İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, şirket müdürlerinin yetkilerinin kötüye kullanılması ve mal kaçırma iddialarıyla talep edilen ihtiyati tedbirin reddi ve mevcut tedbirin devamına ilişkin kararına karşı yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, davalıların müdürlük yetkilerini kötüye kullanarak, şirket mallarını kaçırarak ve paravan kişi düzeni kurarak şirketi zarara uğrattıkları iddia ve ikrarları ile bilirkişi raporuna dayanarak, davalıların müdürlük yetkilerinin ihtiyati tedbir yoluyla kaldırılmasını ve kendisine geçici müdürlük yetkisi verilmesini talep etmiştir; mahkeme ise mevcut durumda şirkette bir organ yokluğu bulunmadığını, önceki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını gerektiren bir değişiklik olmadığını ve davacının talebi yönünden yaklaşık ispat şartının henüz gerçekleşmediğini belirterek davacının ihtiyati tedbir talebini reddetmiş, davalıların önceki tedbirin kaldırılması talebini de aynı gerekçelerle uygun görmemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025 (Ara Karar)NUMARASI : ████████ EsasTALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; Dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir taleplerinin, █████/2022 tarihli ara karar ile yalnızca araçlar yönünden kabul edildiğini, diğer ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, Davalıların müdürlük yetkilerinin tedbiren kaldırılmasına dair taleplarinin haklılığının dosyaya gelen bilgi, ikrar ve bilirkişi raporu ile ortaya konulduğunu, Bu kapsamda davalı ...'nın şirkette paravan kişi - saman adam olarak ... tarafından kullanıldığı, bu durumun davalı ...'nın soruşturma dosyasındaki ifadeleriyle sabit olduğu ve ayrıca diğer davalı ...'ın da mahkeme dosyasında sunduğu 21.10.2024 tarihli beyan dilekçesinde bu durumu defalarca kez ikrar ettiği açıkça ortada olduğunu, ... İstanbul Anadolu C Başsavcılığı ██████████ sayılı dosyasında 05.07.2022 tarihinde verdiği ifadesinde paravan kişi olarak ... ile anlaştığını açıkça ikrar ettiğini,şirketin münferiden imzaya yetkili tek müdürü olması bakımından sakıncalı bir durumda olan ve yetkilerini kötüye kullanarak davayı sonuçsuz bırakabilecek konumda olan ...'nın yetkilerinin kaldırılmasını, önem teşkil etmekle birlikte, taleplerinin 08.04.2025 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler ile desteklendiğini, Bu hususlarla beraber, ... üzerine tescilli olan ... isimli şirketin fiiliyatta davalı ...'a ait olduğu hususu, davalının 24.11.2024 tarihli beyan dilekçesi ile ikrar edildiğini, bu durum davalı ...'nın, diğer davalı ... tarafından başka şirketlerde de paravan kişi olarak kullanıldığını açıkça gösterdiğini, açıklanan bu nedenlerle davalı ...'nın münferiden olan müdürlük yetkisinin dava süresince tedbiren, dava sonunda ise kesin olarak kaldırılmasını, davalı ...'ın müdürlük yetkisini kötüye kullanarak şirketten mal kaçırdığı dava dilekçesinde ayrıntıları ile izah edildiğini, davalı ...'ın münferiden imza yetkisi olmaması nedeniyle, işbu devirlerde diğer davalı ve paravan kişi konumundan olan münferiden yetkili ...'nın imzası ile yaptığı açıklandığını, Tüm bu hususların yanı sıra; davalı ..., söz konusu araçları bizzat kendisi kaçırdığını 24.11.2024 tarihli beyan dilekçesinin 10. sayfasında ayrıca ikrar ettiğini, davalı ... araçları bizzat akrabalarına devrederek mal kaçırdığını, açıkça ikrar ettiğini, İkrar ve kuvvetli delillerle desteklenen bu kötü niyetli tutumlar karşısında, davalıların müdürlük yetkilerinin devam ediyor olması davadan beklenen menfaati sekteye uğratacağını, Şirketten araçları kaçırmakla yetinmeyen davalılar, kendi paraları olarak gördüklerini açıkça ifade ettikleri paraları diğer şirketlerine aktardığını, dava dilekçemizde ayrıntılarıyla izah ettiğimiz bu hususular, davalı ...'ın 24.11.2024 tarihli beyan dilekçesi ile açıkça ikrar edildiğini, ... şirketine, ... şirketinden para gönderimlerini de şahsen yaptığı açıkça ifade edildiğini, şirket mallarını kaçıran ve şirket banka hesaplarını boşaltarak işletmeyi işleyemez hale getiren davalıların, şirketi daha fazla borçlandırma ve zarara uğratma ihtimallerinin olduğu ortadadır. İşbu nedenlerle gecikme nedeniyle bir sakıncanın ve ciddi bir zararın doğacağı ortada olduğunu davalı müdürlerin müdürlük yetkilerinin dava süresince teminatsız olarak ihtiyaten kaldırılmasını, davacı müvekkile dava süresince; şirket alacaklarını tahsil edebilmek, şirket yönetimini gerçekleştirebilmek için tedbiren müdürlük yetkisi verilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Mahkemece; verilmiş ve BAM 12 H.D tarafından onanmış 31.08. 2022 tarihli ihtiyati tedbir kararına ilişkin tedbir talebindeki sebepler ile kararın gerekçesinde belirtilen hususlarda her hangi bir değişiklik bulunmadığı, mevcut durumda şirkette bir organ yokluğunun söz konusu olmadığı, bilirkişi raporundaki tespitler ve ek rapor alınmasına ilişkin ara kararlarla birlikte değerlendirildiğinde, davacı talebi yönünden yaklaşık ispat şartının bu aşamada hala gerçekleşmediği gibi, 31.08.2022 tarihli tedbirin kaldırılmasını gerektiren bir deşikliğinde söz konusu olmadığı anlaşıldığından her iki taraf vekilinin tedbire ilişkin taleplerin reddine ilişkin davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, 31.08.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını gerektirecek ölçüde bir değişklik söz konusu olmadığından davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; Celse ara kararı uyarınca dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve hazırlanan 08.04.2025 tarihli bilirkişi raporu 15.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı müvekkillerin tazminat sorumluluğunu gerektirir herhangi bir kusurlu eylem ya da işlemine rastlanmadığı ve bu nedenle davanın ispatlanamadığı ifade edildiği ,bilirkişi raporu içerisinde yer verilmemiş ise de dosyada mübrez şirket iç yönergesinde tüm muhasebe iş ve işlemlerinin ve bu anlamda defterleri muhafaza yükümlülüğünün de davacıda olduğuna ilişkin düzenlemeye de atıf yapılmadığı, şirketin tüm muhasebe defter ve kayıtları iç yönerge gereği davacıda olup davacı dava dilekçesinde ileri sürülen afaki beyanlarının cevaplandırılmasından sonra defter ve belgeleri özellikle incelemeye sunmamış ve incelemenin dosya mündeceratı ile sınırlı kalmasına sebebiyet verdiğini,defter ve belgelerin davacı tarafından dosyaya sunulması durumunda dahi savunmada ileri sürdüğümüz argümanların birebir doğru olduğu sonucu defter ve belgelerle de sabit olacağından davacı bundan özellikle kaçındığı,her durumda ifade ettiğimiz sonuç ortaya çıktığından ve müvekkillerin sorumluluğunu gerektirir herhangi bir tespit bulunmadığından tedbirin devamında herhangi bir hukuki menfaat de kalmadığını, bu husus bidayet mahkemesi huzurunda da dile getirilmiş olmasına rağmen talebimiz gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, yasanın aradığı yaklaşık ispat koşulunun aksi ortaya çıkmış olmasına rağmen bidayet mahkemesinin tedbirin devamına ilişkin kararı hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili; talep dilekçesini birebir tekrarlayarak davalı müdürlerin müdürlük yetkilerinin dava süresince teminatsız olarak ihtiyaten kaldırılmasına, davacı müvekkile dava süresince; şirket alacaklarını tahsil edebilmek, şirket yönetimini gerçekleştirebilmek için tedbiren müdürlük yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: Davalı şirket müdürlerinin azli ve sorumluluk davasında şirket yetkili müdürleri davalıların temsil yetkilerinin tedbiren kaldırılması ve davalı şirket yetkilisinin yakınlarına satılan araçların kayıtlarına konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde şirketin 09.04.2020 tarihinde tescil edildiği, şirket ortaklarının █████ oranda davacı ile ... olduğu, ana sözleşmede münferid yetkililer ... ve ... olduğu,02.02.2021 tarihli 01 sayılı ortaklar kurulu kararı ile münferid yetkili ...'ın münferid yetkisi kaldırılarak davacı ile müştereken yetkili kılınmış, davalı Sevim'in münferid yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Yargılama sürecinde davalı ...'nın münferid yetkisine istinaden verdiği vekaletname ile iki adet aracın davalı şirket yetkilisinin akrabalarına satışlarının yapıldığı ve araç kayıtlarına ihtiyati tedbir konulduğu anlaşılmaktadır. Yürütülen soruşturma dosyasında ise ...'nın beyanlarında davalı ...'ın şirketleri üzerinden alacağını beyan ettiğini ancak almadığını ifade ettiği görülmektedir.Yapılan bilirkişi incelemesinde de şirket ticari defterlerinin davacıya teslim edildiğine dair tutanak imzaladığı, ticari defterlerin davacıya teslim edildiğini ileri sürdükleri ticari defterlerde bir inceleme yapılamadığı anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından, soruşturma dosyası içeriğinden, şirket varlıklarının davalı şirket ortağı olmayan davalı ...'ın yakınlarına yapılan araç satışlarından davalıların müdürlük yetkilerini davacı ve şirket zararına kullanmış olabilecekleri yönünde davanın esası bakımından yaklaşık ispatın sağlandığı sonucuna varılmaktadır.Davalılar vekili araçlar üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebi ise belirlenen somut duruma göre yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; tüm dosya kapsamına göre davalı şirket müdürlerinin temsil yetkisinin kaldırılması bakımından yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin yaklaşık ispatın sağlanmadığına ilişkin ara kararı dosya kapsamına uygun bulunmamış, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kabulüne,davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazıldığı üzere;Davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas █████/2025 tarihli ara kararın davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın 1-numaralı bendinin HMK nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...- sicil numarasında kayıtlı davalı ... Limited Şirketi'nin münferiden yetkilisi ... ve davacı ile müşterek yetkili olan davalı ...'ın müşterek temsil yetkilerinin HMK nın 389 vd maddeleri uyarınca ihtiyati tedbiren yargılama sürecinde KALDIRILMASINA, Davacı şirket ortağı ... (Yabancı Kimlik Numarası: ...) münferiden yetkili kılınmasına,HMK'nın 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talep eden davacı vekiline bildirilmesine,HMK nın 392(1)maddesi uyarınca somut olay nedeniyle takdiren teminat alınmasına yer olmadığına,Kararın ticaret siciline bildirilmesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,"Davalılardan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde ihtiyati tedbir talep eden davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026