Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin adi ortaklığın feshi ve alacak davasında, uzman raporuyla belirlenen ortaklık zararının ve karşılıklı ibraya rağmen ortakların sorumluluk paylarının değerlendirildiği karar.
Özet: Taraflar arasında kurulup noter huzurunda feshedilen adi ortaklığın tasfiyesi ve alacak davasında, mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyetinin raporuna göre, ortaklığın üçüncü şahıslara toplam 1.606.247,31 TL borcu bulunduğu, bu zarardan her bir ortağın %50 oranında sorumlu tutulduğu; davacı tarafından ortaklık adına yapılan avans ödemesi mahsup edildikten sonra davacının 635.027,66 TL, davalının ise 803.123,65 TL zarardan sorumlu olduğu belirlenmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Adi Ortaklığın Feshi-AlacakDAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Feshi-Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında .... Noterliğinin 10.03.2017 tarih ..... yev nolu adi ortaklık sözleşmesi doğrultusunda 10.000,00 TL sermayeli adi ortaklığın kurulduğunu, sözleşmenin ..... . Noterliğinin 31.10.2018 tarih ..... yev nolu düzenleme şeklinde fesihname ile sözleşmeyi feshettiklerinin belirtildiği, taraflar arasında kuruluş amacının oradan kalması nedeniyle adi ortaklığın sürdürülmesinin mümkün olmadığını, davacının haklı sebeplerle şirket oraklığından ayrılmak istediğini, adi ortaklığın kurulma amacının ortadan kaldırılmasını ve davalı şirket yetkilisinin eylemleri nedeniyle hakkında icra takiplerinin açılmış olması ..... adi oraklığın re'sen terkinine karar verilmiş olması, davalı şirket yetkilisine ulaşılamaması oraklar arasındaki güven ilişkisinin sona ermesi nedeniyle fesih işleminin noter huzurunda yapıldığını belirterek davacının haklı sebeplerle ... İnş. Ltd.Şti ve ... Ltd Şti Adi Ortaklığından çıkarılmasına, çıkma payının davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş cevap verilmediği anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Delilleri toplanmış, ..... ... İnş. Ltd.Şti ve ... Ltd Şti Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinin sicil dosyası örneği, ..... adi ortaklığın vergi kayıtları, ..... . Noterliğinden düzenleme şeklinde fesihname örneği ..., ..., ... hesap ekstreleri, ..... sayılı dosya örneği, ..... yazı cevabı ve ilgili icra müdürlüklerinden takip dosyası örnekleri temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır.Tüm dosya kapsamı ile ... İnş. Ltd.Şti ve ... Ltd Şti Adi Ortaklığı ticari defterleri üzerinde TBK 627 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri nazara alınarak TBK 642 ve devamı maddelerinde belirtilen tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi bakımından mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikle hesap uzmanından oluşan tasfiye kurulu görevlendirilerek yapılan inceleme sonucu düzenlenen kök rapor bu rapora yönelik beyan ve itirazlar değerlendirilmek suretiyle üç aşamalı tasfiye işlemlerine ilişkin düzenlenen ek raporlarda özetle; ".... Noterliğinin 10.03.2017 tarih ..... yev nolu adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiği, adi ortaklığın %50'şer ortaklıkla kurulduğu, ..... . Noterliğinin 31.10.2018 tarih ..... yev nolu düzenleme şeklinde fesihname ile sözleşmenin feshedildiğinin anlaşıldığı, 10.03.2017 tarihinde kurulan adi ortaklığın 31.10.2018 tarihinde sona erdiği, adi ortaklığın vergi borcunun olmadığı, icra dosyaları kapak hesapları çerçevesinde adi oraklığın 1.438.151,31 TL icra dosya borcu olduğu, ..... bulunan 3 adet hesabın davalı şirkete ait olduğu, adi ortaklığı ait bir hesap bulunmadığı, hesap detaylarında davacı tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığı, davacı şirket yetkilisi ... tarafından toplam 168.096,00 TL ödeme bulunduğu, ..... davalı şirket hesaplarına 23.11.2018 tarihinde davacı şirket yetkilisi ve davalı şirket yetkilisinin ayrı ayrı sermaye ödemesi ile 5.000,00 TL ödeme yapıldığı, diğer ödemelerin farklı bir hesaba yapılmış olması nedeniyle doğrudan adi ortaklık ödeme olarak görülemediği, tasfiye bilançosunun hazırlandığı, adi oraklığın hiç bir mal varlığı ve alacağı bulunmadığı, ancak üçüncü şahıslara borçlardan şirketin 1.606.247,31 TL zararının bulunduğu, her iki ortağın %50'şer ortak olması sebebiyle bu zarardan 803.123,65 TL sorumlu oldukları davacı yetkilisi ... tarafından ortaklığı şirket adına 168.096,00 TL avans verdiği, bu avans miktarının zarardan mahsubunun gerekeceği, davacı şirketin zararın 635.027,66 TL'lik kısmından davalı şirketin zararın 803.123,65 TL'lik kısmından sorumlu olacağı " ifade edilmiştir.Davacı ile davalı arasında .... Noterliğinin 10.03.2017 tarih ..... yev nolu adi ortaklık sözleşmesi imzalandığı, ortaklık sermayesinin 10.000,00 TL, ortaklık konusunun 70 villa yapım işinin müteahhitlik hizmetleri olarak belirlendiği, her bir ortağın 5.000,00 TL sermaye ile %50 oranında ortak oldukları ve ortakların adi ortaklığı müştereken temsile yetkili olduğunun kabul edildiği görülmüştür. Davacı şirket yetkilisi ... ve davalı şirket yetkilisi ... tarafından ...... Noterliğinin 31.10.2018 tarih ..... yev nolu düzenleme şeklinde fesihname ile ... İnş. Ltd.Şti ve ... Ltd Şti Adi Ortaklığının feshine karar verildiği, fesihname içeriğinde sözleşmenin feshinden dolayı birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları kalmadığından birbirlerini karşılıklı olarak ibra ettiklerinin belirtildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmakla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınarak 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir.Tasfiye usulünü düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 644.maddesine göre; "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür.Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.Tasfiye görevlisine ödenecek ücret, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak hâkim tarafından belirlenir ve ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır. Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır." hükmü, aynı yasanın kazanç ve zararın paylaşımı başlıklı 643. maddesinde; "Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır.Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır." hükmü, 642.maddesinde; "Katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortak, ortaklığın sona ermesi üzerine yapılacak tasfiye sonucunda, o şeyi olduğu gibi geri alamaz; ancak koyduğu katılım payına ne değer biçilmişse, o değeri isteyebilir. Bu değer belirlenmemişse, geri alma, o şeyin katılım payı olarak konduğu zamandaki değeri üzerinden yapılır." hükmü, aynı yasanın kazanç ve zarara katılma başlıklı 623. maddesinde ise; "Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir.Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder.Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir." hükmü bulunmaktadır. Anılan yasa hükümlerine göre, ortaklık sözleşmesinde bu hususta bir hükmün bulunmaması ve ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirleyememiş olması nedeniyle mahkememizce tasfiye işlemini gerçekleştirecek ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman üç kişilik tasfiye kurulu resen atanmıştır.Tasfiye kurulu tarafından üç aşamalı tasfiye işlemleri kapsamında yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporlar tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı tarafından 5.000,00 TL katılım payı ödenmek suretiyle 10.000,00 TL sermaye ile 10.03.2017 tarihinde kurulan ... İnş. Ltd.Şti ve ... Ltd Şti Adi Ortaklığının 31.10.2018 tarihinde taraflarca feshedildiği, adi ortaklığın tasfiye bilançosu kapsamımda adi ortaklığı oluşturan taraf şirketler hakkında başlatılan takip dosyaları kapak hesapları çerçevesinde adi oraklığın 1.438.151,31 TL icra takipleri nedeniyle borcunun bulunduğu, adi oraklığın hiç bir mal varlığı ve alacağının olmadığı ancak üçüncü şahıslara borçlardan şirketin 1.606.247,31 TL zararının bulunduğu, her iki ortağın %50'şer ortak olması sebebiyle bu zarardan 803.123,65 TL sorumlu oldukları davacı yetkilisi ... tarafından ortaklığa şirket adına 168.096,00 TL avans verdiği, bu avans miktarının zarardan mahsubu ile davacı şirketin zararın 635.027,66 TL'sinden davalı şirketin ise 803.123,65 TL zarardan sorumlu olacağı tasfiye kurulunca tespit edilmiştir. TBK 643. maddesi gereğince adi ortaklığın tasfiyesinde, borçlar ödendikten sonra kalan ortaklık malvarlığından, önce ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç payları ortaklara paylaştırılmalıdır. Bir başka anlatımla, ortakların verdikleri katılım paylarını geri alabilmeleri için öncelikle adi ortaklığın zarar etmemiş olması gerekir. Şayet davacı ortağın payına düşen zarar, koymuş olduğu katılım payını aştığı takdirde, davacı ortağın koyduğu katılım payından bir şey talep edemeyecektir. Somut uyuşmazlıkta, tasfiye kurulu tarafından düzenlenen tasfiye bilançosunda davacı ve davalının oluşturduğu adi ortaklığın 1.606.247,31 TL zararının bulunduğu tespit edilmekle %50 adi ortaklık payı bulunan davacının payına düşen 635.027,66 TL zararın katılım payını fazlasıyla aştığı gözetilerek davacının katılım payı talebinde bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varılmış ve yine fesih name içeriğinde tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettikleri hususu da nazara alınarak taraflar arasındaki adi ortaklığın feshedildiğinin tespiti ile davacının alacak talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraflar arasındaki ... İnşaat Limited Şirketi Ve ... Limited Şirketi Adi Ortaklığın feshedildiğinin tespiti ile davacının alacak talebinin reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan harçlar toplamı olan 170,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 444,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 18.07.2025Başkan ..... Üye ..... Üye ..... Katip .....