Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde, kooperatifin teslim ettiği süt bedelleri alacağı için başlatılan icra takiplerine yapılan itirazın iptali ile müzayaka altındaki mutabakat sözleşmesinin geçersizliğinin talep edildiği dava.
Özet: Davacı kooperatif, davalının haksız itirazları nedeniyle durdurulan süt bedellerine ilişkin icra takiplerinin devamı için, müvekkili tarafından teslim edilen sütlere süresi içinde itiraz edilmediği için kabul edilmiş sayıldığını, davalının haksız yere ödeme yapmaktan kaçındığını, ayrıca davalının tehdit ve baskıyla imzalattığı iddia edilen mutabakat sözleşmesinin müzayaka hali nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek, toplamda 26 milyon TLlik süt alacağının kalan 6.719.448,00 TLlik kısmının tahsili ile icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında 2024 yılı Ocak ayında teslim edilen süt bedellerine ilişkin Konya İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile, 2024 yılı Şubat ayında teslim edilen süt bedellerine ilişkin Konya İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyalarının davalının itirazları nedeniyle durdurulduğunu, davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının amacının borcu ödememek olduğunu, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeye uyarınca üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini ancak davalının borcunu ödemeyerek edimini yerine getirmediğini, sözleşme uyarınca satılan sütlerin 12 saat içerisinde iadesine ya da ayıplı olmasına ilişkin itiraz edilmesi gerektiğini, bu süre içerisinde davalı tarafından müvekkile ulaşmış bir itirazın olmadığını bu nedenle satılan sütlerin kabul edilmiş sayıldığının ortada olduğunu, davalıya teslim edilen sütlere ilişkin teslim alındığını gösterir irsaliye faturalarının da mevcut olduğunu, davalı tarafa borçlarını ödemesi yönünde noter ihtarnameleri de çekildiğini buna rağmen borcun ödenmediğini, iş bu davada ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, müvekkili kooperatifin ticari kar amacı güden bir kooperatif olmadığını, yöre halkından toplanan sütleri davalı şirket gibi süt üretim şirketlerine ulaştıran, süt toplanması ve taşınmasında aracılık yapan bir kooperatif olduğunu, davalının ödeme yapmayarak binlerce kooperatif üyesini mağdur ettiğini, müvekkili kooperatifin de üyelerine para ödemesi yapacak maddi gücünün olmadığını ve arada kaldığını, davalı tarafın █████/2024 tarihli mutabakat sözleşmesini müvekkili kooperatif yöneticilerine imzalamamaları halinde 10 yıl süreyle para alamayacakları, üyelere para ödemesi yapamayacakları baskısıyla haksız bir şekilde imzalattığını, müvekkili kooperatif yetkililerinin sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldıklarını, sözleşmenin ağır hükümler içerdiğini, icra takiplerine konu edilen 26 milyon TL alacağın baskı altında imzalatılan sözleşmeye göre yaklaşık 16 milyon TL olarak ödenerek kapatılmaya çalışıldığını, müvekkili kooperatifin █████/2024 tarihinde noter ihtarı ile mutabakat sözleşmesinin müzayaka altında imzalattırıldığından dolayı geçersiz olduğu hususunun davalıya ihtar edildiğini, davalı tarafça geçersiz kılınan mutabakat sözleşmesinde geçen 16.607.758,00TL'yi ödediğini ve icra takiplerinin borçlu olmadıklarından bahisle kapatılmasını istediğini, davalı tarafın durumdan faydalanarak gerçek borcu ödememeye çalıştığını beyanla öncelikle alacaklarına yetecek kadar davalının mal varlıklarına haciz konulması yönünde ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı tarafça icra takiplerine yapılan itirazların iptali ile yapılan ödemenin icra borcuna mahsup edilerek bakiye kalan 6.719.448,00TL alacakları için icra takiplerinin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2024 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilince sunulan cevap dilekçesindeki beyanları kabul etmediklerini, süt alım satım sözleşmesi gereğince müvekkili tarafından teslim edilen sütlere ilişkin süresi içinde itiraz edilmediğini bu nedenle kabul edilmiş sayıldığını, sütlerin ayıplı olduğu ve teslim alınmadığına ilişkin süresi sonrasında yapılan itirazları kabul etmediklerini, █████/2024 tarihli sözleşmenin de muzayaka hali aşırı yararlanma nedeniyle geçersiz olduğunu, sözleşmede imzası bulunan kişilerin sözleşmenin hangi şartlar altında imzalandığı hususunda isticvaplı olarak dinlenmelerini talep ettiklerini, davalının süt alım satım sözleşmesi gereğince ödeme yapmayarak edimini yerine getirmediğini, müvekkili kooperatifin kar amacı gütmeden tamamen alt birlik ve üyelerin menfaatine hareket edecek şekilde olduğunu, alt birliklere ödeme yapılamadığını, davalı tarafın müvekkilce kesilmiş olan faturalara da 7 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediğini, faturaların böylelikle kesinleştiğini, dosya kapsamında teknik bilirkişilerden alınacak raporlarla da haklılıklarının ortaya çıkacağını beyanla dava dilekçesindeki talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle göreve ilişkin itirazlarının olduğunu, davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin beyanlarının ise, davacı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, sözleşme kapsamında taahhüt edilen miktarlarda süt tesliminin yapılmadığını, davacı tarafın teslim ettiğini iddia ettiği sütlerin teslimini belgelendiremediğini, sözleşme uyarınca teslim edilen sütlere ilişkin sevk irsaliyesi düzenlenip teslim tutanakları imzalanması gerektiğini ancak davacı tarafın belgeyle süt teslimlerini ispat edemediğini, davacı tarafça düzenlenen faturaların da gerçek dışı olup hukuk ve mevzuata aykırı düzenlendiğini, faturaya yansıtılan süt teslimlerinin fiilen gerçekleşmediğini, müvekkili şirket tarafından gelen sütlerin laboratuvar analizleri yapılarak kalite kontrolü yapıldığını, şartlara uymayan süt ürünlerinin iade edildiğini, davaya konu edilen dönemde iade edilen süt miktarının oldukça fazla olduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde █████/2024 tarihli mutabakat sözleşmesi düzenlendiğini, düzenlenen sözleşmenin geçerli bir protokol olduğunu, davacı tarafın bu sözleşmenin geçersiz olduğu iddialarını kabul etmediklerini, protokol şartlarının davacı tarafında kabulü ile belirlendiğini, davacı tarafın sonradan protokolün geçersiz olduğu ve protokolün kullanılarak gerçek borcun ödenmesinden kaçınıldığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket tarafından teslim alınmış olan süt bedellerinin tamamının ödendiğini, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin ve icra inkar tazminatı taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili █████/2024 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen █████/2024 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunu, sözleşme edimleri arasında aşırı yararlanma ve dengesizlik söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki ihtilaflardan birinin de teslim edilen süt miktarında olduğunu, 280.719 lt sütün müvekkili şirket tarafından teslim alınmadığını, davacı tarafın bu miktardaki sütü teslim ettiğini ispat etmesi halinde süt bedelinin de müvekkili tarafından ödeneceğinin sözleşme kapsamında kabul edildiğini, bu durumun bu güne kadar ispat edilemediğini, sütün litre fiyatının da davacı tarafından belirlendiğini, hangi tarihler arasında litre fiyatının ne olduğunun açık olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, icra takibinin açılmasında müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, bundan dolayı icra masraflarının müvekkilce ödenmek istemediğini, bu durumun aşırı yararlanma olarak değerlendirilemeyeceğini, davacı tarafın anlaşma protokolünün mecbur bırakılarak imzalattırıldığına yönelik iddiaların da gerçek dışı olduğunu, anlaşma protokolü uyarınca müvekkilinin 16.607.758,00TL ödeme yaptığını, davacı tarafın basiretli bir tacir olarak sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafça kesilen faturaların sütlerin teslim edildiğinin ispatı nitelikte olmadığını, süt alım sözleşmesi uyarınca sütlerin analizleri yapılarak 24 saat geçmeden analizden geçmeyen sütlerin iade edildiğini, sonraki süreçte iade edilen sütlerin başka firmalara satıldığının öğrenildiğini, anlaşma protokolü sürecinin henüz tamamlanmadığını, süreç tamamlanmadan iş bu davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın tanık dinletme taleplerine de rızalarının olmadığını beyanla cevap dilekçelerindeki beyanları tekrarla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... esas sayılı dosyaları celp edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosya kapsamında muhasebe uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, tarafların tanıklarının mahkememizce ve talimat mahkemeleri aracılığıyla beyanları alınmıştır.
Muhasebe uzmanı bilirkişi █████/2025 tarihli raporda özetle;
"...Taraflarının 2023 yılı içerisinde yapılan cari işlemlerle ilgili ticari defter kayıtlarında işlemlerin bir biri ile aynı olduğu, yıl sonu hesap bakiyesi 0,05 tl olarak mutabık oldukları,
2024 yılı içerisinde yapılan işlemlerde davacı ... Kooperatifler Birliğinin tanzim etmiş olduğu 90 adet KDV dahil 29.527.997,97.- tl. satış faturasını davalı ... Gıda San. A.Ş'nin ticari defterlerine 90 adet KDV dahil 26.387.969,04.- ti olarak kayıt ettiği kayıtlar arasında 3.140.028,93.- ti fark olduğu eksik kayıt etmesinin belge düzeni ve muhasebe kayıt düzenine uygun olmadığı, farkların iade ve fiyat farkı faturası yolu ile yapılması gerektiği, davacı ... Kooperatifler Birliğinin tanzim etmiş olduğu 54 adet KDV dahil 13.412.752,20TL. faturanın davalı ... Gıda San. A.Ş'nin ticari defterlerine Noter yolu ile yapılan ihtarname nedeniyle kayıt edilmediği, davacı ... Kooperatifler Birliğinin tanzim etmiş olduğu 2 adet toplamda 909.999,90.-TL satış faturasının davalı ... Gıda San. A.Ş tarafından RET olmasını nedeniyle davacının ticari defter kayıtlarına almadığı, fakat davalı ... Gıda San. A.Ş'nin tanzim edilen faturaları RET etmesine rağmen kayıtlarına aldığı, davalı ... Gıda San. A.Ş tarafından tanzim edilen 6 adet KDV dahil Mal alımı İADE fatura 4.298.897,92.-TL davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ... Kooperatifler Birliğinin ticari defter ve kayıtlarında olmadığı,
Davacı ve Davalı firmaların ticari defter incelemesinde kayıtlarında bulunmayan faturaların kayıtlarının alınması durumunda tarafların cari hesaplarının mutabık olacağı,
Tarafların 2025 yılı ticari defter incelemesinde herhangi bir cari işlem hareketinin olmadığı, Ayrıca T.C.Konya . İcra dairesi ... esas nolu Ödeme emri ile asıl takipli asıl alacağı 18.794.750,02. TI. T.C.Konya . İcra dairesi ... esas nolu Ödeme emri ile asıl takipli asıl alacağı 3.737.461,98.- TL ..." şeklinde kanaatleri bildirilmiştir.
Muhasebe uzmanı bilirkişi █████/2025 tarihli ek raporda özetle;
"...Dava Konusu uyuşmazlık konusu ilgili davalı ... Gıda San. A.Ş. ve davacı ... Kooperatifler Birliğinin ticari defter incelemesinde Davacı tarafından tanzim edilen 01.01.2024 tarihi ile 07.03.2024 tarihleri arasında 90 adet KDV dahil 29.527.997,97.- tl. Satış fatura olduğu bu faturalarında davacı firmanın ticari defterlerinin kayıt edildiği, fakat aynı adet ve aynınumara ve tarihli faturaların davalı ... Gıda San. A.Ş. firmasını yevmiye kayıtlarına 90 adet KDV dahil 26.387.969,04TL olarak kayıt edildiği, davalı ticari defterlerine 3.140.028,93.- tI. eksik olarak izerindeki miktar ve tutarların birebir kayıt edilmesi gerekirken eksik kayıt edildiği, eksik ve farklılık olması durumda belge düzenine göre tam kayıt edilerek , mal alımı iade veya fiyat farkı fatura ile kayıt edilmesi gerektiği, yapılan işlemin kayıt ve muhasebe düzenine uygun olmadığı, kanaatinde olduğumu,
Bu konuda takdirin mahkemenizde olduğu,
Dava konusu uyuşmazlıklarla ilgili hazırlamış olduğum Kök raporuma Ek beyan verme nedeni davalı ... Gıda San. A.Ş.'nin 01.01.2024 tarihi ile 07.03.2024 tarihleri arasında davacı S.S. Bölgesi Hayvancılık Kooperatifler Birliğinin tanzim etmiş olduğu faturaların belge tutarların eksik olarak kayıt edilerek , tek düzen muhasebe ve belge düzenine uyulmaması nedeniyle ek beyan tanzim edilmiştir..." şeklinde kanaatleri bildirilmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki █████/2024 tarihli protokolün davacının zor durumda kalmasından istifa edilerek iradesinin sakatlanması ve bu şekilde edimler arasında aşırı orantısızlık yaratılması sebebiyle hükümsüz olduğunun tespiti ve bununla birlikte fatura ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı (olması gereken) gerçek alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava tarafları arasında düzenlenen bir örneği dosyada mevcut █████/2024 tarihli "protokol" başlıklı sözleşme ile, davacı satıcı kooperatif ile davalı alıcı şirket arasındaki süt alım satımı içerikli ticari ilişkide alım satıma konu sütlerin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunduğunun, alıcının kabul ettiği miktar ile satıcının teslim ettiğini ileri sürdüğü miktar arasında 280.719 litrelik bir fark olduğunun belirlendiği, aradaki farka ilişkin satıcı tarafından teslim tesellüm fişi, irsaliye, kantar fişi gibi teslim hususunu belgeleyen evraklarla ispat halinde ayrıca bir ödeme yapılması durumu saklı kalmak kaydıyla alıcı tarafından kabul edilen miktar ve belirlenen birim fiyat üzerinden toplam borç miktarının belirlendiği, 19.950.000,00TL tutarındaki ödemenin mahsubundan sonra bakiye 16.607.758,00TL'nin davacı satıcının banka hesabına ödenmesi durumunda Konya 8. İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... esas sayılı dosyalardaki icra takiplerinden vazgeçileceği hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlusunun mahkememiz dosyası davalısı olduğu, sözleşme kapsamında bakiye alacağa dayalı olarak 18.794.750,02TL'si asıl alacak olmak üzere 18.840.320,85TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlusunun mahkememiz dosyası davalısı olduğu, sözleşme kapsamında bakiye alacağa dayalı olarak 3.737.461,98TL'si asıl alacak olmak üzere 3.910.642,22TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dava tarafları arasında sözleşmede belirtilen 16.607.758,00TL'lik ödemenin davacının banka hesabına yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sözleşmenin davacının zor durumda kalmasından istifa edilerek iradesinin sakatlanmak ve ayrıca edimler arasında aşırı orantısızlık yaratılmak suretiyle imzalanıp imzalanmadığı, sözleşmenin bu sebeplerle geçersiz olup olmadığı, dava konusu icra takiplerine yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği konularındadır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Aşırı Yararlanma başlıklı 28. maddesi:
"Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." hükmünü amirdir.
Sözleşmenin gabin (aşırı yararlanma) nedeniyle illetli olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki oransızlığın, taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir. Aşırı yararlanmadan (gabinden) söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında, subjektif unsur olan bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki sübjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır. Gabinin varlığı zarar görene (sömürülene), sözleşme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek, iptal davası açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme hakkı verir.
6100 sayılı HMK’nın 190. maddesinde, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.", 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükümlerine yer verilmiştir.
İş bu davada, davacı kooperatif yetkililerinin zor durumda bırakılmak suretiyle iradelerinin sakatlandığı ve bu şekilde edimler arasında aşırı oransızlık meydana getirilerek bundan davalının aşırı yararlanma sağladığı hususunda davacı taraf ispat yükü altındadır.
Davacıların ileri sürdüğü irade fesadı iddiası tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğinden, dosyaya bildirilen tanıklar yemin verilmek suretiyle dinlenilmiştir. Davacı tarafça dosyaya bildirilen tanıkların tamamının davacı kooperatife süt temin eden köy kooperatiflerinin başkanı oldukları, birbirleriyle tutarlı beyanlarında özetle kooperatif üyesi müstahsillerin süt paralarının ödenmemesi üzerine davacı üst birlik kooperatife gittiklerini ve paraların ödenmemesi halinde üst birlikle bağlantılarını koparacaklarını ve bir daha üst birliğe süt satmayacaklarını davacı kooperatif yetkililerine bildirdiklerini ifade etmişlerdir. Davalı tarafça dosyaya bildirilen tanıklar ise dava konusu █████/2024 protokolün tarafların uzun istişare ve müzakereler sonucunda imzalandığını, dahası sözleşmedeki bazı hükümlerin davacının hukuki yardım aldığı avukatlar tarafından denetlenip gerekli ekleme ve çıkarmalar yapılmak suretiyle sözleşmeye son halinin verildiğini, kabul edilenin haricinde teslim edilen süt olur ise davacıya teslimi ispatlar belgelerle birlikte fatura düzenlenmesi halinde ilave ödeme yapılması hususunun açık bırakıldığını ve böylelikle kabul edilen süt miktarı üzerinden bakiye borç miktarının belirlendiğini ifade etmişlerdir.
Muhasebe uzmanı bilirkişinin dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli kök rapor ve █████/2025 tarihli ek rapor ile, davacı tarafından tanzim edilen 01.01.2024 tarihi ile 07.03.2024 tarihleri arasındaki 90 adet KDV dahil toplam bedeli 29.527.997,97TL olan satış faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, aynı adet, aynı numara ve aynı tarihli faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ancak davalının ticari defterlerindeki 90 adet aynı faturanın toplam bedelinin 26.387.969,04TL olarak kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre █████/2024 dönem sonu itibariyle bakiye borç miktarının 6.382.992,17TL olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise █████/2024 dönem sonu itibariyle bakiye borç miktarının 13.558.686,98TL olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda detayına yer verilen dava konusu iki ayrı icra takibinde takibe konu edilen asıl alacağın toplam tutarı (18.794.750,02 + 3.737.461,98 ) 22.532.212,00TL'dir. Dava konusu protokolde davalının bakiye borcu sözleşmede belirtilen ve üzerinde mutabık kalınan birim fiyatlar üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 16.607.758,00TL olarak belirlenmiştir ve bu miktar davacı satıcının banka hesabına davalı tarafça havale edilmiştir. Davacı vekilince, sütlerin birim litre fiyatı 15,00TL ve üzerinde olması gerekirken birim fiyatların 13,75TL'ye çekildiği ve teslim edildiği halde bir bölümü inkar edilmek suretiyle daha düşük miktarda süt teslim alındığının kabul edildiği ve ayrıca bakiye borç miktarının kabul edilmemesi halinde önümüzdeki on yıl boyunca bu borcun ödenmeyeceği ve kooperatif üyelerinin süt paralarının bu sebeple ödenemeyeceği hususlarında davacı şirket yetkililerinin iradesinin zorlandığı iddia edilmiştir.
Davanın her iki tarafı da tacir olup 22.532.212,00TL'lik bakiye borç miktarının 16.607.758,00TL olarak kabulü ile belirlenen bu tutarın davacıya ödenmesi halinde dava konusu icra takiplerinden vazgeçeceklerini imza altına aldıkları sözleşme ile karar altına almışlar ve sözleşmede belirtilen ödeme davacının banka hesabına yapılmıştır. Üzerinde mutabık kalınan borç miktarı ve sütlerin birim fiyatının 15,00TL'den 13,75TL'ye çekilmesi hususu gözetildiğinde ve ödemenin yapılması karşısında tarafların edimleri arasında aşırı bir oransızlık bulunduğu sonucuna varılmamıştır. Dinlenen tanık beyanları değerlendirildiğinde davacının sözleşmeyi imza etmeye zorlanması gibi bir durum somut olayda vuku bulmamıştır. Ayrıca sözleşmede kabul edilmeyen haricindeki sütlere ilişkin teslim fişi, kantar fişi gibi belgelerle ispat halinde ilave ödeme yapılacağı belirtilmiş ve yargılama aşamasında davalı tarafça bu husus doğrulanmıştır. Her ne kadar dosya taraflarının ticari defterlerinde dönem sonu farklı miktarlarda bakiye borç tutarlarının bulunduğu ve defterlerin birbirini teyit etmediği olgusu sabit ise de tarafların zaten teslim edilen ve alınan süt miktarları konusunda ihtilaf halinde olduğu ve bu ihtilafın ticari defterlere yansımasının doğal olduğu, ticari defterlerinin aksinin yazılı delillerle ispatlanabileceği kuralından hareketle taraflar arasındaki alacak-borç tasfiyesini öngören protokol hükümlerine itibar edilmesinin gerektiği, davacının iradesinin zorlandığı ve edimler arasında aşırı oransızlık meydana getirildiği iddialarının sübut bulmadığı netice ve kanaatine ulaşılarak davanın reddi yönünde hüküm tesisi gerekli olmuştur. Ayrıca davacının müzayaka iddiaları yargılamayı gerektirdiğinden davalının kötü niyet tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Dava açılırken peşin alınan 20.549,78TL harçtan alınması gereken 732,00TL harcın mahsubu ile fazla alınan 19.817,78TL bakiye karar harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan 60,80TL vekalet suret harcı ve 1.980,00TL posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 2.040,80TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-AAÜT'ye göre 813.555,84TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Karar tebliği için gereken masraflar dahil hükmün kesinleşmesine kadar yapılan tüm masraflardan sonra taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!