Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacının ödenmemiş fatura alacakları ve davalının itirazlarının delillerle incelenerek uyuşmazlığın değerlendirildiği gerekçeli karar.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, ticari satışlardan kaynaklanan ödenmemiş 141.950,00 TL fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, borçlunun itirazının haksız olduğunu ve takibin devamını talep etmiş; davalı ise ticari ilişkiyi, borcu ve faturalardaki mal teslimini reddederek yetkisizlik itirazında bulunmuştur. Mahkemece yapılan incelemeler ve bilirkişi raporu sonucunda, davacı şirketin kayıtlarında davalının borçlu gösterildiği ve takibe konu faturalara karşılık herhangi bir ödeme yapılmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu tespit edilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin █████/2017 tarihli .... seri, sıra nolu 79.700,00 TL, █████/2017 tarihli .... seri, sıra nolu 47.200,00 TL, █████/2017 tarihli .... seri, sıra nolu 6.000,00 TL, █████/2017 tarihli .... seri, sıra nolu 9.050,00 TL tutarındaki fatura bedellerinin faiz ve ferileri ile tahsili için davalı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının █████/2021 tarihinde yetkiye ve borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, borçlunun itirazında haksız olduğunu ve kötü niyetli olduğunu, icraya konu alacağın para alacağı olup yetkili icra dairesinin Konya İcra Daireleri olduğunu, 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifasının gerektiğini, bu nedenle alacaklının ikametgahı olan Konya Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, ödenmeyen ve rehinle de teminat altına alınmamış alacağın temini için borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, davalı-borçlunun itirazının iptali ile takibin devamı ve %20 oranından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da bu beyanlarını tekrar etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili yer mahkemesinde ikame edilmediğini, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahı olan İskenderun Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ile davacı arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin alacaklı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, davaya konu edilen fatura konusu edilen emtiaların müvekkiline teslim edilmediğini, fatura metninde söz konusu emtiaları müvekkilinin teslim aldığına dair bir imzasının da mevcut olmadığını, müvekkiline davaya konu edilen faturaların tebliğ edilmediğini, müvekkilinin ticari defter incelenmesinde ve BA ve BS forumları incelendiğinde söz konusu faturaların müvekkilin borç hanesinde olmadığının görüleceğini bildirerek davanın reddini ve davacı şirket aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İtirazın iptali davası olup, İ.İ.K.'nun 67. maddesi gereğince yasal bir yıllık süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının Konya . İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve davacının takipteki kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, Konya . İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyası incelenmek üzere celbedilmiş, ticari defter ve kayıtlar, takibe konu faturalar, BA-BS formları, .... Vergi Dairesi Kayıtları, Hatay Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü Kayıtları ve tüm belgeler dosya arasına alınmıştır. Konya . İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasının yapılan incelenmesinde; Davacı-alacaklı tarafından tarafından davalı-borçlu aleyhine yapılan ilamsız takip olduğu, borçlunun süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür..... Vergi Dairesi Kayıtlarına göre davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve tacir olduğu anlaşılmıştır.Taraflara aralarındaki ticari ilişki nedeniyle defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, dava tarafları defterlerini sunmuş olup, defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu rapor ibraz edilmiştir. Sunulan █████/2022 tarihli raporda özetle; Taraflar arasında davacı şirket satıcı, davalı da alıcı olmak üzere bir ticari ilişkinin olduğu, davacı şirketin kayıtlarında davalı ile olan alışverişin davalıya fatura düzenlendiğinde davalı borçlandırılmak, tahsilat yapıldığında da davalı alacaklandırılmak suretiyle açık hesap şeklinde izlenmiş olduğu, takibe ve davaya konu edilen 4 adet ve toplam bedelleri 141.950,00-TL olan faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde davalı borçlandırılmak suretiyle veresiye satış olarak kayıtlı olduğu, bu faturalara karşılık herhangi bir tahsilatın (ödemenin) görünmediği, davacı şirketin kayıtlarına göre açık cari hesap şeklinde izlenmiş olan alışveriş sonucunda icra takip tarihi olan 07.04.2021 ve 31.12.2021 tarihleri itibariyle davacı şirketin davalıdan bu dört faturadan dolayı 141.950,00.-TL alacaklı olarak görünmekte olduğu, davacı şirketin Konya . İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası ile davalıdan talep etmiş olduğu asıl alacak tutarının da 141.950,00-TL olduğu, davacı şirketin incelenen e-defter kayıtlarının muhasebe usul ve prensiplerine göre tutulduğu, kayıtların süresinde oluşturularak e-defter beratlarının da süresinde alınmış olduğunun görüldüğü, takibe ve davaya konu edilen 4 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edilmiş olduğu, davalının ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, 2017 yevmiye ve kebir defterinin tasdik ettirilmiş sayfaları yetmediğinden bir kısım sayfaların noter tasdiksiz arka taraflarının da yazdırılmış olduğu (bu durumun T.T.K.'ya göre ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususundaki takdirin yüce mahkemenizde olduğu), yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin de olduğu ve süresinde yaptırıldığı, her iki tarafın vergi dairelerinden gelen ve dosyada mevcut Ba ve Bs formlarının da tarafların kayıtlarını doğrular nitelikte olduğu, zira; dosyada mevcut Ba ve Bs bildirimlerine göre de takibe ve davaya konu edilen 4 adet fatura davacı şirket tarafından 2017 yılında davalıya mal ve hizmet satışı olarak 4 adet belge ile KDV hariç 120.296,00-TL olarak bildirilmiş iken, davalı tarafından bu 4 adet faturanın mal ve hizmet alışı olarak bildirilmemiş olduğunun tespit edilmiş olduğu ifade edilmiştir.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup, davacı vekili rapora süresinde beyanda bulunmakla davalının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ve bu nedenle delil kabiliyetini haiz olmadığını beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili ise süresinden 1 gün sonra rapora karşı beyanda bulunmuş ve davaya konu fatura muhteviyatının teslim edilmediğini, davacının bu nedenle alacağın varlığını ispatlayamadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Diğer taraftan davacı vekili karar celsesinde; dava dilekçesinde harca esas değer olarak 141.950,00 TL bildirilildiğini ve buna ilişkin olarak harcın yatırıldığını, akabinde mahkemece işlemiş faiz yönünden taraflarına harcı yatırmak üzere süre verilmiş ise de; iş bu davadaki taleplerinin asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına yönelik olduğunu duruşma zaptına imzalı beyanı ile ifade etmiştir.Bilirkişi raporu davalı tarafa █████/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak davalı taraf rapora 2 haftalık süreden sonra beyanda bulunmuştur. H.M.K'nın 281.maddesi hükmüne göre, yargılama sırasında yanlardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, itiraz eden taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturur.( Emsal Konya BAM . HD.... E., .... K. sayılı █████/2019 tarihli ilamı )Mahkememiz █████/2022 tarih .... Esas .... karar sayılı kararı ile "Davacının davasının KABULÜ İLE,1-)Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 141.950,00 TL üzerinden iptali ile, takibin devamına, 141.950,00 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, 2-)Kabul edilen miktarın %20'si olan 28.390,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " dair karar verilmiştir. Mahkememiz █████/2022 tarih .... Esas .... karar sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih .... Esas .... Karar sayılı ilamı ile "....İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine ve İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükünün davacı alacaklıya ait olacağı, faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davalı defterlerinin bir kısmının usulüne uygun tutulmaması nedeniyle faturalara konu malların davalıya teslim edildiği ve davacının alacağını ispatladığı kabulünün doğru olmadığı, bu itibarla taraflarca bildirilen tüm deliller toplanarak, yine takibe konu faturalardan 22.09.2017, 26.09.2017 ve 09.10.2017 tarihli faturaların irsaliyeli fatura olarak düzenlendiği teslim alan kısmında isim ve imza bulunduğu, mahkemece, belirtilen faturalarda teslim alan olarak yer alan kişinin davalı yada davalı çalışanı olup olmadığı, imzanın bu kişiye ait olup olmadığı yönünden bir araştırma yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden.." gerekçeleri ile kaldırılmış, Mahkememizin .... Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. █████/2017 tarihli 52.500,00 TL bedelli faturanın ve bu fatura bedelinin çekle ödeme kaydının davalı ticari defterlerinde kaydının bulunup bulunmadığının davalı tarafın ticari defterleri incelenerek ek rapor aldırılmak üzere dosyanın kök rapor hazırlayan SMMM bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişinin █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; █████/2024 tarihli tensip tutanağında talep edilen hususlar doğrultusunda davalı tarafın 2017 yılı ticari defter kayıtları yeniden incelendiğinde █████/2017 tarihli, .... nolu ve 52.500,00 TL bedelli faturanın davalının yevmiye defterindeki █████/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı yevmiye maddesinde 52.500,00 TL davacı .... Ticaret Aş alacaklandırılmak suretiyle kayıtıl olduğu, yine aynı yevmiye maddesinde .... ve .... nolu her biri 26.250,00 TL bedelli 2 adet çek verilmek suretiyle bu 52.500,00 TL borcun kapatılmış olduğu rapor edilmiştir. Davalının "davaya konu irsaliye faturalarında teslim alan olarak imza atan kişileri tanıyıp tanımadığı ve çalışanı olup olmadığı hususunda" isticvabı için İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, davalı ... █████/2026 tarihli talimat duruşmasına katılarak " Davaya konu irsaliye faturalarında teslim alan olarak imza atan kişileri tanıyıp tanımadığı ve çalışanı olup olmadığı soruldu; Ben bana söylediğiniz .... Ticaret Anonim Şirketi isimli iş yerini, ya da çalışanlarını bilmem. Her ne kadar davalı olarak görünüyor isem de, benim Konya'da görülmekte olan herhangi bir davam yok. Dava konusu olay benimle ilgili değildir. Benim dava dilekçesinde yazan 6.000 TL'lik fatura hakkında da bir bilgim yoktur. Söz konusu faturaya imza atan şahısların kim olduğunu bilmiyorum şahısları tanımıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava, itirazın iptaline ilişkindir.Dosya kapsamı, taraf beyanları, ticari defter kayıtları , bilirkişi raporları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise yalnızca █████/2017 tarihli ve 52.500 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, bu faturanın da çekle ödendiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmıştır. Diğer takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür.Her ne kadar faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması davacı lehine delil niteliği taşıyabilecek ise de, faturaya dayalı alacak istemlerinde salt fatura düzenlenmesi ve davacı defterlerine kaydedilmesi ispata yeterli değildir. Davacı tarafın, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini de usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir.Somut olayda, irsaliyeli faturalarda teslim alan olarak görünen kişilerin davalı yanında çalıştığı veya davalı adına teslim almaya yetkili oldukları ispatlanamamıştır. Bu nedenle irsaliyelerdeki imzaların davalıyı bağlayacağı kabul edilmemiştir.Öte yandan davalının takip konusu faturaları vergi dairesine bildirdiği veya sonradan sildirdiği hususunda davacı iddiasını destekleyen kesin ve denetime elverişli bir tespit yapılamamıştır. Bu itibarla, davacının takip konusu alacağın varlığını ve davalının borçlu olduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediği kanaatine varılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının kötüniyet olgusu ispatlanamadığından bu yöndeki davalı talebi reddedilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 1.488,77-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 756,77-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davalı tarafından yapılan 266,50 TL posta tebligat gideri, 738,00 istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 8,50- TL vekalet harcı masrafı olmak üzere toplamda 1.013,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026Katip ... Hakim ...