkin düzenlendiğini, faturaları kabul etmediklerini ancak görevli mahkemenin de deniz ticaret mahkemesi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dosyaya kazandırılan faturalar incelenmiş, fatura konusunun deniz taşımasına ilişkin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin görevli olması, HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartıdır. HMK'nın 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Yine HMK'nın 115. maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.6102 Sayılı TTK'nın 5 maddesine göre; asliye ticaret mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevli olup, TTK’nın beşinci kitabında "Deniz Ticareti" başlığı altında yapılan düzenlemelere ilişkin davalar ise denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girer. 6102 Sayılı TTK'nın "Deniz Ticareti" başlıklı beşinci kitabının sekizinci kısmında yer alan 1352/1 fıkrasının alt bentlerinde ise "deniz alacakları" tanımlanmıştır.Somut olayda uyuşmazlık, deniz taşımasından doğan navlun alacağının tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda açıklanan düzenlemeler çerçevesinde, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın deniz ticareti hükümlerini uygulamak suretiyle yargılama yapma görevi denizcilik ihtisas mahkemesine aittir. Bu durumda uyuşmazlığın, deniz yoluyla taşıması gerçekleşen emtiadan kaynaklandığı ve HSK tarafından, ---- ili içerisinde deniz ticaretinden ve deniz sigortalarından kaynaklanan davalara bakma görevi ---- Asliye Ticaret mahkemesine verildiğinden, mahkemece davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (Deniz İhtisas) GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!