Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonrası eksik ödenen pert farkı ve araç mahrumiyet bedeli talepli maddi tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 16.06.2024 tarihinde meydana gelen çoklu araç trafik kazasında kusurlu bulunan davalıların ve sigorta şirketlerinin sorumluluğunda, davacının aracında oluşan maddi zararın, sigorta şirketlerince yapılan ödemelerin yetersiz kalması nedeniyle, özellikle "pert farkı" ve "araç mahrumiyet bedeli" kalemleri için, belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 200 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği; davalıların ise kusursuzluklarını, ödemelerin yeterliliğini ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın reddini istediği uyuşmazlığın taraflarının iddia ve savunmalarını içermektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av...
DAVALI : 1- ......
VEKİLİ : Avv
DAVALI : 2- ......
VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVALI : 3- ......
VEKİLİ : Av...
DAVALILAR : 4- ......
5- ......
VEKİLİ : Av...
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak;16.06.2024 tarihinde davalılardan ......'ın işleteni olduğu, diğer davalı ...... sevk ve idaresindeki ...... kamyoneti ile ...... çevre yolunda ...... Caddesini takiben seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun karşı bölümüne geçerek müvekkilinin sevk ve idaresindeki ...... plakalı araca çarpmış ve yine aynı istikamette müvekkilin aracının arkasında seyreden davalı ......'un sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracı da seyir halindeyken güvenli takip mesafesine uymadığından müvekkilinin aracının sağ yan kısmına çarptığı ve bu şekilde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, Olayın akabinde kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen 16.06.2024 tarihli trafik kaza tespit tutanağı ile davalıların kusurlu olduğu ve müvekkilinin ise kusurlu olmadığı tespit edildiğini, davalılar ...... ve ...... hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyası ile taksirle yaralama suçundan yürütülen soruşturma dosyasının da halen derdest olduğunu, davalı ......'a ait ...... plakalı kamyonetin zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesi ...... poliçe numarası ile ...... nezdinde olduğu ve sigorta şirketi tarafından araca 151.000,00-TL sovtaj bedeli, 184.260,00-TL de hasar bedeli olarak ödeme yapıldığını, davalı ......'e ait ...... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesi 291046306 poliçe numarası ile ...... nezdinde olduğunu ve sigorta şirketi tarafından araca 64.740,00-TL hasar bedeli olarak ödeme yapıldığını, sigorta şirketleri tarafından ödemelerin yetersiz olduğunu, dava açılmadan önce davalı ...... ve ......'ye 13.09.2024 tarihinde yazılı olarak başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketleri tarafından yasal süresi içerisinde cevap verilmediğini ve zararın giderilmesine yönelik ödeme de yapılmadığını bu nedenle öncelikle alacağın tahsil edilememesi riskine karşılık davalı ......'ın kullanımında olan ve aynı zamanda davalı ...... adına kayıtlı olan ...... plakalı araç ile davalı ......'ün kullanımında ve kendi adına kayıtlı olan ...... plakalı aracın trafik kaydına ve adı geçen davalıların tüm taşınır ve taşınmazlarına kararın kesinleşmesine kadar ihtiyati haciz şerhi konulmasını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla;16.06.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, HMK md. 107 uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek, şimdilik müvekkiline ait ...... plaka sayılı araç için sigorta şirketleri tarafından araç değeri düşük gösterilerek eksik ödenen "PERT FARKI" için 100,00-TL ve "ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİ" için 100,00-TL olmak üzere toplamda 200,00-TL maddi tazminat tutarının (davalı sigorta şirketleri yönünden sigorta limitleri aşılmamak ve "pert farkı" kalemiyle sınırlı kalmak kaydıyla) araç maliki ve sürücüsü olan davalılar yönünden olay tarihinden; davalı sigorta şirketleri yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, savcılık dosyasından alınan raporda da bu hususun belirtildiğini, davacının aracına ait hasar ve değer kaybı bedelinin sigorta şirketleri tarafından fazlasıyla ödendiğini, davacının araç mahrumiyetine ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu aracın hasarın tutarını belirttiğini ve ardından davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulünü talep ettiğini, HMK m:107 gereği davanın '' belirsiz alacak davası'' olarak açılabilmesi için alacağın değerinin belirlenmesinin mümkün olmaması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından gerekli ödemelerin yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketçe yapılan ödemelerin düşülmesiyle birlikte bakiye teminat limitinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının kusurunun belirlenmesini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda karayolları trafik kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, araç ikame /mahrumiyet bedeli ve ekspertiz ücretinin dolaylı zarar niteliğinde olduğunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince poliçe teminatı dışında kaldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmasını olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davalı ...... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; davaya konu tazminatın ödendiğini bu yüzden talebin mükerrer olduğunu, davacının herhangi bir iradi sakatlığından bahsedilemeyeceğinden ve ibra ile mutabık kalınan tutarın tamamı ödendiğinden bakiye zarar iddiasının yersiz olduğunu, ayrıca kaza tarihindeki güncel rayiç değerin tamamı ödendiğinden fazlaya ilişkin bir hak da bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal olması gerektiğini, bu nedenlerle davacının talepleri hakkında davacının yasa, usul ve Genel Şartlara aykırı taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkil şirket lehine vekalet ücreti tayin edilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...... ve ...... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını müvekkilinin aracının diğer davalının çarpması sonucu karşı şeride geçtiğini ve davacının hızını azaltmadan geldiğini ve bu yüzden çarpmanın gerçekleştiğini, davacının zararının sigorta şirketi tarafından eksiksiz olarak ödendiğini, bakiye kalan bir zararının bulunmadığını, davacının aracının ticari nitelikte olmadığı için araç mahrumiyet zararının doğmadığını, davacının ihtiyati haciz talebinin yersiz ve haksız olduğunu, Davacının araç pert farkı ve mahrumiyet bedeli taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile ilam vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı ...... plakalı araç sürücüsü ......’ın olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olacağı, ...... plakalı araç sürücüsü ......’ın olayda kusursuz olacağı, ...... plakalı araç sürücüsü ......’ün olayda kusursuz olacağı, kaza neticesinde davacıya ait araçta 19.000,00 TL tutarında pert farkı oluştuğu, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 16.000,00 TL olduğu anlaşılmış ve oluşan vicdani kanaat ile;
Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
Araç pert farkından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 19.000,00TL'nin davalılar ...... ve ...... yönünden kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ...... yönünden ( bakiye poliçe teminat limiti olan 15.740,00 TL iile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 24.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 16.000,00 TL' nin, davalı ...... ve ......'dan kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacının davalılar ...... ve .....'ye yönelik davasının reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmeden hüküm kurulduğunu, mahkemece alınan iki rapor arasında 30.000,00 TL'lik rayiç değer farkını ve tazminat miktarındaki çelişkiyi gidermek için üçüncü bir heyetten rapor alınmadan gerekçesiz bir şekilde müvekkili aleyhine olan ve daha düşük hesaplama içeren █████/2025 tarihli raporun hükme esas alındığını, araç mahrumiyet bedelinin eksik ve hatalı hesaplandığını, kusur durumu ve kaza tespit tutanağı ile çelişkinin olduğunu, kaza tespit tutanağında kusurlu bulunan davalı ......'ün mahkemece kusursuz sayılmasına ilişkin çelişkiyi giderecek ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava trafik kazası nedeniyle bakiye hasar ve mahrumiyet talebine ilişkindir. Mahkemece verilen karar davacı tarafından aşağıdaki yönlerden istinaf edilmiştir.
- Davacının kusura ilişkin istinafı yönünden;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Kaza tespit tutanağında; "davalı sürücü ......’ın 2918 sayılı KTK nun 47/c maddesinde belirtilen trafik işaret levhalarına uymamaktan dolayı kusurlu olduğunu, davalı sürücü ......’ün 2918 sayılı KTK.nun 56/c maddesinde belirtilen takip mesafesi kuralına uymadığını, davacı sürücü ......’ın olayda kusursuz olduğu" görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan Adli Trafik Bilirkişisi raporunda;"...... plakalı araç sürücüsü ......’ın 2918 sayılı KTK.nun 84/b maddesinde belirtilen asli kusurlu hareketi yaparak olayda asli kusurlu olduğunu, ...... plakalı araç sürücüsü ......’ün olayda kusursuz olduğunu, ...... plakalı araç sürücüsü ......’ın olayda kusursuz olduğu" görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkemece alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda;"Davalı ...... plakalı araç sürücüsü ......’ın olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olacağı, ...... plakalı araç sürücüsü ......’ın olayda kusursuz olacağı, ...... plakalı araç sürücüsü ......’ün olayda kusursuz olacağı" görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkemece █████/2025 tarihli Karayolları Fen Heyetinden alınan bilirkişi raporunda; "Davalı ...... plakalı araç sürücüsü ......’ın olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olacağı, ...... plakalı araç sürücüsü ......’ın olayda kusursuz olacağı, ...... plakalı araç sürücüsü ......’ün olayda kusursuz olacağı" görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Buna göre, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile gerek ceza gerek mahkemece alınan kusur raporları arasındaki çelişki, karayolları fen heyetinin dosya kapsamına, oluşa ve delillere uygun raporu ile giderilmiş olup buna yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
- Davacının bakiye hasar bedeline ilişkin istinafı yönünden;
Davalılar oluşan gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2.el piyasa rayiç değerinin tespit edilmesi, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edilmesi, Yargıtay 17.HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının değerlendirilmesi, hasar bedelinin piyasa rayiç değerinin belirlenmesi ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olmadığı belirlendiği halde, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmesi ve belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "dosya içeriği itibariyle; başvuruya konu araçla ilgili yukarıda belirtilen değerlendirme ve hesaplamalar neticesinde araçta KDV dahil 468.554,86.-TL hasar tazminat tutarı oluştuğu, aracın hasar durumu dikkate alındığında onarımının ekonomik olmadığı, pert total işlem görmesinin uygun olduğu, yapılan piyasa araştırmaları sonucunda; aracın “kaza tarihi itibariyle” hasarsız emsallerinin piyasa satış değerinin 400.000.-TL olduğu, ...... Şirketi tarafından alınan Sovtaj değeri olan 151.000.-TL’nin uygun olduğu, piyasa sovtaj farkına göre ödenmesi gereken hasar tazminat tutarının 249.000.TL olduğu, ...... sigorta şirketinin %100 kusuru oranında sorumlu olduğu tutarın trafik sigortası maddi hasar teminatı olan 200.000.-TL olduğu, ...... şirketi hasar tazminatı olarak 184.260.-TL ödeme yaptığını bildirerek , ödeme dekontunu sunduğu ve ...... şirketinin 15.740.-TL tazminat bakiyesi kaldığı, Toplam 249.000.-TL tazminat tutarının 200.000.-TL’sinden ...... sorumlu olduğu kalan 49.000.-TL tazminat tutarından diğer davalıların sorumlu olduğu" görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkemece █████/2025 tarihli Karayolları Fen Heyetinden alınan bilirkişi raporunda; "Dava konusu ...... plakalı araçta 219.000 TL gerçek hasar tazminatı hesaplandığı, sigorta tarafından hasar tazminatı ile ödenen 200.000TL düşüldükten sonra geriye 19.000 TL hasar alacağının kaldığı hesaplandığı, araç mahrumiyet zararının 16.000 TL olacağı" görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı tarafça iki rapor arasında çelişki bulunduğundan bahisle itirazda bulunulmuşsa da davacı tarafın dava dilekçesinden ve dosya kapsamından davacıya ...... tarafından 151.000,00-TL sovtaj bedeli olarak, 184.260,00-TL de hasar bedeli olarak ödeme yapıldığı, ...... tarafından 64.740,00-TL hasar bedeli olarak ödeme yapıldığı, davacının hasar bedeli olarak toplamda 248.730,00 TL ödeme aldığı, alınan her iki rapordan da davacının gerçek zararının karşılanmış olduğu sonucuna ulaşıldığı ancak mahkemece ...... tarafından 64.740,00-TL olarak yapılan ödeme göz ardı edilerek 19.000,00 TL üzerinden hüküm kurulması hatalı ise de iş bu karara davalıların istinafının bulunmadığı nazara alınarak eleştirmekle yetinilmiş, davacının ise bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davacının itirazının reddi gerekmiştir.
-Davacının araç mahrumiyet bedeline itirazının incelenmesinde:
Davacı davalılardan araç mahrumiyet zararını istemiştir. talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Somut dosyamızda;Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından davacı aracının perte ayrıldığı, hasar bedelinin geç ödenmesinin kusurunun davalılara yüklenemeyeceği, buna göre kaza tarihinden itibaren tüm süreçlerin tamamlanarak davacı tarafın yeni bir araç alması için gereken sürenin belirlenerek, günlük kiralama bedeli, amortisman, yakıt vs. giderler düşülerek araç mahrumiyeti zararının belirlendiği ve buna ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.
█████/2026
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!