Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, şirket ortağının ayni sermaye koymasından doğan tapu iptali ve tescil davasında, satışı yapılan taşınmazın muvazaalı devrinin değerlendirildiği gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, bir yüklenici şirketten kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında satın aldığı ve bedelini tamamen ödediği villanın tapusunun kendisine devredilmemesi üzerine dava açmıştır; ödenen bedele rağmen taşınmazın yüklenici şirketle ilişkili bir alt yüklenicinin yetkilisinin eşine muvazaalı olarak devredildiğini iddia eden davacı, bu devrin iptali ile taşınmazın kendi adına tescilini, aksi halde müspet zarar, güncel rayiç bedel veya ödenen satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre iadesi şeklinde çeşitli tazminatlar talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
2-
VEKİLİ :Av.
:3-
DAVA İHBAR OLUNAN :
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Şirket Ortağının Ayni Sermaye Koyması Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Şirket Ortağının Ayni Sermaye Koyması Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin, ... 24.Noterliğinin 30.07.2020 gün ve yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca davalı yüklenici ... Mimarlık..Ltd. Şti’nin uhdesine kalacak olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2389 Ada, 1 Parsel sayılı arsa üzerine inşa edilen taşınmazda 2/74 arsa paylı, Blok:10 Blok no.lu villayı satın aldığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tapu kütüğüne şerh verildiğini, taraflar arasında satım sözleşmesi sözlü olarak yapılmış ve arkasından davalı ... Mimarlık.. Ltd.Şti tarafından müvekkili şirkete 14.09.2022 tarihli, açıklama kısmında “2389 Ada, 1 Parsel, .../... ... Villa Satışı” yazan fatura düzenlenmek suretiyle resmi ve yasal şekilde kayıt altına alındığını, taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda satışa konu bağımsız bölümün toplam satış bedeli olan 8.000.000,00.TL olarak belirlendiğini, satış bedelinin müvekkili şirket tarafından ilk olarak 26.09.2022 keşide tarihli, 2.500.000,00.TL. tutarlı çekle davalı şirkete ödendiğini, kalan kısım için ödenmesi gereken ilk taksit tutarı olan 1.000.000,00.TL alım-satım bedeli, havale makbuzunun açıklama kısmına “2389 Ada, 1 Parsel ... ... ... Villa Ödemesi” yazılarak davalı ... Mimarlık.. Ltd. Şti’nin banka hesabına gönderildiğini, dava konusu villayı satan şirketin yetkilisi ve aynı zamanda ortağı olan ... ... ve ...’nun yönlendirmesi ve talepleri doğrultusunda kalan satış bedeli olan 4.500.000,00.TL, şirket ortaklarından ...'nun hesabına havale edilmek suretiyle ödendiğini, böylelikle müvekkilim alım-satım sözleşmesi gereğince tüm satış bedelini ödediğini, ancak satış bedeli davalı yüklenici şirkete ödenmiş olmasına rağmen satışı yapılan bağımsız bölümün tapusu müvekkile devredilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılardan ... adına tapuya tescil edildiğini öğrenildiğini, bu sebeplerden davalı yüklenici şirket yetkilileri ve ortakları hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2025/ sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve daha sonra davalı diğer alt yüklenici davalı ... Yapı Ltd. şirketi ile imzalanan 07.06.2024 Tarihli “Protokol” başlıklı alt yüklenicilik ve devir şartlarını haiz sözleşmeler doğrultusunda, davalı ... Yapı Ltd. Şirketi de külli/cüzi halefiyet ilkeleri gereğince devralan yüklenici olarak asıl yüklenici olan ... Ltd. Şirketi ile birlikte dava konusu taşınmazın devir borcundan ötürü müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava konusu 10 no.lu villanın davalı yüklenici ... Yapı Ltd. Şirketi yetkilisi ve aynı zamanda ortağı olan ...’un eşi olduğu öğrenilen diğer davalı ...’a 11.07.2024 tarihinde devredilmiş olduğunun tespit edildiğini, davalı yüklenicilerin müvekkile satışını yaptıkları taşınmazı mal kaçırmak amaçlı olarak ve üzerine tedbir konulamaması için davalı şirket ortağı olan ...’un eşi ...’a muvazaalı şekilde devrettiklerini, davalı ...’a yapılan satış ve devir işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek öncelikle dava konusu taşınmazın tapu kaydına “İhtiyati Tedbir” ve “Davalıdır” şerhi konulmasına, davalı ... adına kayıtlı bulunan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2389 Ada, 1 Parsel sayılı arsa üzerine inşa edilen taşınmazda 2/74 arsa paylı, Blok:10 Blok Zemin Kat + 1 Kat no.lu bağımsız bölüme ait arsa payının tapu kaydının iptali ile - taşınmazın üzerinde bulunan her türlü takyidattan (haciz, ipotek, tedbir vs. şerhlerden) ari olacak şekilde – davacı şirket adına tapu kütüğüne tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde müspet zararın karşılanması için satın alınan dava konusu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın karar tarihi itibarıyla rayiç değerinin belirlenerek (HMK madde 107 uyarınca şimdilik 1.000.000,00.TL) işleyecek olan avans faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya ödenmesine, olmadığı takdirde dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla rayiç değerinin tespit edilerek (HMK madde 107 uyarınca şimdilik 1.000.000,00.TL), bu bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte, davacıya ödenmesine, olmadığı takdirde dava konusu taşınmaz için davacı tarafından davalılara ödenen satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tespit edilerek (HMK madde 107 uyarınca şimdilik 1.000.000,00.TL), bu bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte, davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... Yapı..Ltd Şti ve ... vekili, dava konusu taşınmazın tapu kaydında herhangi bir şerhin bulunmadığını, davacının taşınmazı satın aldığına dair yazılı bir sözleşme sunmadığını, davacı ile diğer davalı ... Mimarlık.. Ltd Şti. arasındaki akdi ilişkiye taraf olunmadığını, müvekkilin dava konusu taşınmazı dava dışı 3. kişi ...'tan satın aldığını, karşılığında müvekkil adına kayıtlı 3 taşınmaz ile araç; ...' a devredildiğini, müvekkilin alt taşeronluğuna dayalı yapmış olduğu iş ve işlemler arsa sahibine yönelik yapacağı işlere karşılık olup, diğer davalı şirketin yerine geçmesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine ve davanın dava dışı ...’a ihbar edilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı ... Mimarlık..Ltd Şti, davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, noterde düzenlenen 30.07.2020 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yüklenici ... Mimarlık..Ltd. Şti’nin uhdesine kalacak taşınmazlardan dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2389 Ada, 1 Parsel sayılı arsa üzerine inşa edilen taşınmazda 2/74 arsa paylı, ... no.lu villayı satın aldığını, satım sözleşmesinin sözlü olarak kurulduğunu, davalı ... Mimarlık.. Ltd.Şti tarafından davacı şirket adına 14.09.2022 tarihli 3.500.000 TL bedelli, “2389 Ada, 1 Parsel, .../... ... Villa Satışı” açıklamalı faturanın düzenlenmiş ise de, gerçekte satış bedelinin 8.000.000,00.TL olarak belirlendiğini, satış bedelinin faturada gösterilen kısmının davalı ... Mimarlık..Ltd Şti adına düzenlenen 26.09.2022 tarihli 2.500.000,00.TL bedelli çek ve açıklama kısmında “2389 Ada, 1 Parsel ... ... ... Villa Ödemesi” olarak 1.000.000-TL banka havalesi ödendiğini, kalan 4.500.000 TL bedelin ise davalı şirketin yetkilisi ve aynı zamanda ortağı olan ... ... ve ...’nun yönlendirmesi ve talepleri doğrultusunda ...'nun hesabına havale edilmek suretiyle ödendiğini, davacı şirketin edimlerini ifa etmesine karşın dava konusu bağımsız bölümün davacı şirkete tapuda resmi devrinin yapılmadığı gibi davalılardan ... adına tapuya tescil edildiğini, diğer davalı ... Yapı..Ltd Şti’nin gerek alt yüklenici ve gerekse 07.06.2024 tarihli “Protokol” gereğince, külli/cüzi halefiyet ilkeleri gereğince devralan yüklenici olarak asıl yüklenici olan ... Ltd. Şirketi ile birlikte dava konusu taşınmazın devir borcundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava konusu bağımsız bölümün davalı ... Yapı… Ltd. Şirketi yetkilisi ve aynı zamanda ortağı olan ...’un eşi olduğu öğrenilen diğer davalı ...’a 11.07.2024 tarihinde muvazaalı olarak devredilmiş olduğunu belirterek dava konusu bağımsız bölümün davacı şirket adına tapuya kayıt ve tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde, taşınmazın karar tarihi olmazsa dava tarihi itibarıyla rayiç değerinin faiziyle birlikte, davacıya ödenmesine, olmadığı takdirde dava konusu taşınmaz için davacı tarafından davalılara ödenen satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tespit edilerek bu bedelin davalılardan tahsilini istemiş, davalı ... Mimarlık…Ltd Şti, davaya cevap vermemiş, diğer davalılar ise, taşınmazın tapu kaydında herhangi bir şerhin bulunmadığını, satım sözleşmesine ilişkin yazılı bir sözleşmenin sunulmadığını, taşınmazı dava dışı 3. kişi ... satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ... 24.Noterliğinin 30.07.2020 gün ve yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca davalı yüklenici ... Mimarlık..Ltd. Şti’nin uhdesine kalacak olan taşınmazlar arasında, dava konusu Blok:10 Blok no.lu bağımsız bölüm taşınmazın da yer aldığı, taşınmazın arsa maliklerinde Tarık Uysaltürk tarafından 13.04.2023 tarihinde ...’a satışının yapıldığı, davalı ...’un ise, dava konusu taşınmazı ...’dan 11.07.2024 tarihinde satış ve devrini aldığı dosyaya sunulan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Davalı ... Mimarlık…Ltd. Şti tarafından davacı adına “2389 ada 1 parsel .../... ... villa satışı” açıklamalı 14.09.2022 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, fatura bedelinin davacı tarafından davalı adına keşide edilen 26.09.2022 tarihli 2.500.000,00 TL tutarlı çek ve “2389 Ada, 1 Parsel ... ... ... Villa Ödemesi” açıklamalın 1.000.000-TL banka havalesi ile ödendiği, dava dışı ...’ın şahsi hesabından dava dışı ...’nun banka hesabına 2022-2023 yılları arasında peyder pey toplam 4.500.537,94 TL para havalesinin yapıldığı ve fakat banka havale işlemlerinde herhangi bir açıklamanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öncelikli uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında geçerli bir taşınmaz satım akdinin kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır. Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve ... Kararı ile “tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre Medeni Kanun'un 2. maddesi gözetilerek açılan tescil davasını kabul edilebileceği” benimsenmiştir.TBK.nun 184. maddesinde; "Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir." hükmü düzenlenmiştir. Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yapsatçı konumunda) inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde Borçlar Kanununun 163. maddesi (TBK m. 184) gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olması yeterlidir.
Somut olayda; taraflar arasındaki şifahi sözleşme ile davalı/alıcı (yüklenicinin), arsa sahibiyle aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca uhdesinde kalacak olan dava konusu bağımsız bölüme ilişkin olarak arsa sahibinden olan şahsi alacağını, alacağın temliki hükümleri çerçevesinde dosya davacısına devrettiği ileri sürülmektedir. Ancak, taraflar arasında alacağın temliki sözleşmesi yazılı şekil şartına bağlı olduğundan şifahi sözleşme geçersizdir. Böyle bir durumda davacı, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak yapmış olduğu ödemelerin iadesini talep edebilir. Davacı, dava konusu bağımsız bölümün satışına ilişkin olarak davalı ... Mimarlık…Ltd Şti’ne 14.09.2022 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli faturaya yönelik ödeme yaptığı ihtilafsız olup, bu ödemenin davacıya iadesi gerekir.Bununla birlikte davacı taraf, taşınmazın gerçekte satış bedelinin 8.000.000,00.TL olarak kararlaştırıldığını, 3.500.000 TL bedelli fatura ödemesinin yanında kalan 4.500.000 TL bedelin ise, davalı şirketin yetkilisi ve aynı zamanda ortağı olan ... ... ve ...’nun yönlendirmesi ve talepleri doğrultusunda ...'nun hesabına havale edilmek suretiyle ödendiğini iddia ederek bu bedelin de iadesini istemiştir.Uyuşmazlığa konu paraların gönderildiği hesap sahibi olan dava dışı ...’nun savcılıktaki ifadesinde, “..... villanın satın alınması ile ilgili ... ... ile görüşmüştür. Benim ... Mimarlık Mühendislik Ltd Şti de bulunan %5 ortaklığım şirketten olan sözleşmeden doğan alacaklarımın teminatı olması hasebiyledir. Şirket üzerinden yapılan konut satışı, müşterilerle görüşme, para alışverişi konuları ile alakam bulunmamaktadır. ...’ın şahsi hesabıma gönderdiği 4 milyon 500 bin TL ... Mimarlık Mühendislik Ltd Şti’den olan alacağımın karşılığıdır. Söz konusu meblağı bana ödemesi gereken ... Mümarlık Ltd Şti olmasına rağmen bu olayda ... ...’ın yönlendirmesi ile ... sözkonusu meblağı doğrudan benim hesabıma göndermiştir.” Şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Dava dışı ...’ın şahsi banka hesabından dava dışı ...’nun banka hesabına 2022-2023 yılları arasında peyder pey toplam 4.500.537,94 TL para havalesinin yapılmış ise de, söz konusu para havale işlemlerinde herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Kural olarak havale mevcut bir borcun tediyesi için yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda, aksini iddia eden davacının, dava dışı gerçek kişi hesabından yapılan bu ödemelerin taşınmazın kalan bedeli için olduğuna davalı şirketin talimatı üzerine yapıldığına dair herhangi bir yazılı delil dosyaya ibraz etmemiştir.Hal böyle olunca, davacının geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ödediğini ispat ettiği 3.500.000 TL’nin davalı ... Mimarlık..Ltd Şti’nden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiş, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalı ... Yapı..Ltd Şti’ne yönelttiği davasında, davalının geçersiz alacağın temliki sözleşmesinin tarafı olmadığından bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının, dava konusu taşınmaz maliki ... hakkındaki muvazaa iddiası yönünden ise; Muvazaa kısaca, irade ve beyan arasında istenerek meydana getirilen uygunsuzluktur. () Muvazaa gerek öğretide gerekse uygulamada mutlak muvazaa ve nispi muvazaa şeklinde iki guruba ayrılır. Mutlak muvazaa, tarafların bir sözleşme yapmak istemedikleri halde, üçüncü kişileri aldatmak maksadı ile aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan görünüşte bir sözleşme yapmaları halidir. Nispi muvazaa ise, tarafların gerçek iradelerine uygun olarak yaptıkları bir sözleşmeyi iradelerine uygun uymayan görünüşteki bir sözleşme ile gizlemeleri şeklinde tanımlanmaktadır. Nispi muvazaada mutlak muvazaadan farklı olarak taraflar bir sözleşme yapmak istemektedirler. Ancak yapmak istedikleri sözleşmeyi açıkça yapmamakta, gerçek iradelerine uymayan görünüşteki yaptıkları başka bir sözleşme ile gizlemektedirler. Nispi muvazaa çeşitlerinden bedelde muvazaa olarak tanımlanan muvazaada ise, taraflar görünüşteki sözleşmenin bazı koşullarını (unsurlarını) değiştirirler. Sözleşmenin tamamı, yani niteliği değil bazı koşulları gizli sözleşmeyle uymaz. Örneği tapu harcını az ödemek gerçek bedelin görünüşteki (resmi) sözleşmede az gösterilmesi ya da şufa hakkının kullanılmasını önlemek, kullanıldığı takdirde fazla kazanç elde etmek maksadıyla görünüşteki (resmi) sözleşmede satış bedelinin fazla gösterilmesi gibi. Bedelde muvazaada taraflar sözleşmenin ana unsurlarını gerçekleştirmekte ve şekil koşuluna uygun olarak görünüşteki sözleşmeyi düzenlemekte, sadece bedelin bir kısmını görünüşteki sözleşmede değişik göstermektedirler. Bu tür sözleşmeler hukukumuzda geçerli olarak kabul edilmekte, vergi mevzuatı yönünden noksan harcın cezalı tahsili yolu tercih edilerek eksik gösterilen bedel tamamlattırılarak noksan ödenen harç cezalı olarak alınmaktadır. Tarafların muvazaalı sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmeleri gibi, üçüncü kişiler de muvazaanın varlığını ve sözleşmenin geçersizliğinin tespitini ileri sürüp dava açabilirler. Başka bir anlatımla, doğrudan veya dolayısıyla çıkarı ve yararı bulunan ve muvazaalı sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişiler de muvazaa nedeniyle geçersizliğin tespiti için dava açabilirler.()Huzurdaki davada davacı, davacı yüklenici ... Mimarlık..Ltd Şti’nin kat karşılığı inşaat sözleşmesinde uhdesine düşen taşınmazlardan dava konusu taşımmazı şifahi alacağın temliki sözleşmesiyle davacı şirkete devredildiğini, şahsi hakka dayalı (taşınmaz devir) alacağının muvazaalı olarak temlik eden davalı şirket tarafından davalı ...’a tapuda resmi satış ve devrinin yapıldığını ileri sürmüş ise de, alacağın temliki sözleşmesi yazılı şekil şartından yoksun olduğundan geçersiz olduğu gibi dava konusu taşınmazın Tarık Uysaltürk tarafından 13.04.2023 tarihinde ...’a, ondan da 11.07.2024 tarihinde davalı ...’a satış ve devrinin yapılmış olması karşısında, davacının davalı ...’a yönelik davasında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından davanın bu nedenle reddi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davacının davalı ... Mimarlık…Ltd Şti hakkındaki davasının kısmen kabulüne, 3.500.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Mimarlık..Ltd Şti’nden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
2-Davacının davalı ... Yapı İnşaat Madencilik Ltd Şti hakkındaki davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
3-Davacının davalı ... hakkındaki davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
4-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 239.085,00.-TL harçtan peşin yatırılan 17.077,50.-TL harç ile 119.542,50.-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 102.465,00.-TL harcın davalı ... Mimarlık..Ltd Şti’nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.700,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranına göre; (%43,75 kabul %56,25 red) 2.056,25-TL'sinin davalı ... Mimarlık..Ltd Şti’nden bakiyesinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 497.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı ... Mimarlık..Ltd Şti’nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalılar ... Yapı İnşaat Madencilik Ltd Şti ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça yapılan 137.235,40.-TL harç, 8.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 2.125,40.-TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 147.360,80.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (% 43,75 kabul, % 56,25 red) 64.470,34.-TL'sinin davalı ... Mimarlık..Ltd Şti’nden alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!