Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin murisin imzasının sahteliği iddiasına dayalı kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında davalının istinaf başvurusu kararı.
Özet: Davacılar tarafından murislerinin imzasının sahte olduğu iddia edilen 70.000 TLlik kambiyo senedine dayalı icra takibinde borçlu olmadıklarının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasında, önceki bir mahkeme kararını emsal göstererek senedin geçersizliğini ve haksız icra takibinin durdurulmasını talep eden davacıların lehine verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalının borcun ve senedin geçerliliğini savunarak istinaf başvurusunda bulunması üzerine incelenen dosya, tarafların kambiyo senedinin niteliği ve borçluluk durumu hakkındaki ihtilafını ve ilk derece mahkemesinin kabul kararını ortaya koymaktadır.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI: ... Esas - ... KararDAVACILAR: 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av... İSTİNAF EDEN DAVALI: ... VEKİLLERİ : Av... Av ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilleri aleyhine █████/2015 tanzim ve █████/2016 ödeme tarihli 70.000 TL miktarlı ... keşideci, ... lehtarlı kambiyo senedine dayanak Yunak İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasıyla takip başlattığını, müvekkillerinden ...'ın eşi, ...... ve ...'ın babası olan muris ... tarafından söz konusu takibe konu edilen kambiyo senedinin doldurulmadığını ve imzanın da muris ...'a ait olmadığını, dava dışı muris ...'ın, davalı tarafa böyle bir kambiyo evrakı vermediğini, borcunun bulunmadığını, takibe konu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, senedin dava dışı muris yönünden sahte ve geçersiz olduğunu, haksız ve usulsüz girişilen icra takibinin ardından müvekkillerinin mal varlıklarına haksız bir şekilde haciz konulduğunu, müvekkillerinin taşınmazının da aynı takip dosyası üzerinden satışa konu edildiğini, söz konusu kambiyo senedine mahsus icra takibinin diğer bir borçlusu olan davaya ve takibe konu evraktan kaynaklı borca ilişkin icra dosyası sair borçlularından ......'in, davalı aleyhine Yunak İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak aynı takibe konu aynı senede ilişkin imzaya ve borca itiraz ettiğini, Yunak İcra Hukuk Mahkemesi ... E. - ... K. Sayılı kararından anlaşılacağı üzerine söz konusu kambiyo senedi üzerindeki imzanın muris ...'a ait olduğunun ve herhangi bir borcu olduğunun ispatlanamadığını, takip borçlusu ...... lehine söz konusu kambiyo senediyle başlatılan iş bu icra takibinin durdurulduğunu, kararın kesinleştiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Yunak İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, takibe konu senetten dolayı davacıların davalı taraf borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline bu dava sebebiyle uğradıkları zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyetli davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların süresi içerisinde borca ve imzaya itiraz etmediğini, bu nedenle takibin kesinleştiğini, davacılardan üzerilerine kayıtlı olanların taşınmazına haciz şerhi işlendiğini, davacıların bu süre boyunca itirazda bulunmayıp yaklaşık 6 yıl sonunda imza incelemesi ve borcun tespitini talep etmesinin, borcun ödenmesini ertelemeye yönelik, haksız ve kötüniyetli bir talep olduğunu, █████/2015 tarihinde müvekkilinin dedesi aynı zamanda davacıların murisi olan ......'ın, çevreye bir takım borçları olması sebebiyle müvekkilinin o tarihte mevcut kendisine ait ziynet eşyalarını geri ödemek kaydıyla istediğini, müvekkilinin senet yapmak istediğini, murisin bu teklifi kabul etmesi üzerine belirtilen borç ilişkisi kapsamında bir kambiyo senedi düzenlendiğini, kambiyo senedi düzenlendiği esnada davacılardan ......'ın ve müvekkilinin eşi olan ...'ın da yapılan tüm işlemlere bizzat tanıklık ettiklerini, davacılardan ......'ın, kambiyo senedini kendisinin doldurduğunu, babası ve senet borçlusu ......'ın imza atmasına da ayrıca tanıklık ettiğini, buna rağmen borçtan kurtulmak adına kötüniyetli olarak gerçek dışı beyanlarla işbu davayı açtığını, tanık dinletme haklarının kullanılmasını talep ettiklerini, ......'in imzaya itirazı sonucunda görülen Yunak İcra Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda senetteki imzanın net olarak borçluya ait olup olmadığı tespit edilemediğini, bunun imzanın yalnızca harften oluşmasından kaynaklandığını, ilgili senetteki imzanın borçluya ait olmadığı gibi net bir sonucun oluşmadığını, davacıların bunu kullanarak kötüniyetle borçtan kurtulmayı amaçladıklarını, davacıların borçtan tamamen kurtulması için şüpheye yer vermeyecek kesin ve somut deliller ile borçlu olmadıklarını ispat etmeleri gerektiğini beyan ederek davanın reddine, alacak miktarın üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Mahkememizce ilk olarak Yunak İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya kapsamında düzenlettirilen █████/2020 tarihli rapordaki kesin kanaat bildirmeyen raporu da dikkate alınarak Grafoloji alanında 3 kişilik heyet oluşturulmuş ve █████/2024 tarihli raporda neticeten; Dosyada mevcut inceleme konusu “Alacaklı bölümünde ..., borçlu bölümünde ... isimleri bulunan, 14.07.2015 düzenlenme, 15.08.2016 ödeme tarihli 70.000 TL tutarında bono aslı” üzerindeki borçlu imza çiftinin basit tersimli, üretimi kolay, düşük işleklikte imzalar olduğu ve bono üzerindeki her iki imza arasında temel grafolojik öğeler bakımından varyasyonlar bulunduğu; ...'a ait mukayese imzaların incelenmesinde; kişinin farklı zamanlarda attığı imzaların basit tersimli ve düşük işleklikte imzalar olduğu, aynı sene içerisinde attığı imzalar arasında da genel grafolojik kriterler bakımından uyumsuzluklar olduğu görülmekle, mevcut basit tersimli ve varyasyonlu imzalar arasında grafolojik açıdan karşılaştırma yapılarak aidiyet tespiti yapılmasının uygun olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce düzenlettirilen █████/2024 tarihli raporda da kesin kanaat bildirilmediğinden dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve Grafoloji ve sahtecilik alanında uzman 5 kişilik bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda neticeten; Dava konusu, borçlusu ... ve alacaklısı ... olarak düzenlenmiş 14.07.2015 tanzim ve 15.08.2016 ödeme tarihli “70.000” TL'lik senet üzerinde ... adına atılı bulunan borçlu imzalarının, basit tersimli, çizgisel el hareketlerinden oluşmuş, taklidi kolay imzalar olması, aidiyet tespitine inceleme konusu imzaların, ... eli ürünü olup olmadığı konusunda müspet veya menfi bir kanaat beyanda bulunmak mümkün olamadığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememize yargılamaya esas alınmıştır. Her ne kadar davalı tanığı ... beyanlarında davacı olan eşinden müteveffa ...'ın borç alması nedeniyle dava konusu senedin düzenlendiğini, senet içeriğindeki mezkur yazıların davacı ... tarafından yazıldığını beyan etmiş ise de, isticvap için çağrılan davacı ... 6. Celsedeki beyanında senet üzerindeki yazılarak kendisine ait olmadığını ifade etmiştir. Menfi tespit davasında ispat külfeti davalı alacaklı üzerinde olduğundan ve düzenlenen bilirkişi raporlarında imzanın müteveffa ...'a ait olduğuna dair kesin kanaat bildirir rapor düzenlenemediğinden ve harici herhangi bir delil sunulmadığından, davalı tarafa yemin teklifi hakkı hatırlatılmış, 7. celse 1 nolu ara kararı ile; davalı vekiline yemin metnini hazırlaması için kesin süre verilmiş olup, davalı vekilinin █████/2024 tarihli beyan dilekçesi ile yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiklerini bildirdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu senetteki imzanın müteveffa ...'a ait olduğuna dair kesin kanaat oluşturacak herhangi bir delil sunulmadığından müteveffa'nın mirasçıları olan Davacılar ..., ... ve ...'ın Yunak İcra Müdürlüğü'nün ...... tanzim ve █████/2016 ödeme tarihli 70.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve ilgili takibin davacılar yönünden iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Her ne kadar davalı kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacıların açıkça kötü niyetli olduğunu gösterir muteber herhangi bir delil sunulmadığından ve düzenlenen raporlarda senet üzerindeki imzanın kimden sadır olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığından davacının bu yöndeki tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacıların Yunak İcra Müdürlüğü'nün ...... tanzim ve █████/2016 ödeme tarihli 70.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve ilgili takibin davacılar yönünden iptaline, davalının açıkça kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ve şartları oluşmadığından kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, gerekçeli kararda davanın ispat külfetinin davalıda olduğunun ve bilirkişi raporu dışında delil bulunmadığının belirtildiğini, imzanın niteliği gereğince kişisel karakteristik bir özellikler içermemesi hususunun, davanın kabulü bakımından yeterli bir gerekçelendirme olmadığını, davanın kesin ve net olarak ispatlanmadığını, senedi bizzat davacının doldurduğunu, bu hususun dava dilekçeleri ve tanık ...'ın anlatımlarıyla ortada olduğunu, davacının, isticvap ile alınan beyanında senetteki yazıların kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de kendisi aleyhine beyanda bulunması hayatın akışına aykırı olup davacının isticvap ile alınan beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, bilirkişi raporunda kesin bir tespit yapılmamakla birlikte tanık anlatımı bağlamında lehe değerlendirilme yapılması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda davalı tarafından davacıların murisi ......'ın keşidecisi, davalının da lehtarı olduğu █████/2015 tanzim, █████/2016 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 74.219,66 TL alacak üzerinden Yunak İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile █████/2017 tarihinde davacıların da içlerinde bulunduğu ...... mirasçıları aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Davacılar takibe konu bonodaki imzaların murisleri ......'a ait olmadığını iddia ederek takibe konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir.Dosyada alınan bilirkişi raporlarına ve yine Yunak İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora göre takibe konu bonodaki murise ait imzaların tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması , aidiyet tespitine uygun nitelik ve yeterlilikte kişisel karakteristik özellikler içermemesi sebebiyle söz konusu imzaların aidiyetinin tespit edilemediği, senetteki imzanın inkarı halinde imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükünün belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına ait olduğu, senet alacaklısı olan davalının bonodaki imzaların davacıların murisi ......'a ait olduğunu ispat edemediği, davalı tanığı ..., senedin muris ...... tarafından imzalandığını beyan etmiş ise de, bu tanığın davalının eşi olduğu, sadece bu tanığın beyanının ispat için yeterli olmadığı bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 4.781,70 TL harçtan, peşin alınan 1.195,00 TL harcın ve fazla yatırıldığı anlaşılan 2 adet istinaf kanun yoluna başvuru harcı toplamı olan 3.366,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 220,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır...