Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Nakliye Hizmeti Bedeli Alacağının Tahsili İçin Başlatılan İcra Takibine Yapılan Haksız İtirazın İptali ve Birleşen Davaların Esası.
Özet: Davacı şirketin davalıya sunduğu taşıma hizmetlerinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının kötü niyetle yaptığı itirazın iptali istemiyle açılan bu davada; davacı, edimlerini yerine getirip faturalar düzenlemesine rağmen davalının ödeme yapmadığını belirtirken, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve icra takip tarihi itibarıyla davalıdan belirli bir meblağ alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ..... ESAS ..... KARAR SAYILI DOSYASIDAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, davalı şirkete anlaşma üzerine birçok kez nakliye hizmeti verdiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davalıya faturalar tanzim ettiğini, davalı şirketin edimlerini yerine getirmediğini, ..... no'lu, 27.08.2024 Tarihli, 1.375,00-USD bedelli faturadan dolayı borçlu olduğunu, yazılı ve sözlü olarak iletişime geçilmesine rağmen sonuç alınamadığını, akabinde Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile itirazın iptalini, takibin devamını, 1 yıl ve daha uzun vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faizi ile birlikte tahsilini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir.BİRLEŞEN DAVA: Birleşen Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket, uzun süredir taşımacılık ve lojistik sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, Müvekkil şirketin davalı şirketle olan anlaşması üzerine davalı şirkete birçok kez nakliye hizmeti verdiğini, müvekkil kendisine ait edimlerini yerine getirmiş, teslime ilişkin evraklar düzenlenmiş ve işbu nakliyelere ilişkin olarak davalıya faturalar tanzim edilmiş olduğunu, buna rağmen davalı şirket edimlerini yerine getirmemiş olduğunu, müvekkil şirket, davalı ile edimini yerine getirmesi için yazılı ve sözlü olarak defalarca iletişime geçmesine rağmen yine de bir sonuç alamadığını, davalı şirket, müvekkil şirkete olan borçlarını ödememesi sebebiyle icra takibi ikame edildiğini, davalı şirketin söz konusu icra takibine yapmış olduğu itiraz kötü niyetli ve müvekkili mağdur etmeye yönelik olduğunu, zira düzenlenen irsaliyeler ve faturalarda da davalının borçlu olduğu aşikar olduğunu, ayrıca davalı, tanzim edilen faturalara da itiraz etmemiş olduğunu, sırf bu durum bile davalının müvekkili zarara uğratmaya yönelik çabalar içerisinde olduğunu göstermekte olduğunu, belirtilen nedenlerle öncelikle, sayın mahkemece kurulacak ara karar ile müvekkilin alacağının semeresiz kalma ihtimali nedeniyle davalının malvarlığına harca esas değer miktarı kadar teminatsız ihtiyati haczine, davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, takibin alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek 1 yıl ve daha uzun vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faizi ile birlikte tahsiline, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, asıl ve birleşen dava yönünden cevap dilekçesi sunmamıştır.ARAŞTIRMA;1-Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir.2-Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir.3-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı tarafın 2024 yılı Karşılaştırmalı Alış - Satış Analiz formu getirtilmiştir.4-Merter Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı tarafın 2024 yılı Karşılaştırmalı Alış - Satış Analiz formu getirtilmiştir.5-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden asıl ve birleşen dava yönünden uyuşmazlık konusunda rapor aldırılmıştır.█████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; 1-)Davacının 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,2-)Davalı yana ait ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu,3-)Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihleri olan █████/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 609.688,81 TL Alacaklı oldukları,4-)Davacı tarafından Davalı yana düzenlenmiş faturaların TL, USD ve EUR Bazlı olarak düzenlenmiş oldukları, bu nedenle tüm faturalar ve ödeme belgeleri değerlendirilerek TL, USD ve EUR Bazlı olarak davacı alacağının tespiti için çalışma yapılmış olduğu, 5-)Davacı tarafından Davalı yana 2022,2023, 2024 yıllarında Toplam tutarı 42.028,36 EUR olan Navlun bedeli ile ilgili 69 Adet EUR Bazlı Fatura düzenlenmiş olduğu, Davacı yanın bağlı olduğu Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 27.05.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2024 yılı karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre tarafların BA BS Bildirimlerinde fark olmadığı, Davalı yanın bağlı olduğu Merter Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 07.11.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2024 yılı karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerinde davacı yan ile ilgili BA BS Bildirimine rastlanmamış olduğu, Davacı yanın bağlı olduğu Vergi Dairesi tarafından BA BS Bildirimleri karşılaştırmalı gönderilmiş olduğundan davalının bağlı olduğu Vergi Daire Müdürlüğü’nden tekrar E-Arşiv ve E-Faturalar dahil edilerek BA BS Bildirimlerinin gönderilmesine ihtiyaç olmadığı değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı tarafından Davalı yana 2024 yılında Toplam tutarı 1.375,-USD olan Navlun bedeli ile ilgili 1 Adet USD Bazlı Fatura düzenlenmiş olduğu, Davacı tarafından Davalı yana detayları aşağıdaki TABLO.3’de görüldüğü üzere, 2024 yılında Toplam tutarı 92.520,- TL olan Nakliye bedeli ile ilgili 6 Adet TL Bazlı Fatura düzenlenmiş olduğu, 6-)Davalı .... Bankası hesabından davacı ..... Bankası hesabına, 2023 ve 2024 yıllarında toplam olarak 28.490,-EUR ve toplam olarak 92.500,- TL Banka Havale Ödemeleri yapılmış olduğu,7-)Davalı tarafından Davacı yana 2023 yılında Toplam tutarı 1.000,- EUR (28.351,80 TL) ve açıklaması Kayıp Ürünlerin Navlun Yansıtma Bedeli olan, 1 Adet EUR Bazlı Fatura düzenlenmiş olduğu,8-)Davacının EUR Bazlı alacak tutarının (42.028,36 EUR-28.490,-EUR-1.000,-EUR) 12.538,36 EUR, Davacının USD Bazlı alacak tutarının 1.375,-USD, Davacının TL Bazlı alacak tutarının (92.520,00TL-92.500,-TL) 20 TL olduğu, 9-)Davacının ESAS davaya ilişkin alacağının, 27.08.2024 tarihli ..... no.lu 1.375,-USD Tutarlı E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, 10-)Davacının birleşen davaya ilişkin alacağının, ilk ödeme ilk faturaya saydırıldığı zaman, davacı tarafından Davalı yana 2024 yılında düzenlenmiş ve toplam tutarı 12.538,36 EUR olan 24 Adet E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, 11-)Esas dava yönünden, Davacı yan’ın █████/2025 tarihli icra takibinde 1.375,-USD Alacağına 16,23 USD İşlemiş faiz talep etmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenip imzalanmış sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğundan tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu, Takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, 12-)Esas dava yönünden, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek, değişen oranlarda, 1 Yıl ve Daha Uzun Vadeli Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan USD Azami Mevduat Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, 13-)Birleşen dava yönünden, Davacı yan’ın █████/2025 tarihli icra takibinde 12.762,79 EUR Alacağına 175,57 EUR İşlemiş faiz talep etmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenip imzalanmış sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğundan tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu, Takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, 14-)Birleşen dava yönünden, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek, değişen oranlarda, 1 Yıl ve Daha Uzun Vadeli Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan EUR Azami Mevduat Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Asıl dava ve birleşen dava faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyaları, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Asıl davaya konu Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.375,00-USD asıl alacak, 16,23-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.391,23-USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "..... nolu 1.375,00 USD bedelli fatura" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. Birleşen davaya konu Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 12.762,79-EUR asıl alacak, 175,57-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.938,36-EUR üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının talebinde belirtilen 24 adet Euro bazlı fatura olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında, asıl davaya ve birleşen davaya konu fatura borçlarının ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Bu kapsamda davacı tarafın ticari ilişki kapsamında faturaya konu mal veya hizmetin davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenerek uyuşmazlık hususunda SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen raporunu sunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, davacı tarafından davalıya düzenlenmiş faturaların TL, USD ve EUR bazlı olarak düzenlenmiş oldukları, bu nedenle tüm faturalar ve ödeme belgeleri değerlendirilerek TL, USD ve EUR bazlı olarak davacı alacağının tespiti için değerlendirme yapılması gerektiği, davacı tarafından davalıya 2022,2023,2024 yıllarında toplam tutarı 42.028,36-EUR olan navlun bedeli ile ilgili 69 adet EUR bazlı fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA-BS bildirimleri arasında fark olmadığı, davacı tarafından davalıya 2024 yılında toplam tutarı 1.375,00-USD olan navlun bedeli ile ilgili 1 Adet USD bazlı fatura düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalıya 2024 yılında toplam tutarı 92.520,00-TL olan nakliye bedeli ile ilgili 6 Adet TL bazlı fatura düzenlenmiş olduğu, davalı ..... Bankası hesabından davacı ..... Bankası hesabına, 2023 ve 2024 yıllarında toplam olarak 28.490,00-EUR ve toplam olarak 92.500,00-TL banka havale ödemeleri yapılmış olduğu, davalı tarafından davacıya 2023 yılında toplam tutarı 1.000,00-EUR (28.351,80 TL) ve açıklaması kayıp ürünlerin navlun yansıtma bedeli olan, 1 Adet EUR bazlı fatura düzenlenmiş olduğu, davacının asıl davaya konu USD bazlı alacağının, 27.08.2024 tarihli ...... no.lu 1.375,00-USD tutarlı E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklandığı, davacının birleşen davaya konu EUR bazlı alacağının, (42.028,36 EUR-28.490,-EUR-1.000,-EUR) 12.538,36 EUR olduğu ve birleşen davada ilk ödeme ilk faturaya saydırıldığı zaman, davacı alacağının, davacı tarafından davalıya 2024 yılında düzenlenmiş ve toplam tutarı 12.538,36 EUR olan 24 Adet E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, asıl davada davacının, 27.08.2024 tarihli ...... nolu 1.375,00-USD tutarlı fatura kapsamında davalıdan 1.375,00-USD alacaklı olduğu, birleşen davada, davacı tarafından davalıya düzenlenen EUR bazlı faturaların icra takibine ve davaya konu edildiği, takibe konu 24 adet fatura kapsamında davacının davalıdan 12.538,36-EUR alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispatlanmıştır. Davalı asıl ve birleşen davaya konu söz konusu fatura bedellerini ödediği hususunda herhangi bir delil veya belge ibra etmemiştir. Bu nedenle, asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 1.375,00 USD asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 12.538,36 EUR asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı asıl davaya konu icra takibi ile dava dilekçesinde ve birleşen davaya konu icra takibi ile dava dilekçesinde takip öncesi işlemiş faiz talebine bulunmuş ise de, davacının takip öncesinde davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir delil veya belge ibraz etmediği, asıl ve birleşen davada takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşıldığından, asıl davadaki ve birleşen davadaki takip öncesi işlemiş faiz talepleri reddedilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Buna göre, asıl davada ve birleşen davada, davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacakların tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarları üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;I-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 1.375,00 USD asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,1.2-Alınması gereken 3.652,63-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 1.635,72-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 2.016,91-TL eksik harcın davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,1.3-Davacı tarafından yatırılan 1.635,72-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.251,12-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 1.4-Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,1.5-Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 631,16-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,1.6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 4.546,18-TL'sinin davalıdan, 53,82-TL'sinin davacıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,II-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 12.538,36 EUR asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2.1-Alınması gereken 37.695,65-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 6.181,92-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 31.513,73-TL eksik harcın davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,2.2-Davacı tarafından yatırılan 6.181,92-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.797,32-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 2.3-Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 88.293,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2.4-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 17.604,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,2.5-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 4.457,86-TL'sinin davalıdan, 142,14-TL'sinin davacıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı - birleşen dosya davacısı tarafından yapılan 10.135,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 9.839,06-TL'sinin davalı - birleşen dosya davalısından alınarak, davacı - birleşen dosya davacısına verilmesine, geriye kalan tutarın davacı - birleşen dosya davacısı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı - birleşen dosya davalısı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı - birleşen dosya davacısı vekilinin yüzüne karşı, davalı - birleşen dosya davalısının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ..... e-imzalıdır Hakim ......e-imzalıdır