Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, menfi tespit davasında ilk derece mahkemesinin istinafın reddi kararını kaldırarak esastan incelemeye aldı.
Özet: Bu hukuki evrak, borçlu davacının bankadan kullandığı ve davalı şirkete temlik edildiğini iddia ettiği krediye uygulanan faiz oranlarının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin pasif husumet yokluğu nedeniyle davayı reddetmesinin ardından, istinaf mahkemesinin bu ret kararını ve istinaf başvurusunun reddini inceleyerek, asıl alacağın temlik edilip edilmediği ve dolayısıyla davalının doğru taraf olup olmadığı yönündeki çelişkili beyanları ve delilleri değerlendirmek üzere işin esasına girdiğini ele almaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:█████/2026DAVANIN KONUSU:Menfi TespitGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Bankasından taksitli ticari krediler kullandığını, borcunun bir kısmını ödeyemediğini, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile asıl alacak 86.361,77 TL ile takip başlatıldığını, yıllık %46,80 sabit faiz talep edildiğini, dava tarihi itibariyle müvekkilinin 246.000,00 TL borçlu bulunduğunu, uygulanan faiz oranlarının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi aracılığıyla müvekkilinin borçlu olmadığı miktarın hesaplanması gerektiğini, banka alacağının davalı şirkete temlik edildiğini belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle arabuluculuk sürecinin sonlandırılmadan dava açıldığını ve görevsizlik itirazında bulunduklarını beyanla; kısmi menfi tespit davası açılmayacağından davacının talebinin açıklattırılarak harcın tamamlattırılmasının gerektiğini, kaldı ki davacı taraf davaya konu icra takip dosyasındaki alacağın varlığını inkar etmediğini, bu sebeple ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, müvekkili şirkete borçlu olmadığını ancak ve ancak yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, ancak davacı taraf kısmi menfi tespit talebine yönelik iddialarını ispatlama noktasında borcunun bulunmadığına veya kısmi de olsa ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge, kanıt sunmamış soyut iddialarını somutlaştıramadığını belirterek öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevsizlik kararı verilmesine, aksi halde kısmi dava olarak açılmış olan işbu menfi tespit isteminin usul ve yasa gereği bilirkişi raporu beklenmeden değerinin açıklattırılması ve harcının tamamlattırılmasına karar verilmesini, en nihayetinde tüm talepleri ile birlikte haksız davanın reddi ile davacının asıl alacağının %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İlk derece mahkemesince, █████/2026 tarihli ek karar ile, kararın kesin olmasında bahisle, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, iş bu ek kararı karşı istinaf talebinde bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ret kararına itiraz ettiklerini, kararın yanlış olduğunu, parayı tahsil edenin husumetinin olmadığını ileri sürmenin hatalı olduğunu, davalının arabuluculuk sürecine katıldıktan sonra husumet itirazında bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Yargılama aşamasında mahkemece bilirkişi raporu alındığı, raporda hukuki uyuşmazlığın miktarına bir tespitin yer aldığı, davanın kısmi dava olduğu, kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesinin gerektiği, raporda davacının haklı olabileceği belirtilen ve muhtemel talep sonucu olabilecek rakamın istinaf sınırının üstünde olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen istinaf başvurusunun reddi kararının hatalı olduğu anlaşılıp, ilgili ek karar kaldırılarak, işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.Dava dilekçesinde bahsedilen talep konusu Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıdır. Cevap dilekçesinde de davalı taraf, bu dosyanın temlik alındığını belirtmiş, iş bu icra dosyasının eski daire ve esas numarasının ise Antalya 14. İcra Dairesinin ... olduğunu parantez içerisinde belirtmiştir. Aşamalarda ise, davalı vekili, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının temlik alınmadığını belirtmiş, banka da mahkemece yazılan yazıya verdiği cevapta, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının temlik edilmediğini belirtmiştir.Antalya 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasın Dairemizce uyap sistemi üzerinden dosya ile ilişkilendirilmiş olup, yapılan incelemede, yeni esasının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... esas olduğu, dosyada alacaklının ... Bankası AŞ olduğu, borçluların ise ... ve ... olduğu, bu dosyada temlik evrakının mevcut olduğu, bir başka deyişle cevap dilekçesinde sehven başka bir dosyanın beyan edildiği anlaşılmaktadır.Tüm açıklamalar ışığında, HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının taraf sıfatının bulunmadığının anlaşılmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin, █████/2026 tarihli istinaf talebinin reddine yönelik ek karara karşı istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,2-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcı alınması gerekli harcı karşıladığından başkaca karar verilmesine yer olmadığına,4-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi....