İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin, ticari satım sözleşmesinden doğan menfi tespit davasında mal teslimi ispat külfeti ve fatura kayıtlarının delil niteliğini inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu ticari satıştan kaynaklanan borçlu olmadığını iddia ettiği menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin faturalara konu malların teslim edilmediği iddiasını kısmen kabul ederek belirli bir tutar için borçlu olmadığına, kalan kısım içinse borçlu olduğuna hükmettiği kararına karşı, davacının güncel vergi bildirimlerinin dikkate alınmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu ve istinaf mahkemesinin, fatura konusu mal teslimini ispat yükünün satıcıda olduğuna dair temel hukuki değerlendirmesini içermektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2021İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalıyla yapılan görüşmede şirket avukatının yanlışlıkla takip başlattığının söylendiğini, dosyadan 2. kez tebligat gönderilince davalının sorunu halledeceğini belirterek müvekkilini oyaladığını, takip kesinleşince hesaplara bloke konulduğunu; davalıyla yapılan alışverişte mal tesliminden 5-10 gün öncesinden faturaların müvekkiline gönderildiğini, arkasından kargoyla mal teslimi yapıldığını, takibe konu █████/2019 düzenleme tarihli, kdv dahil 46.149,00-TL ve █████/2019 düzenleme tarihli, kdv dahil 37.252,60-TL bedelli faturaların mal tesliminden önce müvekkiline teslim edildiğinden itiraz edilmediğini, faturalara konu 3,5 tonluk emtianın kargo firması veya başka bir araçla teslim edilmediğini; fatura tarihinden yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra müvekkili hakkında takip başlatılarak itiraz edilmemesi için oyalamanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin davacıya █████/2019 ve █████/2019 tarihli irsaliyeli faturalar karşılığında sattığı malları teslim ettiğini, davacının malları teslim almadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin ve ticari defterlere kaydının malın teslimine karine teşkil ettiğini, davacı-alıcının faturaların vergi dairesine BA bildiriminin yapılmasının da teslime işaret ettiğini, basiretli tacirin vergi dairesine beyanla KDV mahsubunu talep etmeyeceğini, en azından düzeltme beyanında bulunması gerekirken onu da yapmadığını belirterek, davanın reddine ve İİK'nın 72/4. maddesi gereğince tazminata karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kayıtlarında █████/2020 tarihli "cari hesabına virman" açıklamalı 92.167,53-TL davalı aleyhine borç kaydı için davacının dayanak belge sunmadığı, davaya konu icra takibinin █████/2021 tarihi itibariyle davalının davacıdan █████/2021 tarihindeki 2.000-TL kısmi tahsilat öncesi 80.678,11-TL alacaklı olduğu, davacının kayıtlarına göre 2019 yılında davalıdan 202.174,53-TL; davalının defterlerine göre de davalıdan 202.178,11-TL bedelli mal satın aldığı, kayıtların 3,58-TL farkla örtüştüğü, ihtilaf konusu █████/2019 tarihli 46.149,80-TL ve █████/2019 tarihli 37.252,60-TL bedelli faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara itiraz edilmediği, iade faturası düzenlenmediği, tarafların BA-BS formlarının uyumlu olduğu, takip tarihi itibariyle davalının alacağının kayıtlarına göre 80.678,11-TL olduğu, takipten sonra █████/2021 tarihinde 2.000-TL kısmi tahsilat gözetildiğinde 78.678,11-TL alacak kaldığı, 148,09-TL işlemiş faizle toplam 78.826,20-TL alacak hesaplandığı ve davacının takip dosyasında 28.312,19-TL borçlu olmadığı gerekçesiyle, icra takip dosyasında davalının davacıya işlemiş faiz ve alacağın bir kısmına tekabül eden 28.312,19-TL borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin reddine; davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine; reddedilen kısım yönünden 78.826,10-TL'nin %20'si olan 15.765,22-TL'nin İİK 72/4. maddesi uyarınca davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, Çeşme Vergi Dairesi'nden gönderilmiş █████/2022 tarihli BA bildirim formlarında güncel iade faturalarının cevaba işlenmediğini, güncel BA bildirimlerinin bulunduğu █████/2022 tarihli kayıtların bilirkişi raporunda dikkate alınmamasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE :Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davacıya karşı başlatılmış icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve satıcının defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davalı-satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin davacıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.Davaya dayanak teşkil eden İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında, alacaklının davalı, borçlunun davacı olduğu, 83.402,40-TL asıl alacak ve 23.735,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.138,39-TL'nin %16,75 avans faiziyle tahsilinin istenildiği, takipte davalının davacıya kestiği 058 nolu █████/2019 tarihli 46.149,80-TL ve 059 nolu █████/2019 tarihli 37.252,60-TL faturalara ve cari hesaba dayanılmıştır.Davacının talebi üzerine mahkemece █████/2021 tarihli ara kararla, borcun tamamının icra dosyasına yatırılması ve borcun %15'i oranındaki teminat karşılığında İİK'nın 72/3. maddesine göre icra dosyasına yatan paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine karar verildiği; davacının %15 teminatı █████/2021 tarihinde mahkeme veznesine yatırdığı, █████/2021 tarihinde de icra veznesine borcun tamamını yatırdığı ve tedbire ilişkin ara kararın uygulandığı görülmüştür.Davacının ticari defterlerinin incelendiği █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinde davalının █████/2019-█████/2019 tarihleri arasında 31 faturayla davalıdan toplam 202.174,53-TLbedelli mal aldığı, █████/2019-█████/2021 tarihleri arasında 121.507-TL ödeme yaptığı, █████/2020 tarihinde virman açıklamasıyla davalıya 92.167,53-TL borç kaydı yapıldığı, davacıdan bu borçlandırma işlemiyle ilgili belge talep edildiği ancak sunulan hesap dökümüne göre de cari hesabın düzeltilmesi amacıyla yapılmış bir kayıt olduğunun sözlü olarak beyan edildiği,işbu borçlandırma işleminin gerçek bir ödemeyi ihtiva etmediği, fiktif bir muhasebe kaydı olduğunun belirtildiği, davalının hesabının █████/2021 icra takip tarihi itibariyle 6.500-TL borç bakiyesi verdiği, █████/2021 tarihinde banka aracılığıyla davacının 2.000-TL ödeme yaptığı, davalının hesabının █████/2021 dava tarihi itibariyle 8.500-TL borç bakiyesi verdiği,takibe konu 2 irsaliyeli faturanın da defterlerde kayıtlı olduğu belirlenmiştir.Takip dayanağı irsaliyeli faturalar, kablo satışına ilişkin olup, teslim eden ve alan kısmında her hangi bir isim veya imza yoktur. Davalının defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu üzerinden davacının defterlerinin de değerlendirildiği █████/2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davalının davacıya 202.178,11-TL'lik fatura karşılığı mal sattığı, █████/2021 takip tarihinde davalının davacıdan olan alacağının 80.678,11-TL olduğu, █████/2021'deki 2.000-TL tahsilatla birlikte davalının davacıdan olan alacağının 78.678,11-TL kaldığı, takip dayanağı 2 faturanın da taraflarda kayıtlı bulunduğu, davacının faturalara itiraz ettiğine veya iade faturası düzenlediğine dair bir tespit yapılamadığı, davacının defterlerindeki davalıya yapılan "virman" açıklamalı █████/2020 tarihli 92.167,53-TL borç kaydına dair davacı tarafından somut belge-bilgi sunulmadığı; faturaların davacı tarafından BA, davalı tarafından BS bildiriminin yapıldığı; takipten önce davacı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği, takip tarihindeki 80.678,11-TL alacaktan █████/2021 tarihinde yapılmış 2.000-TL ödeme TBKnın100'e göre mahsup edildiğinde 78.826,20-TL asıl alacak hesaplandığı, davacının davalıya (107.138,39-78.826,20=) 28.312,19-TL borçlu bulunmadığı görüşü ifade edilmiştir.Davacının BA kayıtlarında, davaya konu 2 faturanın bildiriminin yapıldığı; davacının itirazına istinaden getirtilmiş █████/2022 tarihli davacının BA kayıtlarında, her iki fatura için takipten ve davadan sonra mal teslimatı yapılmadığı gerekçesiyle düzeltme kaydı verilerek, faturaların KDV kayıtlarından ve BA bildiriminden çıkartıldığı tespit edilmiştir. Eldeki davada davacı, davalının başlattığı icra takibine dayanak teşkil eden █████/2019 ve █████/2019 tarihli toplam 83.402,40-TL bedelli 2 adet faturaya konu malların kendisine teslim edilmediğini, takip yapılması üzerine davalı şirket temsilcisini aradığını, temsilcinin yanlışlıkla takip yapıldığını ve takibi geri çekeceğini beyan ettiğini, böylece oyalanmak suretiyle itiraz süresinin geçirtildiğini belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Söz konusu her iki fatura da, tarafların ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davacı, Ağustos 2019 dönemine ait faturalara süresinde itiraz etmediği gibi iade faturası da düzenlememiştir.Takipten ve davadan sonra yapılmış BA bildirimi düzeltmesinin dikkate alınması borçtan kurtulma amaçlı kabul edilecektir. Davacının ticari defterlerinde, fatura tarihlerinden 5 ay sonra █████/2020 tarihinde virman açıklamasıyla davalıya 92.167,53-TL borç kaydının dayanağı sunulmamıştır.Davacı, malların teslim edilmediğini iddia etmekte ise de, faturanın ticari defterlere kayıt edilmesi akdi ilişkinin kabulünü gösterdiğinden malları teslim aldığığının kabulü gerekir. Bu halde davalının takipte davacıdan 78.826,20-TL alacaklı olduğu belirlendiğinden bu miktar için davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulü ile ihtiyati tedbir kararı uygulandığından İİK'nın 72/4. maddesine göre reddedilen tutar üzerinden davalı lehine %20 oranında tazminata dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 93-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026