Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ticari et ürünleri satışı alacağından kaynaklanan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalıya gerçekleştirdiği ticari et ürünleri satışından kaynaklanan 548.642,28 TL bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatı talebiyle dava açmış; davalının cevap dilekçesi sunmadığı dosyada, mali müşavir bilirkişi raporunda davacının defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, davalının kısmi ödemelerle ticari ilişkiyi kabul ettiği, faturalara yasal sürede itiraz etmediği ve 548.642,28 TL borçlu olduğu tespit edilmiş, ancak fatura teslimi ve temerrüt konusunda somut tespit yapılamadığı, davalı şirket yetkilisinin eşi ile davacı arasındaki WhatsApp yazışmalarının bilişim uzmanı tarafından incelenmesinin yerinde olacağı belirtilerek nihai takdirin mahkemeye bırakılması gerektiği ifade edilmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında mevcut olan ticari ilişki çerçevesinde yemek sektöründe hizmet veren davalı yana et ve et ürünlerinin satışı sektöründe hizmet veren davacı tarafından muhtelif tarihlerde et satışı gerçekleştirildiğini, İşbu satış çerçevesinde davacı yan tarafından satış işlemi ile satışa konu etlerin davalı şirket yetkilisi ... ile dava dışı şirket yetkilisi eşi ...'a tesliminin tamamlanması ile muhtelif tarihlerde e-fatura tanzim edilerek aynı tarihlerde davalı yana elektronik sistem üzerinden gönderildiğini, yine ek olarak ilgili faturalara konu siparişler yönünden davalı yan adına sipariş fişleri davacı tarafından tanzim edildiğini, taraflar arasında gerçekleştirilen satış tutarı 583.642,28 TL iken 21.10.2024 tarihinde her bir işlemin değeri 5.000,00 TL olmak üzere 3 ayrı işlem şeklinde toplamda 15.000,00 TL kredi kartı ile kısmi ödeme gerçekleştirildiğini yine 21.10.2024 tarihinde davalı şirket yetkilisi ... tarafından davacı hesabına 20.000,00 TL kısmi ödeme gerçekleştirildiğini, İlgili tarihte her ne kadar davalı tarafından kısmi ödemeler gerçekleştirilmiş olsa da borçlu tarafından ödenmeyen bakiye 548.642,28 TL tutar ile işlemiş faizin tahsili amacıyla .... Esas Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını İcra takibine yapılan itiraz sonucunda takibin durduğunu belirterek davalının mal kaçırma ihtimaline binaen adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptali ile takibin devamına alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı yana usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 06.05.2025 tarihli raporda özetle: "Davacı yanın incelemeye sunulan 2024 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden; sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, Davacı yanın incelenen ticari defter ve belgelerine göre; davalı yandan 548.642,28 TL alacaklı olduğu, davalı yan tarafından ticari defterlerin incelenmesine esas adres beyanında bulunulmadığı, dolayısıyla inceleme ve değerlendirmenin davacı yan kayıtları ile dosya kapsamından gerçekleştirilebildiği, Nihai takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davacı yan tarafından davalı yan adına tanzim edilen e-Arşiv faturalarının ve muhteviyatı ürünlerin davalı yana teslimine ilişkin olarak dosya kapsamında somut bir tespit yapılamamakla birlikte, Davacı yanın kabulü ile davalı yanca 21.10.2024 tarihinde 15.000,00 TL tutarında kredi kartı ile yine; 21.10.2024 tarihinde davalı şirket yetkilisi olduğu anlaşılan ... tarafından davacı şirketin .... şubesinde yer alan .... iban no.lu hesabına 20.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL ödeme yapıldığı, işbu ödemelerin davacı yanca tanzim edilen; .... no.lu 26.09.2024 tanzim tarihli 11.840,34 TL bedelli faturanın tamamı ile ... no.lu 28.09.2024 tanzim tarihli 23.810,75-TL bedelli faturanın 23.159,66 TL'lik kısmının karşılığı olduğu, İşbu 2 faturanın davalı yana harici yollardan ibraz edildiğine ilişkin olarak dosya kapsamından tespit yapılamadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari teamüle göre faturaların muhataba elektronik ortamda ibraz edildiğinin anlaşıldığı, Davalı yanın davacı yan tarafından tanzim edilen faturalara ve münderecatına 8 günlük yasal süre içerisinde itirazına ise dosya kapsamında rastlanılamadığı, Davacı yan vekili tarafından dava ve delil dilekçesi ekinde dosyaya sunulan davacı yan ile davalı yan yetkilisinin eşi olduğu iddia edilen ... isimli şahıs arasında gerçekleştiği belirtilen ve davacı yanca gönderilen elektronik fatura iletilerinin de yer aldığı anlaşılan whatsapp yazışmalarının bilişim uzmanı bilirkişi tarafından tetkik edilmesinin yerinde olacağı, Davacı yan tarafından davalı yanın temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında tespit yapılamadığı, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 14.07.2025 tarihli ek raporda özetle: "Davacı yanın incelemeye sunulan 2024 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden; sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, Davacı yanın incelenen ticari defter ve belgelerine göre; davalı yandan 548.642,28 TL alacaklı olduğu, davalı yan tarafından ticari defterlerin incelenmesine esas adres beyanında bulunulmadığı, dolayısıyla inceleme ve değerlendirmenin davacı yan kayıtları ile dosya kapsamından gerçekleştirilebildiği, Nihai takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davacı yan tarafından davalı yan adına tanzim edilen e-Arşiv faturalarının ve muhteviyatı ürünlerin davalı yana teslimine ilişkin olarak, Davacı yan tarafından takip ve davaya dayanak olarak sunulan faturaların kök raporda incelendiği ve “İrsaliye Yerine Geçer” ibaresine rastlanılamadığı, bununla birlikte; Davacı yan vekilinin 03.07.2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde 11 adet takip ve davaya konu faturaların yer aldığı, Anılan faturaların tetkikinde: faturaların her birinde “İşbu faturadaki mal alıcıya işyerinde teslim edildiğinden 213 sayılı VUK'un 230/5 maddesi gereğince sevk irsaliyesi düzenlenmemiştir.” İbaresine yer verildiği, dolayısıyla davacı yan tarafından davalı yan adına tanzim edilen faturaların ve muhteviyatlarının davalı yana teslimi esnasında sevk irsaliyesi tanzim edilmediği, Davacı yanın kabulü ile davalı yanca 21.10.2024 tarihinde 15.000,00 TL tutarında kredi kartı ile yine; 21.10.2024 tarihinde davalı şirket yetkilisi olduğu anlaşılan ... tarafından davacı şirketin Ziraat Bankası Bağlıca şubesinde yer alan .... iban no.lu hesabına 20.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL ödeme yapıldığı, işbu ödemelerin davacı yanca tanzim edilen; ....no.lu 26.09.2024 tanzim tarihli 11.840,34 TL bedelli faturanın tamamı ile ... no.lu 28.09.2024 tanzim tarihli 23.810,75-TL bedelli faturanın 23.159,66 TL'lik kısmının karşılığı olduğu, İşbu 2 faturanın davalı yana harici yollardan ibraz edildiğine ilişkin olarak dosya kapsamından tespit yapılamadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari teamüle göre faturaların muhataba elektronik ortamda ibraz edildiğinin anlaşıldığı, Davalı yanın davacı yan tarafından tanzim edilen faturalara ve münderecatına 8 günlük yasal süre içerisinde itirazına ise dosya kapsamında rastlanılamadığı" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava faturaya dayalı alacaktan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir.
Davacı tarafından davalı aleyhine .... Esas sayılı takip dosyası ile toplamda 548.642,28 TL üzerinden faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir.
Taraflar arasında mal ve hizmet alımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu uyuşmazlık konusu olmayıp, uyuşmazlık davacı tarafından takip talebine dayalı alacağın varlığına ilişkindir
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; eldeki davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın takibe konu faturaların davalı yana usulüne uygun şekilde gönderilip gönderilmediği ve taraf ticari defterlerinde usulüne uygun şekilde kayıtlı olup olmadığına ilişkindir. Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan raporda, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalıdan 548.642,28 TL alacaklı olduğu, ilgili faturaların usulüne uygun olarak davalı yana elektronik ortamda tebliğ edildiği, davalı yanın taraflar arasında sözleşme ilişkisinin olmadığı, faturaların usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğine ya da ödemeye dair bir savunmasının da olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, .... Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,
2-109.728,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 37.477,76 TL harçtan peşin alınan 6.626,23 TL'nin mahsubu ile bakiye 30.851,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 6.626,23 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.241,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 752,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 10.752,50 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 86.296,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!