Menfi tespit davası, çek keşidecisinin kaybedilen ve hakkında ödeme yasağı bulunan çek üzerindeki sahte ciro iddiasıyla borçlu olmadığını ileri sürmesi.
Özet: Bu menfi tespit davasında, çek keşidecisi davacı, 35.000 USD bedelli çekten dolayı aleyhindeki icra takibine itiraz ederek borçlu olmadığını iddia etmektedir; zira, çekin lehtarının kayıp ihbarı üzerine ödeme yasağı konulduğunu ve lehtarın kendi cirosunun sahte olduğunu ileri sürerek ciro silsilesinde kopukluk meydana geldiğini, dolayısıyla takip alacaklısının yetkili hamil olmadığını belirtmektedir. Davacı ayrıca, temel borcun daha önce ödendiğini öne sürmektedir. Davalı ise, davacının keşideci olarak kendi imzasına itiraz etmediğini, imzaların istiklali prensibi gereğince lehtarın cirosunun sahte olmasının keşidecinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını ve kötü niyetin ispatlanamadığı sürece bedelsizlik gibi şahsi defilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak takibin haklı olduğunu belirtmektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan ... 14. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı haksız ve mesnetsiz takibe müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, takibe konu 02.12.2022 tarih 35.000 USD bedelli ... seri nolu çekin müvekkili ... A.Ş tarafından keşide edilerek ... Tic. Ltd. Şti'ye verildiğini, akabinde lehtar tarafından çekin kaybolduğunu ve çekin iptali için ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası ile başvuru yapıldığının müvekkiline bildirildiğini, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile mahkemece çekin ibrazı halinde ödeme yasağı konulmasına karar verildiğini, ödeme emri ekinde sunulan çek fotokopisinde de 07.12.2022 tarihinde çekin bankaya ibraz edildiğini ve ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile alınan ödeme yasağı gereği çekin iade edildiğinin yer aldığını, çek iptal davasının derdest olduğunu, lehtar tarafından ödemeden men yasağı kararı kendisine ibraz edilen müvekkilinin, lehtara olan borcunu 02.12.2022 Tarih, 35.000 USD bedelli ... seri no lu çek vermek sureti ile ödediğini, Lehtar .... Şti tarafından çek bedelinin tahsil edildiğini, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflarınca ... 33.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ayılı dosyası ile borca itiraz edildiğini ve takibin iptali talep edildiğini, çeki kaybeden lehtar ...Tic. Ltd. Ştinin; takibe konu çekin arkasında bulunan kaşe ve imzanın kendisine ait olmaması nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ve yine ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itirazda bulunduğunu, yapılacak yargılama neticesinde imzanın lehtara ait olmadığının ve taklit edildiğinin anlaşılacağını, bu husus açıklığa kavuştuğunda da ciro silsilesinde kopukluk olduğunun ortaya çıkacağını, çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hakkın kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamilin yetkili hamil sayılamayacağını, yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamayacağını, takibe konu çekte de lehtarın cirosunun sahte olduğunu ve takip alacaklısının keşideci olan müvekkiline başvuru hakkı bulunmadığını, uyaptan yapmış oldukları araştırmalar neticesinde alacaklı ve borçluların çok sayıda benzer nitelikte dosyaları olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle alacaklı ve cirantaların çekin iktisabında ağır kusurları bulunduğunu, müvekkilinin borcunu ödediğini, bu nedenle böyle bir borcu bulunmadığını, yapılan icra takibinin müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ve haciz tehdidi altında kalan müvekkilinin mağdur olduğunu, bu nedenle dava ve takip konusu senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden ve resen nazara alınacak nedenlerle; haksız ve mesnetsiz şekilde başlatılan ... 14. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasını, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini, ... 14. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının iptalini, takip alacaklısının asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çekin keşidecisi olduğunu, çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddialardan dava konusu çekin keşide edildikten sonra çekin lehtarı olan dava dışı ...şirketine gönderilmek üzere kargoya verildiğinin anlaşıldığını, davacının dava konusu çeki keşide edip çek lehtarı olan dava dışı ... şirketine gönderdiğini beyan ettiğine göre hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul ettiğini, bu nedenle de çekin keşidecisi olan davacının çekten ötürü müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, dava dilekçesinde çekteki imzanın çek lehtarı olan ... şirketi yetkilisine ait olmadığı iddia edilmiş ise de çekteki lehtar imzasının sahte olmasının TTK 677 maddesinde belirtilen imzaların istiklali prensibi gereği keşideciyi sorumluluktan kurtaran bir sebep olmadığını, davacının müvekkilinin bile bile davacının zararına hareket ettiğine dair hiçbir delil sunmadığını, bu nedenle şahsi bir defii olan bedelsizlik iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, davacının çek bedelinden sorumlu olduğunu, çekin dava dışı ... şirketine ulaşamadan kaybolmuş olmasının ve bu şirketin çekin iptali için dava açmasının davaya taraf olmayan müvekkilini bağlamadığı gibi davacıyı borçtan kurtaran bir sebep de olmadığını, zaten çekte ödeme yasağı bulunmasının çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmeyeceği gibi müvekkilinin kötü niyetli olduğunu da göstermediğini, ayrıca davacının tacir olduğundan basiretli hareket etme yükümlülüğü altında olduğunu, çekin cüzi bir sigorta bedeli ödeyerek güvenceli gönderilme imkanı varken mevzuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesinin davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2022 tarihinde 12.325,94 TL peşin harç ile 80,70 TL başvurma harcını mahkememiz veznesine depo etmiş; dava dilekçesinde dava değerinin 38.679,79 USD olarak gösterildiği, dava değerinin TL karşılığının (38.679,79 USD x 18.6997 TL) 723.300,46 TL olduğu, alınması gereken harç miktarının 723.300,46 TL'nin binde 68,31'i olan 49.408,65/4 =12.352,16 TL olduğu anlaşılmakla dosyaya davacı vekilince 12.325,94 TL peşin harç yatırıldığı, eksik kalan 26,22 TL eksik harcı depo etmek üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı █████/2022 tarihinde 26,22 TL peşin harcı Mahkememiz veznesine depo etmiştir.
... 14.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; davalı tarafından davacı ...A.Ş ile dava dışı ... Şirketi ile ... Şirketi,... Şirketi aleyhine █████/2022 ibraz tarihli 35.000 USD bedelli çeke istinaden 35.000 USD si asıl alacak olmak üzere toplam 38.679,79 USD nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı , mahkememizin 23.12.2022 tarihli ara kararı ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararı verildiği, teminatın depo edildiği ve tedbirin uygulandığı anlaşılmıştır.
Çekteki lehtar ciranta imzasının sahte düzenlendiği konusunda şikayetçi olunması üzerine başlatılan ...Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyasında çekteki lehtar ciranta şirketin yetkilisi ...'nun imzasının mukayesesine ve davalının ifadesinin alınmasına yönelik işlemlerin devam ettiği, soruşturmanın sonuçlanmamış olduğu anlaşılmış; mahkememiz TBK 74.maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilebilecek beraat kararı ile bağlı olmadığından soruşturmanın sonuçlanmasının beklenilmesine gerek görülmemiş ,yargılamaya devam edilmiştir.
Dava konusu çekteki lehtar ciranta şirketin yetkilisi ...'nun mukayese yazı ve imzalarını içerir belge asılları; █████/2021 tarihli Sürücü Belgesi Yenileme Başvuru Formu, █████/2020 tarihli Kimlik Kartı Başvuru Belgesi, █████/2021 tarihli Umuma Mahsus Pasaport Başvuru Belgesi, █████/2024 tarihli ... Bankası dekontları, ... tarihli ... yevmiye nolu İmza Sirküleri, Elektronik Tebligat Talep Bildirimi, Halkbank İmza Beyan Formu, ... tarihli ... yevmiye nolu İmza Sirküleri, ... tarihli ... yevmiye nolu Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, █████/2017 tarihli, Olağan Genel Kurul Toplantısında Hazır Bulunanlar Listesi ,█████/2018 tarihli, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, █████/2020 tarihli, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri sayfaları, █████/2020 tarihli, Olağan Genel Kurul Toplantısında Hazır Bulunanlar Listesi aslı dosya içine celp edilmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince dava konusu çekteki lehtar ciranta imzasının ... eli ürünü olup olmadığı konusunda rapor tanzimi için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İncelemeleri İhtisas Dairesi'nin █████/2025 tarihli raporu'nda özetle; ...şubesine ait, ... çek seri nolu, █████/2022 keşide tarihli, 35.000 USD bedelli çekte "...." kaşe izi üzerinde atılı 1. ciranta imzası ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı" yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, davacının keşidecisi olduğu çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı, dava dışı ... Şirketi lehine keşide etmiş oldukları dava konusu çekin kargodayken çalındığını, çekteki lehtar ciranta imzasının ... Şirketi'ne ait olmadığını, ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hakkın kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceğini , ciro zincirinde kopukluk olması halinde çeki elinde bulunduran hamilin yetkili hamil sayılamayacağını ve keşideciden talepte bulunamayacağını, takibe konu çekte de lehtarın cirosunun sahte olduğunu ve takip alacaklısının keşideci olan müvekkiline başvuru hakkı bulunmadığını, alacaklı ve borçluların çok sayıda benzer nitelikte dosyalarının olduğunun tespit edildiğini bu nedenle alacaklı ve cirantaların çekin iktisabında ağır kusurları bulunduğunu iddia etmiştir.
Davalı ise davacının çekten ötürü müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, çekteki lehtar imzasının sahte olmasının TTK 677 maddesinde belirtilen imzaların istiklali prensibi gereği keşideciyi sorumluluktan kurtaran bir sebep olmadığını, müvekkilinin bile bile davacının zararına hareket ettiğine dair hiçbir delil sunulmadığını bu nedenle şahsi bir def'i olan bedelsizlik iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, davacının çek bedelinden sorumlu olduğunu iddia etmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).
Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.
Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez.
Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.
Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.
Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; ... 14.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyasında, davalı tarafından davacı keşideci ile birlikte dava dışı lehtar... Şirketi ve cirantalar ... Limited Şirketi, ... Şirketi hakkında uyuşmazlığa konu çek nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapılmıştır.
Davacı keşideci tarafından düzenlenen 02.12.2022 keşide tarihli 35.000 USD bedelli çekin dava dışı lehtar şirketine kargo ile gönderilirken hırsızlık sonucu çalınması üzerine lehtar tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan çek iptali davası sonucunda mahkemenin ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında dava konusu çekin iptaline karar verilmiştir.
Dava konusu çekin iptaline karar verilmesi üzerine davacı keşideci tarafından, iptaline karar verilen çek nedeniyle lehtara ödeme yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce tanzim ettirilen İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İncelemeleri İhtisas Dairesi'nin █████/2025 tarihli raporuna göre dava konusu çekte yer alan lehtara ilişkin imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir.
Mahkememizce alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İncelemeleri İhtisas Dairesi'nin...tarihli raporu ile takip ve dava konusu çekteki lehtarın cirosunun sahte olduğu anlaşıldığına göre, 6102 sayılı TTK’nın 684. ve 788. maddeleri uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığından çek üzerinde bulunan hakkın çekte ciranta olarak görünen ... Şirketi ’ne devrinin gerçekleşmediği böylece çek üzerinde hakkı olmayan ... Şirketi'nin yaptığı ciro ile de çekteki hakkın çeki elinde bulunduran davalıya geçmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının, 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmamaktadır.
Somut olayda, dava konusu çekteki lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için davalının 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine çek üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edemediğinden aynı Kanun’un 792. maddesine göre ispat yükünün davacı keşidecide olduğu düşünülemez. Çünkü 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki düzenleme, çeki 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller içindir.
Uyap üzerinden yapılan sorgulamada davalı aleyhine benzer hukuki sebeple çok sayıda menfi tespit, şikayet istemli hukuk davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda çeki elinde bulunduran davalının , çekteki lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle çekteki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve keşideciye başvuru hakkı bulunmadığından emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas, ... K. sayılı ilamı da nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacının, ... 14. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ve bu takibe konu ...şubesine ait, ... seri nolu, █████/2022 keşide tarihli, 35.000 USD bedelli çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE
İİK 72/5 maddesi uyarınca davacıyı menfi tespit açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla takip konusu alacağın yüzde yirmisi oranında 144.571,13 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 49.408,65 TL olduğundan peşin alınan 12.352,16 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 37.056,49 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen 12.352,16 TL harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 7.700,00 TL ATK faturası ücreti, 14.736,25 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 22.436,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 114.495,07 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!