Tıbbi kötü uygulama tazminatını ödeyen hekimin sigorta şirketine karşı açtığı itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Tıbbi kötü uygulamadan kaynaklanan zararlar nedeniyle aleyhine açılan davada tazminat ödemek zorunda kalan bir doktorun, sahip olduğu mesleki sorumluluk sigortası kapsamında ödediği tutarı sigorta şirketinden talep etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin doktorun ödediği bedeli sigorta şirketinden tahsil etme hakkı olduğuna hükmederek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar vermesi üzerine, sigorta şirketinin bu karara karşı istinaf yoluna başvurmasıyla dosyanın incelenmesidir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: █████/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalı sigorta şirketi ile müvekkil arasında ... poliçe numaralı Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin ... sı akdedildiği, 09.11.2013 tarihinde dava dışı ... müvekkil ve ekibi tarafından ... Hastanesi'nde ameliyat edildiği, müvekkil tarafından ... kapsamınnda ...A.Ş.'ne (... A.Ş.) müracaat edildiği, davanın davalı şirkete ihbar edildiği,yargılama neticesinde aleyhe başlatılan icra takibine binaen kapak hesabı uyarınca ödeme yapılması gerektiğinin müteaddit defalar talep edildiği, ancak davalı sigorta şirketi tarafından öncelikli olarak manevi tazminat ile yargılama giderlerinden dolayı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı beyan edildiği, tarafımızca ilgili mevzuat uyarınca sorumlu olduğu anlatıldığı, bu kez icra emrine konu alacaklara işletilen faizin davalı şirkete davanın ihbar tarihi itibariyle işletilmesi gerektiği olay tarihi itibariyle işletilen faizden sorumlu olmadıkları beyan edilerek talebin sürüncemede bırakıldığı, icra emrinin tebliğini müteakip ödeme süresi içerisinde olumlu cevap alınmadığından müvekkil haciz işlemleri ile muhatap kaldığı, bu sebeple müvekkil icra dosyasına 61.249,50-TL ödeme yapmak zorunda bırakıldığı, bu sebeple, 59.210,94-TL bedelin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 27. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla takibe geçildiği fakat davalı-borçlu tarafından borcun tamamına itiraz edildiği belirtilerek davalının, İstanbul 27. İcra Dairesinin... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazının iptaline, borçlunun asıl alacağın %20 oranından az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olup davacının ödemiş olduğu fahiş tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, davacının ödediği icra dosyasına dayanak olan Denizli Tüketici Mahkemesi Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████ sayılı dosyasınından alınan kararın görüleceği üzere davalılar aleyhine müteselsil olarak davanın kabulüne karar verildiği, ilgili kararda yer alan İstanbul ATK Başkanlığı 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu █████/2019 tarihli raporunda hastane personelinin ve davacı doktorun kusurları detaylı ve ayrı ayrı belirlenmiş kusurluluk derecesi yönünden açıklayıcı bir şekilde ele alındığı, bu konudaki sorumluluk ayrıştırması terettüde yer vermeyecek şekilde açıkça yapıldığı, yine davacının ödeme yaptığı Denizli 1. Icra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra emrinin tüm müşterek sorumlulara birlikte yapıldığı, davacının icra tehditi altıda tüm borcu ödediği, davacı ihtiyari olarak mahkeme kararına göre borcun tamamını ödediği, ancak davacı müvekkilim şirkete ancak kusuru oranında rücu edebileceği, kusurunun üzerinde ödediği fazla meblağı icra emrindeki diğer borçludan talep etmesi gerektiği, davacı haksız hukuka aykırı ve fahiş faiz talep ettiğinden müvekkil şirket haklı gerekçelerle ödeme emrine itiraz ettiği, buna göre davayı ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kusuruna denk gelen tazminatın davayı müvekkil şirkete yapılan ihbar (█████/2018 ihbar tarihi) tarihinden 45 gün sonrası için muacceliyet söz konusu olacağını ileri sürerek davanın reddine,kötü niyetle açılmış dava nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ilamlı icraya konu borcun mahkeme kararına göre müteselsil sorumlulardan biri olan davacı tarafça ödendiğini, davacı doktor ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen tıbbi sorumluluk sigorta poliçesi hükümlerine göre davacı doktorun tıbbi uygulamalardan kaynaklı sorumluluğunun teminat altına alındığı, dolayısı ile davacının ödediği bedeli sigorta şirketinden talep etme hakkı bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin davacının dava dışı hastaya ödediği tazminatın davacı sigortalıya ödenmesi durumunda sigortalısına halef olacağını ve müşterek sorumlu sağlık kuruluşu için rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla, dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu da gözetilerek, davalının İstanbul 27. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile alacak miktarı olan 59.210,94 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, %20 oranda hesaplananicra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; sigortalı hekimin mahkeme kanalı ile Sağlık Bakanlığı’nın kendisine yapılan rücusu ardından ödediği tazminatı talep ettiği , idarenin doktora rücu edebilmesi için kasıt aradığı durumda sigortalı hekimin kusuru dahi bulunmazken, hekimin bu şartlar gerçekleşmeden ödediği tazminatı müvekkili şirketten talep etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı hekim hakkında davalılar aleyhine müteselsil olarak davanın kabulüne karar verildiği, İstanbul ATK Başkanlığı 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu █████/2019 tarihli raporunda hastane personelinin ve davacı doktorun kusurları bulunduğunun tesbit edildiğini, kusurunun üzerinde ödediği fazla meblağı icra emrindeki diğer borçludan talep etmesi gerektiğini, davalı müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusurlu sorumluluk olduğunu, sigortalı hekimin kusurlu bulunması halinde kusuru oranında müvekkili şirketin sorumlu olacağı göz önüne alınmaksızın aleyhe hüküm kurulmuş olması hatalı olduğunu, davacı ihtiyari olarak mahkeme kararına göre borcun tamamını ödediğini, ancak davacı, müvekkili şirkete kusuru oranında rücu edebileceğini, kusurunun üzerinde ödediği fazla meblağı icra emrindeki diğer borçludan talep etmesi gerektiğini ileri sürerek hukuka aykırı fahiş ödeme emrine haklı gerekçelerle itiraz ettiğini, iş bu sebeple %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili; İstanbul 27. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasına konu icra takip dosyasına vaki asıl alacak miktarı olan 59.210,94-TL.sına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın niteliği itibariyle Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı olan davalı ...A.Ş'ne de dava açıldığından, zorunlu hekim sigortası yaptırmakla mükellef olanlar sigortaya ilişkin hükümler TTK nda düzenlendiğinden bahisle TTK'nun 4. Maddesi uyarınca ticari dava olması sebebiyle asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacı doktor tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahale nedeniyle aleyhine sonuçlanan tazminat davasında aleyhine hükme bağlanan maddi ve manevi bedeli yönünden yapılan ödemenin tıbbi sorumluluk sigortasına dayalı olarak davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı doktorun dava dışı hastaya yaptığı tıbbi işleminden kaynaklı olarak davacı aleyhine tıbbi sorumluluktan kaynaklı Denizli Tüketici Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığı, mahkemece; ATK Adli Tıp 7. İhtisas Kurulunun raporu doğrultusunda)tedavi hizmetlerinde davalı sağlık kuruluşu ile davalı doktorun birlikte hizmet kusurunun bulunduğu, tedavi hizmetleri kusurları sebebiyle ve kusurları oranında değerlendirme yapılarak, davalı hastanenin tanzim ettiği 02.06.2017 tarihli fatura zararından
davacı tarafça ıslah dilekçesi ile ve duruşma sırasındaki beyanları ile talebi sınırlayan davacı vekilinin makul görülen ve belgelendirilen 500-TL maddi, 25.000-TL manevi tazminatın olay tarihi 09.11.2013 tarihinden itiabren işlyecek yasal
faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 869,54-TL yargı gideri, 3.750-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselslen tahsiline karar verildiği, ilamın Denizli 1. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile takibe konulduğu, davacı tarafından 27.06.2022 tarihinde icra dosyası nedeniyle alacaklıya 61.429,50--TL ödenmiştir.Davacı vekilinin gerekçeli karar tarihinden sonra Dairemize gönderdiği 12.12.2023 tarihli dilekçe ekinde dava dışı hastanın anılan ilk derece mahkeme kararının istinaf edilmesi üzerine Antalya BAM 3 HD nin █████████ esas, █████████ karar sayılı 02.11.2023 tarihli ilamı ile manevi tazminatın az bulunanarak 25.000-TL nin 50.000-TL olarak ödenmesine karar verildiği ve kesin karar nedeniyle davadışı hastanenin b miktarı icra dosyasına ödediğine ilişkin makbuz sunulmuştur.
Davacı hekim davalı şirket nezdinde Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup; Tıbbi kötü Uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta Genel şartlarının "sigortanın konusu " başlıklı A.1 maddesinde " Bu sigorta sözleşmesi 1219 sayılı kanunun Ek.12 maddesi çerçevesinde serbest yada kamu veya özel sağlık kurumları ve kuruluşlarında çalışan tabib, diş tabibi ve tıpda uzmanlık mevzuatı gereği uzman olanların (Değişik ibare RG-26.07.2014-29072) poliçe kapsamındaki mesleki faaliyetleri icra ederken sözleşme tarihinden önce ki 10 yıllık dönemde veya sözleşme süresi içinde mesleki faaliyeti nedeniyle verdiği zararlara bağlı olarak sözleşme süresi içinde kendisine yapılan tazminat taleplerine, bu taleple bağlantılı yargılama giderlerine, hak kazanılacak faize, sigortalı aleyhine ileri sürülen tazminat talebine ilişkin makul giderlerie karşı poliçede sağlanan limite kadar teminat sağlar denilmektedir. Esasen davalının poliçe teminatına itirazı yoktur.
Davacı hekimin kusuru nedeniyle aleyhine açılan davada tazminat talebine muhatap olduğu; davalı tarafça davacının ödemesinin ihtiyari olduğu ileri sürülmekte ise de, davalı aleyhine başlatılan icra takibinde talep olunan bedeller davacı tarafından aleyhine verilen hükümle tahsiline karar verilmiş olup, davalının hekimin kusurundan sorumlu olduğu ileri sürülmekte ise; müteselsil sorumlulukta her bir müteselsil sorumlu hükmedilen tutarın tamamından sorumludur. Müteselsil sorumlunun kusuru iç ilişkiyi ilgilendirmekte olup, davalı davacı hekime ödeme yaptıktan sonra başka sorumluluara rücu hakkını kullanabilecektir. Davacı icra emri üzerine bu bedeli ödemiş olup; yaptığı ödeme ihtiyari değildir. Tüm açıklananlar yanında ;esasen davacı başlangıçta hükmedilen tutarın tamamını yatırmış ise de ilk derece mahkemesince hükmedilen 25.000-TL manevi tazminat miktarı Antalya BAM tarafından 50.000-TL ye çıkartıldığı ,davacının başlangıçta hükmedilen tutarın tamamını ödemiş ise de BAM kararı üzerine yarı oranında kusuruna isabet eden miktarı ödemiş olduğu ,kalan yarı oranındaki manevi tazminatın eşit kusurlu hastane işletmesi tarafından ödenmiş olduğu böylelikle davalı sigorta şirketinin bu yolda ki istinaf nedeninin konusu kalmamıştır.
İstinaf başvuru dilekçesinde davalı vekili ... kusurlu hekime rücu şartları bulunmadığını ileri süren istinaf sebebleri yazmış ise de somut olayla ilgili olmadığından cevaplanmamıştır.ancak ;Davacı tarafından ödenip davalıya rücu edilen bedel tazminata ilişkin olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde bulunmamıştır.
Davacı icra takibinde ticari temerrüt faizi talep etmiş olup sigorta tazminatı ticari işe ilişkin olup ticari temerrüt faizi olarak değişen oranda avans faiz oranına hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ;HMK nın 355(1)maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde her iki taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne ,kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek itirazın iptaline ,alacağa ticari temerrüt faizi olan değişen oranlarda avans faizi işletilmesine ,koşulları olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 Tarih ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın HMKnın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kabulü ile; davalının İstanbul 27. İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile alacak miktarı olan 59.210,94 TL'ye takip tarihinden itibaren %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
Koşulları bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Alınması gerekli 4.044,69-TL karar ve ilam harcından 1.011,18-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 3.033,51-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,
Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 1.103,38-TL harçlar toplamı ile 2.549‬-TL yargı gideri olmak üzere toplam 3.652,38‬-TL yargı giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Davacı vekili için takdir olunan 9.473,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
1.560-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine
Davalı tarafından yatırılan 1.050-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,,
Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa
yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!