Uluslararası taşıma aracılık hizmetinden kaynaklanan navlun alacağı ve gecikme tazminatı ihtilafının icra takibine itirazın iptali davası
Özet: Uluslararası taşımacılık aracılık hizmeti veren davacı şirket, davalı imalatçı şirketten 550 USD tutarındaki navlun alacağının ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı şirket ise, davacının taşıyan sıfatıyla taşıdığı malların varış tarihi hakkında yanlış bilgi vererek teslimat gecikmesine yol açtığını, bu durumun kendilerine 3.170 USD zarar verdiğini, dolayısıyla davacının alacaklı değil borçlu olduğunu iddia ederek davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: █████/2017
KARAR TARİHİ: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Karşıyaka Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilen █████/2017 tarihli dilekçe ile, davacı şirketin uluslararası taşıma aracılık hizmetleri yaptığını, davalı şirket ile davacı şirket arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki olduğunu, davacı şirketin davalı şirkete uluslararası taşıma işinde aracılık hizmeti verdiğini ve bugüne kadar üzerine düşen ifa yükümlülüğünün tamamını yerine getirdiğini, davacı şirketin davalı tarafından bedeli ödenmeyen navlun ücretine ilişkin █████/2016 tarihli ... sıra no'lu 550,00-USD bedelli fatura alacağının bulunduğunu, davacı şirket tarafından defalarca sözlü ve yazılı uyarılara rağmen davalı şirketin borcunu ödemediğini bunun üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe süresinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, her iki tarafın tacir olduğunu, taraflar arasındaki işin de yine tarafların ticari işletmelerini ilgilendirdiğinden ticari iş niteliğinde olduğunu, bu nedenle davalı şirketin borç tutarını ticari işlerde uygulanmakta olan avans faiz oranı üzerinden ödemekle yükümlü olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numarasına kaydedildiği görülmüştür.
Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı şirket vekili tarafından Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilen dilekçe ile, davalı şirketin çeşitli baskı işlerinde kullanılan silindirler ürettiğini, bu silindirlerin duvar kâğıdından yiyecek ambalajına kadar üretim yapan firmalar tarafından satın alındığını, davalı şirket tarafından üretilen her bir silindirin işin niteliği gereği siparişi veren firmanın müşterisi olan üçüncü kişilerin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlandığını ve üretildiğini, Suudi Arabistan’daki baskı işleriyle uğraşan bir müşterisinden silindir siparişi alındığını, gereken üretimi yaptığını ve bunların teslimi için de davacıyla anlaştıklarını, davacının kendi sıfatını her ne kadar taşıma işi aracılığı şeklinde ifade etse de taşınanların nakliyesini üstlenen ve buna ilişkin taşıma faturası düzenleyenin yine kendisi olduğunu, dolayısıyla davalı şirkete karşı sorumluluğunun taşıyanın sorumluluğu olduğunu, olayda da davacının üstlendiği taşımanın İzmir çıkışlı Cidde varışlı olduğunu, taşımanın İzmir’den başladığının bildirilmesinden sonra alıcının üçüncü kişiye olan siparişinin teslimine ilişkin kendisine yaklaşık bir tarih verilmesini talep ettiğini, davacının varış günü olarak 23 Mart gününü bildirdiğini, bunun da alıcıya bildirildiğini, alıcı üçüncü kişinin üretim planlamasını buna göre yaptığını, buna göre taahhüt altına girdiğini ayrıca taşınanların nihai varış yeri olan Cidde’ye henüz varmamış olmasına rağmen, davacı taşıyan, "taşımanın tamamlandığı ve taşınanların Cidde’ye vardığı" bilgisini gerek davalıya gerekse alıcıya iletildiğini böylece, alıcının üçüncü kişilere karşı taahhüdünü yerine getirmesi ile ilgili süreci de başlattıklarını, ancak davacı taşıyanın ağır ihmale dayalı bir şekilde yanlış bilgi verdiğini ve taşınanların taahhüt edilen tarihte teslim edilemeyeceğinin anlaşıldığını, bunun üzerine davacı şirket yetkililerinin kendilerinden kaynaklanan bu gecikmeyi kabul ettiğini, gerek davalıdan gerekse alıcı üçüncü kişiden özür dilediklerini, davalı şirketin, davacı taşıyanın sebep olduğu ve bu durumu kabul dahi ettiği bahsedilen gecikmeden ötürü kendi müşterisi olan üçüncü kişi alıcının zararlarını karşılamak zorunda bırakıldığını ve zarara uğratıldığını, diğer yandan, her ne kadar dava dilekçesinde taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi bulunduğundan bahsedilse de, gerçekte taraflar arasında Türk Ticaret Kanununun tarif ettiği anlamda yazılı bir cari hesap sözleşmesi mevcut olmadığını, davalı şirketin üçüncü kişi alıcıya ödemek zorunda kaldığı zararı davacı taşıyana rücu ettiğini, somut olayda davacı taşıyanın davalı şirkete 3.170,00-USD borçlu olduğunu, bu konuda düzenlenen ve kendisine tebliğ edilen faturaya kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın reddine ve davacının %20’den az olmayan kötü niyet tazminatı ödemekle sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını istediği görülmüştür.
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yargılamanın yapıldığı, Mahkemece ... Karar sayılı kararı ile açılan davanın deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli Mahkemenin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği, kararın kesinleşmesi ve yasal süresi içinde başvuru yapılması üzerine dosyanın Mahkememizin ... Esas numarasını aldığı görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, davacı tarafından davalıl aleyhine genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından taşımaya ilişkin düzenlenen █████/2016 tarihli konşimento, hesap beyanı ve █████/2016 tarihli navlun faturası ve bu belgelerin usulüne uygun çevirilerinin, yapılan taşımaya ilişkin düzenlenen faturanın dosyaya sunulduğu, aynı zamanda davalı vekili tarafından davacının tesliminin gecikmesinden dolayı üçüncü kişinin zararını karşıladığını gösterir ödeme belgesi ve belgelerin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Dava, davacı tarafından davalı şirket için yapıldığı iddia edilen Uluslararası Taşıma Aracılık Hizmetine dayalı olarak, taşıma işi için düzenlenen navlun faturasında belirlenen bedelin davalı tarafından ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemi ile davalının dava dışı firmaya taşımaya konu emtianın geç tesliminden dolayı yapmış olduğu ödemenin mahsup edilebilir olup olmadığı ve takas defninin ileri sürülüp sürülemeyeceğine dair davadır.
Taraflar arasında icra takibine konu edilen alacak yönünden yapılan taşıma ile ilgili taşıma ilişkin ihtilaf olmayıp, davalı tarafça yapılan taşımanın süresinde tamamlanmaması ve bu nedenle dava dışı üçüncü kişiye ödeme yapılmak zorunda kalınması nedeniyle üçüncü kişiye ödenen bedel yönünden davacının davalıya borçlu olduğu iddiasında bulunmuştur.
Davacı ile davalı arasında geç teslimden kaynaklı olarak dava açılıncaya kadar herhangi bir yazışma veya davacının bu yönden temerrüde düşürülmesine dönük işlem veya ihtarın mevcut olmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasında yapılan elektronik ortamdaki yazışmaların dosya içinde olduğu, bu yazışmaların içeriği incelendiğinde, yapılan taşımada davacı tarafından bildirilen tarihten daha geç tarihte taşımanın tamamlandığının kabul edildiği belirlenmiş ise de, davalı tarafından üçüncü kişiye yapılan ödeme yönünden bu ödemenin davacı tarafından tazmin edilmesi için doğrudan davacıya herhangi bir rücu işleminin yapıldığı iddiası yönünden sadece bir faturanın düzenlendiği tespit edilmiş ancak, dava dışı şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmesel ilişki yönünden davalı şirketin bu taşıma nedeniyle dava dışı şirket ile arasındaki zarar telafisine ilişkin işlem ve kayıtların doğrudan doğruya bu taşımaya yansıtılması gerektiği ispatlar bir delil ve kayıt dosyaya sunulmamıştır. Davalı ile üçüncü kişi arasındaki ticari alışveriş ve devamında bu alışveriş dolayısıyla yapılan taşımadan kaynaklı zarar yönünden iddia edilen şekilde bir hususun gerçekleştiği iddiasının Mahkememizde görülmekte olan bu davada takas-mahsup defi olarak ileri sürülmesi koşullarının dava dosyamız yönünden gerçekleşmediği tespit edilmiştir.
Taraflar arasında davacı tarafından düzenlenen ve davalıya teslim edildiği konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan navlun faturasında gösterilen bedelin ihtilaf konusu olmadığı, yapılan yazışmalar ve alınan beyanlara göre tespit edilmiştir. Bu hususlar dikkate alındığında istemin yerinde olup olmadığının Mahkememizce tartışılması gerektiği görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı şirketin davalı şirkete uluslararası taşıma işinde aracılık hizmeti verdiği ve deniz yoluyla taşıma yapıldığı, ürünlerin teslim edilmesine rağmen düzenlenen navlun faturasında belirlenen bedelin ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça yapılan taşıma işinin süresinde bitirilmemesi nedeniyle dava dışı üçüncü şirkete davalı tarafından yapılan ödemenin icra takibine konu alacaktan mahsup edilmesi gerektiği iddiasında bulunulduğu, davalı ile üçüncü kişi arasındaki ticari ilişki ve bu ticari ilişki nedeniyle oluşan alacak-borç ilişkisinin sonucu olarak sırf bu taşımadan kaynaklı bir ödemenin davalı tarafından dava dışı şirkete yapıldığı hususunun somut ve net veriler ile tespit edilemediği, bu haliyle takas-mahsup def'inin dava dosyamız yönünden incelenemeyeceği, buna ilişkin ihtilafın ayrı bir istem konusu olabileceği, bu haliyle davalının icra takibine itirazında haksız olduğunun kabulü gerektiği, fatura bedeline herhangi bir itirazın olmadığı dikkate alınarak alacağın likit olduğunun kabulü gerektiği ve inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalının itirazının iptaline,
Takibin kaldığı yerden devamına,
İcra inkar tazminatı isteminin kabulüne,
Asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 110,65 TL harçtan, peşin alınan 21,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,55 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 1.619,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 54,60 TL başvuru harcı, 135,50 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 190,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kesin yasa yolu kapalı olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!