Banka tarafından başlatılan ticari kredi alacağı icra takibine karşı, kefillerin hükümsüzlük, mirasçılık ve mükerrer takip iddialarıyla itirazının iptali davası.
Özet: Bir banka, müşterisi olan şirkete kullandırdığı ticari kredilerin ödenmemesi ve hesabın kat edilmesi üzerine, borcun müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olan şahıslara karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle dava açmış; davalılar ise, kefalet sözleşmesinin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğunu, asıl borçlu şirketin iflas ettiğini, vefat eden diğer kefilin tereke davasının derdest olduğunu, aynı borç için mükerrer takip yapıldığını, tacir olmayan kefil için ticari faiz uygulanamayacağını ve kat ihtarının usulsüz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA VE İSTEM :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ...Ltd.Şti arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalıların işbu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıklarını, kredi taksitlerinin aksaması üzerine hesabın kat edilerek dava dışı asıl borçlu ve kefiller aleyhine ... 12.Noterliği'nin ...tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu -davalılar aleyhine ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, açıklanan nedenlerle; davalıların ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil...dava dışı şirketle akdedilen genel kredi sözleşmelerinin kurulduğu 14.09.2017 tarihinde dava dışı şirkete eşi vasıtasıyla ortak edilmiş olup bu şirkette aktif bir çalışmada yer almadığını, söz konusu sözleşmeyi tüm işleri yöneten eşi ...'nın yönlendirmesi üzerine yaptığını ve kefil olduğunu, bu sebeple söz konusu müvekkilin iradesi sözleşmenin kurulduğu tarihte bozulduğunu ve sözleşmelerin diğer kefili müteveffa ... tarafından yanıltılmış olup kefalet sözleşmesinin hükümsüz olduğunu, kefillerden dava dışı ...'nın █████/2018 tarihinde vefat ettiğini, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında ... 2. Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası üzerinden iflas kararı verildiğini, tasfiye işlemlerinin ... 1. İflas Dairesi'nin ... İflas dosyası üzerinden yapıldığını, diğer kefil ...'nın ise ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Tereke dosyası ile terekenin tespiti davasının halen derdest olduğunu, müvekkilin genel kredi sözleşmelerindeki diğer kefil ...'nın mirasçısı olup işbu tereke dosyası devam ettiğinden müvekkil aleyhine işbu davanın ikame edilmesi yasa ve usule aykırılık taşıdığından davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini, zira icra takibi de müvekkil aleyhine mirasçı sıfatıyla başlatılmış olmakla işbu itirazın iptali davasında müvekkilin kefil sıfatı olduğu iddiasıyla dava ikame etmesi mümkün olmadığını, aynı genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla müvekkiller aleyhine takibe girişildiğinden aynı borç için birden fazla takip yapıldığını, işbu takibe itirazlarımız neticesinde ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapılmış ve dosya istinaf aşamasında olduğunu, aynı borçlara ilişkin mükerrer takip olduğundan işbu takipten kaynaklı açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davaya konu icra takibinden ödeme emrinin müvekkili ...'e mirasçı sıfatı ile takip yapıldığını, mirasçılıktan kaynaklı müvekkile yönelik takip başlatılamayacağını, zira müvekkilin henüz mirasçı sıfatı bulunmamakla davanın sonunda mirası red veya kabul edeceğini, sözleşmeye kefil kişiler müvekkil ... müteveffa eşi ... ve kızları müvekkil ... olduğunu, bu kişilerden herhangi birinin kefil olmamasının müvekkiller yönünden de etkili olacağı ve aile fertlerinin tümünün kefil olacağını varsayarak dava konusu genel kredi sözleşmesine kefil olduğu alacaklı banka tarafından hem bilinen hem de bilinmesi gereken bir husus olduğunu, müvekkil ...'nın genel kredi sözleşmesine yalnızca kefilliği bulunmakta olup tacir sıfatı bulunmadığından dolayı taraflar arasında kurulan sözleşmeye binaen taraflarca belirlenen faiz hükümleriyle de bağlı olmadığını, tacirlik sıfatı bulunmayan müvekkile karşı asıl borçlunun ticari işinden dolayı sözleşmesel olarak belirlediği faiz miktarlarının dikkate alınmasının imkansız olduğunu, kat ihtarının usulsüz olup, temerrütün bu nedenle gerçekleşmediğini belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi, sicil kayıtları, ihtarname, ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası Uyap mündericatı, ... 2. Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası Uyap mündericatı, ... 1. İflas Dairesi'nin... İflas dosyası Uyap mündericatı, ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Tereke dosyası Uyap mündericatı, Mahkememizin... Esas sayılı dosyası Uyap mündericatı, arabulculuk tutanağı , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı...Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dava konusu edilen alacağın hesaplanmasının yapılması için dosya alanında uzman bilirkişisine tevdi edilmiş ve bankacı bilirkişi ...tarafından █████/2026 tarihinde Mahkememize ibraz edilen raporunda özetle; "...“1-)Davacı banka ile dava dışı ....Ltd.Şti arasında Genl kredi sözleşmesi imzalandığı, İş bu sözleşmeyi ..., ...ve ... 350.000.00 TL kefalet limitiyle müteselsil kefil olarak imzaladıkları, iş bu sdözleşmeye istinaden Davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya Kredi kartı kullandırıldığı, Ön Bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun'un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamaktadır. Davalılar sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket yetkisi olduğu sözleşmeyi — müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş oldukları sabittir. Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirleridir.Davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 54.653.87 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği 52.105.27 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 96 33 oranında temerrüt faizi ve BSMV talep edebileceği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.GEREKÇE :Dava, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıkları genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, dava dışı şirketle arasıda imzalanan genel kredi kullanımından kaynaklı kat edilen ve muaccel hale geldiği ileri sürülen alacaklar yönünde olduğu görülmüştür. Davalıların savunmasının ise, geçerli kefalet ilişkisinin bulunmadığı, tereke işlemlerinin bulunması nedeni ile davacının alacak talebinin yerinde olmadığı ve davalıların borçtan sorumluluklarının bulunmadığı şeklinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır.Dava konusu ... 23.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan ticari kredi kartından doğan alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı banka tarafından davalı borçlulara karşı 52.267,89- TL asıl alacak, 5.083,82-TL işlemiş faiz, 254,19-TL %5 gider vergisi ve 783,72-TL masraf olmak üzere toplam 58.389,62-TL toplam alacak üzerinden █████/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçlulara █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların da █████/2024 tarihinde takibe, ödeme emrine, borca, faize , faiz oranına ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından █████/2025 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır.Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalıların derdestlik itirazı bakımından yapılan incelemede; Davalıların aynı alacak ile ilgili olarak Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında karar verildiğini ve kararın istinaf aşamasında olduğunu bildirdikleri görülmekle Mahkememiz dosyası incelendiğinde, davacısının davamızın davacısı, davalısının davamızın davalısı ... olduğu, dava konusunun ise, davalı ...'nın dava dışı ... Şirketi lehine verilen kefalet sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, Mahkememizdeki uyuşmazlık konusunun ise dava dışı ...Ltd.Şti lehine verilen kefalet ilişkinden kaynaklı itirazın iptali olduğu anlaşıldığından davalıların derdestlik itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Genel Kredi Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata kısmen uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir.Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı ile dava dışı ...Şti arasında 27.09.2017 tarihinde, 350.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığı, davalı ... ve davalı ...'in sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla 27.09.2017 tarihinde imzalayarak 350.000,00 TL limitle borç altına girdikleri, davalıların aynı zamanda sözleşme tarihinde şirketin ortağı oldukları, söz konusu borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından kredi hesaplarının kat edilip davalılara ... 12. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, söz konusu ihtarnamenin davalılara 04.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 7 günlük süre sonunda 12.01.2019 tarihinde davalıların temerrütünün oluştuğu anlaşılmıştır.Davacı banka tarafından dava dışı ...Tic.Ltd.Şti'ne kredili mevduat hesabı limiti tanımladığı, dava dışı şirketin hesabından eksi bakiyeye girilmek sureti ile harcama yaptığı ve hesabının artı bakiyeye getirilmediği gibi kredili mevduat hesabına ilişkin borcun ödenmediği, davacının icra takip dosyası ile kredili mevduat hesabı bakımından alacak talebinde bulunduğu ve söz konusu alacak kalemleri bakımından taraflar arasında açıkça faiz oranı kararlaştırılmadığından TCMB tarafından ilan edilen değişen oranlarda temerrüt faizi üzerinden gerekli hesaplamanın yapılması gerektiği kanatine varılmıştır.Somut olayda alacaklı konumunda bulunan davacının Mahkememize sunmuş olduğumuz belgeler ile alacağın varlığını ispatladığı ve borçlu konumunda bulunan davalıların ise söz konusu alacağı ödeyip ödemediği hususunda ispat külfeti altında bulundukları fakat gerek icra takibinden sonra gerekse Mahkememizdeki yargılama aşamasında borcun ödendiğine dair herhangi bir belge ve beyanın sunulmadığı anlaşılmıştır.Davalı borçlular tarafından her ne kadar söz konusu şirketin iflasına karar verildiğini beyan ederek itiraz edilmiş ise de, davalıların dava dışı şirkete genel kredi sözleşmesi kullandırılırken sözleşmede yer alan limit kadar müşterek ve müteselsil kefil olarak imza attıkları, bu nedenle söz konusu alacağın asıl borçlu tarafından ödenmemesi halinde davalıların borçtan ayrıca ve müstakil olarak müşterek ve müteselsil olarak sorumlu bulunduklarından davalıların bu kapsamdaki itirazlarına itibar edilmemiştir. Yine aynı gerekçe ile tereke dosyasının içeriğinin Mahkememizdeki yargılamayı etkilemeyeceğinden sonucu beklenilmemiştir.Yine davalılar tarafından söz konusu sözleşme imzalanırken sözleşme içeriğinin bilinmediği ve gerçek bir rızanın bulunmadığı iddiasında bulunmuş iseler de, hukukun genel ilkeleri ve teamüller gereği belge altına atıllan imzanın belgenin okunup belge içeriğinin kabul edilip sonuçlarının kabul edildiğine kesin karine oluşturduğu, sözleşme içeriklerinde davalıların savunmalarını ispat edecek hususların bulunmadığı, kefalet sözleşmesinin TBK'nun 583. Maddesinde yer alan şekil şartlarına uygun olduğu ve ticari hayatın güvenilirliği ve iyi niyet kuralları uyarınca davalıların itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Netice olarak dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden temin edilen 10.05.2026 tarihli rapor ile davalıların, bilirkişi tarafından belirlenen miktarda davacı bankaya borçlu bulundukları tespit edilmiş ve Mahkememizce denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Bu kapsamda alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan hesaplama uyarınca davacının Mahkememizden talep ettiği alacak kalemleri de dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca aşağıda yazılı bulunan her bir alacak kalemi bakımından yapılan hesaplama uyarınca belirlenen bedeller bakımından alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır.İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, 2...E.,...K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır :"...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..."Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir.İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davalının ilgili icra takibi yapılan alacağının likit ve muayyen olduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durduğu ve davacı tarafından ayrıca ve açıkça icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakla İİK'nun 67. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM :Davanın KISMEN KABULÜNE,... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine davalıların yaptıkları İTİRAZLARIN KISMEN İPTALİ İLE, Takibin 52.105,27 TL asıl alacak, 2.427,24 TL akdi faiz ve 121,36 TL BSMV olmak üzere toplam 54.653,87 TL üzerinden DEVAMINA,Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 52.105,27 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, hükmedilen alacak miktarlarının %20'si oranına isabet eden 10.930,77 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.733,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 997,15-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.736,25-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 997,25-TL harç parasının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 615,40-TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 9.348,90-TL olmak üzere toplam 9.964,30- TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.335,55-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine ,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 3.735,75 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 3.560,22-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 239,78-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili ile davalı asil ... ve davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen kararda reddedilen miktar bakımından HMK'nun 341. Maddesi uyarınca miktar bakımından istinaf sınırının altında bulunması nedeni ile kesin, kabul edilen miktar bakımından ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05.06.2026 KATİP e-imzalıdır HAKİM e-imzalıdır