İş ortaklığı tarafından kayıp ve bedeli ödenen çekin sahte cirolarla haksız icra takibine konu edilmesi üzerine açılan menfi tespit davası.
Özet: Bu menfi tespit davasında, davacı şirketler, dava dışı lehdara verilen ve kaybolan bir çekin yerine yeni bir çek keşide edilip tahsil edildiğini, bu sebeple lehdara borçlarının kalmadığını, ancak kaybolan çekin sahte imzalarla cirolanarak üçüncü kişilere intikal ettiğini ve davalı tarafından icra takibine konu edildiğini ileri sürerek, takip konusu borçtan sorumlu olmadıklarının tespitini, tedbirin devamını ve kötü niyet tazminatı talep ederken; davalı ise çekin muntazam ciro silsilesiyle kendisine intikal eden iyi niyetli son hamil olduğunu, dolayısıyla davacıların borcu olmadığını iddiasının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini, tedbirin kaldırılmasını ve icra inkar tazminatı hükmedilmesini istemiştir.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████H.......................................................DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerin oluşturduğu ... İnşaat Nakliyat Taahhüt A.Ş - ... Yapı İnşaat A.Ş iş ortaklığı tarafından dava dışı ... Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne 494,508,00-TL tutarlı çekin verildiğini, iş bu çekin, lehdar ... Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin uhdesinde bulunmakta iken kaybolduğunu, kaybolan bu çek hakkında dava dışı lehdar ... Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası ile çekin ziyai nedeniyle iptaline ilişkin davası açıldığını, açılan dava sonucunda icra takibine konu çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu çekin kaybolması ve bu sebeple ödemesini alamaması sebebiyle dava dışı ... Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ne █████/2024 keşide tarihli, 494.508,00-TL tutarlı başka bir çek verilmiş olup söz konusu çekin dava dışı lehdar tarafından tahsil edildiğini, bu sebeple müvekkili şirketlerin, söz konusu çek bedeli konusunda lehdara herhangi bir borcu kalmadığını, söz konusu çekin müvekkili şirketler ve dava dışı lehdarla ticari veya herhangi bir ilişkisi olmayan kişi ve/veya kişilerce lehdarın imzası ve kaşesi sahte olarak düzenlenip kullanılarak başkaca firmalara cirolanarak icra takibine konu edildiğini, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/6 D.İş 2025/6 K. sayılı kararı ile tedbir kararı verildiğini, tedbir kararı gereğince ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün ████████ sayılı dosyasına dosya borcunun tamamının ödenmiş olup icra takibinin müvekkili şirketler yönünden durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkillerin ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ████████ esas icra takibine konu borç yönünden davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/6 D.İş 2025/6 K. Sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötüniyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ciro yoluyla gelen 494.508,00 TL bedelli çek dayanak gösterilerek, taraflarınca █████/2025 tarihinde ... 4. Genel İcra Müdürlüğü ████████ E. Sayılı dosyası ile borçlular hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlatılmış olduğunu, davacıların ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/6 D. İş dosyasıyla ihtiyati tedbir kararı aldığını, mahkemece tarafları dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbire itiraz edildiğini, davacıların akabinde mahkemenizde menfi tespit davası açtığını, açılan bu davanın haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu çekin son hamili olup belirtilen çekin keşidecisi olan ... İnşaat Nakliyat Taahhüt Ticaret A. Ş. ... Yapı A. Ş. İş Ortaklığı ile arasında herhangi bir ticari ilişki olmadan çekin ciro yolu ile müvekkiline intikal ettiğini, dolayısıyla müvekkiline karşı şahsi defileri öne sürme olasılığı bulunmadığı gibi çekin yetkili ve meşru hamili olmaması sebebiyle de herhangi bir alacak iddiasında bulunamayacağını, davaya konu çekin, müvekkiline muntazam ciro silsilesi yolu ile intikal ettiğini, müvekkilinin takibe konu çekte iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, çek üzerinde bulunan her imzanın birbirinden bağımsız olup her imzanın kendi sahibini bağladığını, müvekkilinin bu çeki eline geçirmekte kötü niyetli olduğu kanıtlanmadıkça, esas hak sahibi sıfatı ile bu senede dayanarak keşideci ve cirantalara karşı takip yapmasının önünde bir engel bulunmadığını, açıklanan nedenlerle işbu davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacı aleyhine %25' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ████████ esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı ......Ltd.Şti. tarafından, davacı borçlular .....A.Ş., ... Yapı...A.Ş. ve dava dışı ......Ltd.Şti., ... İnşaat...Ltd.Şti., ......Ltd.Şti. aleyhine, "█████/2024 tarihli, 20028 seri no'lu, 494.508,00 TL bedelli" çek dayanak gösterilerek, toplam 556.287,63 TL alacağın tahsili amacı ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, iş bu takibe konu çekin keşidecisinin .....A.Ş.-... Yapı..A.Ş. iş ortaklığı olduğu, lehtarın "... Yapı...Ltd.Şti." olduğu, iş bu çekin sırasıyla ... İnşaat..Ltd.Şti., ... Yapı...Ltd.Şti., ......Ltd.Şti.'ne cirolandığı, son hamilin davalı ......Ltd.Şti. olduğu görülmüştür.Dava, ... 4. Genel İcra Müd. ████████ esas sayılı takibe konu çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, senetteki keşideci imzasının geçerli olduğu noktasında ihtilaf olmamakla birlikte, uyuşmazlığın çekteki lehtar imzasının ve kaşesinin sahte olup olmadığı, sahte olması halinde çek hamili davalıya karşı, davacı keşidecinin borçlu olup olmadığı, hamile karşı bu definin ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Dava konusu çekin keşidecisi davacı iş ortaklığını oluşturan şirketler olup; davacılar çekin lehtar ... Yapı ..Ltd.Şti.'ne verildiğini, çekin lehtarın uhdesinde iken kaybolduğunu ve lehtar imza ve kaşesinin sahte olduğunu ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur.6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca ''Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez''. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir.Sahte imza bir başkasının imzasının taklit edilmesi hali olup, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 677. maddesi hükmü gereğince; ticari senetteki geçersiz imza zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile değin tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez. Yine 6102 sayılı TTK’nun Kanunun 710/3. maddesi uyarınca; “Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça poliçeyi vadesinde ödeyen kişi borcundan kurtulur. Ödeyen kişi, cirolar arasında düzenli bir teselsülün bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir”.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca ticari senetteki geçersiz imza sadece imza sahibi yönünden hükümsüzlük sonucu doğurur ve senetteki her imza diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlar. İmzaların bağımsızlığı ilkesi olarak adlandırılan bu ilke gereğince de geçerli imzaların sahipleri başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kendi sorumluluğundan kurtulamazlar. Bu nedenle de kendi imzasını inkar etmeyen davacı keşideci lehtarın imzasının sahte olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. Eş söyleyişle; lehtar imzasının sahte olması hâli, keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Öte yandan; senedi şeklen düzgün silsileye dayalı olarak ele geçiren hamilin son cirodan önceki cirolardaki imzaların sahte olduğunu bilmesi mümkün olmadığı gibi, böyle bir sorumluluk da kendisine yüklenemez. Senet borçlusu ile senet alacaklısı arasındaki kişisel itiraz ve savunmalar senedi şeklen düzgün ciro silsilesi yolu ile ele geçirmiş olan iyi niyetli hamile karşı da ileri sürülemez (Ayni yönde Yargıtay HGK █████/2019 Tarih, ███████-1636 Esas, ████████ Karar sayılı ilamı) Somut olayda, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, davacı keşidecinin, lehtarın imza ve kaşesinin sahte olduğunu ileri sürerek, çekten kaynaklı sorumluluklarından kurtulamayacakları ve senedi düzgün ciro silsilesi ile ele geçiren davalı hamile karşı, keşidecinin sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı dikkate alınarak, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve İİK'unun 72/4 maddesi (" Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.") dikkate alınarak Mahkememizce devamına hükmedilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması nedeniyle, senet bedelinin %20'si oranında( 98.901,60 TL) tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 72/4 maddesi uyarınca davalının tazminat isteminin kabulü ile, 98.901,60 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 8.444,97 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 7.829,57 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 78.176,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025