Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin mısır tarlasında anız yangını kaynaklı trafik kazası sonucu açılan ölüm ve cismani zarar tazminatı istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, bir motosiklet sürücüsünün mısır tarlasında anız yakılması sonucu oluşan duman nedeniyle görüşün kapanmasıyla yolda duraklayan bir araca çarparak yaralanması üzerine açtığı ve tarla sahibi, araç sürücüsü ile sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat talep ettiği davanın, davalıların kusursuzluk, zamanaşımı ve husumet savunmalarıyla ilk derece mahkemesince reddedilmesi sonrasında, istinaf mahkemesince, başka bir davanın sonucunun beklenmemesi nedeniyle verilen kararın hatalı bulunarak kaldırılması ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini içeren karmaşık bir hukuki süreci özetlemektedir.

T.C.

G A Z İ A N T E P
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
3. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Esas No : ..
Karar No
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :..
NUMARASI :..
DAVACI : ... - (...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1 -... - (...)
VEKİLİ : Av. ...
2 -... - (...
VEKİLİ : Av. ...
3 -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..
Dairemizce verilen .. tarih ve ... sayılı karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilip, ..Hukuk Dairesi'nin .. tarih ve.... sayılı kararıyla bozulup dairemize gelmiş olmakla, duruşma yapılıp direnme kararı verildikten sonra, gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; .. tarihinde, müvekkilinin kullandığı.. plakalı motosikletin davalı ...'in sahibi olduğu mısır tarlasında anız yakılması sonucu müvekkilinin yolun solunda duraklamada olan davalı ... şirketince ZMSS poliçesi ile sigortalı olup, davalı ... .. kullandığı .. plakalı araca çarparak yaralandığını, her ne kadar Jandarma tarafından düzenlenen söz konusu tutanakta yolda park ve duraklama halinde bulunan.. plakalı araç sürücüsüne kusur atfında bulunulmamış ise de, Jandarma'nın eksik ve yetersiz inceleme yaptığını, kazanın tamamen davalıların kusurundan kaynaklandığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için .. TL maddi tazminat davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden, davalı asıllar yönünden olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, .. manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava etmiş, yargılama aşamasında maddi tazminat talebini HMK'nın 107/2. maddesi gereğince toplam .. TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımına uğradığını, her ne kadar tarlanın maliki davalı ise de kullanımının . . ait olduğunu, bu nedenle husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini, yangının kiracısı tarafından çıkarıldığını, kazaya motosiklet sürücüsünün hızlı olmasının neden olduğunu, dumanı gören sürücünün tedbirini alması gerektiğini, hasım gösterilen kişiler bakımından davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, olayda kusuru olmadığını, davacı kendi beyanında yol görüşünün kapalı olduğunu belirttiğini, şayet kendisi yola devam etmiş olsa daha vahim kaza olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, .. plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından tazminat taleplerinin reddi gerektiğini,..plakalı sigortalı araç kaza sırasında işletme halinde olmadığından davalı ... şirketinin poliçeden doğan sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı aktüerler tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın manevi tazminat talebi açısından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...anız yangının davalıların eylem ve fiilleri ile meydana geldiğinin ispatlanamadığı, tarla sahibi davalı ...'in tarlasını kiraya verdiği ve anız yangının bizzat bu davalı tarafından gerçekleştirildiğinin ispat edilemediği, bu nedenle bu davalıya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketine sigortalı aracın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. BAM KALDIRMA KARARI
... sayılı ilamı ile; "... mahkemece yukarıda tarih ve sayısı verilen dava sonucunun beklenip, lüzumu halinde iki dosyanın birleştirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi yerine... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen red kararına dayanılarak eldeki davanın reddine karar verilmesi..." isabetsizliğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. KALDIRMA KARARI SONRASI VERİLEN KARAR
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; "...anızın yandığı tarlanın davalı ...'e ait olduğu, davalı ...'in tarlayı . . adlı şahsa kiraya verdiği ve olayın meydana geldiği yıl . . tarlaya mısır ektiği, ..Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait.. K. sayılı dava dosyasının incelemesinde; davacının ... olduğu, davalıların . ., . . ve . . olduğu, davanın .. tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olduğu, açılan davanın mahkemece reddine karar verildiği ve karar gerekçesinde anız yangının davalıların eylem ve fiilleri ile meydana geldiğinin ispatlanamadığının belirtildiği, kararın kesinleştiği, tarla sahibi davalı ...'in tarlasını ziraya verdiği ve anız yangının bizzat bu davalı tarafından gerçekleştirildiğinin ispat edilemediği, ...'in tarla sahibi sıfatı ile tehlike sorumluluğunun bulunmadığı, tarla sahibine kusur izafe edilemeyeceği, kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketine sigortalı aracın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın yeniden reddine..." karar verilmiştir.
VI. BAM İKİNCİ KALDIRMA KARARI
Dairemizin..sayılı ilamı ile; "... dava konusu kazaya sebebiyet veren yangının davalıya ait anızların yakılması sonucu gerçekleştiğinin sabit olması karşısında, davalının tarlanın maliki olmasından dolayı kusursuz sorumluluk ve tehlike sorumluluğu ilkeleri kapsamında (anızları sürmemesi, her an yakılmaya hazır vaziyette bırakması, gerekli önlemleri almaması vs.) davacının zararından sorumlu olduğu değerlendirilip, gerekirse bilirkişi raporu ile kusur durumu tespit edilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına..." karar verilmiştir.
VII. İKİNCİ KALDIRMA KARARI SONRASI VERİLEN KARAR
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; "...davanın kısmen kabulü ile, .. TL maddi tazminatın.. tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, davalılar . . ve .. Sigorta yönünden davanın reddine, .. TL manevi tazminatın .. tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesi..." karar verilmiştir.
VIII. BAM ÜÇÜNCÜ KALDIRMA KARARI
Dairemizin... sayılı ilamı ile; "...kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, .. tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz. Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği Borçlar Yasası'nın 58. maddesi gereğince "…imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur( TBK m.69 )." TBK'nın 71/1. maddesine göre de; "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur." Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, yine de çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple, sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından; bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır (.., Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15). Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Dava konusu trafik kazasında davacıda oluşan zarar bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olup, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kusursuz tehlike sorumluluğu kapsamında davalının sorumluluğunu bertaraf edecek şekilde illiyet bağını kopartacak başkaca bir durumun bulunmadığı, zararın davalı ... 'in tarlasından anızların yakılması suretiyle karayolunda görüşün engellenmesi nedeniyle oluştuğu anlaşıldığından oluşan zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile düzelterek esas hakkında yeniden bir karar vermek üzere mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın kabulü ile, .. TL maddi tazminatın.. tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalılar . . ve . . yönünden davanın reddine, .. TL manevi tazminatın .. tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IX. TEMYİZ
Dairemizce verilen kararın temyizi üzerine;... Hukuk Dairesi'nin,... sayılı bozma ilamı ile "...dava konusu olay .. tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından .. tarihinde dava ıslah edilmiştir. Davalı ... vekiline ıslah dilekçesi.. tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili .. tarihinde ıslah edilen miktara karşı süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden ıslahla arttırılacak miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. Davaya konu trafik kazası sonucunda bir kişi yaralanmış olup eylem için kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Buna göre davada, kaza tarihiyle ıslah tarihi arasında uzamış zamanaşımı süresi dolmuştur. Hal böyle iken ıslahla arttırılan kısma ilişkin zamanaşımı def’inde bulunan davalı ... yönünden mahkemece ıslahla artırılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmediği ..." gerekçesiyle dairemiz kararı bozulmuş, dairemizce yapılan duruşma sonunda Yargıtay bozma ilamına direnilmesine karar verilmiştir.
X. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
1. Dava, tarlada anız yakılması sonucu yolda görüşün kaybolması nedeniyle davalı ... şirketi tarafından .. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) ile sigortalanmış olan araca arkadan çarparak yaralanan davacı motosiklet sürücüsünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. Dava konusu trafik kazası .. tarihinde meydana gelmiş olup, eldeki dava ise .. tarihinde açılmıştır. Buna göre davaya konu eylem kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesi kapsamında kalmakta olup, eylem için TCK'nın 66/1-e. maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olduğundan, dava zamanaşımı süresi dolmadan açılmıştır. Dairemiz ile .. Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık davacının ıslah dilekçesini verdiği tarihten itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolup dolmadığına ilişkindir. Davanın kısmi dava olarak açıldığı durumda ıslah tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilebilir ise de; eldeki davanın kısmi dava mı yoksa belirsiz alacak davası mı olduğu konusunda da dairemiz ile bozma makamı arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır.
3. Her ne kadar,... sayılı kararında kısmi dava ve belirsiz alacak davasıyla ilgili açıklamalar yapıldıktan sonra kararın 30. bendinde aynen; " Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir." şeklinde bir belirleme yapılmış ise de; .. bu kararı işçilik alacağıyla ilgili olup, bedensel zarardan kaynaklanan dava sonucu verilmiş bir mahkeme kararıyla ilgili değildir. Nitekim . çok sayıda kararında işçinin ihbar ve kıdem tazminatı alacağı likid alacak sayılmışken, bedensel zarardan kaynaklanan tazminat alacakları likid olarak kabul edilmemiştir. Alacağın likid olduğu hallerde ancak kısmi dava açılabilecekken, alacak likid değilse, yani baştan belirli değilse belirsiz alacak davası açılabilir. Öte yandan trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında, dava dilekçesinde davanın açıkça "belirsiz alacak davası" olarak açıldığı belirtilmemesine rağmen, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü şeklinde uygulama birliği oluşmuştur. Dairemizce istinaf incelemesi yapılan ve dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğu açıkça yazılı olmayan dosyalarda dava, belirsiz alacak davası olarak kabul edilmiş ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu şekilde çok sayıda dosya bulunmakla birlikte somutlaştırmak açısından dairemizin.. sayılı kararı ve kararın temyizi üzerine.. Hukuk Dairesi'nin.. tarih ve ...sayılı onama kararı örnek olarak gösterilebilir. Adı geçen dosyadaki dava dilekçesinin hiç bir yerinde davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair bir ibare bulunmamaktadır. Aynı dosyada davanın belirsiz alacak davası olup olmadığı konusunda istinaf itirazı ya da temyiz yok ise de, bu durum sonuca etkili olmayıp, bedensel zarardan kaynaklanan tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılabileceği şeklindeki yerleşmiş uygulamayı etkileyecek mahiyette değildir.
4. HMK'nın 107. maddesinin TBMM Adalet Komisyonu gerekçesinde belirtildiği üzere, belirsiz alacak davası açabilme hakkı, özellikle tazminat davalarında hak arama güçlüklerinin önüne geçmek, hak arama özgürlüğünü etkin hukuki korumayla desteklemek için getirilmiştir. .. tarihinde yürürlüğe giren HMK ile hukukumuza giren "belirsiz alacak davası" . . Usul Kanununda da yer almakta olup, Alman Federal Mahkemesi tarafından yüz yılı aşkın bir zamandan beri kabul edilmektedir.. . Yukarıda değinildiği üzere, alacak miktarının başlangıçta tam olarak belirlenemediği durumlarda açılan belirsiz alacak davası, en çok bedensel zarardan kaynaklanan tazminat taleplerinde uygulama alanı bulmakta, etkin bir korumayı da en çok, trafik kazaları nedeniyle bedensel zarara uğrayanlar, ölüm halinde ise müteveffa desteğin geride kalanları hak etmektedir. Nitekim kanun koyucu, bedensel zarara uğrayanlara hak arama özgürlüğünü etkin bir hukuki korumayla sağlama iradesini 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/1.a maddesinde yer alan; " Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır." hükmüyle de ortaya koymuştur.
5. Somut olayda davacı vekili, talep sonucunda; fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak ve ıslaha tabi olmak kaydıyla .. maddi ve .. manevi tazminat talep etmiştir. Olgu ve olayları açıklamak davacının, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hakimin görevidir. Açıklanan nedenlerle, dairemizce eldeki dava "belirsiz alacak davası" olarak kabul edilmiş ve bozma ilamına direnilerek aşağıdaki karar verilmiştir.
XI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1. Davanın KABULÜ ile, .. TL maddi tazminatın .. tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
2. Davalılar .. Sigorta yönünden davanın REDDİNE,
3. .. TL manevi tazminatın .. tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
4. Maddi tazminat yönünden; karar tarihi itibari ile alınması gereken .. TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam .. TL harcın mahsubu ile bakiye kalan .. TL harcın davalı ...'den alınarak hazineyi irat kaydına,
5. Davacı tarafından yatırılan .. TL harcın ve .. TL yargılama gideri olmak üzere toplam . TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
6. Maddi tazminat yönünden; davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan .. TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
7. Manevi tazminat yönünden; karar tarihi itibariyle 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli .. TL nisbi karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
8.Manevi tazminat yönünden; davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak kabul edilen kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan .. TL vekalet ücreti takdiri ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
9. HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluklarında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan Üye Üye Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!