Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, teslim edilemeyen güneş kremleri nedeniyle borcun Türk Borçlar Kanunu uyarınca yenilenip yenilenmediği değerlendirmesi.
Özet: Taraflar arasında, davacının peşin ödeme yaparak sipariş ettiği güneş kremlerinin teslim edilmemesi ve ardından yeni sipariş edilen farklı ürünlerin bazılarının da ulaştırılmaması nedeniyle uğradığı kar kaybı veya fazla ödenen bedelin iadesini talep ettiği; davalının ise gümrük gecikmeleri yüzünden güneş kremi siparişinin davacı tarafından iptal edildiğini ve yerine sipariş edilen farklı ürünlerin eksiksiz teslim edildiğini savunarak davanın reddini istediği alacak davasında, mahkeme, ilk güneş kremi alım sözleşmesinin, davacının kendi beyanları ve yeni siparişlerle yapılan anlaşma neticesinde borcun yenilenmesi (tecdit) kapsamında eski borcun sona erip ermediği hususunu değerlendirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026KARARIN YAZILMA TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerinin davalıdan güneş spreyi satın aldığını, ücretini peşin ödediğini, ürünlerin teslim edilmediğini daha sonra tekrar davalı ile yeni siparişler için anlaşıldığını bu siparişlerin bir kısmının teslim edilmediğini bu nedenle zararları oluştuğunu belirterek alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacı ile aralarında sözleşme bulunmadığını, davacıya siparişlerin gümrükte uzayabileceği konusunda bilgi verildiğini, ürünlerin gümrük süreçleri uzayınca davacının siparişi iptal ederek farklı ürünler sipariş ettiğini siparişlerinin davacıya teslim edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında güneş kremi alım- satımı hususunda bir anlaşmanın mevcut olup olmadığı, güneş kremlerinin süresinde teslim edilmemesi sebebiyle davacının kar mahrumiyeti talep edip edemeyeceği, güneş kremlerinin tesliminden vazgeçilerek farklı ürünlerin tesliminin istenip istenmediği, davacıya sipariş verilen diğer ürünlerin teslim edilip edilmediği, teslim edildi ise süresinde teslim edilip edilmediği, bu ürünlere ilişkin faturaların taraflar arasında belirlendiği iddia edilen birim fiyatlar doğrultusunda fatura edilip edilmediği ile davacı tarafça davalıya ödenen bedel üzerinden fazla ödenen miktarın iadesinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir Somut olayda davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde taraflar arasından ... marka güneş kremi alımı hususunda anlaşma sağlandığı, anlaşmada belirlenen bedelin davalıya ödendiği ancak davalının ürünleri belirlenen zamanda teslim etmemesi nedeniyle güneş kremi sezonunun bitmesi de dikkate alınarak █████/2022 tarihinde yeni bir anlaşma yapılarak "a-Tanesi 18,50 TL'den 25.000 adet ... (462,500 TL) b-Tanesi 19,50 TL'den 5.000 adet ... (97.500 TL) c-Tanesi 19,50 TL'den 700 adet ... (13,650 TL) d-Tenesi 44 TL' den 3600 adet ... 136 Tablet (158,400TL) alımı konusunda (Toplam 732.050 TL) anlaşıldığının iddia edildiği, davalının işbu ürünleri farklı birim fiayatlandırmaları uygulayarak teslim ettiğinin kabul edildiği, güneş kremlerinin zamanında gönderilmemesi nedeniyle kardan mahrum kalındığının belirtildiği, bu nedenle öncelikle güneş kremlerinin teslim edilmemesinden dolayı uğranılan zararı işleyecek avans faizi ile birlikte tazmin edilmesini, mümkün olmadığı takdirde teslim edilen malların bedelleri mahsup edilerek ödenen bedelden bakiyenin yine işleyecek avans faizi birlikte tazmin edilmesini talep ettiği, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde yetki ve zamanaşımı itirazı ile birlikte gümrükte olan gecikmelerden kaynaklı güneş kremlerinin teslim edilemediğini davacının işbu ürünlerden vazgeçerek farklı ürünler sipariş ettiğini ve bu ürünlerin teslim edildiğini belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Yetki itirazı hususunda yapılan incelemede davalı adresinin ... .... mahallinde bulunudğu işbu adresin mahkememiz yetki alanı çevresinde bulunması nedeniyle reddinin gerektiği, zamanaşımı hususunun ise taraflar arasında alım satım sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlığın bulunduğu dikkate alınarak henüz sürenin dolmadığı değerlendirilmiş ve esas yönünden incelemeye geçilmiştir. Somut uyuşmazlıkta öncelikle güneş kremlerinin iade edilmemesinde kaynaklı müspet zararların talep edilip edilemeyeceği hususu değerlendirildiğinde; tarafların güneş kremi alımı hususunda anlaşmalarını mevcut olduğunun kabullerinde olduğu ancak davacı tarafından ileri sürüldüğü üzere güneş kremlerinin yerine yeni ürünlerin teslim edilmesinin istendiği beyanı dikkate alındığında güneş kremlerine yönelik sözleşmede borcun yenilenmesi kavramı gündeme gelecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 133. maddesinde "Tecdit-Yenileme" kavramı ve şartları düzenlenmiş olup; yenileme dar anlamda borcu sona erdiren sebeplerden biridir. Borcun yenilenmesi alacaklı ile borçlu arasında yapılacak bir sözleşme ile gerçekleşir. Bir borcun yerine yenisinin geçerek eski borcun sona erdirilmesi sözleşmesine yenileme sözleşmesi denir. Bu sözleşme tarafların önceki borç yerine yeni bir borcu geçirme iradelerinden oluşur. Borcun yenilenmesi için her şeyden önce taraflar arasında mevcut ve geçerli eski bir borç bulunması, borçlunun sözleşme ile yeni bir edim üstlenmesi (böylece yeni bir borcun doğması) ve tarafların eski borç yerine geçecek yeni bir borç kurma iradesine sahip olmaları gerekmektedir. Bahsedilen bu irade, yeni bir borç kurmak suretiyle eski borcu ortadan kaldırma onu sona erdirme iradesidir. En basit anlamıyla yenileme (tecdit); yeni bir borcun ihdası suretiyle eski bir borcun iskatıdır. Alacaklının, kendisine yapılması lazım gelen bir eda yerine borçluya karşı yeni bir alacak elde etmesi; borçlunun da edayı yerine getirmeksizin alacaklıya karşı yeni bir borç taahhüd etmek suretiyle borcundan kurtulmasıdır. Alacağın eskisi yerine kaim olmasıdır. Tecditte borçlunun kendisi borçlu olarak kalır ancak borcu, eski borç ilişkisine değil yenisine taalluk eder. Yeni alacağın eskisi yerine kaim olması önemli iki sonuç doğurur. Birisi, eski alacağı sakatlayan fesat sebeplerinin ve işbu alacağa karşı ileri sürülebilen defilerin yeni alacağa tesir etmemesi, diğeri de eski alacağa ilişkin teminatların eski alacakla birlikte sakıt olmasıdır. Yenilemenin varlığını kabul için; yeni bir alacak olmalı ve yenilemenin ıskat etmesi lazım gelen eski bir alacak da mevcut olmalıdır. Kısacası yenileme (tecdit) ile yenilenen borç ilişkisi değil, bu ilişkiden doğmuş borç veya borçlardır. Objektif yani konuda değişiklik ya da subjektif yani taraflarda değişiklik olarak da kendini gösterebilir. Yenilemede borç ilişkisi eski olmakla birlikte doğan yeni bir borç söz konusudur. Bu hüküm uyarınca borcun yenilendiği dikkate alındığında artık önceki borçtan kaynaklı müspet zarar tazmini talebinde bulunamayacağı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olayda; davacının güneş kremleri yerine Corega marka ürünleri sipariş ettiğini belirtmesi nedeniyle dava konusu sözleşmede davalıya ait borcun yenilendiği ve önceki borcun sona erdirildiği taraf beyanları ile sabit olması nedeniyle davacının müspet zararlarını talep etmesi nedeniyle işbu talebin reddinin gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından terditli olarak ileri sürülen ödenen bedelden bakiye kalan bedelin tarafına iadesi hususnun değerlendirilmesinde; davacı davalı ile █████/2022 tarihinde birim fiyatlar belirlenerek yeni bir anlaşma yapıldığını ileri sürdüğü işbu anlaşmanın fiyat hususu hariç davalı tarafından kabul edildiği, yeni ürünlere ilişkin davacının iddiasından farklı olarak yeni birim fiyatlar üzerinden davalı tarafından faturalandırma işleminin yapıldığı, davacının fiyat farkı faturası olarak iade faturalar düzenlediği davalının iade faturaları iade ettiğine ilişkin birtakım işlemlerin gerçekleştirildiği görülmektedir. Davacı her ne kadar ödemeler kapsamında alacağının bulunduğunu zira taraf ile aralarında birim fiyatına ilişkin anlaşmanın mevcut olduğunu ileri sürmüş ise de dosyada mübrez bilgi ve belgeler incelendiğinde birim fiyatların davacı tarafından iddia edildiği tutarlar doğrultusunda kabul edildiğine ilişkin herhangi bir anlaşmanın mevcut olmadığı gibi davalının da fiyatlandırmayı kabul ettiğine yönelik beyanın bulunmadığı, davalı tarafından düzenlenen faturalarda fatura tarihleri itibari ile birim fiyatların belirlendiğinin anlaşıldığı bu hali ile taraflar arasında birim fiyatların █████/2022 tarihli anlaşma kapsamında olması gerektiği iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı işbu bu bilgiler doğrultusunda aldırılan SMM bilirkişi tarafından taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporu ile davacının ödemiş olduğu bedel kapsamında bakiye alacağının bulunmadığı tespit edilerek davanın reddine karar verilmekle birlikte davacı tarafından kısmi dava olarak açılan davanın ıslah edilmemesi nedeniyle miktar itibariyle kesin karar olması gerekmekteyken sehven kanun yoluna ilişkin belirtilen yazım hatasının tavzih edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 269,85.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 462,15.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. █████/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTAVZİH KARARIESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ... ...KATİP : ... ...Mahkememiz ... tarihli █████████ esas ...karar sayılı kararında hüküm kısmı son fıkrasının sehven yanlış yazıldığı görülmekle dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Mahkememiz kararının aşağıdaki gibi tavzihine karar verilmesi gerekmiştir.KARAR:Mahkememizin kararının hüküm kısmı son fıkrasının "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın 2025 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 40.000 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklinde TAVZİHİNE,dosya üzerinden kesin olmak üzere karar verildi █████/2026