İş sözleşmesinden kaynaklı rekabet yasağının ihlali iddiasıyla istenen cezai şart alacağına ilişkin davanın reddine karşı yapılan istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Davacı işveren, eski çalışanı davalının iş sözleşmesindeki rekabet yasağını ihlal ederek rakip firma kurması, eski iş arkadaşları ve müşterileri yönlendirmesi sebebiyle sözleşmede öngörülen 12 aylık net maaş tutarındaki cezai şartın ödenmesini talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi, hizmet sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanununa göre sadece işçi aleyhine konulan tek taraflı cezai şartın geçersiz olduğu ve işverenin karşılıklı bir edim üstlenmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacı ise istinaf başvurusunda, işçinin ticari sırra erişimi ve rekabet yasağının geçerliliğinin yeterince araştırılmadığını, sözleşmenin serbest iradeyle imzalandığını ve eksik inceleme yapıldığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, davalı işçinin █████/2018 -... aralığında şirket nezdinde çalıştığını, ücretin bordrolarda yer aldığı şekilde olduğunu, davalı işçinin █████/2021 tarihinde iş yerini arayarak yıllık izne çıktığını ve işe gelmeyeceğini bildirdiğini ancak bu tarihten önce izin talebi olmadığını, █████/2021 tarihine kadar işe gelmediğini, devamsızlıkla alakalı disiplin süreci devam ederken ihtarname keşide ederek bir kısım fesih sebeplerinin bildirildiğini, ihtarnameye cevap verildiğini, davalının işten çıktıktan hemen sonra ... adlı firmayı kurarak faaliyette bulunduğunu rekabet yasağına aykırı davrandığını, ihbar süresine riayet etmediğini, iş sözleşmesinde rekabet yasağı hükmü olduğunu ve 2 yıl boyunca bu yasağın geçerli olduğunu, davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini ve birçok arkadaşını da işi bırakmaya yönlendirerek bir kısmını işe aldığını, akabinde bir kısım müşterilerin de davacı şirket ile çalışmayı bıraktığını beyan ederek cezai şart alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: taraflarca imzalanan 19.11.2020 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile davalının davacı yanında proje müdürü olarak işe girdiği, sözleşmenin "Rekabet Yasağı " başlıklı bölümünün 17. maddesinde herhangi bir sebeple sözleşmesi sona eren davalının İstanbul ili sınırları içerisinde iki (2) yıllık süreyle iş verenin yazılı onayı olmaksızın hizmet süresi içinde yaptığı işin gereği olarak iletişim içinde olduğu iş verenin müşterileri, iş ortakları, partnerleri ve çözüm ortaklarına iş verenin sunduğu hizmetleri veya bu hizmetlerin benzerlerini sunacak/ sağlayacak şekilde iş kabul edemeyeceği, iş verenin rakipleri veya iş verenin müşterileri ile bunların temsilcileri, acenteleri, ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, ortaklık kuramayacağı, danışmanlık yapamayacağı, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği,rekabet yasağına aykırılık oluşturan hallerde 12 aylık net maaşı tutarında cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, Davalının davacı şirkette çalışmakta iken iş aktinin davalı tarafından feshedildiği, yine davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra dava dışı ... ....Ltd.Şti isimli şirketin ortak ve yetkilisi olduğu,TBK'nın 420/1. maddesine göre, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan tek taraflı ceza koşulunun geçersiz olduğunu,kanunda sözleşmenin devam ettiği dönem veya sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem arasında her hangi bir ayrım yapılmadığı,sözleşmedeki bir hükmün, sözleşme sona erdikten sonra hüküm ifade edecek olması, o hükmün sözleşmenin başka bir sözleşme olduğu anlamına gelmediği, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra, işveren, işçinin rakip firmalarda çalışmamasını veya aynı iştigal alanında faaliyet göstermemesini yani çalışma hak ve özgürlüğünün sınırlandırılmasını istiyorsa, bunun karşılığında işçiye karşı bir edim üstlenmesi gerektiğini işçi aleyhine konulan ceza koşuluna karşılık, işverene de bir ceza koşulu öngörülebileceği gibi karşılıklılık başka şekillerde de sağlanabileceği , sözleşmedeki ceza koşulu geçersiz olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemece, davalı işçinin davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle davacıya ait ticari sırlara, üretim teknolojisi yada özel üretim biçimi gibi üretim sırlarına ya da müşteri çevresine erişebilme imkanı ve ihtimalinin bulunup bulunmadığını, davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olup olmadığının belirlenerek rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün geçerliliğinin değerlendirilmesi ve bu hususta gerekirse aralarında sektör bilirkişinin de olduğu heyetten rapor alınarak sonuca varılması gerektiği halde açıklanan ilkelerin gözetilmediği bilirkişi raporuna ve eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığını,kararın bozulması gerektiğini,sözleşmenin geçersizliğine karar verilmiş olmasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, sözleşmeyi ayakta tutan yegane şeyin tarafların serbest irade beyanları ile imza altına alınması olduğunuimzalanan sözleşme tarafların iradeleri ile uyuşmakta olup, geçerli bir sözleşme niteliğinde olduğunu, hukuka aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki iş sözleşmesi kapsamındaki rekabet yasağının davalı tarafından ihlal edildiğinden bahisle cezai şart istemine ilişkindir.
TBK'nın 444 vd. maddeleri uyarınca; fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmesi, davalı işçinin işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra rakip bir işyerinde çalışması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir.
İlk derece mahkemesince TBK nın 420. Maddesi hükümlerine uygun olarak sözleşmede işverenin karşılık edim üstlenmediğinden cezai şart hükmünün geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TBK’nın 420. maddesi gereğince hizmet sözleşmelerinde taraflardan sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu hükmünün geçersiz olduğu kabul edilmiştir. Ancak somut olayda davacı hizmet sözleşmesine değil, TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine/şartına dayalı olarak talepte bulunmaktadır. İş ilişkisinin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağı sözleşmelerinde kararlaştırılan ceza koşulunun karşılıklı olması gerekmemektedir (Yargıtay 11.HD'nin █████████ Esas-█████████ Karar sayılı, 24.06.2020 tarihli ilamı). Yargı uygulamasında bu görüş genel olarak kabul görmüştür. Cezai şart hükmünün karşılıklı olması gerekmemektedir. Cezai şart hükmü geçerlidir.
TBK'nın 447. maddesi hükmü gereği "Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararı olmadığı belirlenmişse, sözleşme, haklı bir sebep olmadan işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.
Davalı tarafından açılan işçilik alacaklarının tahsili için açılan elde ki bu dava (████████ esas) ile önce birleştirilip ardından tefrik edilerek İstanbul 30 İş Mahkemesinin ████████ esas, ████████ karar sayılı 24.11.2022 tarihli kararı ile karara bağlanan dava dosyasında davalı işçinin iş akdini haklı nedenle fesih ettiği sonucuna varılarak kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai, hafta tatili, ... alacaklarına hükmedildiği ve halen kesinleşmediği istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yazılan kararın kesinleşmesi halinde TBK nın 447 maddesi uyarınca iş sözleşmesinde ki cezai şart hükmünün geçersiz hale geleceği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; elde ki iş bu davanın neticesini etkileyecek olan İstanbul 30 İş Mahkemesinin ████████ maddesinin sonucu beklenerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2023 tarihli kararının, HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;
"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"
Yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!