Banka ile ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine, kefilin hile iddialı itirazının iptali davası.
Özet: Davacı banka, dava dışı bir şirketin kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine, söz konusu kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza atan ve aynı zamanda ipotek veren davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini talep ederken; davalı ise, kefilliğin hile ile alınmış olduğunu, kendisinin sadece ipotek vermek niyetiyle hareket ettiğini, kredi borcunun sonlandırıldığını ve bankanın takibinin haksız olduğunu iddia ederek davanın reddi ile karşı tarafın kötü niyet tazminatı ödemesini talep etmektedir.

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: █████/2017
KARAR TARİHİ: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekilinin 20.03.2017 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı ...Şti arasında 08.05.2008 tarihli ... numaralı 28.08.2012 tarihli ... numaralı 2 adet Genel Ticari Kredi sözleşmesi düzenlendiği, ... nolu sözleşmede 150.000 TL olan limitin 03.03.2009 tarihinde 250.000 TL ye ve 18.02.2010 tarihinde 360.000 TL ye yükseltildiğini, ... nolu sözleşmenin ise 650.000 TL bedelli olduğunu ... nolu GKS' ne davalı borçlu ...' un 350.000 TL ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil olarak imza attığını, borçlunun kredi koşullarına uymaması sonucunda müvekkili bankanın borçlu ve kefil aleyhine İzmir ... Noterliğinden 14.12.2016 tarihinde hesap kat ihtarı gönderdiğini, ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, ödenmeyen kredi alacağını tahsil için ... hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasıyla 29.12.2016 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını bu kararın İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden uygulandığını, ayrıca 30.12.2016 tarihi itibariyle 480.126,63 TL olan alacağın ödenmesi talebiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla icra takip işlemlerinin de başlatıldığını, dava dışı borçlu firmanın kredi borcunun teminatını oluşturan davalı borçlunun maliki olduğu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan ... kat ... nolu bağımsız bölüm üzerinde 250.000 TL bedelli birinci derecede tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi için İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamlı icra takip işleminin başlatıldığını, davalı ...' un ... Esas sayılı icra dosyasına itiraz ederek takibi durdurduğu, davalıların itiraz dilekçesinin 17.03.2017 tarihinde tebellüğ edildiğini, süresi içerisinde dava açtıklarını, dava dışı ... Şti nin 08.05.2008 tarihli ... nolu GKS ile bu GKS ye ek 03.03.2009 tarihli limit artırım sözleşmesinde 350.000 TL ile sınırlı olmak suretiyle müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, bu sözleşmeden sorumluluğunun bulunduğunu, takibe itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu takip tarihi itibariyle bankanın alacağının 480.126,63 TL ye ulaştığını belirterek davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yaptığı takibe itirazın iptaline , %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 17.04.2017 tarihli cevap dilekçesinde; davacı ... ile müvekkilinin oğlu ...' un ortağı olduğu, dava dışı ... ŞTİ arasında 08.05.2008 tarihli ... nolu 28.08.2012 tarihli 2 adet genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, ... nolu sözleşmenin 150.000 TL den 03.03.2009 tarihinde 250.000 TL , 18.02.2010 tarihinde 360.000 TL ye çıkarıldığını, müvekkilinin oğlunun isteği üzerine 03.03.2009 tarihinde ... nolu kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan ... kat ... nolu bağımsız bölüm üzerine 250.000 TL bedelli birinci dereceden ipotek tesis edildiği, müvekkilin erkek kardeşi ...' in de aynı kredi sözleşmesine istinaden 19.03.2004 tarihinde ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parselde bulunan ... nolu bağımsız bölümdeki taşınmaz üzerine ipotek tesis ettirdiği, ... nolu sözleşmeni diğer kefili ...nin verdiği ipoteğinde terkin edildiğini, şirketin yeni kredi talebi üzerine banka ile arasında 28.08.2012 tarihinde ... nolu 650.000 TL yeni bir genel kredi sözleşmesinin düzenlendiğini, ... nolu kredi sözleşmesinden kaynaklanan 450.000 TL lik borcun kat edildiğini, müvekkili hakkında İzmir ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, ... nolu kredi sözleşmesi için 03.03.2009 tarihinde ipotek vermek isteyen müvekkiline farkına varmadan GKS nin imza atıldığını, ve kefil yapıldığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılırken 29.12.2016 tarihinde müvekkilinden hile ile alınan kefalete dayanılarak İzmir ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, ancak takibe itiraz ederek takibi durduklarını, ... nolu kredi sözleşmesinden ... Şti nin kullandığı kredinin sonlandırıldığını, davacının takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, her iki takip yönünden İZMİR ... Asliye Ticaret Mahkemesi de ... esas sayılı dosyasında menfi tespit davasının devam ettiğini belirterek davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 18.05.2017 tarihli replik dilekçesinde; 28.08.2012 tarihli ... nolu GKS den dolayı davalının sorumlu olduğunu, kredi sözleşmelerinin cari hesap şeklinde işlediğini, 08.05.2008 tarihinde ... nolu GKS nin 03.03.2009 da 18.02.2010 da 03.05.2011 de bedelinin yükseltilerek 690.000 TL ye çıkarıldığını ve bu kredinin kullandırıldığını, 28.08.2012 tarihinde ise ... nolu GKS nin dava dışı borçlu firmaya zaten var olan 650.000 TL alacağı sözleşmeyle düzenlenerek verildiğini, yani yeni bir kredi olmadığını, bu kredi sözleşmelerinden dolayı davalının sorumluluğunun kefil olarak kalkmadığını, ... nolu GKS de dava dışı borçlu firma tarafından tamamının ödenmediği için ipoteklerin fekedilmediğini, 25.09.2013 tarihinde ... nin vermiş olduğu ipoteğin fek edildiğini, ipoteğin fekkinin kredinin kapandığı anlamına gelmediğini, mevcut koşullarla teminatın devam ettiğini, davalının ... nolu GKS de ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... kat ... nolu bağımsız bölümün birinci derecede 250.000 TL ipotek vereni olduğunu ve 08.05.2008 tarihli bu GKS den 350.000 TL ile sınırlı olmak üzere kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğunu, hal böyle iken davalının borçlu olmadığını ileri sürmesini hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek davanın kabulüne, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir .
Davalı vekilinin 19.06.2017 tarihli düplik dilekçesinde; eski beyanlarını tekrar ederek davanın reddini %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava; Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak davacı bankanın yapmış olduğu takibe itirazın iptali davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Genel Kredi Sözleşmeleri, Bilirkişi incelemesi, davalı bankanın kayıtları incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelenmesiyle; Takip alacaklısı ... Bankası AŞ takip borçlu ... Şirketi ve ... , ... ve ... hakkında 447.370,63 TL asıl alacak, işlemiş faiz ve BSMV dahil 472.461,49 TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 28.12.2016 tarihinde takibe geçtiği, ödeme emrinin borçlulardan ...' e ve ...'a 29.12.2016 , ... Şti'ne 03.02.2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği, takibe konu edilen derdest davamızın davacısı ...' a ait ... ili ... ilçesi ... ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın da takibe konu edildiği, takip dayanağı belgelerde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu yapılan 03.03.2009 tarihli ipotek senedinde bankanın 03.03.2009 tarihli resmi senede dayalı olarak ... Şti' nin yaptığı ve yapılacak tüm sözleşmelere ve taahhütlere nakit ve gayri nakit kredilere 250.000 TL bedele kadar teminat verdiği, bu sözleşmeye istinaden ... hakkında da takibe geçildiği belirlenmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelenmesiyle; Takip alacaklısı ... Bankası AŞ'nin takip borçlusu ..., ..., ..., ... aleyhine 30.12.2016 tarihinde 450.606,48 TL asıl alacak ve işlemiş faiz ile diğer giderler toplamı 479.710,78 TL üzerinden İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.12.2016 tarihli ... Değişik İş ve ... Değişik İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararına istinaden ilamsız takibe geçtiği, takip dayanağının 2 adet genel kredi sözleşmesi olduğu, borçlulara ödeme emrinin gönderildiği, borçlulardan ... ve ...'nin 03.01.2017, ...'un ve ...'ın ise ödeme emrini tebliğ almadıkları, ...'un 05.01.2017 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği, bu borçlu yönünden takibin durduğu, diğerleri yönünden takibin devam ettiği belirlenmiştir.
Mahkememizce toplanan dosyalarla birlikte davalının defterleri ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi ...'den alınan 26.02.2018 tarihli raporunda; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... Şirketi arasında 08.05.2008 tarihli ... numaralı ve 28.08.2012 tarihli ... numaralı iki adet GKS'nin imzalandığı, ... numaralı GKS'nin Davalı ... tarafından 350.000,00 TL kefalet limiti olarak müteselsil kefil olduğu, ... numaralı sözleşmede ise imzasının bulunmadığı, 08.05.2008 tarihli sözleşmenin limit arttırımı ile 690.000,00 TL'ye yükseltildiği, 28.08.2012 tarihli sözleşme sonrasında ise taksitli işletme kredisinin kullandırıldığı ve 14.12.2016 tarihinde hesabın kat edildiği, davacı bankanın kredi ödemelerindeki aksamalar üzerine sözleşmenin kendisine verdiği yetkiye istinaden dava dışı asıl borçlu dava dışı müteselsil kefiller, ipotek borçluları, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ...'a ihtarname gönderdiği, dava dışı asıl borçlunun ve davalıya yapılan tebligatın 15.12.2016 tarihinde yapıldığı, 17.12.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, mülkiyeti ...'ye ait ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın ... ŞTİ'nin borçlarına teminen banka lehine 300.000,00 TL bedelle ipotek edildiği, 25.09.2013 tarihinde ipoteğin kaldırıldığı, mülkiyeti ...'a ait olan ... ada ... parseldeki taşınmazın 03.03.2009 tarihinde ... ŞTİ'nin doğmuş ve doğacak borçlarına teminen 250.000,00 TL limit ile birinci dereceden ipotek edildiğini, yine mülkiyeti ... ve ...'e ait olan ayrı ayrı iki taşınmazında 1.000.000,00'er TL bedel ile banka lehine ipotek edildiği, bankanın İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile de ipotek borçluları hakkında ipoteğin paraya çevrilmesiyle takibe geçtiği, davacı bankanın ... şubesinde asıl borçlu ... ŞTİ'nin ... nolu 150.000,00 TL limitli genel ticari kredi sözleşmesinin imzalatıldığını, sözleşme limitinin değişik tarihlerde arttırıldığını, sözleşmeyi davalının 03.03.2009 tarihinde 350.000,00 TL kefalet sınırı ile imzaladığını, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan 28.08.2012 tarihli sözleşmenin 48. maddesinde bu sözleşmenin daha önce akdedilmiş bulunan diğer sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu hükmünün bulunduğu, (48. maddeye göre "İş bu Genel Kredi Sözleşmesi daha önce ... Bankası adına şubesi/şubeleriyle arasında akdedilmiş bulunan taahhütname ve kredi sözleşmelerinin eki ve ayrılmaz parçasıdır..." hükmünün bulunduğu), genel kredi sözleşmesinden sonra asıl borcun zaman içinde kapatılmasına rağmen daha sonra kullandırılan kredilerde kefalet limiti ile sorumlu olmakla birlikte daha sonra yapılan yeni genel kredi sözleşmesinde kefil olmaması nedeniyle bu borçlardan sorumlu tutulamayacağı, böylece davalı borçlunun daha sonrada düzenlenen ... nolu kredi sözleşmelerinde sorumluluğunun bulunmadığını, ipotek ile ilgili olarak ise sözleşmenin 3. maddesine göre müteselsil borçlu olmasının kabul edildiğini, dava dışı asıl borçlu firma lehine verilen bu ipotek ile doğmuş ve doğacak borçların teminat altına alındığı, sonuç olarak ... nolu sözleşmede davalının imzasının bulunmadığı ve dava konusu olan kredi sözleşmesine istinaden İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalının borçlu olmadığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı Davacı vekilinin 19.03.2018 tarihli beyan dilekçesinde ... nolu genel kredi sözleşmesinde imzalandığı tarih olan 28.08.2012 tarihinden sonra 25.05.2015 tarihinde kredinin kullandırıldığını belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.
Dosyada yapılan incelemeye göre dava konusu icra takibinin dayanağı olan İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin ... ve ... nolu kredi sözleşmelerine dayalı olduğu, ancak davalının ... nolu kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere ... nolu genel kredi sözleşmesinin kullanılmasından doğan borca ilişkin olduğu, böylece davacının takip konusu alacağından dolayı ...'un sorumlu olmadığı tespit edilmiştir.
Kısaca açıklandığı üzere gerek bilirkişi raporunda yer aldığı üzere ve gerekse yapılan tetkiklerle davacı bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapmış olduğu ilamsız takipte takip dayanağı olan ... ve ... nolu iki adet genel kredi sözleşmesinden ... nolu genel kredi sözleşmesinin 08.05.2008 tarihinde düzenlendiği ve kredilerin bilirkişi raporunun 6.sayfasında yer aldığı üzere kullandırıldığı ancak bu kredilerin daha sonradan kapatıldığı, takibe konu olan borcun kaynağını oluşturan kredilerin ise 28.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine dayandığı, davacının bu sözleşmede imzasının bulunmaması nedeniyle sorumlu bulunmadığı belirlenmiştir. Ayrıca davacı tarafın ikinci kredi sözleşmesinin 48.maddesinde yer alan ilk kredi sözleşmesi ile aralarında bağlantı olduğu iddiasının da yerinde olmadığı, zira 28.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesindeki bu hükmün boşluklarının doldurulmadığı gibi davalının ikinci kredi sözleşmesine imzasının bulunmadığından bu sözleşme ile ilk kredi sözleşmesini kabul etmesi de mümkün olmadığı da belirlenmiştir.
Bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Davalının kötü niyet tazminat talebi değerlendirildiğinde ise, davalı alacaklının banka olması, yaptığı takibin dayanağının ve borçluları tespit edebilecek durumda bulunması, davalı hakkında yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu belirlenmekle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacının davasının REDDİNE,
Davalı tarafın %20 kötü niyet tazminatı talep etmekle, davacının davalı ...'un bu kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığını bilebilecek durumda olduğu tespit edilmekle İİK m.67/2 gereğince davacı alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edildiğinden %20 kötü niyet tazminat tutarı olan 70.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 35,90-TL'nin dava açılırken yatırılan 3.576,50-TL peşin harcın mahsubu ile eksik 3.540,60-TL 'nin davacıdan alınarak Hazine 'ye irat kaydına,
Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi gereği belirlenen 26.950,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekili lehine davalıya verilmesine,
HMK 333. maddesi gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!