Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davalının iflas etmesi üzerine alacağın iflas masasına kaydı gerekliliği ve dava takip yetkisinin iflas idaresine geçtiği durum.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, davalı hakkında kesinleşmiş iflas kararı bulunması ve alacağın iflas alacağı niteliğinde olması nedeniyle, dava takip yetkisinin iflas idaresine geçtiği, bu sebeple alacağın iflas masasına kaydı için kayıt kabul davası açılması gerektiği vurgulanarak, mahkemenin mevcut davada görevsiz olduğuna hükmedilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalıya mal satımı nedeni ile fatura kesildiğini, davalının cari hesaptan bir kısım borçlarını ödemediğini açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap sunulmamıştır;
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlığın tarafların aralarındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı ile icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir.
İİK'nın 67. Maddesinde itirazın iptali davası düzenlenmiş olup maddede takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 44.363,92 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Somut olayda davalı hakkında Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E ... K sayılı ilamı ile iflas kararının verildiği, ilamın İstanbul Bölge Adliye Mahkemsi .... Hukuk Dairesinin ... E ... K sayılı ilamı ile ..... tarihinde kesinleştiği, verilen iflas kararı akabinde Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile iflas işlemlerinin basit tasfiye usulü ile başlatıldığı ve sıra cetveli düzenlendiği görülmüştür. İflas kararından önce sübut bulan alacağın iflas öncesi alacak olduğu tespit edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 184/1. maddesinde; "İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer." hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflâs alacaklarıdır". İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçlarıdır. İflas alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı,..., s. 1212).İflas alacakları, iflas tarihinden önce doğan müflis borçlarıdır. Bu alacakların ödenmesi için açılan dava kayıt kabul davası olarak adlandırılmaktadır. İflas tarihinden önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifadeyle iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK'nun 235. maddesinden alan davalardır. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufunun alacaklılara karşı hükümsüz olacağı, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisinin iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisinin (ve taraf sıfatının), artık müflise değil, iflas idaresine ait olacağı, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisinin iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisinin İflas Müdürlüğü'ne (İflas Dairesine) ait olacağı,
Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olmasının (İİK'nın m.191), müflisin iflâs masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkileyeceği, müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini ve dava ehliyetini kaybetmediği, ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisinin (ve taraf sıfatının), artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacağı bu nedenle mahkememizce iflas dairesine tebliğ işlemlerinin sağlanarak davadan haberdar edilerek yargılamaya devam olunmuştur. İflas idaresince, kaydına karar verilen miktar yönünden davanın konusuz kaldığının kabulü, varsa kabul edilmeyen kısım yönünden ayrıca kayıt kabul davası açılmamışsa alacağın iflas masasına karşı kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekeceği göz önüne alındığında ve davacı tarafından iflas dairesine başvurunun bulunmaması nedeniyle davaya kayıt kabul davası olarak kabul edilmiştir. (Emsal İçtihat Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ..... tarihli ..... E. .... K. sayılı kararı)
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında alacağın tespit edilebilmesi için tarafların ticari defterlerinin sunulmasının istendiği ancak davalının kesin süreye karşın defterleri sunmaması nedeniyle yalnızca davacı defterleri ve diğer müzekkere cevabi yazılar doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, █████/20214 tarihli bilrikişi raporunda davacının 36.199,12 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalı taraf, usulüne uygun ihtara rağmen ticari kayıt ve defterlerini sunmadığından yerinde inceleme yetkisinde de ticari defterlerin hazır edilmediğinden bilirkişi tarafından yalnızca davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılmış olup davacı şirket cari hesap ekstresi ve ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde davalıdan dava konusu borç miktarı kadar alacaklı olduğu tespit edildiği, tarafların BA/BS bildirimlerinin aynı olduğu herhangi bir farkın bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu minvalde davalının BA formlarında davacının düzenlemiş olduğu faturaları vergi dairesine bildirdiği, faturalara ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı, hizmet ve malların teslim alınmış olduğunu işbu bildirimlerle kabul ettiği ve bu kapsamda faturalar ve mevcut borcu kayıtlarına işlediği anlaşılmakla faturaya konu hizmetin verildiği karine olarak kabul edilmekle birlikte icra inkar tazminatına ilişkin yapılan değerlendirmede ise alacağın likit olduğu ve davalı tarafça haksız itiraz edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İtirazın iptali davasından kayıt kabul davasına dönüştüğünden iş bu davanın KABULÜ ile; İİK195 uyarınca, davacının 36.199,12 asıl alacağının Bakırköy .... İcra Dairesi ... iflas sayılı dosyasında oluşturulan iflas masasına ve sıra cetveline KAYIT ve KABULÜNE
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 618,20.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 113,80.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90.-TL başvurma harcı ve 618,20.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 726,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 36.199,12.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!