T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin iflas eden şirkete verilen avans çekin bedelsiz kalması ve iyi niyetli hamil bankanın durumuyla ilgili menfi tespit kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, iplik siparişi için avans olarak verdiği çekin, mal teslim edilmemesi ve lehtar şirketin iflası nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi, çeki temlik cirosuyla devralan bankayı iyi niyetli hamil kabul ederek davaya karşı talebi reddederken; müflis lehtar şirket nezdinde ticari defterler ve yazışmalarla çekin karşılıksız avans olduğu sabit görüldüğünden, davacının lehtar şirkete karşı borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2022
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ...'ın, davalı ... A.Ş.'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde çekler verdiğini, dava konusu ... A.Ş. Denizli ... Şubesi'nin ... hesap numarasına ait keşidecisi müvekkili, lehtarı davalı ... A.Ş. olan ... nolu █████/2016 tarihli 90.400,00 TL bedelli çeki de bu amaçla avans olarak verdiklerini, davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, çeklerin ödeme amaçlı verilen çekler olmadığını, davalı şirketin müvekkili şirkete bu çeklere istinaden iplik göndermesi gerekirken göndermediğini, çekleri de iade etmediğini, bu hali ile dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını, kaldı ki davalı şirketin hali hazırda iflas erteleme talebinde bulunduğunun öğrenildiğini, davalı şirketin sipariş konusu iplikleri teslim edemeyeceğini, çekleri iade edeceğini yazılı olarak bildirmiş ise de hali hazırda çeklerin iade edilmediğini, çeklerin tarihlerinin yaklaştığını, dava konusu çekin davalı şirket tarafından da tahsil amaçlı davalı bankaya verildiğini, davalı banka meşru hamil olmadığı gibi bu çekten dolayı borçlu olmadığını bilen durumda olduğunu, dava konusu çekin avans olarak verilen çek olması sebebiyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili, müvekkili banka ile diğer davalı ... San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi doğrultusunda adı geçene kredi kullandırıldığını, bu krediye karşılık olarak da diğer davalıdan davaya konu çekin TTK hükümlerine göre ciro ve teslim yoluyla devralındığını, davacının iddia ettiğinin aksine davaya konu çekin tahsil amaçlı verilmediğini, çekin █████/2016 tarihinde ibraz edildiğini, ancak mahkemenin tedbir kararı doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmadığını, davaya konu çeki ciro ve teslim yoluyla devralan müvekkili bankanın iyi niyetli hamil konumunda olduğunu, müvekkili banka aleyhine doğabilecek herhangi bir zarar sonucu açacakları her türlü dava ve tazminat hakları saklı tutarak, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacının çek bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı müflis şirket adına iflas idaresi vekili, davanın davalı müflis şirket yönünden İİK'nın 194. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına dek durdurulmasına, müflis şirket yetkilileri hakkında yürütülen soruşturmanın, davanın sonucunu etkileyecek olması nedeniyle sonucunun bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, müvekkili iflas idaresi davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... dava konusu çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687. maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı temlik alan varlık şirketine karşı ileri sürülebilmesinin, çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı varlık şirketinin çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı varlık şirketinin iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla ... A.Ş. yönünden davanın reddine, müflis ... açısından; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davalıya ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin davalı defterinde işli olup taraflar arasında bulunan ticari ilişkinin 2015-2016 yıllarında davacı tarafından yapılan ön ödemeler - sipariş avansları şeklinde gerçekleştiğinin davalı defterlerinden anlaşılmakta olduğu; yine dosyada mevcut taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, █████/2016 tarihli yazısında ise dava konusu avans olarak aldığı çekin iplik teslimatının gerçekleştirmediği için iade edileceğinin bildirildiği, dolayısıyla çek bedeli karşılığında mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının çekin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasının ispatlandığı anlaşılmakla davacının davalı müflis ... hakkındaki davasının kabulüne, ihtiyati tedbir nedeniyle davalı varlık yönetim şirketinin alacağına geç kavuştuğu göz önüne alınarak yasal şartları oluştuğu kanaatiyle tazminata hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın meşru hamil olmadığını, bedelsizlik şahsi defilerinin, rehin cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürüldüğünü, davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davanın menfi tespit davası olduğunu, müvekkili lehine nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin ve davalı banka yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili aleyhine %20 tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın; davalı ... A.Ş. yönünden reddine, davalı ... ... A.Ş. yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı bankanın çeki tahsil cirosu ile aldığına ilişkin çek üzerinde bir kayıt bulunmamasına, çekin ödeme aracı olmasına, dava menfi tespit davası olup, vekalet ücretinin nispi hükmedilmesinin yerinde olmasına, ihtiyati tedbir kararının uygulandığı görülmekle davacı aleyhine hükmedilen tazminatın koşullarının gerçekleşmiş olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!