Kasko sigorta sözleşmesi kaynaklı tam hasarlı aracın rayiç bedeli, ikame araç ve kişisel eşya tazminatı talepleri ile yetki ve rehinli alacaklı muvafakati itirazlarını içeren dava.
Özet: Davacı şirket, kasko sigortalı aracının trafik kazası sonucu tam hasar görmesi üzerine sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davasında, davalının teklif ettiği pert total bedelini düşük bularak, aracın piyasa rayiç değerinin çok üzerinde olduğunu, ayrıca araçsız kalma nedeniyle katlandığı ikame araç kira bedeli ile kazada zarar gören kişisel eşya bedelinin de ödenmesini talep etmektedir; davalı sigorta şirketi ise, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, araç üzerindeki rehin hakkı sahiplerinin muvafakatinin gerektiğini, davacının talep ettiği rayiç bedelin gerçeği yansıtmadığını ve kendi eksper raporlarına göre belirlenen tutarı teklif ettiklerini, pert total ödemesi için hurdanın devri veya trafikten çekme belgesi şartlarının yerine getirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: █████/2017
KARAR TARİHİ: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ...Şti vekili 18.04.2017 harç tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirketi adına kayıtlı ... plakalı ... marka, ... modeli aracın 25.10.2016 tarihinde satın aldıklarını aracın davalı ... Sigorta A.Ş 'ye kasko poliçesi ile sigortalandığını, 3 ay sonra henüz 11.000 km 'deyken 01.02.2017 tarihinde karşı yönden gelen aracın çarpması ile kazaya karıştığını, aracın tam hasarlı olup pert total işlemine tabii tutulması gerektiğini, aracın halen ... - ... servisinde beklediğini, davalı tarafın ödeme yapmadığını, İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte de aracın tamir maliyetinin 231.091,00 TL civarında olacağı, tamirinin mümkün olmadığı, tam hasar kapsamında pert total işlemine tabii tutulması gerektiğini, kazaya konu aracın 11.000 km 'de olduğu, kaza tarihinde ortalama 475.000,00 TL piyasa değerine sahip olabileceği, kazasız aracın ise 593.000,00 TL civarında bulunduğu, Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına göre sigortacının gerçek değeri müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, sigorta poliçesi 5.sayfasında yer alan 5.maddeye göre sigorta şirketinin aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına aldığını, davalının müvekkiline 361.582,00 TL ödemeyi teklif ettiğini, müvekkili şirketten ibraname istediğini ancak müvekkilinin kabul etmediğini, müvekkiline ödeme yapılmaması nedeniyle araçsız kalıp araç kiraladığını, kiralanan aracın aylık 3.250,00 Tl olduğunu, aracın tazminat bedelinin ödenmesi konusunda kusurlu olan davalının bu zarara sebebiyet verdiğini, ikame araç bedelinin de kloz kapsamında kaldığını, yine kaza esnasında 800 TL 'ye almış olduğu güneş gözlüğünün de kırıldığını, davalı sigortanın kişisel eşya klozu kapsamında bu bedeli de ödemesi gerektiğini belirterek ... plakalı araç için şimdilik 550.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, ikame araç bedeli olarak 3.250,00 TL'nın dava tarihinden itibaren, 800,00 TL kırılan eşya bedelinin de kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tespit giderleri ve diğer giderlerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin 16.06.2017 tarihli cevap dilekçesinde; davanın kazaya karışan ... plakalı araç sahibi ...'a da ihbar edilmesini istediklerini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahının bulunduğu yer olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, muaccel olan sigorta tazminatında ancak bütün rehinli alacakların rızası ile malike ödeme yapılacağını, rehinli alacaklının davaya muvafakati bulunmadığından davacının dava ehliyeti bulunduğundan söz edilemeyeceğini, bu nedenle aracın üzerindeki rehinin tespitini istediklerini, TMK m. 879 uyarınca rehinli alacakların muvafakati olmaksızın sigorta ödemesi yapılamayacağını, aracın güncel trafik tescil kayıtlarını ve bu kayıtlardaki rehinli alacakların muvafakatinin olup olmadığının tespitini istediklerini, meydana gelen kazanın teminat kapsamında olduğunun kabul edilmesi halinde dahi davacı tarafın rayiç değer üzerinden talepte bulunduğunu, maddi tazminat tutarını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirket nezdinde 25.10.2016-25.10.2017 arasında kasko sigortalı olduğunu, ... plakalı aracın 02.11.2016 tarihinde kazaya karışmış olup, onarım bedeli için anlaşmalı servise 4.023,62 TL ödeme yapıldığını, davaya konu kazanın ikinci hasar olmakla rayiç bedel davacı tarafın değerinin üzerinde belirlendiğini, kasko poliçesine konu aracın alış faturasında 24.10.2016 tarihinde 388.033,49 TL bedelle satın alındığının yazıldığını, aracın değerinin 550.000,00 TL olmadığını, araç rayiç bedel ile onarım bedelinin ekspertiz raporu dikkate alınarak bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, aracın onarımının ekonomik olmadığının tespit edilmesi halinde pert işleminin uygulanacağını, hasar dosyasında yer alan ekspertiz raporuyla onarım bedelinin 153.375,80 TL, araç rayiç bedelinin ise 361.582,00 TL olarak belirlendiğini, aracın hasarlı halinin araç sahibine bırakılması halinde ilgili genel şartname hükümlerinde belirtildiği üzerinde çekme ruhsat belgesi ibraz edilmesi gerektiği, KTK ve Yönetmeliğine göre trafikten çekilen araçların tekrar trafiğe çıkarılması için muayene şartının getirildiğini (Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 41), araç hurdasının müvekkili şirkete teslim edilmesi halinde ise davacı tarafın zilyetliği ve tasarrufunda olup müvekkili şirkete kalacak olan aracın devri sigortalı araç sahiplerinin sigorta şirketlerine vermiş olduğu satış vekaletnamesi ve trafikten çekildiğine dair "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesi ile mümkün olduğunu, bu belgelerin müvekkili şirkete ibraz edilmesi gerektiği, bu şartlar yerine getirilmeden müvekkilinin tazminat ödemeye mahkum edilmesi halinde davacı tarafın sebepsiz zenginleşeceğini ve motorlu taşıtlar vergisinin gereksiz yere işleyeceğini, kasko sigortası genel şartlarının 3.3 maddesinde aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerinin onarım masrafının altında kalması halinde aracın tam hasara uğramış sayılacağını ve rayiç değerinin ödeneceğini, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi doğrultusunda "trafikten çekilmiştir" ibareli belgenin ibrazının arandığını, bu belge ibraz edilmeden sigortanın tazminat ödemeyeceğini, Yargıtay ... HD'ce de kabul edildiğini, davacı tarafın ikame araç talebi teminat kapsamında olmadığını, ikame araç için poliçenin dördüncü sayfasında şirket ile anlaşması olan servislere gidilmesi halinde hasar onarımının anlaşmalı olduğu servislerden birisinde yapılması halinde geçerli olduğu, somut olayda aracın anlaşmalı servis nezdinde onarılmasının veya şirketten kaynaklanan bir gecikmenin bulunmadığı tespit edilmekle davacı tarafın ikame araç bedeli isteyemeyeceğini, yine kişisel eşya talebinin de teminat kapsamında kalmadığını, buna ilişkin faturaların ibraz edilmediğini, bu faturanın ibraz edilmesi halinde değerlendirilebileceğini ve kasko sigortası genel şartları 3.3.4.1 maddesi gereğince müvekkiline yapılan ihbar tarihinden itibaren 45 gün sonra temerrüdün gerçekleşebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 17.07.2017 tarihli replik dilekçesinde; Davalının yetki itirazını kabul etmediklerini, ... Sigorta Şirketinin ... Müdürlüğünün İzmir'de bulunduğunu ve yetkili mahkemenin İzmir olabileceğini, rehinli alacaklının muvafakatine ilişkin iddianın kabul edilemeyeceğini, 07.02.2017 tarihinde dava açılmadan önce ... Bankası A.Ş.'den kredinin kapatılmasını istediklerini, banka şubesinin de ödemeye razı olduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafın rehnin kaldırılmasına ilişkin talep dilekçesine cevap vermediğini, ilgili banka şubesine başvurulduğunu ve aracın rehni nedeniyle mevcut tüm kredi borcunun kapatıldığını, aracın rayiç bedeline ilişkin ise aracın alındıktan kısa bir süre sonra kur farkının oluşması nedeniyle 0 KM satış bedelinin 585.000,00 TL olduğunu, 10.000 KM olan aracın ikinci el piyasa fiyatının 550.000,00 TL ettiğini, bilirkişi incelemesiyle bunun belirlenebileceğini, aracın pert işlemine başlanabilmesi için davalı taraftan talepte bulunulduğunu, sigorta eksperi ...'dan 02.02.2017 tarihinde rapor alındığını, hasar durumunun "pert çekmeli belgeli" olarak belirtildiğini, sigorta şirketinin hasar kaydına aracın tam hasarlı olarak işlendiğini, sonuçta 170.417,56 TL hasar bedeli tespit edildiğini, teklif edilen pert değerinin aracın piyasa rayiç bedelinden çok az olduğunu, uzlaşma sağlanamadığından satış vekaleti ve aracı teslim belgesi verilmediğini, tazminat tutarı üzerinde anlaşılması halinde aracın hurdasının ve resmi belgelerin davalıya verileceğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının teklif ettiği bedelin kasko poliçesi genel şartlar 3.3 maddesinde yer alan rayiç bedeli karşılamadığını, bu yüzden tespit yaptırdıklarını, hasarın tespitte 182.844,21 TL olarak belirlendiğini, ilave hasarların da aracın sökülmesi halinde belirlenebileceğinin raporda yer aldığını, raporun davalıya tebliğ edildiğini, bir itirazının bulunmadığını, dava açıldıktan sonra yeni bir ekspertiz raporu tanzim edildiğini, işçilik dahil 153.375,92 TL hasar bedelinin belirtildiğini, ancak aracın bu sefer kısmi hasarlı olarak kabul edildiğini, davalının dava açıldıktan sonra yeniden ve tek taraflı ekspertiz incelemesinin yaptırılmasının ve pert kaydının değiştirilmesinin kötü niyetli gösterdiğini, her iki raporu hazırlayanın da aynı eksper olduğunu, ikame araç bedelinden de davalının sorumlu olduğunu, hasar işlemlerini sürüncemede bıraktığından dolayı müvekkilinin yeni bir araç kiraladığını, kaza esnasında kırılan gözlüğün yurtdışından alındığını ve değerinin 152,93 USD, yani 550.000,00 TL olduğunu, davalının başvurudan itibaren 8 gün içinde ödeme yapması gerektiğini, 45 gün sürenin olmadığını belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Davacı tarafın araç üzerindeki rehinin kaldırıldığına ilişkin beyanı gözetilerek, araç ruhsatında yer alan rehin alacaklısı ... Bank AŞ'ye müzekkere yazılarak rehinin kaldırılıp kaldırılmadığı sorulmuş ve rehin alacaklısı bankanın 07.12.2017 tarihli cevabi yazısı ile aracın üzerindeki rehinin 22.06.2017 tarihinde kredi borcunun kapatılması ve alacağın tahsil edilmesi ile kaldırıldığı bildirilmiştir. Böylece rehin alacaklısının alacağı kalmadığı ve rehinin kaldırıldığı bildirildiğinden TTK m. 1453 'de yer alan muvafakatın alınmasına yer olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı vekilinin 16.06.2017 tarihli ihbar talebi üzerine, dava dışı ...'a ihbar edilmiş ve ...'ın 17.07.2017 tarihli bu ihbara karşı beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
İhbar olunan ...'ın 17.07.2017 tarihli beyan dilekçesinde; meydana gelen kazada kendisinin kusurunun bulunmadığını, Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı evrakı ile hakkında takipsizlik kararı verildiğini, kazaya sebebiyet verenin sigortalı olduğunu bildirdiği belirlenmiştir.
Dava; Ticari satıma konu aracın kasko sigortası kapsamında pert total olduğu iddiasına dayalı olarak aracın iadesi ve ikame araç temini ile sigorta kapsamında kaldığı belirtilen araç içindeki kırılan eşya bedelinin tazminine ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası, ekspertiz raporu, fatura, satış belgesi, servis kayıtları incelenmiş, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası incelendiğinde; tespit talep eden ...Şti. vekilinin 14.03.2017 tarihli dilekçesiyle müvekkili şirkete ait olan ... plakalı ... marka, ..., model aracı 25.10.2016 tarihinde satın aldığını aracın 11.000 Km 'deyken başka bir aracın çarpması ile kazaya karıştığını ve pert total olduğunu, aracın bilirkişi marifeti ile yeniden tamiri için gerekli malzeme ve işçilik bedeli pert total olması durumundaki rayiç değeri ve sigorta şirketinin ödeyeceği miktarın ayrıca ikame araç kiralama bedelinin tespitini talep ettiği, mahkemece 17.03.2017 tarihinde yapılan keşif sonucunda 07.04.2017 tarihinde bilirkişi raporu alındığı, bilirkişinin yapmış olduğu tespite göre aracın detaylı tamir masrafının işçilik dahil belirlendiği, KDV dahil 182.844,21 TL hasar meydana geldiği, aracın serbest piyasa hasarsız değerinin 475.000,00 TL olduğu, aracın tamiri esnasında başka bir hasarın da tespit edilebileceği, pert değerinin 175.000,00 TL olduğu belirtildiği, bu rapora karşı aleyhine tespit istenen ... Sigorta A.Ş 'nin itiraz ettiği belirlenmiştir.
Bilirkişi ... ve ...'den alınan 24.01.2018 tarihli raporda; Taraflarının iddialarının ve taleplerinin değerlendirildiği, ... model ... plakalı ... marka 11990 km de bulunan otomobilin ... ŞTİ tarafından hazırlanan 01.03.2017 tarihli raporunda; sadece yedek parçayı kapsayan zararının KDV hariç 170.417,56 TL olduğu, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırılan ... D.İş sayılı delil tespitinde 05.04.2017 tarihli raporda, araçtaki hasarın KDV dahil 238.091,57 TL olduğu , her iki raporda da aracın hurda bedelinin belirlenmediği, toplam hasar bedelinin hasar tarihi itibarıyla 239.000,00 TL olduğu ancak aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinden pert/total yani tam hasarlı araç durumunda olduğunu, sovtaj bedelinin hasar tarihi itibariyle 180.000,00 TL olarak tespit edildiğini, aracın rayiç değerinin tespitinde aracın 2. el fiyatı belirlenirken modeli, orjinal olması kazasız ve boyasız olması, az km yapması, el değiştirmemiş olması ve kullanılma şekli dikkate alınarak 470.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan 25.10.2016-2017 dönemine ait genişletilmiş kasko poliçesindeki ikame araç klozu nedeniyle, yılda en fazla 2 kez ve azami 15 gün olmak üzere D sınıfı araç temin edileceği, bu araçlarında piyasaya göre ikame bedelinin ortalama 3.000,00 TL olduğunu, davacının araç mahrumiyetine ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunmadığı, yine gözlük bedeli olan poliçede "kişisel eşya klozu" kapsamında 1.000,00 TL'lik limit uygulandığı, ancak davacının gözlük bedeli tespiti yaptırmadığı, böyle bir gözlüğe ilişkin delilin dosyaya sunulmadığını, karayolları kasko sigortası genel şartlar 3.3.1.2 maddesinde onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda aracın tam hasara uğramış sayılacağına ve bu durumda hasar anındaki sigorta değerinin ödeneceği, bu durumda hurdaya ayrılan aracın hurda tescil belgesinin sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatının ödenmeyeceği, değeri tamamen ödenen araç ve aksağının talep ettiği takdirde sigortacıya bırakılacağı hükmünün bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında olan gerçek zarardan sorumlu olduğunu, 24.10.2016 tarihinde 388.033,49 TL bedel ile aracın satın alındığı, aracın onarım maliyetinin 180.982,00 TL olarak belirlendiğini, yine çekme belgeli sovtaj teklifinin ise 180.600,00 TL olmak üzere araç rayiç bedelinin 381.162,00 TL olarak davalı sigorta şirketinin teklifte bulunduğu, poliçenin 5. sayfasında yer alan 5. maddeye göre aracın hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına alındığı, araçtaki hasar onarım maliyetinin 239.000,00 TL, 2. el piyasa değerinin 470.000,00 TL olduğu belirlendiğinden davacının bu bedeli 2. el piyasa değeri olarak talep edebileceği, sigorta şirketinin kasko sigortası genel şartları 3.3.4.1 maddesi gereğince eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde tazminatı ödemekle sorumlu olması nedeniyle, bu tarihten itibaren temerrüdün oluşabileceği, ayrıca her halükarda TTK m.1427/2 gereğince rizikonun gerçekleştiğinin ihbar edilmesinden itibaren 45 gün sonra yani 19.03.2017 tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleştiği, aracın pert/total olması nedeniyle trafikten çekilmiştir ibareli trafik tescil belgesini sigorta şirketine ibraz etmesi gerektiği, buna göre 180.000,00 TL sovtaj bedelli aracın sigorta şirketine bırakılması koşulu ile davacıya 470.000,00 TL ödenebileceği, ancak ikame araç klozu ve kişisel eşya klozu bakımından gerekli delillerin dosyaya sunulmadığından bu taleplerin kabul edilemeyeceği, davalının 19.03.2017 tarihinde temerrüde düştüğü belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin █████/2018 (Uyap) tarihli beyanında; aracın rayiç bedelinin yanlış belirlendiğini, 550.000,00 TL olması gerektiğini, müvekkilinin gerçek zararının 470.000,00 TL'nin üstünde olduğunu, müvekkilinin araç kiraladığını, buna ilişkin faturanın bulunduğunu, yine gözlüğün fatura bedelinin 550,00 TL olduğunu, 01.03.2017 tarihinde tam hasarı tespit eden eksper raporuna rağmen sigorta şirketinin ödeme yapmadığından 45 gün beklemenin bir gerekçesinin olmadığını, sigortacı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini belirtmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 20.02.2018 tarihli beyanında; rehin alacaklısının muvafakatının bulunması gerektiğini, aracın onarılamayacağına ilişkin bilirkişi görüşüne itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda rayiç değerinin 470.000,00 TL sovtaj bedelinin 180.000,00 TL olarak belirlendiğini, net hasarın 290.000,00 TL olarak belirlendiğini, onarım maliyetinin 239.000,00 TL olarak tespit edilmesiyle onarımın ekonomik olacağının anlaşılacağını, bilirkişi heyetinin belirlediği sovtaj teklifi alınması ve sovtaj değeri ile rayiç değerinin belirlenmesinin yapılması gerektiğini, hasar anındaki rayiç değerinin yanlış belirlendiğini, gerçek zararda araç rayiç değerinden sovtaj değerinin mahsubu ile belirlenebileceğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, davacı tarafın ikame araç talebinin teminat kapsamında olmadığı, bu bedelin bir hizmet şeklinde yapılmasından dolayı tazminat olarak istenemeyeceğini, kişisel eşya talebinin de teminat kapsamında olmadığını, buna ilişkin faturanın da ibraz edilmediğini, aracın trafikten çekildiğini gösteren belge ile araç üzerinde hak mahrumiyetini bildirir yazının dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini, kasko sigortası genel şartlar 3.3.4.1 maddeleri uyarınca müvekkili şirketin 02.02.2017 tarihinden itibaren 45 gün sonra temerrüde düşeceğinin belirtildiği, araç üzerinde rehin kaldırılmaksızın ve trafikten çekildiğini gösterir belge verilmeksizin tüm belgelerin sunulmasından söz edilemeyeceğini belirtmiştir.
14.03.2018 tarihli celsede davacı vekili dava konusu aracın trafikten çekme belgesini dosyaya ibraz etmiştir. Böylece bilirkişi raporunda belirtilen çekme belgesinin aslı dosyaya ibraz edilmiştir.
Yine 14.03.2018 tarihli celsede dava konusu aracın davalı sigorta şirketinde kalmasını talep ettiği ve aracın bilirkişi raporunda belirlenen rizikonun gerçekleştiği tarihteki 2. el reel piyasa değerini talep ettiğini belirtmiştir.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre, davaya konu olan ... plakalı ... marka ... modelli aracın 25.10.2016 tarihinde satın alındığı ve 11000 km'de iken 01.02.2017 tarihinde kazaya karışması ile hasar gördüğü, davalı sigorta şirketine sigortalı olan araç için davacının sigorta şirketine 02.02.2017 tarihinde başvuru yaptığı ve sigorta bedelinin tahsilini talep ettiği, sigorta şirketinin aracın hasarlı bedeli olarak davacıya 361.582,00 TL teklif ettiği (180.982,00 TL araç onarım maliyeti + 180.600,00 TL sovtaj bedeli) ancak davacı tarafça kabul edilmediği, davacının açmış olduğu dava ile yapılan yargılamada araç üzerinde bulunan rehinin ... Bank AŞ tarafından 07.12.2017 tarihli bildirilen yazı ile kredi borcunun kapatılması ile kaldırıldığı ve araç üzerinde herhangi bir rehinin bulunmadığı, aracın bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere tamir kabul etmez halinde bulunduğu ve pert/total işlemine tabi tutulması gerektiği, kasko sigortası genel şartlar 3.3.1.2 maddesi gereğince aracın hurdaya ayrıldığına dair tescil belgesi getirtilmeden hurdaya ayrılmış kabul edilemeyeceği, bu tescil belgesinin getirtilmesi ile sigortacıdan tazminatı talep edebileceği, aracın 2. el piyasa değerinin 470.000,00 TL olarak belirlendiği, sovtaj bedelinin de 180.000,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre davacının aracın trafikten çekilmiştir kaşeli tescil belgesini getirmesi ve satış vekaletnamesini davalı sigorta şirketine vermesi kaydı ile aracın hasarsız 2. el değeri olan 470.000,00 TL nin aracın sigorta şirketine bırakılması halinde talep edebileceği, aksi halde yine aracın trafikten çekilmesi ile birlikte sigortalı davacıda bırakılması halinde sovtaj bedeli olan 180.000,00 TL'nin mahsup edilmesi ile (470.000,00 TL - 180.000,00 TL =) 290.000,00 TL talep edebileceği belirlenmiş olup, davacı vekili 14.03.2018 tarihli celsede pert aracın davalıya bırakılmasını ve 2. el piyasa değeri olan 470.000,00 TL'yi talep ettiği belirtilerek aracın perte ayrıldığına ilişkin belge asıllarını da dosyaya ibraz etmesi ile bu miktar üzerinden davacının davası kabul edilmiştir.
Davacının diğer talepleri olan 3.000,00 TL ikame araç bedeline ilişkin herhangi bir faturayı dosyaya sunmadığı, ayrıca yine gözlük bedeline ilişkin faturanın dosyada bulunmadığı belirlenmiş olduğundan bu talepleri reddedilmiştir.
Davacının talep edebileceği tazminatın TTK m.1427/2. fıkrada yer aldığı ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 02.02.2017 tarihinden itibaren 45 gün sonra temerrüt oluştuğundan 19.03.2017 tarihinden itibaren faiz talep etme hakkının bulunduğu belirlenmiş ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
Davaya konu olan ... plakalı, ... marka, ... model 470.000,00 TL 2. el piyasa değeri bulunan aracın bedelinin davalı sigorta şirketinden 19.03.2017 tarihinden itibaren işleyen avans faizinin tahsili ile davacıya ödenmesine,
Dava konusu aracın davalı sigorta şirketine iadesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine
Davacının talep ettiği gözlük bedeline ilişkin talebi ile ikame araç bedeline ilişkin taleplerinin ispatlanamadığından REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.105,70-TL harcın dava açılışında alınan 9.477,67-TL harçtan mahsubu ile eksik 22.628,03-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvurma harcı 31,40-TL, peşin harç 9.477,67-TL, bilirkişi ücreti 1.000,00-TL, posta ve tebligat gideri 190,50-TL, keşif harç ve yol gideri 441,10-TL olmak üzere toplam 11.141,37-TL'nin davanın kabul-red oranına göre 9.435,38-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan posta ve tebligat gideri 13,40-TL'nin davanın kabul-red oranına göre 2,05-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
Kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 32.750,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,
Reddedilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/2. maddesine göre belirlenen 9.548,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekili lehine davalıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!