Taşıyanın, ithalatçıdan Türk Ticaret Kanunu uyarınca konteyner serbest süresini aşması sebebiyle talep ettiği demuraj alacağı davasında verilen ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir deniz taşıyıcısının, yük alıcısı konumundaki davalıdan konteynerin serbest süreden uzun süre tutulması nedeniyle oluşan demuraj alacağının tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, davalının taşıtan olmasa da konşimentoda gönderilen olarak yer alması, varış ihbarnamesiyle demuraj tarifeleri hakkında bilgilendirilmesi, gümrük beyanı yapması ve teslim ordinosunu alması gibi eylemleriyle Türk Ticaret Kanununun 1203. maddesi gereğince masraflardan sorumlu hale geldiğini, konteynere el konulmasının mücbir sebep niteliğinde olmadığını tespit ederek, davacının 10.780 USD tutarındaki demuraj alacağı talebini kabul etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ███████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Alacak DAVA TARİHİ: █████/2021İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin ... nolu konişmento tahtında 1 adet konteyner muhteviyatı yükü ... Limanı'ndan İstanbul ... Limanı'na denizyolu ile taşıttığını, davalının ithalatçı ve yük alıcısı olduğu konteynerin 20.12.2020 tarihinde gemiden tahliye edildiğini, emtiaların limana ulaşmadan önce davalıya varış ihbarnamesi gönderildiğini, serbest ve ücretsiz sürenin 18 gün olduğunun ve bu süre içinde yüklerin konteynerden boşaltmaması halinde günlük değişken oranlarda demuraj ücretlerinin uygulanacağının ihbar edildiğini, davalının taşımaya konu yükleri 19.12.2020 tarihinde kabul ettiğini bildirdiğini ve konşimentoyu müvekkiline ibraz ettiğini, bunun karşılığında müvekkilinden 21.12.2020 tarihinde teslim ordinosunu aldığını, davalının yüklerini ancak 14.04.2021 tarihinde konteynerden boşaltarak boş konteynerlerini müvekkiline iade edebildiğini, serbest sürenin bittiği 07.01.2021 tarihi ile konteynerin müvekkiline iade edildiği 14.04.2021 tarihleri arasında 98 gün demuraja girdiğini, demuraj ücretlerinin tahsili için 10.780-USD bedelli e-faturanın sistem üzerinden davalıya gönderildiğini, bu faturaya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının gönderilen sıfatıyla emtiayı teslim aldığını, TTKnın 1203 maddesi uyarınca davalının eşyanın kendisine teslimini talep ettiği anda ödemeye yükümlü olduğu bütün alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olduğunu, demuraj ücretinin TTK nın1205 maddesi uyarınca davalıdan talep edebileceğini belirterek 10.780-USD alacağın davalının temerrüte düştüğü 25.06.2021 tarihinden itibaren 3095 S.lı Kanun 4/a maddesi gereğince faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu olayda müşterisinin ithal edeceği malların nakliye ve gümrük işlerini organize etmek için görevlendirildiğini, müvekkilinin taşıtan sıfatının bulunmadığını, ürünlerin varış limanına gelmesi ile müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkilinin davada taraf sıfatı bulunmadığını, dava konusu olayda limana gelen konteynerde bulunan eşyaların satıcı şirketin hatalı yüklemesi sebebiyle ''..." ibareli kutulara konulduğunu, bunun üzerine beyanname dışı olduğunun tespit edildiğini ve bu eşyalara Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin ████████ D.İş sayılı kararı ile el konulduğunu, akabinde yapılan inceleme ve sayım işlemlerinde kolilerin üstünde ... yazmasına karşın kolilerin diğer kısmında "tea machine spare parts" yazıldığının tespit edilmesi üzerine ürünlerin beyanname ile uyumlu olmasından dolayı el koyma kararının kaldırıldığını ve savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, gecikmede müvekkilinin kusuru bulunmadığını, öngörülemeyecek bir zorunluluktan kaynaklandığını, müvekkili şirketin demuraj alacağından sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu konuya dair bir düzenlemeye yer verilmesi gerektiğini, tanzim edilen sözleşmede demuraj ücretinin müvekkili şirket tarafından ödeneceğine dair kayıt bulunmadığını, konteyner içi malın niteliği ve türü bakımından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, demuraj ve masrafların dava dışı müşteriye yansıtılması gerektiğini, konşimentoda tarife bulunmadığını, kendilerine bildirilmeyen tarifeye göre her gün 115-USD üzerinden hesaplamanın doğru olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI :Mahkemece; dosyaya davacı vekilince navlun faturası sunulmamışsa da, konşimentoda bulunan navlun ödemesine ilişkin maddeler ile gümrük beyannamesindeki CIF teslim kaydı gereğince davacı ile davalı arasında bir navlun sözleşmesinin bulunmadığı,taşıtan sıfatının davalıda olmadığı, ancak davalı şirketin konşimentoda hem gönderilen hem bildirim adresinde yer aldığı, ayrıca konşimentoda kendi mühür ve yetkili çalışanının imzası olduğu, konteyneri taşıyandan teslim almak üzere yük teslim talimatı ile başvuru yaptığı, böylelikle TTKnın 1203 maddesi gereğince davalının masraflardan sorumlu hale geldiği, █████/2020 tarihli varış ihbarının davalıya iletildiği ve varış ihbarında konşimento, konteyner ve taşıma ile ilgili bilgilerin yanı sıra konteyner tahmini varış tarihinin █████/2020 olduğunun belirtildiği, ayrıca serbest sürenin 18 gün olduğunun ve demuraj tarifesini gösterir internet adresi linkinin paylaşıldığı,konteynerin █████/2020 tarihinde gemiden tahliye edildiği, davalı tarafından █████/2020 tarihinde özet beyan verildiği, █████/2020 tarihinde davalı tarafından yük teslim talimatının davacı taşıyana hitaben düzenlendiği, █████/2020 tarihinde gümrük beyannamesi açıldığı, █████/2020 tarihinde emtiaya el konulduğu, █████/2021 tarihinde ürünlerin ilgililerine iadesine ilişkin mahkeme kararı verildiği ve nihayetinde konteynerin davacı taşıyana █████/2021 tarihinde iade edildiği, bilirkişi tarafından 98 gün için 9.697-USD demuraj bedeli tespit edilmiş ise de davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz diekçesi ile açıklandığı üzere uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken tarifenin bilirkişi tarafından esas alınan tarife olmadığı, belirtilen tarife üzerinden resen yapılan hesaplama neticesinde demurajın 98 x110 USD = 10.780-USD olarak belirlendiği, bu bedel bakımından davalıya ihtarnamenin █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, emtialar ile konteynere el konulması hususunda davacının herhangi bir kusuru bulunmamakta ise davalının savunmasının sorumlulara rücu bakımından dikkate alınabileceği, davacıya karşı eldeki dava bakımından demuraj nedeni ile sorumluluğu kaldırır bir husus olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.780-USD'nin █████/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili; müvekkilinin taşıma işinin organizesi ile görevlendirildiğini, davada sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, eşyalara el konulmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını,gecikmenin öngörülemez bir durumdan kaynaklandığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, konteynerin mühürlü olması nedeniyle müvekkilinin konteyner içeriğinden haberinin olamayacağını, bu nedenle demuraj ve sair masrafların müşteriye yansıtılması gerektiğini, müvekkilinin demuraj alacağından sorumlu tutulabilmesi için taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu hususta bir düzenlemeye yer verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazların değerlendirilmediğini, bununla birlikte bilirkişi tarafından alacağın 9.697-USD olarak tespit edilmesine rağmen mahkemece daha yüksek bedele hükmedilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE :Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan konteyner demuraj alacağının tahsili istemine ilişkindir. Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide hukuki niteliği bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez. Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir. Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir. Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1 - Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1 maddesi hükmüne göre ise, gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Somut olayda; dava dışı satıcı ... ... Ltd firması tarafından dava dışı alıcı ... ... Ltd Şti'ye satılan emtianın konteyner yükü emtianın ... Limanı'ndan Ambarlı Limanı'na taşınmasının ... nolu konşimento tahtında davacı tarafından üstlenildiği, bahsi geçen konşimentoya göre göndericinin ... Ltd, gönderilenin ve ihbar edilecek kişinin ise davalı olduğu, emtianın gemiden █████/2020 tarihinde tahliye edildiği, davalı tarafından █████/2020 tarihinde özet beyanın bildirildiği, █████/2020 tarihinde davalı tarafından yük teslim talimatının davacı taşıyana hitaben düzenlendiği, █████/2020 tarihinde gümrük beyannamesinin açıldığı, █████/2020 tarihinde emtiaya el konulduğu, █████/2021 tarihinde ürünlerin ilgililerine iadesine ilişkin mahkeme kararı verildiği ve konteynerin davacı taşıyana █████/2021 tarihinde iade edildiği, davacının 18 günlük serbest sürenin bitimine müteakip, konteynerin iade edildiği tarihe kadar 98 günlük demuraj alacağı talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalı, konşimentoda gönderilen olarak yer almakta olup kendi mühür ve imzası bulunmaktadır. Konteyneri taşıyandan teslim almak üzere yük teslim talimatı ile başvuru yaptığı dosya kapsamından sabittir. Bu durumda davalı gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanması ile navlun sözleşmesinden kaynaklanan demuraj ve diğer masrafların sorumlusu haline gelmiştir. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen varış ihbarnamesinde 18 gün serbest süre tanınmış olup kendi demuraj tarifelerine atıf yapılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada 9.697-USD olarak belirlenmiş ise de davacı firmanın █████/2020 tarihinden itibaren geçerli olan ithalat spot rezervasyonlar için geçerli olan tarifeye göre demuraj alacağı 98 x110 USD = 10.780-USD hesaplanmıştır. Davaya konu emtialara el konulması davacının kusurlu bir eyleminden kaynaklanmadığından, konteynere el konulması, davalıya karşı sorumlu olanlara rücu nedeni olarak kabul edilebilirse de davalının davacıya karşı demuraj sorumluluğunu kaldırır bir neden olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda mahkemece davanın kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 7.902,55-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.975,70-TL harcın mahsubu ile kalan 5.926,85-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026