Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, lisanssız elektrik üreticisinden haksız yere tahsil edildiği iddia edilen fahiş dağıtım sistem kullanım bedellerinin iadesi talepli ticari davayı karara bağladı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, lisanssız elektrik üreticisi olan davacının, dağıtım sistemi kullanım anlaşması kapsamında aynı hizmeti almasına rağmen lisanslı üreticilere göre fahiş sistem kullanım bedelleri ödemek zorunda bırakılmasının hukuka, dürüstlük kuralına ve haksız rekabet ilkelerine aykırı olduğunu iddia ederek, ödenen fazla bedellerin iadesini ve oran tespitini talep etmesine dayanmaktadır; davalı ise, EPDK kararları ve ilgili mevzuata uygun hareket ettiğini, davanın idari yargının görev alanına girdiğini ve iddiaların mesnetsiz olduğunu savunmaktadır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2022
DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davacı şirket ile davalı şirket arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, sistem kullanım bedelleri bakımından dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapıldığını, elektrik piyasasında tarifeler yoluyla tahsil edilen bedellerin genel hukuk kurallarına göre yargılamaya tabi tutulmaları ve bu surette işbu uyuşmazlık konusu olayın 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu yanında özellikle TBK 20 vd (genel işlem koşulları), TTK 55/f (haksız rekabet) ve TMK 2 (dürüstlük kuralı) yönlerinden yargılamaya konu yapılması gerektiğini, uyuşmazlık konusu olayın elektrik piyasası kanunu'na aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu olayda üretici ayrımı yapılması ve bu surette davacı'dan oldukça fazla ve fahiş miktarda sistem kullanım bedeli alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı'ya keyfi ve rekabete aykırı muamele yapılmasına gerekçe olacak herhangi bir teknik sebep olmadığını, Uyuşmazlık konusu sistem kullanım bedeli, dağıtım sisteminin kullanılması karşılığı alınan bir bedel olup, dağıtım şirketi tarafından sunulan hizmet karşılığı olduğunu, lisanslı üretici ile lisanssız üretici olan davacının tamamıyla aynı hizmeti aldıklarını, alınan hizmetin tamamen aynı olduğu halde sırf lisanssız diye davacıdan daha fazla sistem kullanım bedeli alınmasının herhangi bir teknik veya mali/finansal sebebi olmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü'ne, uyuşmazlık konusu sözleşmenin 4/a/1 maddesine göre davacı'dan alınan sistem kullanım bedelinin, davalı şirketin onaylı "üreticiler için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesi"nde "üretici" için belirlenen oran üzerinden alınması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve talep ıslah edilmek üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım bedelleri yanında bunlara işletilen kdv'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000 TL alacağın davalı'dan istirdatına ve davacı'ya verilmesine, istirdata konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek en yüksek ticari faiz - değişen oranda avans faizi - uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirketin, lisanssız elektrik üretim tesisi işlettiğini, davacının talebinin Elektrik Piyasası mevzuatına, Sistem Kullanım Anlaşmasına ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Kurul Kararlarına aykırı olduğunu, Yürürlük mevzuat düzenlemeleri veya Kurul Kararları iptal edilmedikçe uygulanmaya devam edeceğini, davanın görevli yargı yerinde açılmadığını, lisanssız elektrik üretimine ilişkin konuların idari yargının görev alanına girdiğini, davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının iddialarının yerinde olmadığını, müvekkil şirket tarafından yapılan tüm işlemlerin EPDK tarafından çıkartılan Elektrik Piyasası Mevzuatına ve EPDK Kurul Kararlarına uygun olduğunu, bu nedenlerle davanın görevli yargı yerinde açılmaması nedeniyle reddine, davaya konu edilen işlemlerin tamamen mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmiş olması, hukuka aykırılık bulunmaması nedenleri ile dayanağı bulunmayan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde,Davacının lisanssız elektrik üreticisi olduğu ve davalı dağıtım şirketi tarafından EPDK kurul kararları, ilgili mevzuat ve yönetmeliği uygun olarak dağıtım bedeli tahsil edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; lisanssız üretici olan davacıdan lisanslı üreticilerden alınandan daha fazla sistem kullanım dağıtım bedeli alınıp alınmadığı, bu hususun fazla dağıtım bedeli alınmasına gerekçe olacak şekilde davacının dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturup oluşturmadığı, bunun yasalara ve anlaşmaya uygun olup olmadığı ve buna göre davacıdan haksız yere ve fazla miktarda tahsilat yapılıp yapılmadığı varsa miktarı noktalarında toplanmıştır. Bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere; elektrik tarifeleri EPDK tarafından belirlenerek yürürlüğe girmektedir ve elektrik dağıtım şirketlerince uygulanmak zorundadır.Buna göre EPDK 'nin ülke genelinde enerji konusunda tek düzenleyici kurum olması, Elektrik dağıtım şirketlerinin EPDK tarafından belirli dönemlerde yayımlanan tarifeleri uygulaması ve davalı tarafça yapılan tahsilatların ilgili tarifeye uygun olarak yapıldığının alınan bilirkişi raporları ile tespit edilmesi karşısında ..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyaç fazlası enerji yönünden tartışılması gereken hususun sözleşmeye aykırı tahsilat olduğunu, EPDK tarifesi olmadığını, ihtiyaç fazlası enerjinin mülkiyetinin henüz davalıya ait şebekeye çıkmadan müvekkilinin elinden çıktığını, ihtiyaç fazlası enerjinin davacı tarafından şebekeye verildiğinin kabulüne olanak bulunmadığını, ihtiyaç fazlası enerji miktarının ve bu miktardaki enerji sebebiyle tahsil edilen dağıtım bedellerinin tespit edilerek davacıya iadesine karar verilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken aksi yöndeki kabule dayalı olarak tarife farklılaşması sonrasında sözleşmenin imzalanmış olması kabulü neticesinde varılan davanın reddi yönündeki kararın hatalı olduğunu, uyuşmazlık konusu fazla tahsilatların, TTK 20'ye açıkça aykırı olduğunu ve fazla tahsilatların, mülkiyet hakkının ihlali olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, lisanssız üretici konumundaki davacının, lisanslı üretici konumundaki dava dışı şirketler ile birçok kriter bakımından aynı standartlara tabi olmamasına rağmen, dağıtım kullanım sistemindeki lisanslı üreticilere uygulanan tarifelerin kendisine uygulanması isteminin dayanaktan yoksun olmasına, dava dışı EPDK tarafından belirlenen tarifelerin halen daha yürürlükte bulunmasına, basiretli tacir konumundaki davacının belirlenen tarifeler ve imzalanan sözleşme bakımından genel işlem koşulları iddiasının dinlenmesinin mümkün bulunmamasına (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, ████████ Karar), dosya arasındaki bilirkişi raporunda mevzuat gereği davacının bir alacak talep edemeyeceğinin belirtilmesine ve bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli bulunmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ████████ Esas, ████████ Karar) açık olmak üzere karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!