Adana BAM 9. Hukuk Dairesinden, uluslararası taşıma navlun alacağı itirazının iptali davasında sürekli ticari hizmet ilişkisi ve zamanaşımı süresinin istinaf yoluyla değerlendirilmesi kararı.
Özet: Davacı, uluslararası nakliye hizmetinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, ilk derece mahkemesi, CMR hükümlerine dayanarak 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir; davacı istinaf başvurusunda, taraflar arasında sürekli nitelikte bir ticari hizmet ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle alacağın Türk Borçlar Kanunu kapsamında 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, yerel mahkemenin esasa girmeyerek maddi gerçeğe ulaşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve talebinin kabulünü istemiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : █████████ Esas ve ███████ KararDAVACI : ... -... ...VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ...VEKİLİ : Av. .... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ :█████/2026KARAR YAZIM TARİHİ :█████/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından açılan .... İcra Dairesinin ██████████ esas sayılı icra dosyasına borçlu şirket tarafından hukuka aykırı olarak yapılan 02.01.2023 tarihli itirazın iptaline ve icra takibinin devamı ile borçlunun alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturaya ilişin zaman aşımını dolduğundan davanın reddini, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararında, davacı tarafından faturaya konu navlun alacağının tahsili talebiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup, takip dayanağı fatura Özbekistan ülkesinden İstanbul'a yapılan nakliye navlunu sebebiyle düzenlendiğini, Uluslararası taşımadan kaynaklanan talepler, CMR'nin 32/1.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir..." gerekçesine yer verilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, eldeki davada da fatura tarihinin █████/2012 olması ve yine taşımanın Özbekistan'dan İstanbul'a olması nedeniyle CMR 32/1 maddesi gereğince talebin zaman aşımına uğradığı gerekçesi ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, karar verilmiştir.DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hizmetleri, 2012-2015 yılları arasında kesintisiz bir şekilde devam etmiş olduğunu, taraflar arasında fiilen bir çerçeve hizmet sözleşmesinin oluştuğunu, davalının C2 Yetki Belgesi’ni müvekkile düzenli olarak kullandırması, bu ilişkinin süreklilik arz ettiğini açıkça gösterir nitelikte olduğunu, Yargıtay içtihatları, bu tür ilişkilerde 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağını açıkça ortaya koyduğunu, taşıma hizmetinin süreklilik göstermesi taraflar arasında genel bir hizmet sözleşmesinin varlığına karine oluşturduğunu, bu durumda taşıma başına CMR hükümleri değil genel hükümler(TBK) kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki ilişki, mükerrer ve düzenli taşıma hizmetlerine dayalı olarak gelişen sürekli nitelikli bir ticari hizmet ilişkisi olduğunu, bu çerçevede her bir taşımanın sonunda kesin bir tahakkuk ve ödeme gerçekleşmemiş olduğunu, borç-alacak ilişkisi taraflar arasında toplu olarak yürütüldüğünü, bu nedenle, alacağın muacceliyet tarihi, tüm hizmetlerin sona ermesini ve nihai hesaplaşmayı takip eden tarihte belirgin hale geldiğini, bu durumda taşıma işlemlerine tekil zamanaşımı süresi uygulamanın mümkün olmayıp, alacağın hizmet sözleşmesinden doğduğu kabul edilmeli ve Borçlar Kanunu m.146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi esas alınmalıdır." bu doğrultuda yerleşik Yargıtay içtihatları da alacağın 10 yıllık süre içinde talep edilebileceğini açıkça belirttiğini, mahkemenin davayı yalnızca zamanaşımı yönünden değerlendirerek esasa ilişkin inceleme yapmadığını, bu durumun, HMK m. 27 (adil yargılanma hakkı) ve HMK m. 141 (esasa girme yükümlülüğü) maddelerine aykırı olduğunu, mahkeme, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin niteliğini ve alacağın varlığını incelemediğini, bu nedenle maddi gerçeğe ulaşamadığını, davacı C2 Yetki Belgesi’nin ilgili kurumlardan (Ulaştırma Bakanlığı ve davalıdan) müzekkere ile istenmesini talep etmiş olup, ancak yerel mahkeme bu talebi yerine getirmediğini, sunulan emsal kararında dikkate alınarak isitnaf talebinin kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesini ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.DELİLLER :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkete nakliye hizmeti vermesi sebebiyle davalıya 21.12.2012 tarihli faturanın kesildiği, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında fatura bedellerinin Türk Lirası karşılığının tahsili için icra takibinin başlatıldığı, davalının itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili tarafından, navlun faturasından kaynaklı alacağın zaman aşımına uğradığı ayrıca borcun ödendiği belirtilerek davacıya borçlarının bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, uluslararası taşımadan kaynaklanan navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip dayanağı faturaya konu taşımanın Özbekistan ülkesinden İstanbul iline yapılan nakliye sebebiyle düzenlenmiş olup mahkemece, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davaya konu taşıma, yapıldığı güzergaha göre CMR Konvansiyonu, yani “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre zaman aşımı defiinin ve uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereklidir (Yargıtay 11.HD'nin 09.10.2017 Tarih ve █████████ Esas - █████████Karar sayılı ilamı da aynı mahiyettedir)CMR'nin 32/1. maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır.Sürenin başlangıcı ise; "a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde, c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir." şeklinde belirtilmiştir. Anılan maddenin 2. fıkrasında ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir. CMR’nin 32/1.maddesindeki "sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davalar" şeklindeki geniş ifadenin kapsamına taşıyıcının taşıma ücreti (navlun) ve diğer alacakları için açacağı davalar da girmektedir.CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda 6098 sayılı TBK’nın 153, 154 ve 157. maddeleri hükümlerinin de bu çerçevede gözetilmesi gerekmektedir.Somut olayda, davacı tarafından 21.12.2012 tarihli faturaya konu navlun alacağının tahsili talebiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup, takip dayanağı faturalarda Özbekistan ülkesinden İstanbul'a yapılan nakliye navlunu sebebiyle düzenlendiği belirtilmiştir. Uluslararası taşımadan kaynaklanan talepler, CMR'nin 32/1.maddesi uyarınca 1 yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Davacının, takip dayanağı faturalar dışında taşıma sözleşmesi ya da başkaca belge sunulmadığından, zaman aşımı süresinin başlangıcının ise, yine CMR'deki "Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir." hükmü uyarınca belirlenmesi gerekir. Bu durumda, 21 .12.2012 tarihli fatura yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin 21.03.2013 başladığı ve 21.03.2014 tarihinde sona erdiği, davacının ise faturalara dayanan icra takibini 23.12.2022 tarihinde başlattığı anlaşıldığından, davacının takibe ve davaya konu ettiği alacağın zaman aşımına uğradığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, 3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ...Başkan...¸e-imzalıdır ...Üye...¸e-imzalıdır ...Üye...¸e-imzalıdır ...Katip...¸e-imzalıdır