Üç adet çekteki imza inkarı ve sahtecilik iddiasıyla açılan menfi tespit davası: Borçsuzluğun tespiti ve kötüniyet tazminatı talebi.
Özet: Davacı şirket, davalı şirketin elindeki toplam 1.850.500 TL bedelli üç adet çekteki keşideci imzalarının kendi yetkilisine ait olmadığını, sahte olduğunu ve taraflar arasında bu çek bedellerini gerektiren hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını iddia ederek menfi tespit davası açmıştır. Davacı, çeklerdeki imzaların bilirkişi incelemesiyle sahteliğinin ispatlanmasını, bu çeklerden dolayı sorumlu tutulmamasını ve davalı tarafından başlatılan icra takiplerinin durdurularak hukuki belirsizliğin giderilmesini talep etmektedir. Ayrıca, davalının sahte imza itirazını icra mahkemesinde kullanamayacağını bildiği halde hem icra takibi hem de icra ceza şikayetleri başlatması nedeniyle kötüniyetli hareket ettiği gerekçesiyle kötüniyet tazminatı ödemesine hükmedilmesini istemektedir. Bu dava, Türk Ticaret Kanunu uyarınca sahte imza ile yapılan kambiyo taahhüdünün imzası taklit edilen kişiyi bağlamaması prensibine dayanmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: "Davalı ... Şirketi'nin uhdesinde bulunan, ... Bankası T.A.O. ... Şubesi'ne ait ve müvekkil şirket adına düzenlendiği, keşideci hanesindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisi ...'e ait olduğu ileri sürülen üç adet çeke ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir: Çek Seri No: ... - Bedel: 617.000,00-TL - Keşide Tarihi: 23.01.2026, İcra Takip Dosyası: ... 22. İcra Müdürlüğü, ... Esas, İcra Ceza Dosyası: ... 1. İcra Ceza Mahkemesi, ..., Çek Seri No: ... - Bedel: 603.500,00-TL - Keşide Tarihi: 30.01.2026, İcra Takip Dosyası: ... 7. İcra Müdürlüğü, ... Esas, İcra Ceza Dosyası: ... 6. İcra Ceza Mahkemesi, ..., Çek Seri No: ... - Bedel: 630.000,00-TL - Keşide Tarihi: 20.01.2026, İcra Takip Dosyası: ... 2. İcra Müdürlüğü, ... Esas Davalı taraf, yukarıda belirtilen üç adet çeke dayanarak ... 22., 7. ve 2. İcra Müdürlüklerinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ayrı ayrı icra takipleri başlatmış; ayrıca aynı çeklere dayanarak müvekkil ... hakkında karşılıksız çek keşide etme suçundan ... 1. ve ... 6. İcra Ceza Mahkemelerinde (..., ... ve... Esas sayılı dosyalar) ayrı ayrı şikâyetçi olmuştur. Her üç çek de davalı tarafından süresinde bankaya ibraz edilmiş, karşılıksız olduğu tespit edilerek çeklerin arkasına bu yönde şerh düşülmüştür; ancak bu husus, çeklerin keşideci hanesindeki imzanın müvekkile ait olup olmadığı sorunuyla ilgisizdir ve müvekkillerin imza inkârı hakkını hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz. Hali hazırda çek teki imzalara itiraz ediyoruz Müvekkil şirket ile davalı ... A.Ş. arasında, dava konusu çek bedellerinin toplamı olan 1.850.500,00-TL'yi gerektirir hiçbir mal/hizmet alımı, faktoring sözleşmesi, temlik ilişkisi ya da başkaca bir ticari/hukuki ilişki mevcut değildir. Müvekkil şirketin bu çekleri düzenleyip davalıya tediye etmesini gerektirir hiçbir hukuki ya da ticari sebep bulunmamaktadır. Davalı taraf, müvekkillerin rızası hilafına ele geçirilmiş ya da tamamen sahte olarak düzenlenmiş kambiyo senetlerine dayanmaktadır.
Dava konusu üç çekin keşideci hanesinde müvekkil şirket yetkilisi ...'e izafe edilen imzalar açıkça inkâr edilmektedir. İmzaların müvekkilin eli ürünü olmadığı; kalem tutuş özellikleri, baskı, eğim, hız ve karakter unsurları yönünden müvekkilin gerçek imza örnekleriyle uyuşmadığı, yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile sabit olacaktır. Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesi yollamasıyla uygulanan TTK m.677/2 uyarınca, sahte imza ile yapılan kambiyo taahhüdü, imzası taklit edilen kişiyi bağlamaz. TTK m.818/1-l yollamasıyla bonoya ilişkin bu hüküm çek için de geçerlidir. Bu çerçevede çeklerdeki imzalar müvekkile ait olmadığından, müvekkil şirket çek bedellerinden sorumlu tutulamaz. HMK m.211 uyarınca, imza inkârı halinde mahkemece öncelikle imza incelemesi yaptırılması zorunludur. Tarafımızca müvekkile ait mukayese amaçlı gerçek imza örneklerinin ilgili kurum ve makamlardan celbi ile grafoloji uzmanı/adli tıp bilirkişisi marifetiyle imza incelemesi yaptırılmasını talep etmekteyiz.
İİK m.72 hükmü gereğince borçlu, hakkında icra takibi başlatılmadan önce olduğu gibi, takip sırasında da borçlu bulunmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açabilir. Davalı taraf, dava konusu çeklere dayanarak hem icra takibi başlatmış hem de müvekkil aleyhine ayrı ayrı icra ceza şikâyetlerinde bulunmuş olup, itiraz üzerine duran icra takiplerine rağmen alacağını itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yollarıyla takip etme hakkını saklı tutmaktadır. Devam eden icra ceza yargılamalarında da imza incelemesi yapılamayacağından, hukuki belirsizliğin nihai olarak giderilmesi ve müvekkillerin imza sahteliğine dayalı savunmasının kesin hükümle tespiti için işbu davanın açılması zorunlu hale gelmiştir.
Davalı, müvekkillerin imza inkârı hakkını icra mahkemesi nezdinde kullanamayacağını bildiği hâlde, aynı çeklere dayanarak hem icra takibi başlatmış hem de müvekkil aleyhine ayrı ayrı icra ceza şikâyetlerinde bulunarak müvekkili ceza tehdidi altında bırakma ve ödemeye zorlama amacıyla kötüniyetli şekilde hareket etmiştir. İİK m.72/5 uyarınca, davalı aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ediyoruz.
VI. yetki :Davalı ... Şirketi'nin yerleşim yeri/merkezi İstanbul'da bulunmakta olup, HMK m.6 uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca dava konusu çeklere dayalı icra takipleri de ... İcra Müdürlükleri nezdinde yürütülmektedir. Bu itibarla Sayın Mahkemeniz işbu davaya bakmakla yetkilidir.
İşbu davanın açılmasından önce, TTK m.5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A hükümleri uyarınca dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı dosyası (Arabuluculuk Bürosu Dosya No: ...) üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinde, 12.06.2026 tarihinde Son Tutanak düzenlenmiş olup, arabulucu tarafından sunulan önerinin kabul edilmemesi nedeniyle süreç anlaşmazlık ile sonuçlanmıştır. Böylece dava şartı yerine getirilmiş olup, Son Tutanak işbu dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmaktadır.
Dava konusu ... Bankası T.A.O. ... Şubesi'ne ait ..., ... ve ... seri no'lu çekler üzerindeki keşideci imzalarının müvekkillere ait olmadığının ve sahteliğinin tespitine, çeklerdeki imzaların müvekkillere ait olmaması nedeniyle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerin davalıya toplam 10.000,00-TL üzerinden borçlu olmadıklarının tespitine, Dava sonuçlanıncaya kadar ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyalarındaki tüm icra işlemlerinin (haciz, satış vs. dahil) teminatsız ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, Davalının kötüniyetli olarak işbu davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle, İİK m.72/5 uyarınca dava konusu miktar üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına,
Karar verilmesini "talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin... Esas... Karar sayılı ilamında özetle; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında; davacı tarafça davaya konu çekin düzenlenerek ticari ilişkide bulunduğu, ...A.Ş. 'ye verildiğini çekin bu şirketten çalındığını yada kaybolduğunu, davalı .... Şirketi tarafından icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığını ileri sürmüştür.
İlk derece mahkemesince davaya bakma görevinin, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı kararıyla Finans Mahkemeleri olarak gönderilen mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... Şirketi'nin müvekkili ... A.Ş. ile dava dışı ... Şirketi ("Faktoring Müşterisi") arasında 10.06.2022 tarihli Faktoring Sözleşmesi (EK-1) imzalandığını ve çekin bu faktoring ilişkisi çerçevesinde kendisine ciro edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun.. tarihli ... sayılı kararıyla; 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nu ilgilendiren Uyuşmazlıkların, █████/2021 tarihinden itibaren ihtisas mahkemesi olarak finans mahkemelerinde bakılacağı ve yirmi ve daha fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde, 6,7,8,9. Ticaret Mahkemelerinin finans mahkemeleri olarak görev yapacağı düzenlendiğinden, uyuşmazlığın çözümünde 6361 Sayılı Kanun hükümleri de uygulanacağından, ilk derece mahkemesince gönderme kararı ile, dosyanın ihtisas mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi yerinde değilse de, bu husus sonuca etkili olmadığından işaret edilmekle yetinilmiş, sonuç olarak mahkemece dosyanın finans mahkemesine gönderilmesi yerinde olduğundan , davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ...E... K sayılı ilamında özetle; "Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı kararıyla;
13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,( TTK madde 4/-f: Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemeler)
22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun , rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ile 969. Maddelerinden,
19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan, (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunundan
21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunun'dan
... tarihli ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan
... tarihli ve ... sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkındaki Kanun'dan Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlerde kararda belirtilen mahkemeler ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmiştir.
Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık, davalı faktoring şirketi tarafından dava dışı şirket aleyhine yapılan icra takibinde davacının müdür olarak görev yaptığı dava dışı başka bir şirket iş yerinde icra edilen haciz işleminde, davacının, haciz ve muhafaza baskısı altında hile, ikrah ve tehdit ile borçlandırıldığı iddiasından kaynaklandığı, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın, factoring işleminden kaynaklanmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın HSK kararında belirtilen davalardan olmadığı anlaşıldığından davanın ilk açıldığı mahkeme olan Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacının keşideci olduğu çeklerdeki imzasının sahte olduğu iddiasının yanında, bahse konu çekleri lehtardan alan davalı faktoring şirketinin herhangi bir fatura ile çekleri tevsik etmeksizin Faktoring Kanunu'na aykırı muamele yaparak çekleri aldığını da ileri sürmüştür. Dolayısıyla somut uyuşmazlığın çözümünde 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun uygulanması ve tartışılması gerekmektedir. Bu sebeple 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklı uyuşmazlıkları çözümleme görevi münhasıran finans mahkemelerinin görev alanında olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararı gereğince İstanbul 6. 7. 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri finans alanında ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmiştir. Huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemelerine ilk olarak █████/2025 tarihinde tevzi edildiği, tevzi tarihi itibarıyla finans mahkemelerinin münhasıran görevli olduğu anlaşıldığından, ayrıca bir görevsizlik kararına gerek olmaksızın esas kapatılarak dosyanın tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Dosyanın, Finans Mahkemeleri sıfatıyla incelenmek üzere İstanbul 6. 7. 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
2-Mahkememiz Esasının bu şekilde kapatılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.. █████/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!