Konya Ticaret Mahkemesi, trafik kazası nedeniyle oluşan yaralanma, iş gücü kaybı ve manevi zararlar için açılan tazminat davasını inceliyor.
Özet: Davacı, 09/12/2022 tarihli trafik kazasında davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek, kazada uğradığı yaralanma, kemik kırığı, sürekli ve geçici iş gücü/efor kaybı ile psikolojik etkilerden kaynaklanan toplam 200.000 TL manevi tazminat dahil maddi ve manevi zararlarının, ayrıca bakıcı ve tedavi giderlerinin kaza tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ederken; davalılardan biri, belirsiz alacak davasının belirli giderler yönünden usulen reddini ve davacının emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının tespitiyle müterafik kusur indirimi uygulanmasını savunmuştur.

T.C. KONYA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3- ... - ... ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ..., sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...'e ait ve davalı ... şirketine ... poliçe nolu ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken, müvekkili ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu █████/2022 tarihinde meydana gelen kazada müvekkil yaralandığını, Necmettin Erbakan Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğünü ve kemik kırığı oluşmasından kaynaklı halen rahatsızlığı devam ettiğini, kaza ile ilgili Konya .Asliye Ceza Mahkemesinin ... E.-... K. sayılı dosyasından yargılama yapılmış ve taraflara kusur ve ceza verildiğini, oluşan trafik kazasında dikkatsiz, kontrolsüz ve aşırı hızlı sürücü ..., kazanın vukuunda tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin, kaza sonrası oluşan yaralanmalar ve kazanın neden olduğu psikolik etkenler nedeniyle iş gücü ve efor kaybı nedeniyle hayatının geri kalanını zorluklarla geçirmek zorunda kalacağını, müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı sürekli ve geçici iş gücü kaybı ve efor kaybı nedeniyle uğradığı zararların ve bakıcı, yol giderleri ve SGK karşılanmayan tedavi giderlerinin karşılanmasını talep zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin elim kaza nedeniyle manevi olarak çöktüğünü ve halen kendine gelemediğini, davalılar, kaza sonrası müvekkiline bir geçmiş olsun için bile gelmemişler ve maddi ve manevi olarak hiçbir destekte bulunmadıklarını, manevi tazminat miktarı, her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutmalı, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiğini, insan hayatının kutsallığı, ülkenin ekonomik koşulları, olayın oluşu, davalıların mali durumu ve olaydaki kusuru, manevi tazminatın tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıracak miktarda olması dikkate alınarak 200.000,00TL manevi tazminat talep ettiklerini, 6100 Sayılı yasanın 107 maddesi uyarınca fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla(Belirsiz alacak davası olarak), kaza nedeniyle müvekkilin uğradığı 100,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi giderlerinin, yargılama sonucu alacak belirli hale gelmesi halinde harcını tamamlamak üzere, kaza tarihi olan 09//███████ tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek-müteselsil olarak alınması (Davalı ... sigorta limiti ile sınırlı olarak) ile müvekkile verilmesine, müvekkilinin uğramış olduğu 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihi █████/2022 den itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava belirsiz alacak davası şeklinde açıldığını, sürekli iş göremezlik açısından belirsiz alacak davası açılması kabul edilebilir olmakla birlikte konunun geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri açısından değerlendirilmesinin gerektiğini, bir talebin belirsiz alacak davasına konu teşkil edebilmesi için dava açıldığından belirlenebilir nitelik arz etmemesinin gerektiğini, oysa gerek geçici iş göremezlik gerekse bakıcı giderinden kaynaklı zararın hesabı basit bir dört işleme dayanıp teknik bir bilgi gerektirmediğinden ve herkes tarafından yapılabilecek bir hesaplamaya dayandığından ve bu noktada da geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilmesi HMK karşısında mümkün olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri açısından usulden reddinin gerektiğini, kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı, karşı araç sürüccüsü konumunda olduğunu, Kaza Tespit Tutanağında başvuran tarafın emniyet kemeri kullanıp kullanmadığı belirsiz olup öncelikle bu durumun tespitini, daha sonra koruyucu tertibatın takılı olmaması karşısında sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla- tazminata hükmedilmesi halinde %20’den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi uygulanmasının gerektiğini, dosyaya sunulu medikal evraklarda davacının kemik kırığı iddiasının bulunmadığını, davacının sürücü olduğu ve yaralanma bölgesi dikkate alındığında emniyet kemerinin takılı olmadığının açık olduğunu, koruyucu tertibatın takılı olmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına,
temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın █████/2022 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının cismani zararının (sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, belgelendirilemeyen tedavi masrafı) tazmini ve manevi tazminat talebi hususunda olduğu görülmüştür.
Konya .Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Eskil İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, Eskil İlçe Jandarma Komutanlığına, NEÜ Meram Tıp Fakültesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, verilen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli tensip zaptında dosyanın bilirkişiye ve ATK'ya tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobil Sürücüsü ...'un bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:8'e denk gelen Madde-57- 1/b-4 (Kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak ve Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara geçiş hakkı vermek zorundadırlar.) Asli kural ihlali olup % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kural ihlalinin olduğunu, ... plakalı Otomobil Sürücüsü ...'ın ise yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde 52/1-a (Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak.) tali kural ihlali olup % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kural ihlalinin olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi maluliyet raporunda özetle; Davacı ...'un 09.12.2022 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sol 6.Kotta fraktür geliştiği, yoğun bakım yatışı ile takip edildiğini, 11.06.2025 tarihinde yapılan muayenelerinde kaza ile illiyet bağı olan hafif derecede restriktif tipte solunum fonksiyon bozukluğunun tespit edildiğini, şahsın 21.07.1957 doğumlu olup olay tarihinde 66 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası 1 (düz işçi) olduğunu, █████/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; Kişinin hafif derecede restriktif tipte solunum fonksiyon bozukluğu arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının (göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi-1-a) 20 olduğu ve kalıcı olduğunu, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği göre;
Gr1 VI 1a 6A= % 10 olduğu,
Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %13.2(yüzdeonüçnoktaiki) olduğunu,
Kişinin sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplandığını, Yönetmelik farklılığından dolayı sürekli iş göremezlik(kalıcı sakatlık) oranlarının farklı çıktığını, mevcut arızasının iyileşme süresinin G(altı) haftaya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, bu süre zarfında kişinin % 100 oranında malul olduğunun kabulünün gerekeceğini, bu sürenin 2(iki) haftasında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, aylık brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararı; 09.12.2022-23.12.2022 tarihleri arasında (6.471,00TL/30 gün)X14gün-3.235.50TL, şahsın bakıcı giderleri kapsamında yaptığı toplam harcamaların 3.235.50TL olarak değerlendirildiğini, kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığını, ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağını, kaçınılmaz; giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler dikkate alındığında ayrı ayrı kalem alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderleri 3.000,00 TL olarak değerlendirildiğini bu tutarın 1.000,00TL si ulaşım gideri, 2.000,00TL'si refakatçi,özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı), şahsın fatura edilemeyen tedavi giderierinin 3.000,00TL olarak değerlendirildiğini, bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 3.235.50TL olarak değerlendirildiğini, toplamda 6.235.50TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda özetle; Mahkemece PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde davacının; 12.459,56 TL geçici iş göremezlik, 813,90 TL bakıcı gideri, 750,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 14.023,46 TL tedavi gideri zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zararların da kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS tedavi klozu poliçe teminat limiti dahilinde kaldığını, 94.181,46 TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan zararının kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS sürekli iş göremezlik poliçe limiti dahilinde olduğunu, Mahkemece TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde ise yine davacının; 2.491,91 TL geçici iş göremezlik, 813,90 TL bakıcı gideri, 750,00 TL tedavi masrafi olmak üzere toplam 4.055,81 TL tedavi hesaplandığı ve hesaplanan bu zararların da kaza tarihinde geçerli ki tedavi klozu poliçe teminat limiti dahilinde kaldığını, 173.056,26 TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığını ve hesaplanan zararının kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS sürekli iş göremezlik poliçe limiti dahilinde olduğunu bildirir rapor sunmuştur.
Asgari ücretin değişmesi nedeniyle █████/2026 tarihli yeni bir hesap raporu alınmıştır.
Dava, davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sürücü ve davalı ... şirketince sigortalanan aracın çarpışması sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.
Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobil Sürücüsü ...'un bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:8'e denk gelen Madde-57- 1/b-4 (Kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak ve Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara geçiş hakkı vermek zorundadırlar.) Asli kural ihlali olup % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kural ihlalinin olduğunu, ... plakalı Otomobil Sürücüsü ...'ın ise yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde 52/1-a (Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak.) tali kural ihlali olup % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kural ihlalinin olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Asliye Ceza Mahkemesince kesinleşen hükme esas alınan raporda da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Rapora itibar edilmiştir.
Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ...'un 09.12.2022 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sol 6.Kotta fraktür geliştiği, yoğun bakım yatışı ile takip edildiğini, 11.06.2025 tarihinde yapılan muayenelerinde kaza ile illiyet bağı olan hafif derecede restriktif tipte solunum fonksiyon bozukluğunun tespit edildiğini, şahsın 21.07.1957 doğumlu olup olay tarihinde 66 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası 1 (düz işçi) olduğunu, █████/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; Kişinin hafif derecede restriktif tipte solunum fonksiyon bozukluğu arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının (göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi-1-a) 20 olduğu ve kalıcı olduğunu, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği göre;
Gr1 VI 1a 6A= % 10 olduğu,
Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %13.2(yüzdeonüçnoktaiki) olduğunu,
Kişinin sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplandığını, Yönetmelik farklılığından dolayı sürekli iş göremezlik(kalıcı sakatlık) oranlarının farklı çıktığını, mevcut arızasının iyileşme süresinin G(altı) haftaya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, bu süre zarfında kişinin % 100 oranında malul olduğunun kabulünün gerekeceğini, bu sürenin 2(iki) haftasında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, aylık brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararı; 09.12.2022-23.12.2022 tarihleri arasında (6.471,00TL/30 gün)X14gün-3.235.50TL, şahsın bakıcı giderleri kapsamında yaptığı toplam harcamaların 3.235.50TL olarak değerlendirildiğini, kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığını, ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağını, kaçınılmaz; giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler dikkate alındığında ayrı ayrı kalem alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderleri 3.000,00 TL olarak değerlendirildiğinilbu tutarın 1.000,00TL si ulaşım gideri, 2.000,00TL'si refakatçi,özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı), şahsın fatura edilemeyen tedavi giderierinin 3.000,00TL olarak değerlendirildiğini, bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 3.235.50TL olarak değerlendirildiğini, toplamda 6.235.50TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan belirlemelere itibar edilmiştir.
Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Mahkememize sunulan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde davacının; 2.491,91 TL geçici iş göremezlik, 813,90 TL bakıcı gideri, 750,00 TL tedavi masrafi olmak üzere toplam 4.055,81 TL tedavi hesaplandığı ve hesaplanan bu zararların da kaza tarihinde geçerli ki tedavi klozu poliçe teminat limiti dahilinde kaldığını, 212.493,59 TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığını ve hesaplanan zararının kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMSS sürekli iş göremezlik poliçe limiti dahilinde olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Bu rapora itibar edilmiştir.
Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, sürekli iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik
Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... )
Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan █████/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.
ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA █████/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Bu halde davalı sigortanın geçici işgörmezlik, tedavi giderleri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı ... şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı ... şirketinin 8 iş günü sonunda yani █████/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, müterafik kusur indirimi yapılacak bir durum ispatlanamadığından ve bulunmadığından indirim yapılmamıştır.
Yine somut olayda hatır taşıması yoktur.
Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise;
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK █████/2004, ... )
Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu ve adli tıp raporu, davacının yaralanma bölgesi, sonrasında ortaya çıkan zararlar sebebiyle duyduğu manevi acı dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Diğer davalı ... şirketine de manevi tazminat davasının yöneltildiği ancak poliçede bu yönde bir teminat bulunmadığından bu davalıya yöneltilen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:█████/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ İLE,
a- 2.491,91TL geçici iş göremezlik tazminatı,
b-212.493,59 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
c- 813,90TL bakıcı gideri tazminatı,
d-750,00TL tedavi gideri tazminatı,
olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam ‬216.549,40 TL'nin DAVALI ...'DAN; sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... VE ...'den kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Davacının manevi tazminat davasının DAVALILAR ... VE ... yönünden KABULÜ İLE; 200.000,00 TL'nin davalılar ... Ve ...'den kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalı ...Ş'ye yöneltilen manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 28.454,49-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 684,47-TL peşin harcı ve 3.071,90-TL tamamlama ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye 24.698,12-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalı ... şirketinin (216.549,██████.549,40) oranına göre hesaplanan 12.839,68TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,
4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 684,47-TL peşin harç, 3.071,90TL tamamlama harcı, 3.167,50-TL posta ve tebligat gideri, 9.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri, 7.880,00-TL NEÜ fatura gideri olmak üzere toplam 25.006,77-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( davalı ... şirketinin (216.549,██████.549,40) oranına göre hesaplanan 13.000,14TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
6-Davacı vekili yararına maddi tazminat davası yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı vekili yararına manevi tazminat davası yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... vekili yararına manevi tazminat yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine,
9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'in yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026
Katip ... Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!