İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, eser sözleşmesinden doğan kağıt bobin dilimleme makinesi teslim edilmemesi ve peşinatın iki katı talepli itirazın iptali davası kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirket ile davalı şirket arasında imzalanan hidrolik sistem kağıt bobin dilimleme makinesi imalat sözleşmesi kapsamında, makinenin süresinde teslim edilmemesi üzerine sözleşmenin feshedilmesi ve peşinatın iki katının ödenmesi yükümlülüğünün doğmasının ardından, alacaklı şirketin başlattığı icra takibine borçlu şirket tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerini içeren bir davanın istinaf incelemesini konu almaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA TARİHİ : 27.07.2021
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30.06.2026
KARARIN YAZ. TARİH : 02.07.2026
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili 27.07.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında 21.09.2018 tarihli 210920.. Kontrat No'lu ...Hidrolik Sistem ...Kağıt Bobin Dilimleme Makinesi imalatı husunda sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre imal edilecek makine bedelinin 240.000,00 TL + KDV olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesinin 1. bendinin " Makine sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren peşinatın ödendiği tarihten itibaren Max 150 takvim günü sonra teslim edilecektir. ...Teslimat belirtilen sürede gerçekleşmez ise alıcı tek taraflı olarak sözleşmeden dönebilir. Bu durumda satıcı alıcıya aldığı peşinatı 2 katı olarak ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt etmiştir." hükmünü ihtiva ettiğini, müvekkili şirketin Contrat No.210920... Ek No:1'e göre sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşme bedeli olan 240.000,00 TL 'nin %40'ı olan 96.000,00 TL peşinatı borçlu şirkete 03.10.2018 tarihinde gönderildiğini, borçlu şirketin de sözleşme konusu makineye ilişkin fatura düzenleyerek müvekkili şirkete gönderildiğini, sözleşme konusu makinenin teslim süresi sözleşmeye göre peşinatın ödendiği tarihten itibaren maksimum 150 gün olmasına rağmen borçlu şirket tarafından makine müvekkiline teslim edilmediğini, bu süreçte şirket yetkilisi ile defalarca görüşüldüğünü, her seferinde makineyi hazırladığını, yakın zamanda teslim edeceğini, sağlık vs. problemlerinin olduğu bu yüzden geciktiğini söyleyerek müvekkili şirketi oyaladıklarını, bunun üzerine 19.03.2019 tarihinde Karşıyaka 5. Noterliği'nin 08884 yevmiye nolu ihtarname ile sözleşme konusu makineyi belirtilen sürede teslim etmeleri, teslim edilmemesi halinde sözleşmeden dönüleceği ve peşinatın iki katı tutarının taraflarına ödenmesi gerekeceğinin ihtar edildiğini, ancak davalı borçlu makineyi teslim etmediği gibi sözleşmede belirtilen bedeli de müvekkiline ödemediğini, bunun üzerine davalı tarafından müvekkiline düzenlenen faturanın iade edildiğini ve makinenin teslim edilmemesinden dolayı sözleşmenin 6.1 maddesinde belirtildiği üzere peşinatın iki katı tutarının müvekkiline ödenmesi için İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası icra takibi açıldığını, takibe ilişkin ödeme emrinin davalı borçluya 14.01.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlunun işbu takibe ilişkin olarak 19.01.2021 tarihinde borca, yetkiye ve ferilerine itiraz etmiş olup takip İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nce durdurulduğunu, duran takip üzerine ticari işlerde zorunlu hale gelen arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak müzakereler sonucu arabuluculuk görüşmesinin anlaşmama olarak sonuçlandırıldığını, İİK'nın 67/1. maddesi hükmü gereği, İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takibine karşı yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazı sonucu takibin durmasına sebebiyet veren davalı borçlunun İİK'nın 67/2. maddesi hükmü gereğince borçlu tarafından itiraz edilen 218.857,65 TL'nin %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 10.09.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Yetkili ve görevli Adana Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davacı yan, davalı müvekkili ile █████/2018 tarihli 210920... kontrat numaralı ... hidrolik sistem ... kağıt bobin dilimleme makinesi imalatı hususunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkili davalıya 96.000,00 TL gönderildiğini, ancak teslim süresi içerisinde makinenin teslim edilmemesi nedeniyle, davaya dayanak edilen sözleşmede alınan peşinatın iki katının ödeneceği kararlaştırıldığından, müvekkili davalıya ödenen 96.000,00 TL peşinatın katı olan ek 96.000,00 TL. daha müvekkilinden talep edilerek toplamda (İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında talep edilen 192.000,00-TL. asıl alacak ile 26.857,65-TL. olmak üzere) faizle birlikte toplamda 218.857,65 TL alacak talep edildiğini, davacı yanın her ne kadar icra takibinde işlemiş 26.857,65 TL'yi de asıl alacağa eklediğini ve neticeten davasını 218.857,65 TL asıl alacak üzerinden açmış ise de işlemiş veya işleyecek faizlerin asıl alacaktan sayılması veya dava değeri olarak görülmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı firmanın dava dilekçesinden anlaşılan talebine göre davalarının asıl alacak miktarının 192.000,00 TL olduğunu, müvekkili davalı firmanın davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine müvekkili davalının davacıdan alacağı bulunmadığını, davacı yanın sözleşmeye konu makineyi, sözleşmede belirtilen bedelinin tamamını ödememesine rağmen ayıpsız şekilde teslim alıp 1 yılı aşkın süre kullandığını, ancak ne zamanki müvekkili firma artık sözleşmenin bakiye bedelinin ödenmesi gerektiğini aksi halde davacı firma hakkında icrai takip yapılacağı konusunda davacıyı uyarınca davacı yan 1 yılı aşkın bir süre sonra makineyi almadığından bahisle haksız yere alacak talep etme yoluna gittiğini, davacı müvekkilinin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacının iddialarının gerçek dışı olduğu ve haksız yere alacak talep ettiğinin anlaşılacağını, davacı yanın ayıpsız şekilde teslim alıp kullandığı makineyi hiç teslim almadığını iddia ederek haksız kazanç sağlama yoluna gittiğini, müvekkili davalı firmanın, davacı firmaya artık bakiye ödemenin yapılması gerektiğini aksi halde işleme başlanılacağını söyleyip davacının talep ettiği süre davacıya verilmeyince davacı yan da "bende makineyi almadım der, senden verdiğim parayı isterim" diyerek "neredeyse eskittiği makinelerle ilgili" müvekkili hakkında iş bu davayı ikame ettiğini, bu nedenle davacı yanın davasına itiraz ettiklerini ve davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 27.06.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında özetle; "...Bir mal veya hizmetin yüklenici tarafından iş sahibine teslim edildiği noktasında ispat imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta taraflarca sunulan bilgi ve belgelerde dava konusu makinenin davacı şirkete teslim edildiğine dair yazılı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Taraflarca ticari defter ve kayıtlara dayanılmış olup, davacı şirkete ve davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesinde, davalı yüklenici tarafça makineyle ilgili düzenlenen █████/2018 tarihli KDV dahil 283.200,00-TL bedelli faturanın davacı şirketin ticari defterlerine kayıtlı olduğu görülmüştür.
Bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine verilmiş olduğu hususunda karine olarak kabul edilmektedir. Davalı yüklenicinin içeriğinde sözleşme konusu makine detaylarının gösterildiği faturası davacı tarafından ticari defterlerine işlenmiş olmakla fatura içeriği makinenin davacıya teslim edilmiş olduğu ispat edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafın 2018 yılı ticari defterleri incelemeye sunulmamış ise de davalının kendi ticari defterini sunmamış olması davacı defterlerinde lehine elde edilen sonuçtan faydalanmasının önüne geçmemektedir. Açıklanan nedenlerle davalı şirketin dava konusu makineyi davacı şirkete teslim ettiğini ve iş bedeline hak kazandığını ispat ettiği kabul edilmiştir.
Davacı tarafça makine bedeli hususunda ödenen peşinat ve cezai şartla ilgili olarak █████/2020 tarihli 283.200,00-TL bedelli iade faturası düzenlenmiş olup, fatura davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte davalı ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Davalı şirketin yalnızca 2019 ve 2020 yılı ticari defterleri incelemeye sunulmuş olup, iade faturasının 2020 tarihli olduğu dikkate alındığında 2018 yılı ticari defterinin sunulmaması sonuca etkili görülmemiş ve davacının iade faturasında gösterilen miktarda alacaklı olduğunu ispat edemediği değerlendirilmiştir.
5-Yukarıda açılandığı üzere davalı tarafça makineyle ilgili olarak düzenlenen fatura davacı ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davacı tarafça faturanın davalının güven veren davranışları nedeniyle davacı ticari defterlerine kaydedildiği ileri sürülmüş ise de davacının ticaret şirketi olduğu, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında olduğu, yargısal içtihatlar ve ticari teamüllere göre faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin o fatura içeriğinin alındığını kabul anlamına geldiğinin bilinmesi ve henüz içeriği teslim alınmamış ise o faturanın ticari defterlere işlenmemesi gerektiği dikkate alındığında davacının kendi aleyhinde delil olan ticari defterlerine sözleşme konusu makinenin teslim edildiği karine olarak kabul edildiğinden ve aksinin de dosya kapsamına göre ispat edilmemiş olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
6-Davalı tarafça tazminat talebinde bulunulmuş ise de kötü niyet tazminatı koşullarının oluştuğu hususunda ispat külfeti davalı üzerindedir. Dosya kapsamındaki delillere göre davacının kötü niyetli hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, malın teslim edilip edilmediği hususunun yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu gözetilerek tazminatının reddine karar verilmiştir..." gerekçeleriyle;
Davanın reddine, kötü niyet ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili, 04.12.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 21.09.2018 tarihli .... Hidrolik Sistem ... Kağıt Bobin Dilimleme Makinesi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede davalı tarafın makineyi imal ederek müvekkiline teslim etmesi ve müvekkili şirket tarafından da makine bedeli olarak 240.000,00 TL + KDV = 283.200,00 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını,
Sözleşmenin 6. maddesinde makine teslim süresinin: "peşinatın ödendiği tarihten itibaren 150 takvim günü" olarak kararlaştırıldığını gecikme halinde ise müvekkili şirkete sözleşmeden dönme hakkı tanındığını ve dönme halinde "Bu durumda satıcı, alıcıya aldığı peşinatı 2 katı olarak ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt etmiştir." denilerek cezai şart düzenlendiğini,
Müvekkili şirketin sözleşmede peşinat olarak kararlaştırılan 96.000,00 TL'yi 03.10.2018 tarihinde davalıya ödediğini, davalının da fatura düzenleyerek müvekkili şirkete ilettiğini,
Müvekkili şirket tarafından peşinat ödenmesine rağmen davalı tarafın imalata başlamadığını, teslim süresi olan 150 gün içinde teslimi gerçekleştirmediğini, şifahen makinenin tesliminin defalarca talep edildiğini, davalının ise müvekkilini sürekli oyaladığını,
Teslimin gerçekleşmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından 19.03.2019 tarihinde Karşıyaka 5. Noterliği'nin 08884 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek;
Davalının sözleşme konusu makineyi belirtilen sürede teslim etmediği,
Peşinat ödemesinin 03.10.2018 tarihinde yapıldığı,
İş teslim süresinin peşinat ödemesinden sonra 150 gün olduğu ve buna göre 03.03.2019 tarihine kadar teslimatın yapılmış olması gerektiği,
Teslimat yapılmamasına rağmen davalının makineye ilişkin 11.12.2018 tarihli 283.200,00 TL bedelli fatura tanzim ettiği,
Makinenin ihtarname tarihinden itibaren 15 gün içinde teslim edilmesi, aksi halde sözleşmeden dönüleceği ve cezai şartın tahsil edileceğinin ihtar edildiğini,
Görüldüğü üzere ihtarnamenin fatura tarihinden sonra davalıya gönderildiğini ve makinenin tesliminin talep edildiğini, basiretli bir tacir olan davalının, mahkemenin kabul ettiği gibi makineyi teslim etmiş olması ihtimalinde ihtarnameye cevap vererek teslim olgusunu belirtmesinin hayatın olağan akışının gereği olduğunu, oysa davalı tarafın ihtarnameye cevap dahi vermediğini, makineyi teslim etmediği gibi sözleşmede belirtilen cezai şart bedelini de müvekkiline ödemediğini,
Sözleşmenin 21.09.2018, peşinatın ödenmesi 03.10.2018, fatura tanziminin 11.12.2018, ihtarnamenin 19.03.2019, icra takibinin 30.12.2020, davanın 27.07.2021 tarihlerinde olduğunu,
Bu aşamaların hiçbirinde teslimin gerçekleşmediğini, iş bu dava açılana dek davalı tarafça müvekkiline hiçbir teslim iddiasının da iletilmediğini, yargılama sürecinde teslim iddiasında bulunan davalının, bakiye sözleşme bedeli 187.200,00 TL'yi (283.200,00 - 96.000,00) bugüne dek müvekkilden talep dahi etmediğini, makinenin gerçekten teslim edilmiş olması ihtimalinde davalının alacağını hiçbir şekilde talep ve takip etmemesinin hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil ettiğini, nitekim 11.12.2018 tarihli fatura üzerinden 5 yıl süre geçtiğini,
Mahkeme tarafından yapılan yargılamada teslim olgusu araştırılmadan sadece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, davalı tarafça makineye ilişkin düzenlenen faturanın müvekkili defterlerine kaydedildiği için bu hususun teslime karine teşkil ettiği belirtilerek davanın reddine karar verildiğini,
Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği üzere faturanın teslimi ve ticari defterlere işlenmesinin tek başına malın teslimi olgusunu ispatlamaya yetmeyeceğini, nitekim taraflar arasındaki sözleşmede teslimin ne şekilde gerçekleştirileceğinin madde madde sayıldığını ve tüm sürecin yazılı şekilde yürütüleceğinin belirtildiğini, buna göre;
Davalı yüklenicinin makineyi test edip onayladıktan sonra hazır olduğunu müvekkile yazılı şekilde bildireceğini (madde 3 ve 6),
Bildirime müteakiben müvekkili şirket tarafından nakliye aracı yönlendirileceğini ve yükleme yapılacağını (madde 3),
Malların teslimine ilişkin teslim tesellüm belgesi düzenleneceğini ve birer nüshasının taraflarda kalacağını (madde 3),
Taraflar teslime ilişkin tüm hususları birbirlerine yazılı olarak bildireceklerini (madde 6.1),
Makinenin geçici kabulünün tutanakla yapılacağını (madde 6.2),
Makine ile birlikte teslim irsaliyesinin, sigorta belgelerinin gönderileceğini (madde 6.3),
Sözleşmede teslimin teslim-tesellüm belgesi ile gerçekleştirileceğinin açıkça düzenlendiğini, davalı tarafça makinenin teslim edildiği teslim-tesellüm belgesi ile de ispat edilmesi gerektiğini, davalının ne bir irsaliye ne bir üretim kaydı sunduğunu, nitekim bu hususun kararın gerekçesinde de "İşin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazandığını ispat yükü yükleniciye aittir ... Somut uyuşmazlıkta taraflarca sunulan bilgi ve belgelerde dava konusu makinenin şirkete teslim edildiğine dair yazılı bir delil sunulmadığı görülmüştür" denilerek doğru bir şekilde tespit edildiğini, makinenin teslim edildiğinin ispatlanamadığını, buna rağmen faturanın ticari defterlere işli olduğunun teslime karine teşkil ettiğinden bahisle malın teslim edildiğinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, teslim karinesinin, sözleşmede teslimin yazılı şekilde belge ile yapılacağı düzenlenmesine rağmen böyle bir belgenin sunulmaması nedeniyle çürüdüğünü,
Taraflar arasındaki sözleşmede işin her aşamasının yazılı şekilde yapılacağının düzenlendiğini, somut olayda ise bu işlemlerin hiçbirinin gerçekleştirilmediğini, davalı tarafça üretime dahi başlanmadığını, sadece müvekkili tarafından peşinat ödemesinin yapıldığını ve davalı tarafça faturanın düzenlendiğini,
Yargıtay içtihatlarında da faturanın tek başına teslimi ispatlamadığını, teslimin ayrı bir hukuki süreç olduğu, satıcının teslim olgusunu ayrıca ispatlaması gerektiği, faturanın kabulü nedeniyle oluşan karinenin aksinin her zaman ispat edilebileceğinin vurgulandığını (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, ██████████ Karar, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamları.),
Görüldüğü üzere mahkemece yapılması gerekenin teslimin gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmak olduğunu, salt ticari defterler üzerinden, teslim karinesi çürütülmüşken karineye dayalı olarak hüküm tesis edilemeyeceğini,
Dava konusu makinenin hazır olduğuna ya da teslime ilişkin hiçbir delil sunmayan davalının fatura bedeli olan 283.200,00 TL'nin tahsili için de hiçbir eylemde bulunmadığını, basiretli bir tacir olan davalının 5 yıl boyunca, hak etmiş olduğunu iddia ettiği fatura bedelini tahsil için hiçbir yasal yola başvurmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ticari defterlerde görüldüğü üzere peşinat ödemesi dışında ödeme kaydı olmadığını,
Davalı tarafın makineyi teslim etmediği gibi müvekkilinden haksız şekilde tahsilat yaparak sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini,
Aşamalarda teslimin gerçekleşmediği, faturanın düzenlediği tarih itibariyle teslim için 3 aylık bir süre kaldığından, karşı tarafın güven telkin edici davranışları sebebiyle ve KDV'den yıl sonu olmadan yararlanabilmek için karşı yanın düzenlediği faturanın müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğinin belirtildiğini,
Mahkemenin kararında da "İşin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazandığını ispat yükü yükleniciye aittir ... Somut uyuşmazlıkta taraflarca sunulan bilgi ve belgelerde dava konusu makinenin şirkete teslim edildiğine dair yazılı bir delil sunulmadığı görülmüştür" denilerek doğru bir tespit yapıldığını, ancak daha sonra teslimin ispatlanamadığı ve bunun da faturanın işlenmesine dayalı teslim karinesini çürüttüğü gözetilmeksizin hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini,
Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının 2018 yılı defterlerinin incelenmediği; yalnızca 2019 ve 2020 yılına ait defterlerin incelendiği belirtilmiş olup bu defterlerin delil niteliğine haiz olup olmadığı noktasında bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu işlemlerin 2018 yılında gerçekleştiği ancak 2018 yılına ait defterlerin davalı tarafından sunulmadığı gözetildiğinde, süresi içinde defterlerini sunmayan davalının defterlerine delil olarak dayanamayacağının kabul edilmesi gerektiğini,
Kararda vekalet ücreti ve yargılama giderleri de müvekkili aleyhine olacak şekilde hatalı hesaplandığını belirterek;
Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı tarafça İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyasında yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazı sonucu takibin durmasına sebebiyet veren davalı borçlunun İİK'nın 67/2. maddesi hükmü gereğince borçlu tarafından itiraz edilen 218.857,65 TL'nin %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre kural olarak yapılan işlerin miktarını ve bedelini ispatlamak yükleniciye, yapılan ödemeleri ispat etmek ise iş sahibine aittir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Fatura işin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Bu nedenle mahkemece takibe konu faturanın borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı, fatura tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Taraflar arasında hidrolik sistem ... kağıt bobin dilimleme makinesi yapımına dair 240.000,00 TL+ KDV bedelli, 21.09.2018 tarihli eser sözleşmesi kurulmuş olup, davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Davacı vekili, sözleşmeye konu makinenin, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, peşinatın ödendiği tarihten itibaren maksimum 150 takvim günü sonra teslim edilmesi gerektiğini, belirtilen sürede teslimat yapılmaz ise, alıcının sözleşmeden tek taraflı dönebileceğini, bu durumda satıcının aldığı peşinatı 2 katı olarak ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşmenin %40'ı olan 96.000,00 TL peşinatı 03.10.2018 tarihinde ödediğini, davalının da fatura düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, sözleşmeyle kararlaştırılan süre geçmesine rağmen makinenin teslim edilmediğini, teslim hususunda davalıya ihtarname çekildiğini, davalının makineyi teslim etmediği gibi sözleşmeyle kararlaştırılan bedeli de ödemediğini, bunun üzerine faturanın iade edildiğini ve peşinatın iki katı tutarının müvekkiline ödenmesi için icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme bedelinin tamamını ödememesine rağmen makineyi ayıpsız şekilde teslim alıp, bir yılı aşkın süre kullandığını, müvekkili bakiye bedelin ödenmesi gerektiği, aksi halde icra takibi başlatılacağı hususunda uyarıda bulununca, davacının makineyi almadığından bahisle haksız yere alacak talep ettiğini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, aksine davacıdan alacağı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmış olup, davalı tarafça, dava konusu eser sözleşmesiyle yapımı kararlaştırılan makineye ilişkin olarak 11.12.2018 tarihli toplam 283.000,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, davalı yüklenici tarafından düzenlenen bu faturanın davacı iş sahibinin yasal defterlerinde kayıtlı olduğu saptanmıştır. Davacı tarafça, karşı tarafın güven telkin edici davranışları sebebiyle ve KDV'den yıl sonu olmadan yararlanabilmek için davalının düzenlediği faturanın, ticari defterlere kaydının yapıldığı ileri sürülmüş ise de, faturanın, davacının ticari defterlerine kaydedilmiş olması, faturada yazılı makinenin (eserin) teslim edildiğinin karinesidir. Karinenin aksini, yani makinenin teslim edilmediğini ispat külfeti, faturayı defterine kaydeden davacı iş sahibi üzerindedir. (Bkz. Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamları)
Dava konusu fatura davalı tarafça 11.12.2018 tarihinde düzenlenmiş ve davacı bu faturayı alarak, ticari defterlerine kaydetmiş olmasına rağmen, iade faturasının davacı tarafça 09.11.2020 tarihinde düzenlendiği, iade faturasına davalının yasal defterlerinde rastlanmadığı, hal böyleyken davacı iş sahibinin sözleşmeye ve faturaya konu makinenin teslim edilmediğini kesin delillerle ispatlaması gerektiği ancak davacının fatura içeriği makinenin teslim edilmediğini ispatlayamadığı, mahkemece davacı yana yemin delilinin de hatırlatıldığı, ancak davacı tarafça yemin teklifinde bulunulmayacağının beyan edildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 462,15 TL harç bedelinin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/(1) maddesi gereğince, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere 30.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!