Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, konkordato başvurusundaki müteselsil kefil hakkında itirazın iptali ve temerrüt faizi talepli kredi alacağı davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın, kredi borcunu ödemeyen asıl borçlu şirketin müteselsil kefili aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davacı banka, kefilin itirazının haksız olduğunu ve takibin devamını isterken, davalı kefil ise hem kendisinin hem de asıl borçlu şirketin konkordato sürecinde olduğunu belirterek, konkordatonun bankanın sözleşmeyi feshetme, borcun tamamını talep etme ve temerrüt faizi uygulama hakkını ortadan kaldırdığını, bu nedenle itirazının hukuka uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2022
DOSYA NUMARASI
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti ile davacı banka arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesini davalı ... müşterek müteselsil kefil olarak imzalanmış olduğu ve firmaya sözleşme hükümleri gereğince krediler kullandırıldığını, dava dışı borçlu şirket kredi borcunun ödenmesi gereken borç bakiyesinin tamamını davacı Bankaya ödenmediğini, borcun ödenmemesi sebebiyle Denizli 9.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış davalıya ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafından icra takibine itiraz edilmiş takip durdurulduğunu, davalı borçlu müteselsil kefilin itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, itiraz edilen icra takibinin davalı borçlunun imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi, doğrultusunda kullandırılan ve geri ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla ilamsız haciz yoluyla icra takibi olduğunu, davalı borçlunun kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğunun belirtildiğini, davalı borçlu kötü niyetle icra takibine itiraz ettiğini, davalı borçluların Denizli 9. İcra Müdürlüğü‟nün ... E sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazların iptaline takibin aynen devamına itirazda bulunan davalı borçlunun % 20‟den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... ... San Ve Tic. Ltd. Şti. Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.11.2018 tarih ve ... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunmuş ve önce geçici mühlet kararı alındığını, bu geçici mühlet █████/2019 tarihinde kesin mühlete dönüşmüştür, 1 yıllık kesin mühlet süresi sonunda 6 ay daha uzatma alındığını, 30.12.2020 tarihinde de konkordato talebi tasdik edildiğini, müvekkili ... Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.11.2018 tarih ve ... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunmuş ve geçici mühlet kararı alındığını, █████/2019 tarihinde kesin mühlet kararı verildiğini, 01.07.2020 davacılar hakkında verilen kesin mühletin █████/2020 tarihinden başlamak üzere 6 ay süre ile uzatılmasına karar verildiğini, █████/2020 tarihinde de ... yönünden kesin mühletin kaldırılmasına ve davacıların konkordato talebinin reddine karar verildiğini, verilen karar üzerine istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, söz konusu karar henüz kesinleşmediğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkili ... Şirketine kefil olduğunu, sadece kefil aleyhine dava açılmasında veya kefilin davacı olmasında, HMK 2 / I gereğince çok istisnai bazı durumlar hariç görevli mahkeme daima Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı bankanın dava dilekçesinin ekinde sunduğu Denizli 1. Noterliği 27.02.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ... Şirketine hesapların kat edildiğini bildiren ihtarname olduğunu, asıl borçlu dava dışı şirket ile müvekkil ...'in konkordato talep etmesi üzerine davacı banka hesap kat ihbarında bulunduğunu, müvekkili ... kat ihtarı geldiği tarihte konkordato geçici mühlet süresi içerisinde olduğunu, daha sonra 10.04.2019 tarihinde kesin mühlet verildiğini, müvekkili açısından konkordato almak veya talep etmek kanunun verdiği bir yetkiye dayandığını, konkardato hukukun tanımış olduğu bir hak olduğunu, bu hakkı kullanan taraf açısından konkardato bir hukuka uygunluk sebebi olduğunu, dava dışı şirket ve müvekkil ...'in konkardato talebinde bulunmuş olması sebebiyle bankalar ihtar çekerek kredi sözleşmelerini fesih edemezler ve bu sebeple temerrüt faizi de isteyemediğini, ancak davalı banka müvekkilin müteselsil kefil sıfatı bulunmasına rağmen icra dosyası ile hem temerrüt faizi hem de takip öncesi ve sonrası faiz talep ettiğini, davacı yan asıl dosya borçluları açısından muaccel hale gelmeyen bir borç nedeniyle şirketleri temerrüde düşüremeyeceği için temerrüd faiz, takip öncesi ve sonrası faiz de talep edemediğini, icra iflas Kanunu 296. maddesi uyarınca borçlunun konkordato talebi nedeniyle bankalar kredi sözleşmelerini feshedemeyeceği için temerrüt faizi de uygulayamayacağını, konkordato hukuka uygunluk nedeni olduğu için asıl borçlu dava dışı şirket temerrüde düşmüş olmadığını, dolayısıyla alacaklı banka temerrüt faizi isteyemeyeceğini, müvekkili ...'e kat ihtarı geldiği tarih itibariyle asıl borçlu ... Şirketinin günü geçmiş, temerrüde uğramış bir borcu bulunmadığını, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen ... E. Sayılı dosyasından müvekkil ... açısından konkordato talebi █████/2020 tarihinde reddedildikten sonra müvekkile davacı tarafından gönderilmiş herhangi bir kat ihtarı bulunmadığını, dolayısıyla icra takibine konu alacak istenilebilir hale gelmediğini, borçluya konkordato mühletinin verilmesi ile birlikte kefile karşı takip yapabilmesi için ayrıca bu borcun da muaccel olması gerekir; zira ifiâstaki kuralın aksine borçluya konkordato mühleti verilmesi ile borç kendiliğinden muaccel hale gelmez ve alacak asıl borçluya karşı muaccel olmadan da kefile karşı muaccel olmadığını, davacı banka yaptığı icra takibinde ve açtığı davada kötü niyetli olduğunu, Denizli 1. Noterliğinden gönderilen 27.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye dayanarak yine müvekkil ... in taraf olduğu Denizli 9. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile icra takibi yapmış ve yine müvekkilin kefillik sıfatından dolayı kendisinden alacak talep etmediğini, yaptıkları itiraz neticesinde iş bu icra takibi durdurulmuş ve davacı banka tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, her iki dosyanında tarafının aynı olduğunu, dayanılan delilin aynı olduğunu, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan bu dosyaların birleştirilmesini talep etmediğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yanın davasının öncelikle usulden, usule yönelik itirazımız yerinde görülmezse esastan reddi gerekmediğini, ayrıca haksız ve kötüniyetle müvekkil aleyhine icra takibine girişen davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Birleşen davada dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesi ile, Müvekkil bankanın .../Denizli Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... ... San. Ve Tic.Ltd. Şti. arasında genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, davalının da işbu sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçluların borç bakiyesini müvekkili bankaya ödemediklerini, bunun üzerine kredi hesabı kat edilerek davalı-borçluların borcun ödenmesi hususunda borçtan sorumlulara ihtarname keşide edildiğini, ancak borçlu ve kefillerin borcu müvekkili bankaya ödemediklerini, bu borcun ödenmemesi üzerine Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun kefil, faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu,
itirazın iptali davası açılmadan, öncesinde █████/2021 tarihinde taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, müşterek ve müteselsil kefili olan davalı-borçlunun, kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, borçluların itiraz ettikleri kısmın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Birleşen davada davalı vekili mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesi ile, Müvekkiline tebliğ edilen ödeme emriyle toplam 489.906,20 TL alacak talep edildiğini, ancak davacı yan tarafından dava değeri 215.000 TL olarak belirtildiğini, öncelikle harç eksikliğinin davacı yan tarafından tamamlanmasının gerektiğini, dava dışı ... ... San Ve Tic. Ltd. Şti.'nin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.11.2018 tarih ve ... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, önce geçici mühlet kararı alındığını, bu geçici mühletin █████/2019 tarihinde kesin mühlete dönüştüğünü, 1 yıllık kesin mühlet süresi sonunda 6 ay daha uzatma alındığını, 30.12.2020 tarihinde de konkordato talebi tasdik edildiğini, müvekkili ...'in Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.11.2018 tarih ve ... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, geçici mühlet kararı alındığını, █████/2019 tarihinde kesin mühlet kararı verildiğini, 01.07.2020 davacılar hakkında verilen kesin mühletin █████/2020 tarihinden başlamak üzere 6 Ay Süre ile uzatılmasına karar verildiğini, █████/2020 tarihinde de ... yönünden kesin mühletin kaldırılmasına ve davacıların konkordato talebinin reddine karar verildiğini, verilen karar üzerine istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, davacı bankanın dava dilekçesinin ekinde sunduğu Denizli 1. Noterliği 27.02.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ... Şirketine hesapların kat edildiğini bildiren ihtarname olduğunu, kefil olan müvekkiline gönderilen herhangi bir ihtarname bulunmadığını, borçluya konkordato mühletinin verilmesi ile birlikte kefile karşı takip yapabilmesi için ayrıca bu borcun da muaccel olması gerektiğini, zira iflâstaki kuralın aksine borçluya konkordato mühleti verilmesi ile borç kendiliğinden muaccel hale gelmediğini ve alacak asıl borçluya karşı muaccel olmadan da kefile karşı muaccel olamayacağını, davacı banka yaptığı icra takibinde ve açtığı davada kötü niyetli olduğunu, Denizli 1. Noterliğinden gönderilen 27.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye dayanarak müvekkili ...'in taraf olduğu Denizli 9. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile icra takibi yaptığını ve müvekkilinin kefillik sıfatından dolayı kendisinden alacak talep ettiğini, yapılan itiraz neticesinde bu icra takibinin durdurulduğunu ve davacı banka tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, her iki dosyanında taraflarının aynı olduğunu, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan bu dosyaların birleştirilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, Görev itirazının kabulü ile dosyasının görevli Denizli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, haksız ve kötüniyetle müvekkili aleyhine icra takibine girişen davacının davasının reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesinin, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamında ; asıl ve birleşen davada davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti ile arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesini davalı ...'in müşterek müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu ve firmaya sözleşme hükümleri gereğince krediler kullandırıldığı, dava dışı borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmesi gereken borç bakiyesinin davacı Bankaya ödenmediği, davacı banka dava dışı borçlu şirkete ait kredi hesaplarını █████/2019 tarihinde kat ederek davalı ve müteselsil kefillere Denizli 1. Noterliğinin █████/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek kat tarihi itibariyle alacağın baliğ olduğu toplam 431.877,83 TL lik borcun 7 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmakla, ... nolu taksitli kredi alacağı için borcun ödenmemesi sebebiyle Denizli 9.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ... nolu taksitli kredi alacağı için borcun ödenmemesi sebebiyle asıl davaya konu Denizli 9.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, birleşen davada ise ... nolu taksitli kredi alacağı için borcun ödenmemesi sebebiyle Denizli 9.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, anlaşılmakla, davalı-borçlu, icra takibine, borca, imzaya, yetkiye, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, icra Müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edilen dosyada bankacı bilirkişiye tevdii edilen dosyada bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan rapor, mahkememizce denetime açık, hükme esas almaya elverişli kabul edilerek davalı borçlu tarafından borcun ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, davalının sözleşme hükümleri uyarınca müteselsil kefil olarak borcunun bulunduğu ve temerrüde düşmesine rağmen borcun ödenmediği kanaatine varılmış.." şeklindeki gerekçe ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava dışı ... ... San Ve Tic. Ltd. Şti'nin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.11.2018 tarih ve ... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu ve önce geçici mühlet kararı alındığını, bu geçici mühlet █████/2019 tarihinde kesin mühlete dönüştüğünü, 1 yıllık kesin mühlet süresi sonunda 6 ay daha uzatma alındığını, 30.12.2020 tarihinde de konkordato talebinin tasdik edildiğini, müvekkili ...'in Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.11.2018 tarih ve ... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu ve geçici mühlet kararı alındığını, █████/2019 tarihinde kesin mühlet kararı verildiğini, Denizli Asliye Ticaret mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile 15.11.2018 tarihli tensip kararına göre, 7101 sayılı Kanunla değişik İİK.nun 288/1.maddesine göre; geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK.nun 294, 295, 296 ve 297 maddelerinin uygulanmasına karar verildiğini, konkordatonun bir hak olduğunu, dava dışı şirketlerin konkardato talebinde bulunmuş olması sebebiyle bankaların ihtar çekerek kredi sözleşmelerini fesih edemeyeceklerini ve bu sebeple temerrüt faizi de isteyemeyeceklerini, Denizli Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası 15.11.2018 tarihli tensip kararı ve İİK 296 maddesi gereği konkardato müddeti içinde gönderilen fesih ve kat ihtarının geçersiz olduğunu, müteselsil kefile başvurma şartlarının oluşmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasına bakıldığında, davacıların, iş bu davanın davalısı ... ile birlikte, ... ve ... ... San Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, talebin konkordatoya yönelik olduğu, yargılama sonunda ... ... San Ve Tic. Ltd. Şti'nin sunmuş olduğu konkordato projesinin İİK'nın 305 vd maddeleri gereğince tasdik şartları oluştuğundan tasdikine, diğer davalılar yönünden ise alacaklılar toplantısında alacaklıları tarafından sunmuş oldukları konkordato projesine olumlu oy kullanılmadığından şartları oluşmayan tasdik talebinin reddine karar verildiği, kararın davacılar ve bir kısım asli müdahiller tarafından istinaf kanun yoluna götürüldüğü, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının reddine (bir kısım başvuran için usulden) karar verildiği, kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği görülmektedir.
İlk Derece Mahkemesince █████/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, █████/2019 tarihinde geçici mühletin iki ay süre ile uzatılmasına, █████/2019 tarihinde ise kesin mühlet kararı verildiği, █████/2020 tarihinde kesin mühletin 6 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, asıl borçlunun konkordato süreci işlerken alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefilden alacağın talep edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
İİK.296. maddesinde " Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez..." düzenlemesi bulunmaktadır.
Sözleşmede hüküm bulunmasa dahi borçlunun konkordatoya başvurması gerekçe gösterilerek sözleşme sona erdilemeyecektir. Kanunda bu bağlamda sadece "fesih" terimi kullanılmış ise de, Kanunun amacı dikkate alındığında bu ifadenin sözleşmeden dönmeyi de kapsayacak şekilde geniş yorumlanması doğru olur. Aynı şekilde konkordato teklifinde bulunmanın sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini veya (banka kredi sözleşmelerinde sıkça karşılaşıldığı üzere) borcun muaccel hale getireceğine ilişkin sözleşme şartları hükümsüzdür. Borçlu lehine getirilen ve konkordatoya teşvik edici bu hükmün uygulanabilmesi için sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmayacaktır. (Yeni Konkordato Hukuku, Prof. Dr. Selçuk Öztek, Prof. Dr. Ali Cem Budak, Doç. Dr. Müjgan Tunçyüksel, Doç. Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova, Sahife 254).
Yine söylemek gerekir ki; İİK'nun "Borçtan Birlikte Sorumlu Olanlara Karşı Haklar" başlıklı 303.madesinde
"Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder.
Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır.
Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilir." hükmü düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile artık bu mümkün olamamaktadır. Bu itibarla, müteselsil kefiller yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya başvuru şartlarının oluşması gereklidir.
Dosya kapsamına göre, davacının alacaklılar toplantısından olumsuz oy kullandığı, kat ihtarının geçici mühlet kararından sonra ve mühlet içinde gerçekleştirildiği, geçici mühlet tarihinden önce dava dışı asıl borçlunun vadesinde ödemediği kredi taksiti ve kredi kartı borcu bulunmadığının dosyadaki bilirkişi raporlarından anlaşıldığı, geçici mühlet karar tarihinden önce davacının kredi hesabını kat etme koşullarının oluşmadığı, geçici mühlet karar tarihinden önce vadesinde ödenmeyen kredi taksiti bulunmadığından davacı bankanın hesap kat tarihinde alacağının muaccel hale gelmediği, davacının geçici mühlet karar süresi içerisinde dava dışı asıl borçlunun kredi hesabını kat etmesinin, İİK'nun 288/1 maddesi hükümleri uyarınca konkordatonun, asıl borçlunun tasarrufu ile sözleşmelere etkisi ve alacaklılar arasındaki eşitliğin korunması ilkesiyle asıl borçlunun komiser onayı olmaksızın ödeme yapamaması hususu da gözetildiğinde; davacı bankaca, vadesi henüz gelmemiş bakiye kredi ve kredi kartı borcuna yönelik hesabın kat edilmesinin yasaya ve genel kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğu anlaşılarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikli ve Dairemizce, benzer bir uyuşmazlıkta verilmiş olan ... Esas, ... Karar sayılı ilamının onanmasına ilişkin █████/2025 tarihli, ... Esas, ... Karar Sayılı onama ilamı kapsamı da dikkate alındığında; mahkemece, davacının, geçici mühlet tarihinde muaccel bir alacağı bulunmadığından davanın reddine yönelik karar verilmesi gerekirken yanılgılı ve yanlış gerekçe ile yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması isabetsiz olup, davalının istinaf talepleri yerinde görülmüştür (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar; █████████ Esas, █████████ Karar)
6100 sayılı HMK m. 353/1,b-2 gereği; Bölge Adliye Mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun asıl ve birleşen dava yönünden kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya karşı istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN █████/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2- ASIL DAVA YÖNÜNDEN
A-Davanın usulden REDDİNE,
B-Davalının kötü niyet tazminatının REDDİNE,
C-Davacı tarafça yatırılan başvuru harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
D-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcının, davacı tarafça başlangıçta yatırılan 846,41 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harcın karar kesinleştiğinden istek halinde davacıya iadesine,
E-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
F-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... Esas, ... Karar sayılı kararında ifa zamanı gelmemiş alacak için açılan davanın dava şartı hukuki yarar olmadığından usulden reddine karar verileceğinin belirtilmesi, AAÜT 7/2, 13/1 hükümleri dikkate alınarak 25.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
G- Zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
H-taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
A-Davanın usulden REDDİNE,
B-Davalının kötü niyet tazminatının reddine,
C-Davacı tarafça yatırılan başvuru harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
D-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcının, davacı tarafça başlangıçta yatırılan 1.222,14 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harcın karar kesinleştiğinden istek halinde davacıya iadesine,
E-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
F-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... Esas, ... Karar sayılı kararında ifa zamanı gelmemiş alacak için açılan davanın dava şartı hukuki yarar olmadığından usulden reddine karar verileceğinin belirtilmesi, AAÜT 7/2, 13/1 hükümleri dikkate alınarak 34.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
G- Zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
H-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
A-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan (her iki dava için toplanarak tek olarak harç yatırıldığı anlaşılmıştır) istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde talep edene İADESİNE,
B-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 105,50 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 326,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!