Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklanan hesap ekstresi alacağına itirazın iptali davasının bilirkişi incelemesi sonucu.
Özet: Ticari mal ve hizmet satışından kaynaklanan 459.903,47 TL tutarındaki fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı taraf, davalının hesap ekstresine dayalı borcunu ödemediğini ve icra takibine haksız itiraz ettiğini belirtirken, davalı cevap vermeyerek iddiaları inkar etmiş sayılmış; bilirkişi raporu ise davacı şirketin ticari defter ve faturalarla teyit edilen 459.903,59 TL bakiye alacağı bulunduğunu, davalının defter ibraz etmemesi nedeniyle itiraz edilen bir faturanın alacaktan düşülemeyeceğini ortaya koymuştur.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari hizmet ve mal satım ilişkisi çerçevesinde düzenlenen hesap ekstresine konu borcun davalı tarafından ödenmesi gerekirken davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu sebeple borcun tahsili amacıyla İst. And. .... İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile söz konusu hesap ekstresine dayalı olarak 459.903,47TL alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığı; davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğu, davalının, icra takibine dayanak olarak sunulan hesap ekstresi kapsamında davacıya borçlu olduğu, ancak, haksız ve mesnetsiz bir şekilde borcun varlığını inkâr ederek, takibe itiraz ettiği, davacı şirket tarafından davalı şirkete hesap ekstresi içeriğinde belirtilen ürünlerin satışının yapıldığı, edimini gereği gibi ifa eden davacı şirkete ödemenin gerçekleştirilmediği, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, hesap ekstresindeki alacağın miktarının belli ve likit olduğunu belirterek İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davacının alacağının reeskont iskonto faiziyle birlikte tahsiline, söz konusu itirazın kötü niyetli olması sebebi ile takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına (reeskont iskonto faiziyle birlikte) hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK 128. Maddesi uyarınca davacı tarafından ileri sürülen vakıaların tamamını inkar ettiği kabul edilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle, davacı ....'nin ticari defterlerine göre, T.C. İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip tarihi (...) ve ... (En son GİB onaylı ... ayına ait e-defter kayıtlarının son günü) itibariyle davacı şirketin davalı ....'nden 459.903,59TL bakiye alacağı olduğu, bu alacağın icra takibindeki asıl alacak ve dava esas değeri ile birebir aynı olduğu, tüm fatura işlem kayıtlarının, davacının delil dilekçesi ekinde sunduğu fatura görüntüleriyle teyit edildiği, davacı şirketin 2024 yılında davalı şirket adına düzenlediği ve tamamı BS-BA kapsamına giren 61 adet faturasının tümünün davacı satış - davalı alış karşılaştırma analizinde ticari defterlerle tam uyumlu şekilde yer aldığı, dolayısıyla tüm faturaların davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğu, aynı şekilde davalı şirketin 2024 yılında davacı şirket adına düzenlediği 5 adet faturasının BS-BA kapsamına giren 4'ünün davalı satış - davacı alış karşılaştırma analizinde yer aldığı, BS-BA kapsamına giren 4 fatura ve kapsama girmeyen 1 adet faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2025 yılına ilişkin olarak Ocak BS-BA satış analizinde davalı şirket tarafından davacı şirket adına bir adet fatura oluşturulduğunun görüldüğü, fakat söz konusu faturanın karşılaştırma analizinde davacı şirketin alış bölümünde yer almadığı, davacıdan alınan bilgiye ve sundukları ihtarname belgesine göre bunun sebebinin söz konusu faturanın davacı şirketçe yasal süresi içerisinde itiraz edilerek davalıya iade edilmesi olduğu, bu faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ayrıca davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmemiş olması sebebiyle, bu faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının da bilinemediği, dolayısıyla bu fatura bedelinin davacı şirketin davalı şirketten olan bakiye alacağından düşülemeyeceği, sonuç itibariyle, davacı şirketin davalı şirketten 459.903,59TL bakiye alacağının olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Deliller:Dava dilekçesi, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabı, İTSM'nin yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı.
İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibe konu alacağın 459.903,47 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, zorunlu arabuluculuğa tabi olup davacı tarafça arabuluculuk anlaşamama son tutanağının dava açılışı esnasında mahkememize sunularak özel dava şartının sağlandığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın,davacı ile davalı arasında gerçekleşen ürün satışına istinaden davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
HMK 190 gereğince bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK .... e. .... k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin .... esas .... karar sayılı ilamı, Yargıtay ...Hukuk Dairesinin .... esas .... karar sayılı ilamı)
Taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla ara karar tesis edilmiş olup davalı tarafça verilen kesin süre içinde deftere ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı anlaşıldığından davacı taraf taraf defterleri incelenerek düzenlenen .... tarihli rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Somut olayda; davacı tarafça bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının iptali talep edilmiş olup incelenen davacı taraf ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu,davalı tarafça dava konusu alacağa ilişkin faturaların davalı tarafça alış-satış olarak vergi dairesine bildirildiği,HMK 222 uyarınca davacının davalıdan 459.903,47-TL alacaklı olduğu,aksinin davalı tarafça ispatlanmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne ve takibe konu likit olan alacağa davalı tarafça haksız itiraz edildiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın Kabulü ile
1-Davalının İstanbul Anadolu ....İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
-Devamına karar verilen 459.903,47-TL alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına,
2-Alacağın likit olması nedeniyle 459.903,47 -TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 31.416,00.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 5.554,49-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 2.299,52 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 23.561,99.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 5.554,49.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyada yapılan 9.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 77,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.577,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 73.584,56.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Bakiye avansın karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!