Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin sahte kambiyo senedi ve haksız icra yoluyla taşınmaz satışı iddiasıyla açılan menfi tespit davası istinaf kararı.
Özet: Dava; müdürü yasal engeller nedeniyle işlem yapamaz durumdayken, davacı şirketin aleyhine başlatılan icra takibine dayanak oluşturan 60.000 TLlik senedin altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı, sahte olduğu ve bu sahte senetle şirkete ait taşınmazların haksızca satılarak 82.433,49 TL tahsil edildiği iddiasıyla, senedin geçersizliğinin ve borçlu olunmadığının tespiti ile tahsil edilen miktarın davalıdan reeskont faiziyle birlikte iadesi talebine ilişkin olup; yerel mahkeme, şirket yetkilisinin kim olduğunu belirlemiş ve senet üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı hususunda taraflar arasında çekişme bulunmadığını tespit ederek davanın kabulüne karar vermiştir.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025 (Karar)NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine Erzurum...İcra Müdürlüğünün 2018/...Esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığını ve müvekkili şirkette ait 4 taşınmaz satılarak dosyada tahsilat yapıldığını, davalı tarafından icra takibine konulan 60.000,00-TL tutarındaki █████/2018 tanzim tarihli ve █████/2018 vade tarihli senet altındaki imza müvekkili şirket müdürüne ait olmadığını, müvekkilinin icra dosyasına vermiş olduğu taahhüdü ihlal suçundan cezası kesinleştiğinden dolayı ve çeklerden dolayı çıkan hapis cezaları sebebiyle arandığından dolayı resmi makamlarda işlem yapamadığını bir dönemde davalı alacaklı sahte senet ile icra takibi başlattığını ve usulsüz bir şekilde icra dosyasını kesinleştirdikten sonra müvekkili şirkette ait taşınmazlar üzerine haciz konulmuş ve bu taşınmazları satarak paraya çevirdiğini kendisine haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin çek yasasındaki hapis cezalarını ertelenmesine ilişkin çıkan yasal düzenlemeden sonra araması kaldırıldığından dolayı serbestçe hareket etmeye başlayınca davalı tarafından Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2018/...Esas sayılı icra dosyasında takip başlatıldığını ve bu dosyada şirketin üzerine olan taşınmazların satıldığını ve tahsilat yapıldığını öğrendiğini, müvekkili şirketin davalıya borcu bulunmadığı gibi takip konusu senet altındaki imzanın sahte olduğunu, icra dosyasında borçlu gösterilen ... bu şahıslar hakkında bu senetleri zorla imzalatarak almaları sebebiyle haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı hakkında dava açıldığını, davalı müvekkilinin yokluğunda hiçbir itirazla karşılaşmadan müvekkili şirketin üzerine kayıtlı olan taşınmazları yarı fiyatına değer tespit ettirmiş ve %50 sine ihalede kardeşi adına satın aldırdığını, davalı hem sahte senetle haksız kazanç sağladığını hemde taşınmazları %50 sine alarak haksız kazanç elde ettiğini, takip konusu Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı icra dosyası incelendiği takdirde paranın █████/2019 tarihinde alacaklı vekiline ödendiği anlaşıldığını, Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı icra dosyasındaki takip konusu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitini, müvekkilinin sahte senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitinin, sahte senet sebebiyle müvekkilinin satılan gayrimenkullerinden elde edilen ve alacaklıya ödenen 82,433,49-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınıp müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile kendisini şirket yetkili olarak tanıtan ... isimli şahıs arasında hayvan satışından kaynaklanan 35.000,00-TL lik alacak verecek ilişkisi olduğunu, bu ilişkide borçlu olan taraf ... olduğunu, borcunu ödemediğini, maddi konuda güçlük çektiğini, kendisinin ... İnşaat ortayı ve imza yetkilisi olduğunu, ortağı ... ile birlikte inşaat işine başladığını, inşaata tam olarak başlamadıklarını, maddi olarak rahata kavuştuktan sonra inşaat başlayacaklarını belirttiklerini müvekkiline gayet makul bir ücret karşılığında ev satabileceğini belirttiklerini, müvekkilinin de ...'dan olan alacağını tahsil etmek ve aynı zamanda da ev sahibi olmak amacıyla bu teklifi kabul ettiğini, müvekkilinin kendisine olan güveninden yaralanan ..., müvekkiline 2 adet ev sattığını, 155.000,00-TL ye henüz başlamayan inşaat üzerine 2 adet ev satan ..., kendisinin müvekkiline olan 35.000,00-TL lik hususi alacağı da mahsup ettiğini, müvekkilinin ...'ya 120.000,00-TL tutarında para verdiğini, ..., senetleri düzenleyip müvekkiline verdiği sırada ortağı olarak gösterdiği ... ile telefonla görüşüp iki adet ev sattığını ve kendisinin de ... İnşaat yetkilisi olarak imzala ehil olduğunu, ...'a müvekkilinin yanında da teyit ettirdiğini, şirket kaşesinin basılı olduğu senetleri müvekkiline teslim ettiğini, davacının iddialarının asılsız olup kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... ...Ticaret ve Sanayi Odasına müzekkere yazılmış şirket yetkilisinin ... olduğuna dair yazı cevabı mahkememize sunulmuş, senet üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığına dair taraflar arasında çekişme bulunmadığı görülmüştür. Dava dışı ...'nın şirket adına yetkisi olmadan takibe konu senedi şirket ve kendi adına imzalamış olduğu, dava dışı ... şirket adına imza yetkisinin bulunmadığı ancak Ağır Ceza Mahkemesinde alınan beyanlarda ... davacı şirketin ortağı gibi hareket ettiği, ...ın soruşturma aşamasındaki ifadelerinde '... ile aralarında gayriresmi bir ortaklığının bulunduğu, ... ile yarı yarıya ortak olduklarını, aralarında inançlı işlem olduğunu' beyan etmesi üzerine, mahkememizce davacı şirket yetkilisi ...'ın isticvap edilmesi gereksinimi duyulmuş, davacı şirket yetkilisi 30.06.2022 tarihli celsede isticvap edilmiş, alınan beyanında; 'Müteahhitlik işlerini tek başına yaptığını, ...'nın resmiyette şirketle bir ilişkisi olmadığını, ... ile gayri resmi ortak olduklarını, resmiyette herhangi bir ortaklığın bulunmadığını, gayriresmi ortaklığının müteahhitlik işleri ile ilgili olduğunu, dava dışı ... takibe konu senedi kendi borcu için verdiğini, davalıları tanımadığını' beyan etmiş, takibe konu senetteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı hususunda çekişme bulunmadığı, davalı tarafın senetteki imzanın şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmadığını bildiği, ... şirket yetkilisi gibi hareket etmesinin şirket tarafından onaylanmadıkça şirketi bağlamayacağı, bu hususta ... yetkisiz temsille hareket ettiği, senetteki imzanın şirketi borçlandırmayacağı kanaatine varıldığından davanın kabulü ile; davacının Erzurum...İcra Müdürlüğü'nün 2018/...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davacının icra dosyası nedeniyle yapmış olduğu 82,433,49- TL tutarındaki ödememin, 19.09.2019 tarihinden itibaren avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-Davanın kabulü ile; a-Davacının Erzurum...İcra Müdürlüğü'nün 2018/...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, b-Davacının icra dosyası nedeniyle yapmış olduğu 82.433,49-TL tutarındaki ödememin, 19.09.2019 tarihinden itibaren avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önceki beyanlarında da belirttikleri üzere şirket sahibi ... ve ortağı ... isimli şahısların .... ilinde sözde inşaat yaparak birçok kişiyi mağdur ettiklerinin ortada olduğunu, tüm dosya kapsamında da mevcut olduğu üzere ...'nın şirkette imza yetkisini haiz olduğunu müvekkile bizzat kendisinin söylediğini, ... isimli şahsın zaten piyasaya bu şekilde çek ve senetler sunarak kişileri mağdur etme yoluna gittiğini, müvekkilinin ... isimli şahsın iknası üzerine söz konusu şirketten daire almayı kabul ettiğini, müvekkilinin daire satışından kaynaklı borcunu banka hesabına göndermek istemişse de ...'nın hesaplarında bloke olduğunu söylemesi üzerine parayı elden ödediğini, burada dahi kendisini şirket yetkilisi olarak gösteren ...'nın hileli davrandığının çok net ortada olduğunu, daha sonrasında ise ev teslim tarihinde ... ve davacı şirketin müvekkilini sürekli oyalama yoluna gittiğini, bunun üzerine müvekkiline şirkete ait senetler verildiğini ve müvekkilinin bir kez daha dolandırıldığını, bilirkişi raporlarında da mevcut olduğu üzere söz konusu şirketin kaba inşaatın sadece %33'lük kısmını yapıp kaçması üzerine müvekkilinin de hukuki yollara müracaat ettiğini, Erzurum...İcra Dairesinin 2018/...Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde müvekkili dışında birçok kişi ve kurumun davacı şirket aleyhine takip başlattıklarının görüleceğini, kararın gerekçesinde ...'nın verdiği senetlerin şirketi bağlamayacağından bahsedilmişse de bu ibarenin vicdani ve hukuki yönden eksik kaldığını, söz konusu icra dosyasında davacı şirket aleyhine yapılan takiplerin hangisi şirket yönünden bağlayıcı olacağını, amiyane tabirle söylemek gerekirse ... ve ...'nın hukuki boşluktan faydalanıp kişileri dolandırarak mağdur ettiğini ve sonrasında da açtıkları davalarla kişileri ve müvekkili bir kez daha mağdur ettiklerini, bu durumda hukukun neden bu iki şahsı koruduğunun hiçbir şekilde anlaşılamadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekili dava dilekçesinde davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını ve müvekkili şirkete ait 4 taşınmazın satılarak dosyada tahsilat yapıldığını, davalı tarafından icra takibine konulan senet altındaki imzanın müvekkili şirket müdürüne ait olmadığını, davalı alacaklının sahte senet ile icra takibi başlattığını ve usulsüz bir şekilde icra dosyasını kesinleştirdikten sonra müvekkili şirkette ait taşınmazlar üzerine haciz konulduğunu, icra dosyasında borçlu gösterilen ...'nın bu şahıslar hakkında bu senetleri zorla imzalatarak almaları sebebiyle haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu, iddia ederek senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitini, sahte senet sebebiyle müvekkilinin satılan gayrimenkullerinden elde edilen ve alacaklıya ödenen 82,433,49 TL'nin davalıdan alınmasını talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkili ile kendisini şirket yetkili olarak tanıtan ... isimli şahıs arasında hayvan satışından kaynaklanan alacak verecek ilişkisi olduğunu, bu ilişkide borçlu olan tarafın ... olduğunu, borcunu ödemediğini, kendisinin ... İnşaat ortayı ve imza yetkilisi olduğunu, ortağı ... ile birlikte inşaat işine başladığını, inşaata tam olarak başlamadıklarını, maddi olarak rahata kavuştuktan sonra inşaat başlayacaklarını belirttiklerini müvekkiline gayet makul bir ücret karşılığında ev satabileceğini belirttiklerini, müvekkilinin de ...'dan olan alacağını tahsil etmek ve aynı zamanda da ev sahibi olmak amacıyla bu teklifi kabul ettiğini, müvekkilinin kendisine olan güveninden yaralanan ...'nın müvekkiline 2 adet ev sattığını, kendisinin müvekkiline olan 35.000,00-TL lik hususi alacağı da mahsup ettiğini, müvekkilinin ...'ya 120.000,00-TL tutarında para verdiğini, ...'nın, senetleri düzenleyip müvekkiline verdiği sırada ortağı olarak gösterdiği ... ile telefonla görüşüp iki adet ev sattığını ve kendisinin de ... İnşaat yetkilisi olarak imzalamaya ehil olduğunu, ...'a müvekkilinin yanında da teyit ettirdiğini, şirket kaşesinin basılı olduğu senetleri müvekkiline teslim ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece █████/2022 tarihli ve 2020/....Esas, 2022...Karar sayılı ilamı ile; Davanın kabulü ile, davacının Erzurum...İcra Müdürlüğünün 2018/...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. Hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin █████/2024 tarihli ve 2022/... Esas 2024/... Karar sayılı ilâmı ile özetle; "..Somut uyuşmazlıkta davacının borçlu olmadığının tespiti yanında 82.433,49 TL'nin davalıdan tahsili talebi de bulunmaktadır. Ancak ilk derece mahkemesince davacının belirtilen talebi hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediği, yukarıda da belirtildiği üzere sadece davacının menfi tespit talebi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kararı, usul ve yasaya uygun değildir. Bu durum 10.04.1992 gün ve 1991/... Esas, 1992/....karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ve 6100 sayılı yasanın HMK.nun ..../...maddesine aykırı olduğundan ilk derece mahkemesinin kararı bu yönüyle yerinde görülmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; Davacının istirdat talebi hakkında da infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde açık ve anlaşılır bir biçimde usulün aradığı niteliklere haiz bir karar vermekten ibarettir. " gerekçesiyle Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve 2020/...Esas 2022/... Karar sayılı hükmün dava dosyasının esası incelenmeksizin HMK’nın 297. 355 ve 353/(1)-a-6 maddeleri gereğince re'sen kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece; 1-Davanın kabulü ile; a-Davacının Erzurum...İcra Müdürlüğü'nün 2018/...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, b-Davacının icra dosyası nedeniyle yapmış olduğu 82.433,49-TL tutarındaki ödememin, 19.09.2019 tarihinden itibaren avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Hükme karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Kamu düzeni yönünden re'sen yapılan incelemede; Mahkemece hükmün;....nolu bendinde "Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.631,03-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.407,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye noksan 4.223,28-TL harcın Mahkememizin █████/2022 tarihli, 2022... harç numaralı harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edildiği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,"... nolu bendinde "Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00-TL'nin Mahkememizin █████/2022 tarihli, 2022/.... harç numaralı harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edildiği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, şeklinde karar verilmiş ise de mahkemelerce harç ve zorunlu arabuluculuk ücreti kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen dikkate alınacağı, davanın kabulü halinde ise davalının harçtan muaf olmaması durumunda mal varlığına ilişkin davalarda hüküm altına alınan miktar üzerinden nisbi, mal varlığına ilişkin olmayan davalarda ise maktu karar ve ilam harcına ve zorunlu arabuluculuk ücretine karar verilmesi gerektiği, mahkeme kararının istinaf mahkemesi tarafından kaldırılması veya Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmesi halinde aleyhine harca karar verilen tarafın mahkemeden talep etmesi halinde mahkemenin kararın kaldırılması veya bozulması sebebiyle ilk karardan sonra maliyeye yazdığı harç tahsil ve arabuluculuk ücreti müzekkeresinin iadesini talep etmesi gerektiği, aksine bir uygulama ile mahkemelerce kararın istinaf mahkemesi tarafından kaldırılması veya Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmesi durumunda re'sen somut davada olduğu gibi istinaf kaldırma ilamı öncesi dosyada davalı adına harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğinden ve tahsil edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına gibi usul ve yasaya aykırı karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Ancak yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, kamu düzenine aykırı olan kararın HMK'nın 353/1-b....ve 355. Maddeleri gereğince re'sen kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. Maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, yeniden hüküm kurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNEII-Yerel mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/1-b-2 ve 355 maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA, III-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;"1-Davanın KABULÜ ile; a-Davacının Erzurum...İcra Müdürlüğü'nün 2018/...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, b-Davacının icra dosyası nedeniyle yapmış olduğu 82.433,49 TL tutarındaki ödememin, 19.09.2019 tarihinden itibaren avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.631,03 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.407,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.223,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 1.407,75 TL peşin harç, 220,70 TL İstinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.682,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan e-tebligat, tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 276,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ve arta kalan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 7-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına " şeklinde HÜKÜM TESİSİNE;IV-İstinaf aşamasında alınması gereken 5.631,03-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 1.407,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.223,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,V-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafından bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,VII-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,VIII-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 26.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi