Danıştay Onuncu Daire, Ebelik Yönetmeliğinin iptali talepli davada dava dilekçesinin idari yargılama usulü kanunundaki usuli şartlara uygunluğunu inceliyor.
Özet: Bir dernek tarafından Ebelik Yönetmeliğinin belirli maddelerinin iptali ve kaldırılması istemiyle açılan davada mahkeme, dilekçenin idari yargılama usul kanununda belirtilen şekil ve esaslara uygunluğunu öncelikle incelemektedir. Bu kapsamda, idari yargıda iptal ve tam yargı davaları dışında idareyi eylem tesis etmeye zorlayacak bir dava türü bulunmadığı, yargının mevcut bir işlemi denetleyerek iptal edebileceği ve dava konusu talebin açık, belirli ve somut olması gerektiği ilkeleri çerçevesinde, dilekçenin usul yönünden yeterliliği değerlendirilmektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, █████/2024 tarih ve 32741 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ebelik Yönetmeliği'nde yer alan düzenlemelerin bir kısmının iptaline, bir kısmının kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmü; 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiş; 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
İdari yargıda menfaat ihlali ileri sürülerek bir veya birden fazla işlemin iptalinin istenebileceği gibi, idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı ileri sürülen kararların tazmin edilmesi istemiyle tam yargı davası da açılabileceği, öte yandan, idari yargıda, iptal ve tam yargı davaları dışında bir dava türünün yer almadığı, bu nedenle, mahkemelerce, idareyi belirli bir işlemi tesis etmeye, karar almaya zorlayacak şekilde yargılama yapılmasının ve idari işlem niteliğinde bir karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ancak mevcut bir işlem üzerinden yargılama yapılarak bu işlemin iptal edilmesinin mümkün olduğu açıktır.
Diğer taraftan, yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Bununla birlikte, bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında düzenleyici işlemin tamamının, belirli maddelerinin veya maddelerin belirli kısımlarının iptalinin istenebilmesi mümkün olup, dava dilekçesinde iptal isteminin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, dilekçenin "Konu" ve "Netice ve Talep" kısmında, █████/2024 tarih ve 32741 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ebelik Yönetmeliği'nin hukuka aykırı olduğu belirtilen bazı maddelerinin iptaline ve bazı maddelerdeki ibarelerin ise kaldırılmasına karar verilmesi istemine yer verildiği; dilekçenin "içeriğinde" ise, anılan Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerin bir kısmının iptaline, bir kısmının ise kaldırılmasına veya düzeltilmesine karar verilmesi istemine yer verildiği, ayrıca dilekçede sayılanlar ile sınırlı olmamak kaydıyla yapılan inceleme sonucunda hukuka aykırı olduğu tespit edilen maddelerin ya da ibarelerin kaldırılmasının istenildiği; bununla birlikte dilekçenin "içeriğinde" ve "Netice ve Talep" kısmında Yönetmeliğin birbirinden farklı düzenlemelerine yer verildiği görülmüştür.
Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde; konu, netice ve talep kısımları ile içeriğinin uyumlu ve tutarlı olmadığı ve █████/2024 tarih ve 32741 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ebelik Yönetmeliği'nin hangi kısımlarının iptalinin istenildiğinin tereddüte yer verilmeyecek şekilde açıkça belirtilmediği, böylece dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, █████/2024 tarih ve 32741 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ebelik Yönetmeliği'nde yer alan düzenlemelerin bir kısmının kaldırılmasına veya düzeltilmesine karar verilmesi istenilmiş ise de, söz konusu talebin yargı merciinden idari işlem tesisi niteliğinde karar verilmesinin istenilmesi mahiyetinde bir talep olduğu anlaşılmakta olup, idari yargı yerlerince idari işlem niteliğinde karar verilmesi mümkün bulunmadığından, dava dilekçesinin yenilenmesi halinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
Bu durumda, █████/2024 tarih ve 32741 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ebelik Yönetmeliği'ndeki hangi madde/maddelerinin iptalinin istenildiği hususunun dava dilekçesinin konu ve sonuç ve istem kısımları ile içeriğinde uyumlu ve tutarlı olacak şekilde hukuka aykırılık iddialarına da yer verilmek suretiyle açıkça ifade edilmesi, ayrıca idari yargı yetkisinin sınırları içerisinde olmayan istemlerde bulunulmadan ve idari işlem veya eylem niteliğinde hüküm kurulması talep edilmemek (yalnızca iptal istemine yer verilmek, kaldırma ve düzeltme istemine yer verilmemek) suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!