Danıştay, vergi dairesinin davacının sahte belge düzenlemesi ve kaçma iddialarına karşın, banka hesabına uygulanan ihtiyati haczin hukuka uygun şekilde kaldırılma kararını onadı.
Özet: Davacı hakkında kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla banka hesabına uygulanan ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin uyuşmazlıkta, Danıştay; vergi dairesinin temyiz istemini reddederek, alt mahkemelerin ihtiyati haczi kaldıran kararlarını onamıştır. Mahkemeler, vergi incelemesi tamamlanıp tarhiyat yapılmadan ve davacının kaçma, malları kaçırma veya hileli yollara başvurma ihtimaline dair somut hukuki tespitler sunulmadan sadece borcun varlığının ihtiyati haciz için yeterli olmadığını, inceleme elemanı tarafından ihtiyati hacze esas alınabilecek bir hesaplama yapılmadığını ve sahte belge düzenleme iddialarına rağmen vergi idaresinin yeterli delil sunamadığını vurgulamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin...... tarih ve E:... K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacının 2017 yılının muhtelif dönemlerine ait gelir vergisi, geçici vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 3. bendi gereğince alınan... tarih ve ... sayılı ihtiyati haciz kararı uyarınca banka hesabına uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında yürütülen bir inceleme ve dava konusu işlemle güvence altına alınmaya çalışılan borç ile ilgili inceleme elemanı tarafından ihtiyati hacze esas alınabilecek nitelikte bir hesaplama bulunmadığı, 6183 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. bendine dayalı olarak inceleme sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra teminat isteme, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz gibi koruma tedbirlerine başvurulamayacağı, öte yandan, davacının kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalinin bulunduğuna ilişkin davalı idarece hukuken itibar edilebilecek herhangi bir tespit yapılmadığı, bu haliyle sadece kamu alacağının var olmasının, 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 3. bendi uyarınca ihtiyati haciz uygulaması için yeterli sayılamayacağı gerekçesiyle banka hesabına uygulanan ihtiyati haciz kaldırılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında, sahte belge düzenleme suçu yönünden ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esasına kayden dava açıldığı, vergi idaresince ulaşılabilir bir adresinin bulunmadığı, neredeyse hiçbir mal varlığının olmadığı, herhangi bir teminat gösterilmediği, borçlarını ödemediği, yapmış olduğu faaliyet, bu faaliyetin icrasında tercih edilen yol ve yöntem ile bu faaliyetten elde edilen gelirin elde ediliş şekli ile söz konusu gelirin kanunun yasaklanmış bir faaliyetten kaynaklandığı dikkate alındığında, davacının kaçma ihtimalinin bulunduğunun kabulü gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.