İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve değer kaybı tazminatında kesin hüküm itirazlı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Trafik kazası sonucu meydana gelen araç hasarı ve değer kaybı tazminatı talepli davada, ilk derece mahkemesi, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın daha önce tahkime gidilip esastan reddedilmesi nedeniyle kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle usulden reddine, diğer davalı araç sürücüsü hakkındaki davanın ise kabulüne karar vermiş olup, davacı vekili bu karara karşı, sigorta şirketine yönelik usulden ret kararının hukuka aykırı olduğunu, tahkim kararının kesin hüküm oluşturmadığını, müvekkilinin ciddi hak kaybına uğradığını ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 25.06.2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.11.2023 gün ve ████████ E. ████████ K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, müvekkiline ait .... plakalı araca 01.08.2021 tarihinde davalı ... A.Ş. nezdinde sigortalı .... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu davacı ait .... plakalı araçta hasar meydana geldiği, hasarın yetkili servis tarafından 49.265,65 TL'ye tamir edilebileceğinin bildirildiği, İzmir 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D.İş ████████ K.Sayılı kararında davacı ait .... plakalı aracın hasar ve değer kaybına ilişkin rapor tanzim edildiği ve araçta 49.050,65 TL hasar ve 12.375 TL değer kaybı oluştuğunun tespit edildiği, sigorta şirketine başvurulduğu, herhangi bir ödeme alınmadığını belirterek şimdilik 5.000,00 TL değer kaybı ve 5.000,00 TL hasar bedeli olmak üzere toplamda 10.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkili sigortanın ..... plakalı aracın zmms poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 43.000,00-TL olduğu, öncelikle kusur tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevki ile tarafların kusur durumuna ilişkin rapor alınması, davacının aracında meydana gelen kaza ile illiyetli gerçek hasar miktarı ve değer kaybının bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesi, anlaşmalı tamirhane İskontosunun uygulanması gerektiği, tamir faturasının ibraz edilmemesi sebebi ile tespit edilecek tazminatın KDV'siz olması gerektiği, araçta meydana gelen değer kaybı miktarının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ....'a dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı ....'ın asli %100 oranda kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı, makine mühendisi bilirkişi tarafından davacı aracının onarım bedelinin orijinal yedek parça, kdv, işçilik dahil olmak üzere iskontosuz olarak toplam 33.093,45 TL olarak hesaplandığı, değer kaybı zararının ise serbest piyasa rayiçlerine göre 10.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının davalı sigorta şirketi aleyhinde iş bu davaya konu istemlerine ilişkin olarak dava öncesinde tahkim yoluna başvuruda bulunduğu, tahkim başvurusunun zararın ispatlanmadığı gerekçesi ile esastan ve kesin olarak reddedildiği, bu dava yönünden tahkim kararının kesin hüküm oluşturduğu, kesin hüküm bulunmamasının dava şartı olduğu, bu sebeple davalı sigorta yönünden 6100 sayılı HMK'nun 114/1-i ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine davalı..... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davanın davalı .... A.Ş yönünden kesin hüküm nedeniyle usulden reddinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, müvekkilinin haklılığının aşikar olmasına rağmen alacağına kavuşamamasına veya daha geç kavuşmasına zemin hazırlandığını, ciddi hak kaybına uğradığını, mülkiyet ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, usuli eksiklikler nedeniyle mağduriyet yaşamasına sebebiyet verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçesiz, denetime elverişsiz, eksik ve yetersiz kaldığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybının karşı taraf aracına ait ZMMS sigortacısı ve karşı taraf araç sürücüsünden tahsiline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle sigorta yönünden davanın usulden reddine, ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, █████/2021 tarihinde davalı .... sevk ve idaresindeki ....plaka sayılı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçlar arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı aracındaki hasar ve değer kaybı bedelinin tahsiline yönelik açılan iş bu davada mahkemece trafik ve makine bilirkişilerinden alınan █████/2023 tarihli kusur, hasar ve değer kaybına ilişkin raporda kazanın oluşumunda .... plaka sayılı araç sürücüsünün etken olduğu, davacı yan yönünden etken bir halin bulunmadığı, davacı aracında bu kaza sebebiyle yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplam 33.093,45 TL hasar ile 10.000,00 TL değer kaybı oluşacağının belirtildiği, rapora yapılan itirazlar üzerine sunulu ek raporda da kök rapordaki tespit ve değerlendirmeler tekrar edilmekle birlikte mahkemece davalı sigorta yönünden davadan evvel sigorta tahkim başvurusu üzerine verilen karar göz önüne alınmakla davanın usulden reddine, diğer davalı yönünden ise talep konusu edilen tazminat kalemleri kapsamında davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD'sinin █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Somut olayda araç sürücüleri yönünden kusura ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirmeler yerinde ve yeterli görülmekle kusur kanaatinin hükme esas alınması yerinde görülmüştür.
Araç sürücüsü davalı ....'ın olduğu gibi ZMMS poliçecisi davalı sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17. HD'nın 05.06.2014 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb. nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. (Yargıtay 17. HD'nın 15.12.2011 tarih █████████ E. ██████████ K., 28.03.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 04.04.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 17.03.2014 tarih █████████ E. █████████ K.)
Her ne kadar mahkemece davalı sigorta yönünden Sigorta Tahkim Komisyonunun ███████████ esas ve ███████████ karar sayılı kararı dayanak tutularak davanın usulden reddine karar verilmiş ise de söz konusu kararın incelenmesinde gerekçesinde davanın usulden reddine karar verilmekle birlikte hüküm kısmında esastan ret olarak değerlendirme yapıldığı bu hali ile kararın kendi içinde çelişki oluşturduğu esasen tahkim dosyası üzerinden ret kararı verilmesinin sebebinin ise bilgi ve belge sunulmadığından daha ileri derecede inceleme ve araştırma yapılamaması olgusuna dayandırıldığı göz önüne alındığında tahkim dosyasının ret sebebinin maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaması sebebiyle iş bu uyuşmazlık yönünden değerlendirmeya alınmasının mümkün olmadığı bu nedenle de sigorta yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş olması eksiklik oluşturmakla birlikte sigorta aleyhindeki istem yönünden de işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden ret kararı verilmiş olması doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın kaldırılması gerekmiştir.
Kabule göre ise, Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Bu çerçevede; davacı yanca davadan evvel delil tespiti yaptırılmış olmakla İzmir 6. SHM'nin ████████ d.iş sayılı dosyasına oto ekspertiz uzmanı tarafından sunulan █████/2021 tarihli raporda araç hasarının 49.050,65 TL, değer kaybının ise 12.375,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, iş bu dosya üzerinden makine bilirkişisi vasıtasıyla kazandırılan █████/2023 tarihli raporda ise hasar bedelinin 33.093,45 TL, değer kaybı bedelinin ise 10.000,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkemece itirazların karşılanması yönünden ek rapor alındığı ne var ki ek raporda "kök rapordaki değiştirecek bilgi ve belge olmadığı" yönünde görüş verilmiş ise de ek raporun usulünce hazırlanmadığı dolayısı ile yapılan itirazların gerektiği gibi karşılandığından söz edilemeyeceğinden mahkemece yapılan kök rapora itirazların ayrıntılı ve açık bir biçimde karşılanması için yeniden ek rapor alarak sonuca gidilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!