Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, uluslararası taşıma hizmetinden kaynaklanan ve faturası düzenlenmiş alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali talebiyle dava açmış, davalı hizmetin gerçekleşmediğini iddia ederken, bilirkişi raporu tarafların ticari defter ve e-fatura kayıtlarını inceleyerek davacının asıl alacak miktarında haklı olduğunu ve davalının borçlu olduğunu tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin uzun yıllardır başta ithalat ve ihracat sektörü olmak üzere uluslararası nakliye ve lojistik alanında faaliyet gösterdiğini, bu sektörlerin yanı sıra birçok farklı ticari alanda müşterilerine güvenilir ve şeffaf hizmetler sunduğunu, Müvekkili şirketin gerek ithalat ve ihracat gerekse nakliye ve lojistik faaliyetleriyle Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağladığını, davacı müvekkilinin kuruluşundan bu yana olduğu gibi davalı ile akdetmiş olduğu sözleşme kapsamında taahhüt ettiği hizmeti eksiksiz olarak yerine getirdiğini, söz konusu hizmetin ifasından sonra, Vergi Usul Kanunu’na uygun şekilde ticari fatura düzenlendiğini ve ilgili faturanın davalı şirket yetkililerine gönderildiğini, ancak davalı şirket tarafından faturanın içeriğine veya şekline yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi, fatura bedelinin de müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine kendilerince davalı şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine karşı davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazlarının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, dosyaya sunulan CMR belgesi ve icra dosyasının dayanak belgeleri dikkate alındığında müvekkilinin taşıma hizmetini tamamladığını ve bu hizmetin karşılığını alamadığını, davalı şirketin faturaya 8 günlük yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı şirketin, faturanın tanzim edildiği tarihten sonra borcu ikrar ettiğini, bu sebeplerle davalı şirketin icra dosyasına yaptığı itirazın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, alacaklarını yaklaşık olarak ispat etmiş olduklarını, bu nedenle teminatsız olarak borçlunun mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, davalı/borçlu şirketin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı İcra dosyasıyla başlatılan icra takibine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile icra takibinin devamına, likit alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğundan davalı / borçlu şirketin %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücretinin davalı / borçlu şirketten alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği taşıma hizmetinin gerçekleşmediğini, kesinleşen faturanın sehven gözden kaçtığını, davacıya borçlarının olmadığını, davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 111.750,08-TL fatura alacağı, 44.000,00-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 155.750,08-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında bir taşıma ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise davacının taşıma ilişkisinden kaynaklı alacaklı olup olmadığı ve miktarının tespiti istemine ilişkindirDosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "... İcra takibine konu faturanın e-fatura olduğu, işbu faturanın tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, faturanın karşılıklı olarak BS-BA formu ile beyan edildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibari ile davalı taraftan 111.750,08-TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibari ile davacı tarafa 111.750,08-TL borçlu olduğu, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 111.750,08 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 44.000,00 TL işlemiş faiz talebinin olduğu ancak davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık TTK. 1530. madde temerrüt faizi talep edebileceği,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)"...Diğer taraftan, her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir. Gerek davacı, gerekse davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura ve fatura alacağı yer aldığı gibi davalı şirkete ait BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Tarih, ... Esas, ... Karar.Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça icra takibine konu fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce her iki tarafın tarafın ticari defter ve belgeleri üzerine bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yasal defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle 111.750,08-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalı yasal defterlerine göre de davacının icra takip tarihi itibari ile 111.750,08-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumda her iki taraf defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve davacının bilirkişice tespit edilen 111.750,08-TL tutarında belirtilen asıl alacak tutarı kadar davalıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı, icra takibine konu faturaya davalı tarafça süresinde itiraz edilmediği, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA-BS formlarının incelenmesinde icra takibine konu faturanın karşılıklı olarak bildirildiğinin, kayıtların birbiri ile uyumlu olduğunun ve buna bağlı olarak taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında icra takibine konu edilen ve davalı defter kayıtlarında da görülen borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu durumda davacının her iki taraf defter ve kayıtları doğrultusunda 111.750,08-TL asıl alacağı yönünden davasını ispat ettiği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 111.750,08-TL asıl alacak yönünden iptaline karar vermek gerekmiştir.Davacı takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebinde bulunmuş olup; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının ticari defterleri ve faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 111.750,08-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 22.350,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 7.633,64-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.659,83-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.973,81-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,-Davacı tarafından yatırılan toplam 3.362,73-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 9.200,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 6.600,08-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 44.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.300,04-TL'sinin davalıdan tahsiline, bakiye 1.299,96-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ....¸e-imza Hakim ..... ¸e-imza