İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, tekne sigortası kapsamında pervane hasarı nedeniyle ödenmeyen tazminat alacağına ilişkin rücuen tazminat davası.
Özet: Bu dava, bir sigortalının teknesinde sigorta poliçesi süresince meydana gelen pervane ve bağlantı hasarının tazmini talebiyle sigorta şirketine karşı açtığı davadır; davacı, manevra sırasında oluşan bu hasarın kendi kusuru olmadığını ve poliçe kapsamında olduğunu belirtirken, davalı sigorta şirketi hasarın sigortalının ihmali, rizikonun geç bildirilmesi ve zararı azaltma önlemlerini almama gibi nedenlerle sigorta teminatı dışında kaldığını veya tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunarak ödeme yapmayı reddetmektedir.

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: █████/2018
KARAR TARİHİ: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... Vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine açtığı davada 22.09.2014 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkiline ait ... model ... marka ... adlı tekneyi ... nolu tekne sigorta poliçesi ile davalı ... Sigorta AŞ şirketi tarafından sigortalandığını, teknenin müvekkili tarafından Foça Limanında kullanıldığı sırada manevra yaparken teknenin pervane ve bağlantılarında çarpma sonucu hasar meydana geldiğini, daha sonra teknenin vinç marifetiyle limana çekildiğini ve kendi imkanları ile servise götürdüğünü, sigorta şirketi tarafından ... sayılı hasar dosyası ile hasar tespitinin yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından hasarın sigortalı ihmali, kusuru sonucu meydana geldiği ve hasarın sigorta kapsamına girmediğini belirterek ödeme yapılmadığını, müvekkilinin her hangi bir kusurunun ve ihmalinin bulunmadığını, tekne sigorta poliçesi ile tekne sigortası genel şartlarında rizikonun teminat kapsamında olduğunun belirlene bileceği, müvekkilinin ihmalinin bulunmadığını bulunsa dahi zararın poliçe kapsamında olduğunu belirterek şimdilik 5.000-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ... K. 22.09.2014 tarihli kararla davanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiğinden bahisle tensiben görevsizlik kararı verilmiş ve bu karar 31.10.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı aynı tarihde tahrik dilekçesi vererek dosyanın mahkememize gönderilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin 14.01.2015 tarihli cevap dilekçesi ile; davanın hizmet sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle Deniz Ticaretine ilişkin olmadığı, görevli mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, ayrıca 6502 Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/1'e göre tüketiciyle hizmet veren arasındaki çıkacak uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, davanın İzmir Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Mahkemenin Ticaret mahkemelerinin somut olayda görevli olduğu kanaatinde ise davanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, tekne sigorta poliçesiyle 22.07.2013-22.07.2014 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... isimli teknenin 25.02.2014 tarihinde bir cisme çarpmasından dolayı teknenin pervane ve bağlantılarında hasar meydana geldiğinin iddia edildiğinin, teknenin bedelinin 30.000 USD, motor bedelinin 20.000 USD ile sigortalandığının, müvekkilinin azami sorumluluğunun bu miktarı geçemeyeceğini, INSTITUTE YACHT CLAUSES 1.11.85 CL328'in 12. maddesinde belirtilen tenzili muafiyetin sigorta bedelinin %1 oranında 500 USD olduğu, hakiki ve hükmi tam ziya halleri dışında her bir hasar ve olayda sigorta bedelinin %1'i oranında 500 USD tenzili muafiyetin uygulanacağı, eksper raporunda müvekkil şirketin ihbar yapıldığı tarih 03.04.2014 tarihinde olduğunu, ancak hasarın 25.02.2014 tarihinde meydana geldiğini, eksperin ... sayılı raporunda teknede iki yarı hasarın bulunduğu, teknenin pervanesinde ayrıca tekneye giren deniz suyundan dolayı batması nedeniyle oluşan hasarın ayrı ayrı belirtildiği, sigortalı tarafından önlem alınmadığı, teknenin terk edildiği, sudan çıkartılıp karaya bırakıldığı, deniz suyuna bağlı dış aksamlarında paslanmaya bağlı hasarların olduğunun belirtildiği, INSTITUTE YACHT CLAUSES 1.11.85 CL328'in 15. maddesinde her hangi bir ziya veya kaza halinde bu sigorta gereği tazmin edilebilecek bir zararı önlemek yada azaltmak amacıyla makul önlemler almak sigortalı ve onun adamları yada temsilcilerinin görevi olduğunun belirtildiği, TTK m.1446 ve 1448 gereğince sigorta ettirenin riziko gerçekleşince durumu derhal sigortacıya bildirilmesi aksi halde tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre tazminatta veya bedelde indirim yapılması gerektiği, ayrıca zararın önlenmesi, azaltılması, engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu hakkının koruna bilmesi için imkanlar ölçüsünde önlemeler almakla yükümlü olduğu, zararın artmasına sebebiyet verilmesi halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılması hükümlerinin bulunduğu, davacının bu nedenlerle davasının reddinin gerektiğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin 28.01.2015 tarihli replik dilekçesinde davalı tarafın görevsizlik talebini kabul etmediklerini, davalının zararı kabul etmeyerek ödeme yapmamasının yasal gerekçesinin olmadığını, tekne sigorta poliçesi ve tekne sigorta genel şartlarında meydana gelen hasarın sigorta kapsamında olduğunu, ancak müvekkilin kusuru olsa dahi belli oranda indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Dava; davacı sigortalının, davalı sigorta şirketine ... nolu tekne sigorta poliçesi ile sigortalı teknede meydana gelen hasar nedeniyle sigorta tazminatının ödenmesine ilişkin alacak davasıdır.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 02.10.2017 tarihli bozma kararı ile mahkememiz kararını bozmuştur. Bozma gerekçesinde; "...1-Dava, Tekne Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine yöneliktir.
28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 22.09.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu sigorta işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilmeksizin HMK 114/c maddesi gereğince mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." sebepleriyle hüküm bozulmuştur.
Mahkememizce bozma kararına uyularak davacının davasının görev nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davacının davasının taraflar arasındaki ilişkinin 6502 kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren açılan ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden tüketicinin dava konusu yaptığı sigorta işleminden dava olması nedeniyle tüketici mahkemesinin görev alanına girdiğinden (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m.115/2. f. gereği davanın usulden REDDİNE,
Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2 bent gereği davanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 günlük temyiz süresi içerisinde temyizi yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!