İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin davada davalı istinaf itirazlarının reddedilmesi kararı.
Özet: Trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat istemiyle açılan davada, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunda; Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesi uyarınca başvuru şartının yerine getirilmediği, kazaya neden olan aracın tespit edilemediği, kusur raporlarının çelişkili olduğu, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı ve müterafik kusur bulunduğu yönündeki iddiaları incelenmiş; davacının dava öncesi sigorta şirketine başvurduğu, kaza nedeninin belirli olduğu, bilirkişi kusur raporunun usul ve yasaya uygun bulunduğu ve müterafik kusurun oluşmadığı gerekçeleriyle tüm istinaf itirazları reddedilerek, ilk derece mahkemesinin sürekli iş göremezlik tazminatına hükmeden kararı esasen hukuka uygun bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: █████████ KARAR NO : █████████ İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: 21/6/2022NUMARASI : ████████ (E) - ████████ (K)DAVANIN KONUSU: Maddi TazminatKARAR TARİHİ: 25/6/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 113.336,64 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Hesabı vekili dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97'nci maddesi uyarınca yöntemine uygun başvuruda bulunulmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini; kazaya neden olduğu ileri sürülen taşıtın cinsi ile araç plakasının tespit edilemediğinin ispatlanamadığını; kusur raporları arasında çelişki bulunduğundan İstanbul Teknik Üniversitesi makine mühendisliği fakültesinden ya da farklı bir bilirkişiler kurulundan çelişkiyi gidermek üzere rapor alınmasını talep ettiklerini; hükme esas alınan maluliyet raporunun yöntemine uygun düzenlenmediğini; tazminat hesabında kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu; davacının askerlikte geçireceği sürenin hesaplanan tazminattan mahsubunun gerektiğini; üçüncü kişinin kusuru nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, üç yaşında olan davacıyı küçük yaşta araç trafiğinde yalnız bırakan anne ve babanın da kazanın oluşumunda ve davacının yaralanmasında müterafik kusurunun bulunduğunu, yöntemine uygun başvuru koşulu yerine getirilmediğinden, dava öncesi tarihten itibaren faize hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Davaya konu trafik kazasından sonra tedavi için Düziçi Devlet Hastanesine götürülen davacı ...'nın muayenesi soncu düzenlenen raporda, trafik kazası nedeniyle getirtildiğinin belirtilmesi ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen belgelerin içeriği dikkate alındığında, davaya konu kazaya otomobil cinsinden aracın neden olduğunun; davacı vekilinin eldeki davayı açmadan önce ekinde kazaya ilişkin belgeler, hastane belgeleri ile vekâletname örneği bulunan ve davalı ... Hesabına, 9/8/2018 günü ulaşan dilekçeyle başvurduğunun, böylece dava yoluna gidilmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerektiğine ilişkin KTK'nin 97'nci maddesinde öngörülen dava şartının oluştuğunun anlaşılması karşısında, bu konulara yönelen istinaf nedenleri benimsenmemiştir. Davaya konu kazanın meydana geldiği yerde yapılan keşfe dayalı olarak bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; yerleşim yerinde bulunan müstakil evlerin çoğunlukta olduğu ...Caddesinde seyri sırasında, yolun sağında ve solunda yaya yolu ve kullanılır durumda banket olmaması nedeniyle aracın hızını yol ve mahal koşullarına göre ayarlaması düğün olan ikamete yaklaştığında yine yaya yolu ve banket olmadığını değerlendirerek düşük hızda, daha dikkatli ve duyarlı seyretmesi, düğünün olduğu bölgeye geldiğinde ise gerekirse seyrini soldan sürdürmesi gerekirken, bu kurallara aykırı davranarak seyreden plakası saptanamayan beyaz renkli ford marka aracın kimliği belirlenemeyen sürücünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu; davacı yaya ...'nın ise kural ihlalinin olmadığı bildirilmiş; böylece kimliği saptanamayan sürücünün yönetimindeki otomobil ile davacının kaza sırasındaki konumları ve plakası belirlenemeyen araç sürücüsünün davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının; yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde; dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin kusura ilişkin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; kazanın oluşumuna etkisi olmayan ancak kaza nedeniyle oluşan zararın ağırlaşmasına neden olan müterafik kusur niteliğinde davranış sübut bulmadığından, hükmolunan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmaması da yerinde görülmüştür. KTK'nin 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve ███████ (E) - ███████ (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin █████/2022 gün ve ███████ (E) - ████████ (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi dikkate alındığında, iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın hesaplamasının %1,65 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve iş gücü kaybı tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, ... hesap bilirkişisi tarafından, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının, olası yaşam süresi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu kabul edilmiş; Adli Tıp Kurumu (ATK) İstanbul 2'nci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 16/6/2021 gün ve ... sayılı raporunda davacı ...'nın 2/7/2018 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak E Cetveline göre meslekte kazanma gücünden %3,3 oranında kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirilmesi, böylece davacının sürekli biçimde maluliyetinin oluşup oluşmadığının, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümlere yer verilen ve haksız eylemin etkisine uğrayan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermesi nedeniyle tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlendiğinin anlaşılması karşısında, bu konuya yönelen istinaf nedeni benimsenmemiş; kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ile Düziçi Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında düzenlenen belgelerin içeriği dikkate alındığında, davaya konu kaza nedeniyle oluşan maddi zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş; yukarıda açıklanan ATK İstanbul 2'nci Adli Tıp İhtisas Kulunun raporuna göre meslekte kazanma gücünden %3,3 oranında kaybetmiş sayılacağı anlaşılan davacının, askerlik döneminde de daha fazla efor sarf edeceği gözetildiğinde, bu konuya yönelen istinaf nedeninin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... Hesabı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.742,03 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 1.985,50 TL mahsup edilerek, bakiye 5.756,53 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Hesabından tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı ... Hesabının istinaf başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/6/2026