İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, marka tecavüzü davasında ihtiyati tedbir kararına itirazı değerlendiren ara kararına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, ilk derece mahkemesinin marka tecavüzünün tespiti davasında verdiği ihtiyati tedbir kararının uygulanmasıyla ilgili olup, davalı tarafın tedbirin usulüne uygun infaz edilmediği yönündeki itirazını değerlendirmektedir; mahkeme, davacı tarafın belirlenen teminatı süresinde yatırıp infazı talep ettiğini tespit ederek, bilirkişi raporuyla da desteklenen marka tecavüzü ve iltibas riskini göz önünde bulundurarak, tedbir kararının usulüne uygun uygulandığına hükmetmiştir ve bu karar, markasal kullanımlardaki benzerlik ile aynı tescil sınıfındaki faaliyetler nedeniyle oluşan iltibas riskine dikkat çekmektedir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:█████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNUMARASI:████████ Esas, █████/2026 tarihli ara kararDAVANIN KONUSU:Markaya Tecavüzün Tespiti İstemliKARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1964 yılında "..." kolonya markasıyla kozmetik sektörüne giriş yapmış olduğunu, müvekkilinin köklü bir aile şirketi olduğunu, müvekkilinin ürün grupları arasında kolonya, ıslak mendil , güneş serisi, oda parfümü, sıvı sabun, aseton , gülsuyu ve koku gruplarının bulunduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde "altin yaprak" ibareli markasını 1989 yılında tescil ettirdiğini, müvekkilinin "..." ibareli bir çok markası bulunduğunu, davalının "..." ibareli markasal kullanımının müvekkilinin tescilli "... " ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalının kullanımlarının müvekkilinin markasını tescil ettirdiği sınıf ile aynı olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davalı tarafça markalarında yer alan yaprak logosunun müvekkilinin markasında yer alan yaprak logosu ile birebir aynı olduğunu, bu nedenlerle davalının tecavüze konu eylemlerinin bilirkişi marifetiyle tespitini, akabinde davalı adresinde mevcut ... ve ... logolu ürünlerin tedbiren toplatılarak el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İHTİYATİ TEDBİR KARARI:İlk derece mahkemesinin █████/2026 Tarihli ihtiyati tedbir ara kararı;"...Tüm dosya kapsamı delillere göre, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda SMK 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 200.000,00 TL teminat karşılığı, talep edenin "..." ibareli markasına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen karşı tarafın üretilen, satışa sunulan veya ithal edilen ürünlere tedbiren el konularak yed-i emine teslimine karar verilmiştir.-SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 200.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile;-Talep edenin "... " ibareli markasına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen karşı tarafça üretilen, satışa sunulan veya ithal edilen ürünlere tedbiren el konularak yed-i emine teslimine,2-Teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına,3-İhtiyati tedbir kararının uygulanabilmesi için Bakırköy Nöbetçi İcra Müdürlüğü'nün görevlendirilmesine,4-İcra Müdürlüğünce kararın infazında karışıklığa neden olunmaması bakımından bir marka vekili bilirkişinin hazır bulundurulmasına, 5-HMK'nın 393/1.maddesi gereğince, 1 hafta içerisinde ihtiyati tedbirin uygulanması talep edilmediği takdirde ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına, 6-Teminat yatırıldığında kararın taraflara tebliğine, "şeklinde karar vermiştir.İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ:Davalı vekili; davacı tarafça ihtiyati tedbirin HMK 393 gereği usulüne uygun infaz edilmediğini, buna rağmen tedbirin infazı işleminin gerçekleştiğini, Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile usule aykırı başlatılan takibe karşı şikayet yoluna gidildiğini, bu şikayetin Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını, dosyanın derdest olduğunu, mahkemece verilen tedbir kararının infazı için HMK 393 maddesi uyarınca 1 hafta içine usulüne uygun başvuru yapılması gerektiğini, davacı tarafın süresi içerisinde usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, dolayısı ile 1 haftalık hak düşürücü süre geçtiğinden tedbir kararının kendiliğinden kalktığını, bu nedenlerle HMK 393 uyarınca tedbirin kendiliğinden kalktığının tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise marka sahipliği ve tecavüz bulunmadığından tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ ARA KARARI:İlk derece mahkemesinin █████/2026 tarihli ara kararında; "...Dosyanın tetkikinden mahkememizce verilen █████/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının davacı vekiline █████/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin takdir edilen teminat tutarının █████/2026 tarihinde süresinde yatırılarak tedbirin infazının istenildiğini görülmüştür. Davacının delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebi üzerine davalı iş yerinde marka uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmış, bilirkişi hazırlamış olduğu raporda davacının "..." ibareli markası ile iltibas teşkil eder şekilde ve aynı tescil sınıfında yer alan emtialarda davalının "..." ibareli markasal kullanımının bulunduğu görülmüş, SMK'nın m. 29/1-b "Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı ayırdedilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek" hükmü nedeniyle davalının davacının markasından kaynaklanan hak sahipliğini ihlal ettiği kanaati ile verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine.." şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Tedbir kararının HMk 393 maddesi uyarınca kendiliğinden kalktığını, davacının kararın infazını talep etmesi gerekirken sanki elinde kesinleşmiş veya icra edilebilir bir nihai mahkeme ilamı varmış gibi müvekkil aleyhine ilamlı icra takibi başlatmış ve müvekkiline "Örnek 2 - Taşınır Teslimine İlişkin İcra Emri" tebliğ edilmiş olduğunu, tedbir kararının ara karar niteliğinde olduğunu, nihai bir hüküm (ilam) olmadığını, HMK 393 uyarınca ihtiyati tedbir kararının infazı ancak doğrudan mahalline giderek muhafaza işlemi yapmak suretiyle gerçekleştirilebileceğini, Bakırköy 6. İcra Dairesi .... Sayılı dosyası ile usule aykırı şekilde başlatılan takibe karşı şikayet yoluna gidilmiş olup Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası derdest olduğunu,davacı yanın ihtiyati tedbir kararının uygulanması için süresi içerisinde usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, tedbir kararının kendiliğinden kalktığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporunun müvekkiline tebliğ etmeden ihtiyati tedbir kararı verildiğini, itiraz hakkı tanınmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğini,Taraflar arasındaki 14.11.2025 tarihli Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ███████ D.İş dosyasında bilirkişi eşliğinde ve yerinde yapılan incelemede; markaların farklı sınıflarda olduğu ve marka tecavüzünün bulunmadığının tespit edildiğini, davacının bu raporu mahkemeden gizleyerek, fotoğraf üzerinden hazırlanan yüzeysel bir raporla tedbir alarak mahkemeyi yanılttığını, Yıllar evvel ... kolonyaları markasının bayisinden alınan ürünlerin müvekkili ...’ın işyerinde satışa sunulmakta olduğunu ve müvekkilinin ... kolonyalarına ilişkin standın bu sebeple işyerinde olduğunu da belirterek keşif esnasında bu bilgiyi Bilirkişilere ilettiğini, müvekkilinin ... ibareli kendi markasını kullanmakta olduğunu, standın üzerindeki "..." ibaresi ise ürün markası değil, mağazacılık/satış hizmeti (35. sınıf) kapsamındaki bir kullanım olduğunu, müvekkilinin davacıyla olan ticari ilişkisini kestikten sonra piyasada kendi tescilli hakkını kullanmaya başladığını, serbest rekabet ve mülkiyet hakkının kullanımı söz konusu olduğunu, davacının markayı kullanma hususunda geçerli bir lisans hakkı bulunmadığını, 05.12.2025 tarihli Üsküdar ... Noterliği ... numaralı marka devir sözleşmesi ile davacı tarafın, huzurdaki davayı açmadan kısa bir zaman önce, tam 9 adet markayı toplam 10.000 TL gibi sembolik bir bedelle devraldığını, bu bedelin dürüst ticari amaç taşımayan, müvekkilini zarara uğratmak için kurgulanan "..." faaliyetinin kanıtı olduğunu, aktif husumetin tartışmalı olduğunu, sözleşmenin, davacı ...' un dürüst ticaret amacıyla değil, "...’a dava açmak ve piyasayı kilitlemek amacıyla" marka topladığının (marka trollüğü) en somut kanıtı olduğunu Müvekkilinin, 2017 yılından beri tescilli olan (...) "..." markasını kolonya (03. sınıf) emtiasındaki kullanmakta olduğunu, davacının ise kolonya (03. sınıf) emtiasındaki asıl markasının 2009 yılında geçersiz (münfesih) hale geldiğini, Bilirkişi raporunda "Markanın çeşitli tarihlerde farklı kişilere devri yapıldığı ama kimlere devri yapıldığı anlaşılamadığından..." denilerek mahkemeye hak sahibini tespit etme ödevi yüklediğini belirterek hukuka aykırı tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbire davalının itirazının reddine ilişkin █████/2026 Tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati tedbir kararının davacı vekiline █████/2026'da tebliğ edildiği, davacı vekilinin 1 haftalık süresi içinde █████/2026'da teminatı depo ederek, █████/2026'da ihtiyati tedbir kararının icrası için icra müdürlüğüne başvurduğu anlaşılmakla davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağına ilişkin itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacı tarafça 05.12.2025 tarihli marka devir sözleşmesinin sunulduğu,TPMK kayıtlarına göre davacının ... numaralı ve ... numaralı marka yönünden marka sahibi olarak kayıtlı olduğu, bilirkişi raporunda; "..." markası çay yaprağı ve görseldeki tipte harf kullanımı şeklinde tescil edilmemesine rağmen "..." görseline benzeyen bir kullanım tercih ettiği, marka hakkına tecavüz olduğu" yönünde görüş bildirildiği dikkate alığında ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026