Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasından doğan cismani zarar ve daimi maluliyet tazminatı davasında sigorta şirketinin sorumluluğunu inceleyen istinaf kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu kolundan yaralanan ve %11 maluliyet yaşayan ev hanımı davacının, kusurlu araçların sigorta şirketlerinden maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada; başlangıçta belirsiz alacak olarak 40.000 TL talep edip sonradan 184.572,66 TLye ıslah ettiği asıl dava ile, önceki kararın bozulması üzerine güncel asgari ücret üzerinden bakiye alacağını talep ettiği birleşen davanın birlikte görülerek, ilk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesidir.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025 (Karar)NUMARASI : 2025/... Esas, ████████ KararDAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle asıl dava yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen dava yönünden reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Asıl ve birleşen dava davacısı vekili asıl dava dosyasına ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un içerisinde bulunduğu ... plakalı aracı ile karşı yönden gelen ... plakalı aracın Erzurum ...Caddesinde █████/2020 tarihinde karşılıklı olarak kazaya karışması sonucunda müvekkilinin davacı, kolundan kırık oluşacak şekilde yaralandığını, müvekkilinin içerisinde bulunduğu aracın oğlu ... tarafından kullanılıyor olması nedeniyle gerçekleşen kaza sonrasırıda mağdurun ilgililerden şikayetçi olmaması sonucu gerçekleşen yaralanma vakası hakkında soruşturma başlatıldığını, sözü edilen bu trafik kazasıyla ilgili tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalıların sigortalı olan her 2 araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin maluliyetiyle ilgili düzenlenen ...Adli Kurul Raporu ve sair ekler davalı şirketlere gönderilmiş olunmasına rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu trafik kazası sonrasında müvekkilinin tedavisine devam edildiği ancak müvekkilinin kolunda gerçekleşen yaralanmanın bir türlü giderilemediğini, bu kaza sonrasında müvekkilinin maddi ve manevi olarak ciddi anlamda etkilendiğini, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, bu nedenle müvekkillerin daimi ve sabit geliri bulunmadığını, bu itibarla müvekkili hakkında daimi ve geçici işgücü kaybı nedeniyle yapılacak olan hesaplamada asgari ücretin esas alınmasını gerektiğini, iş gücü kaybı tespiti yapılacağından; davacının zarar ve tazminatının henüz belirlenemeyeceği bu itibarla belirsiz alacak davası nliteliğindeki bu talepten şimdilik; her bir davalıdan 20.000,00 TL olmak üzere toplamda 40.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara ayrı ayrı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl ve birleşen dava davacısı vekili birleşen dava dosyasına ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un içerisinde bulunduğu ... plakalı araç ile karşı yönden gelen (dava dışı) ... plakalı aracın Erzurum ... Caddesinde █████/2020 tarihinde karşılıklı olarak kazaya karışması sonucunda müvekkili davacının kolunda kırık oluşacak şekilde yaralanmasına neden olunduğunu, müvekkilinin sözü edilen bu yaralanmasından kaynaklı olarak aynı davalıya yönelik maddi tazminat talebinin halen Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, sözü edilen bu dosyada daha evvel ilk derece mahkemesince kabul kararı verildiğini, fakat verilen hüküm, bir takım usuli eksikliklerden bozulduğunu, sözü edilen dosyada talepleri yönünden kabul kararı verildiğinden o dosyada davacı taraf olarak istinaf kanun yoluna gidemediğini, anılan dosyada bozma kararı sonrasında yapılacak olan aktüer hesaplamasında fazla alacağın çıksa bile; esas mahkemesinin usulen, ilk hükümde geçen miktarla sınırlı bir şekilde karar vermesi kuvvetle muhtemel olduğunu, ancak anılan dosyada davacının alacağı hususunda, güncel asgari ücret üzerinden yapılacak olan hesaplamada (asgari ücret önceki hesaplamadan 4-5 kat artmakla); müvekkilinin davalı sigorta şirketinden bakiye alacağının kalmış olacağı tespit edileceğini, öte yandan ilk dava dilekçesinde talep kısmında "fazlaya dair haklarının saklı tutulduğu ibaresine" açıkça yer verildiğini, bu nedenle öncelikle dosyanın aynı olaya dair ve aynı taraflar arasında halen devam eden Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilerek bakiye alacağı konusunda her iki dosyanın birlikte hükme bağlanmasını, davalı tarafın ZMM sigortasını yapmış olduğu araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun ATK raporu ile tespit edildiğini, gerçekleşen somut trafik kazası nedeniyle %11 oranında daimi maluliyete uğrayan davacının şimdilik 100,00 TL maddi tazminatının █████/2021 tarihinden (ilk hükümde geçtiği gibi) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin █████/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 184.572,66-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.CEVAP:Asıl ve birleşen dava davalısı asıl dava yönünden davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Asıl ve birleşen dava davalısı vekili birleşen davaya ilişkin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilerek müvekkili aleyhine görevsiz mahkemede açılan haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tüm dosya kapsamı ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin 2023/... Esas, 2025... Karar ve █████/2025 tarihli ilamı birlikte değerlendirildiğinde; asıl dosya yönünden; mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda █████/2025 tarihli celsede davalı tarafa █████/2022 tarihli ıslah dilekçesine karşı beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, ihtarın duruşma zaptının tebliği suretiyle yapıldığı ancak davalı tarafça yasal süresi içinde ıslah dilekçesine karşı beyanda bulunulmadığı, yine kaldırma kararı doğrultusunda dosya Erzurum ... Üniversitesi...Başkanlığı'na tevdi edilerek davacının meydana gelen kazada emniyet kemeri takıp takmadığı belirlenemediğinden kaza nedeniyle meydana gelen maluliyet ile emniyet kemeri takılıp takılmaması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, emniyet kemeri takılsa dahi aynı maluliyetin meydana gelip gelmeyeceği ve emniyet kemeri takılıp takılmadığının bu maluliyet ile belirlenip belirlenemeyeceği hususlarında rapor düzenlenmesi istenildiği, bu suretle dosya kapsamına kazandırılan █████/2025 tanzim tarihli ATK raporunda davacının uğramış olduğu yaralanmanın emniyet kemeri takılı olsa da olmasa da meydana gelebilecek türde olduğunun, kemer kullanımının yaralanmanın meydana gelmesinde veya ağırlığı üzerinde belirleyici bir etkisinin bulunmadığının bildirildiği, 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesi uyarınca müterafik kusur indirimi yapılabilmesi için zarar görenin kendi kusurlu davranışı ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, ayrıntılı ve de gerekçeli olması nedeniyle hükme esas alınan ATK raporu nazara alındığında davacıya müterafik kusur atfedilmesi, zarar ile davacı davranışı arasında illiyet bağının varlığı hususunda mahkememizce kanaat oluşmadığı ve bilimsel raporla ortaya konulamadığı, bu haliyle müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığı, yine kaldırma kararı doğrultusunda dosya aktüer hesap bilirkişisine tevdi edilerek; kaldırma ilâmında işaret edildiği şekilde kazada yaralanan davacı ...'un ev hanımı olması göz önüne alınarak, davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması, aktif-pasif devre ayrımı yapılmaksızın tüm hesap süresi pasif devre kabul edilerek AGİ’siz net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması için yeni bir rapor düzenlenmesinin istenildiği ve bu suretle dosya kapsamına alınan █████/2025 tanzim tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumlu tutulduğu miktarların denetlemesinin yapılarak davacının talep edebileceği tazminat tutarının 183.730,... TL olarak tespit edildiği, mahkememizce işbu rapor hükme esas alınarak asıl davanın kısmen kabulüne karar verildiği, birleşen dosya yönünden; davacı tarafça trafik kazası nedeniyle uğranılan bedensel zarara ilişkin olarak açulan maddi tazminat istemli mahkememizin kaldırma kararı öncesi 2022/... sayılı asıl dava dosyasında aktüer hesap bilirkişisi tarafından tazminat miktarının hesaplandığı █████/2022 tanzim tarihli bilirkişi raporuna açıkça itiraz edilmediği ve bu hususta istinaf yoluna gidilmediği, davacının sonradan açtığı ve eldeki dosya ile birleştirilen davada, bu kez güncel asgari ücrete göre yeni bir hesaplama yapılmasının talep edilmesinin esasen ilk dosyada hükme bağlanan tazminat miktarının yeniden belirlenmesini istemek anlamına geleceği, oysa ilk dosyada bu hesaplama yöntemi ve miktarın davacı tarafından kabul edildiği, mahkemece bu doğrultuda verilen karara karşı istinaf yoluna gidilmediği, bu durumda ilk dosyada verilen hüküm ile taraflar bakımından usuli kazanılmış hak doğduğu, usuli kazanılmış hakkın tarafların bir davada elde ettiği ve koruma altına alınan hukuki durumlarının aynı uyuşmazlık kapsamında sonradan açılan başka davalarla ortadan kaldırılamamasını ifade ettiği, bu nedenle birleşen dava yoluyla, asıl davadaki hükmün ve davalı taraf lehine doğmuş usuli kazanılmış hakların bertaraf edilmesinin mümkün olmadığı, aksi yöndeki bir kabulün usuli kazanılmış hak ilkesini ve yargılamanın hukuki güvenlik fonksiyonunu ortadan kaldıracağı, bu sebeple davacının birleşen dava ile ileri sürdüğü “güncel asgari ücret esas alınarak yeniden hesaplama yapılması” talebinin mahkememizin asıl dava dosyasındaki kaldırma kararından önce verdiği ilk kararın kapsamına giren ve hukuken dinlenilebilir olmadığı anlaşılmakla birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "A-ASIL DAVADA DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 1-183.730,... TL maddi tazminatın █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,B-BİRLEŞEN DOSYADA DAVANIN REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dava davalısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI: Asıl ve birleşen dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacının maluliyetinin usulüne uygun olarak dava esnasında da belirlenmeksizin hüküm kurulduğunu, maluliyete ilişkin rapor aldırılmadığını, maluliyeti bulunmayan davacının lehine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceğini, alınan tazminat raporunun hesap hataları ile dolu olup hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek ve itirazları baki olmak üzere zarar görenin SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının araştırılması yapılmadan karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin iş bu dava öncesi temerrüte düşmediğinden faize hükmetmenin hakkaniyete aykırı olacağını, davacının maluliyetini ve maddi tazminat hakkını kabul manasına gelmemek kaydı ile davanın diğer davalı sigorta şirketi ile müşterek ve müteselsil sorumlu olarak açıldığını, diğer davalı yönünden yapılan tazminat ödemesinin müvekkilinin sorumlu olduğu tutardan mahsubunun gerektiğini, birleşen dosya yönünden istinaf başvurularının bulunmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın asıl dava yönünden kaldırılarak reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, asıl ve birleşen dosyada trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin asıl dosya ve birleşen dosyada dava dilekçesinde müvekkilinin içerisinde bulunduğu aracı ile karşı yönden gelen aracın karşılıklı olarak kazaya karışması sonucunda davacının, kolundan kırık oluşacak şekilde yaralandığını, söz konusu trafik kazası sonrasında müvekkilinin tedavisine devam edildiğini ancak müvekkilinin kolunda gerçekleşen yaralanmanın bir türlü giderilemediğini, bu kaza sonrasında müvekkilinin maddi ve manevi olarak ciddi anlamda etkilendiğini, iddia ederek maddi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece █████/2022 tarih ve 2022/.... Esas 2022/...Karar sayılı ilamı ile; 1-Davacının davalı ... Anonim Sigorta Şirketine açtığı davanın feragat nedeniyle reddine,2-Davacının davalı ... Sigorta Şirketine açtığı davanın kabulü ile;184.572,66 TL maddi tazminatın █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Hükme karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin █████/2025 tarih ve 2023/... Esas 2025... Karar sayılı ilâmı ile özetle; "... Yukarıda da belirtildiği üzere dosya içerisinde bulunan olay yeri kaza tespit tutanağında arka koltukta yolcu konumunda olan ...'un emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak belirtildiği, ATK raporunda " ... Üniversitesi Sağlık ve Uygulama Araştırma Merkezi'ne ait █████/2020 tarihli radyolji raporlarının tetkikine göre: Beyin tomografisinde, sağ alt konkada hipertrofi izlendiği, sağ orta konkada konka bülloza izlendiği, Toraks-Vertera tomografisinde, arkus aorta ile vertebra komşulundaki 29x13 mm ebatlı sıvı dansitesindeki solid komponenti bulunmayan torasik kanal kisti ile uyumlu görünüm izlendiği, her iki akciğerde yaygın havalanma farklılıkları ve yamalı buzlu cam dansitesinde görünümler izlendiği, anterior parakardiyak yağ yastığında artış ve komşu akciğer patankiminde pasif atelekatazik değişiklikler izlendiği, karaciğer CC uzunluğunun 185 mm ile normalden büyük olarak ölçüldüğü, karaciğer parankiminde hepatostealoz ile uyumlu diffüz dansite kaybı izlendiği, Dalak CC uzunluğu 100 mm olarak ölçüldüğü, mide duvarında diffüz kalınlık artış (gastrit?), batın ön duvarında 66 mm'lik fasial defektten kolonik ansların ve batın içi yağlı dokunun hemiasyonu izlendiği, pubik bölgede cilt altı yağlı dokularda variköz kollateral izlendiği, Erzurum ... Hastanesi'ne ait radyoloji raporlarının tetkikine göre: █████/2020 tarihli ... tomografisinde, pelviste pubis düzeyinde karın ön duvarında dilate kollateral venöz yapılara ait olabilecek görünüm izlendiği, iliak venlerdeki kronik tıkanıklık açısından şüphe oluşturduğu, doppler inceleme önerildiği, █████/2020 tarihli Üst Abdomen tomografisinde, karın ön duvarında orta hatta içerisinde kolonik segmeniler bulunan hemi izlendiği, █████/2020 tarihli Toraks tomografisinde, aortada duvar kalsifikasyonları izlendiği, her iki akciğer bazal kesimlerinde dependan opasiteler ve periferik çizgisel atelektazi alanları ilc silik buzlu cam dansiteleri izlendiği, █████/2020 tarihli Servikal Vertebra tomografisinde, servikal lordozun düzleştiği, vertebra korpuslarında dejeneratif östeofitik sivrileşmeler izlendiği, █████/2020 tarihli Ekstremi grafisine, kemik NEZ bati değişiklikler olduğu," anlaşılmaktadır.Açıklanan vakıalar karşısında ilk derece mahkemesince KTK'nın 78. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği belirlenen yöntemine uygun şekilde, yani tespit edilen en son rakam üzerinden değil ilk başta tespit edilen gerçek zarar miktarı üzerinden indirim yapılması şeklinde müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir. b- ...Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan ve 01.01.2022 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulamasının da kaldırılmış olması nedeniyle davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının hükme esas alınan rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olup davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının asgari geçim indiriminin dikkate alınmak suretiyle belirlenen ücretle hesaplanması doğru görülmemiş kararın kaldırılması gerekmiştir. Buna göre; kazada yaralanan ...'un ev hanımı olması göz önüne alınarak, zarara ilişkin gelirinin AGİ’siz net asgari ücret üzerinden yapılması ve aktif-pasif devre ayrımı yapılmaksızın tüm hesap süresi pasif devre kabul edilerek AGİ’siz net asgari ücret üzerinden hesap yapılarak sonuca ulaşılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)c-Davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesi davalı ... Sigorta A.Ş. vekiline 06.11.2022 tarihinde elektronik olarak tebliğ edilmiş, mahkemece davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ıslah dilekçesine karşı cevap dilekçesinde olduğu gibi yasal 2 haftalık cevap süresini beklemeden 16.11.2022 tarihinde karar verilmiştir. Bu haliyle davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Anayasal savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu yönüyle de ilk derece mahkemesinin kararı yerinde değildir." gerekçesiyle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. Maddeleri uyarınca kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde; bilirkişi raporu alınmış ve ; A-ASIL DAVADA DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 1-183.730,... TL maddi tazminatın █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, B-BİRLEŞEN DOSYADA DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir.Hükme karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Asıl ve birleşen dava davalısı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf aşamasında alınması gereken 12.550,66-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 3.137,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.413,00-TL harcın asıl ve birleşen dava davalısından alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf başvurusu sırasında asıl ve birleşen dava davalısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.