Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davasında, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı istinaf başvurusunun incelenmesi sonucu verilen karar.
Özet: Trafik kazasında yaralanarak sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararları oluşan yolcunun açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davalı aracı üzerine istenen ihtiyati haciz talebini reddetmesi üzerine davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır; dosyada, İcra ve İflas Kanununun 257 ve devamı maddelerindeki ihtiyati haciz koşulları ile alacaklının alacağı ve haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller sunma yükümlülüğü bağlamında, ret kararının hukuka uygunluğu incelenmektedir.

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: ████████ Esas - Ara Karar -DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ: █████/2025İSTİNAF KARARININVERİLDİĞİ TARİH: █████/2026YAZILDIĞI TARİH: █████/2026Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden verilen █████/2026 tarihli ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...tarihinde ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu esnada, ... plaka sayılı araç ile trafik kazası sonucunda yaralandığını, meydana gelen kazada araç sürücülerinin ortak kusurunun olduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında iş göremezliğe uğradığını ve bakıcı gideri zararı doğurduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL bakıcı giderinin ve 1.000,000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, İİK'nın 257. maddesi kapsamında dava konusu trafik kazasına karışan ve davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın trafik kaydına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, ..." dair karar verildiği görülmüştür. Bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda müvekkilinin yolcu olduğu esnada meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, dava konusu trafik kazasının ... plaka sayılı araç ve ... plaka sayılı araç sürücüsünün ortak kusuru sebebi ile meydana geldiğini, müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğradığını, müvekkilinin bakım süresince bakıcı gideri zararının doğduğunu, dosya içerisine alınan her iki kusur raporunda davalı ...'nin kusurlu bulunduğunu belirterek bu nedenle İİK'nın 257. maddesi kapsamında, dava konusu trafik kazasına karışan ve davalı ...'ye ait olan ... plaka sayılı aracın trafik kaydına ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden verilen █████/2026 tarihli ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince tarafların istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine, talep ise ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararının istinafına ilişkindir.İhtiyati haciz müessesesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde gösterilmiş olup, maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de; borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. 2004 sayılı İİK'nın 258. maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur" hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. İhtiyati haciz, 6100 sayılı HMK'daki ihtiyati tedbirin özel bir çeşidi olup, ihtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK'da düzenlenmiştir. İhtiyati haciz yolu başlı başına bir icra takip yolu değildir. Alacaklı borçluya karşı alacak davası açtıktan veya icra takibi yaptıktan sonra da aynı alacak için ihtiyati haciz isteyebilir. Borçluya karşı genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklı takip kesinleşmeden önce hakkını tehlikede görüp, aynı alacak için borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurma hakkını haizdir (Yargıtay 11. HD'nin █████/2014, E. █████████, K. ██████████; █████/2013, E. ██████████, K. ██████████; █████/2012, E. ████████, K. 2012/ 1837; █████/2009, E. █████████, K. █████████ tarih ve sayılı kararları).İhtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. İİK'nın 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır (Yargıtay 4. HD'nin █████████ E., ██████████ K. sayılı ve █████/2022 tarihli ilamı).İhtiyati haciz bir dava değildir. İhtiyati haciz yargılamasında taraflar, ihtiyati haciz talep eden alacaklı ve karşı taraf olarak borçludur. İhtiyati hacizde görevli ve yetkili mahkeme konusunda genel hükümler uygulanır (İİK 258/1).Ayrıca, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 sayılı HMK'nın 36/1-b. bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla, ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda █████/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür.Keza Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları arasındaki Uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair █████/2022 tarihli, █████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı kararında "Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür." şeklindedir.Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davanın haksız fiil nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olduğu, haksız fiil (kaza) tarihi itibariyle zararın meydana geldiği, dava dilekçesi ekindeki trafik kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, kazaya ilişkin fotoğraflar, Mucur Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ soruşturma sayılı dosyası kapsamı, Mucur Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ soruşturma sayılı dosyasına sunulan ... tarihli kusur raporu, ... A.Ş. nezdinde açılan hasar dosyası kayıtları, davacıya ait adli muayene raporu ve epikriz raporları ile ...Hastanesi'nin █████/2025 tarihli raporu tarihli raporu incelendiğinde davacı tarafça yaklaşık ispata yeterli delillerin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Ancak gerçek zarar miktarının yargılama sonucunda belli olacağı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan istinaf incelemesinde davacının ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulü ile %10 oranıda teminat karşılığında, takdiren 150.000,00 TL manevi ve 1.100,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 151.100,00 miktarı ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediği için ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereği düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. Bu durumda Dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri kısmen yerinde görülmekle; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılarak davacının ihtiyati haciz istemi hakkında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-)Davacı ...'ın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,B-))Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden verilen █████/2026 tarihli ara kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, kararın HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,1-Davacı ...'ın ihtiyati haciz isteminin 2004 sayılı İİK'nın 257. ve devamı maddeleri uyarınca koşulları gerçekleştiğinden teminat karşılığında KISMEN KABULÜNE, takdiren 150.000,00 TL manevi ve 1.100,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 151.100,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalı ... adına kayıtlı olması halinde dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın trafik kaydına üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 2004 sayılı İİK'nın 259/1. maddesi gereğince davacı ...'dan takdiren 151.100,00 TL alacağın %10'u olan (15.110,00 TL) tutarında nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu alınmasına,2-Talep halinde kararın infazı için 2004 sayılı İİK'nın 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine, 3-Kararın derdest olan dava dosyası üzerinden taraflara bildirilmesine,C-)Davacının istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla;1-)İstinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,2-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,3-)Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 575,00 TL tebligat masrafı, 495,00 TL dosya fotokopi masrafı, 600,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.672,00 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, D-)1-)İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,2-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın 302/5 ve 359/3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026