İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin, alt yüklenicinin Eskişehir Şehir Hastanesi projesindeki yemek hizmeti alacakları ve müteahhidin garanti sorumluluğuna ilişkin itirazın iptali istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, bir inşaat projesinde alt yüklenici olarak yemek hizmeti veren davacının, sözleşme kapsamında davalının kendi personeline ve üçüncü taraf alt yüklenicilere sağladığı yemek bedellerinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı, davalının sözleşmeyle üçüncü taraf borçlarını üstlendiğini ve ödeme yapmadığını ileri sürerken, davalı ise yapılan ödemelerin kendi borçlarına mahsup edilmesi gerektiğini, üçüncü taraf borçlarını garanti etmediğini veya bunun için sözleşmesel şartların yerine getirilmediğini ve davacının ödenmiş tutarlar için hukuki yararının bulunmadığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 07.04.2016 tarihli sözleşme ile alt yüklenici sıfatıyla müvekkilinin müteahhit sıfatıyla davalının Eskişehir Şehir Hastanesi projesinde çalışan personel ile yine davalının kuracağı hukuki ilişkiler neticesinde projede alt yüklenici sıfatıyla görev alacak üçüncü kişilere sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve akşam yemeği sağlamayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmenin 5. maddesinde müvekkilinin düzenleyeceği faturaların ibraz tarihinden itibaren 60 gün içinde ödeneceği, diğer alt yükleniciler yemek ücretini ödemediğinde davalının hak edişlerinden keserek ödemeyi taahhüt ettiğini, bu hüküm ile davalının alt yüklenicilerin yemek ücretlerini ödemeyi de üstlendiğini, ancak davalının ücret ödeme borcunu yerine getirmediğini, projede alt yüklenici olarak çalışan dava dışı ... ..AŞ'nin müvekkilinin yemek hizmetinden faydalandığını ve taraflar arasında mutabakat sağlanan borç bakiyesinin 159.876,82-TL ye ulaştığını, bu bedelin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı ve ... şirketine gönderilen 23.05.2018 tarihli ihtara rağmen yine ödeme yapılmadığını, ayrıca dava dışı ... aleyhine Ankara 20. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmışsa da takibin semeresiz kaldığını, bunun üzerine davalı şirkete 12.09.2018 tarihli ikinci ihtarın gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, yine projede görev alan diğer alt yüklenici ... ... aleyhine 49.838,03-TL yemek borcu tahakkuk ettiğini, bununla birlikte sözleşme süresi boyunca davalı şirket personeline sağlanan yemek hizmet bedeli bakiyesinin de 308.727,32-TL'ye ulaştığını, anılan gelişmeler üzerine doğrudan davalının birikmiş bakiye borcu ile üstlendiği alt yüklenicilerin uhdesinde doğan yemek ücret borçlarına ilişkin 12.11.2018 tarihli ihtarın keşide edildiğini, bu ihtarın davalı tarafından 13.11.2019 tarihinde tebliğ alındığını, sonuç olarak davalı şirket aleyhine Ankara 27. İcra Dairesinin... sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini, 22.01.2019 tarihli ödeme emrinin 25.01.2019 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun ödeme emrini tebliğ aldığı gün müvekkilinin banka hesabına 100.000-TL ödeme yaptığını, bu ödemenin 49.838,03-TL'lik kısmının ... ... carisine, 50.176,97-TL'lik kısmının ise ... carisine işlendiğini ve ... şirketinin 159.876,82-TL borcunun 109.714,85-TL'ye düştüğünü, itiraz süresinin son günü 01.02.2019 tarihinde ise davalı tarafından 434.040,45-TL'lik ödeme yapıldığını, bu ödemenin de davalının carisinden mahsup edildiğini, davalının yaptığı yetki itirazı üzerine takibin İstanbul 8. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında devam ettiğini,davalının takibe itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, takiple birlikte takibe ilişkin ferilerin tahakkuk ettiğini, ancak davalının takipten sonra 534.040,45-TL ödediğini, diğer kısmı ödemediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafça takibe konu toplam 765.661,98-TL üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, ancak davacının da kabulünde olduğu üzere müvekkili şirket tarafından ödeme emrinin tebliğ edildiği 25.01.2019 tarihinden önce 24.01.2019 tarihinde 100.000-TL ödeme yapıldığını, yine müvekkili şirket tarafından icra takibinde müvekkili şirket borcu olarak gösterilen kısma ilişkin 01.02.2019 tarihinde 434,040,45-TL ödeme yapıldığını, bu nedenle davacının ödeme yapılan tutarlara ilişkin itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin bir kısmının dava dışı ... ... ve ... şirketinin borcuna mahsubunun mümkün olmadığını, her iki ödemenin de müvekkilinin davacıya olan borçlarına karşılık yapıldığını, sözleşmede dava dışı 3. kişilerin borçlarının müvekkili tarafından garanti edilmesinin söz konusu olmadığını, sözleşmenin 5. maddesi gereğince alt yüklenicilerin yemek borçlarına istinaden ödeme yapılabilmesi için davacı ile alt yükleniciler arasında mutabakat yapılması ve borcun müvekkiline bildirildiği tarihte alt yüklenicilerin müvekkili nezdinde hak edişlerinin var olması gerektiğini, ancak davacı tarafça mutabakatın varlığı ve müvekkiline gönderildiği yönünde bir delil sunulmadığını, ayrıca mutabakata istinaden alt yüklenicilerin borcuna istinaden davacı tarafça tebliğ edilmiş bir fatura sunulamadığını, bu nedenle müvekkilinin ödeme taahhüdü şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin borcu davadan önce ödendiğinden icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflarca akdedilen █████/2016 yürürlük tarihli sözleşme ile davacının davalı personeline birim fiyatlar üzerinden hazır yemek hizmeti sunmayı taahhüt ettiği, hastane inşaatında davalının alt yüklenicileri olan dava dışı ... ile İmadi ... şirketi ile davacı arasında da ayrı ayrı hazır yemek temini anlaşmaları yapıldığı, davacı tarafından takibe hem █████/2016 yürürlük tarihli sözleşmeden doğan, hem de dava dışı alt yükleniciler ile yapılan sözleşmelerden doğan alacakların konu edildiği, █████/2016 tarihli sözleşmenin 5/8 maddesinde, "müteahhit diğer alt yükleniciler yemek ücretini ödemediği takdirde hakedişlerinden keserek nam-ı hesaplarına ödemeyi taahhüt eder. Bu ödemenin yapılabilmesi için davacı,alt yüklenicilerle mutabakat sağlayıp, imzalı tutanağı müteahhide fatura tarihinden itibaren 7 gün içinde teslim edecektir." şeklinde düzenlendiği, buna göre davalı, kendi alt yüklenicilerinin davacı ile yaptıkları sözleşmeler uyarınca aldıkları yemek hizmeti bedellerini ödememeleri halinde, bu ödemeleri alt yükleniciler adına yapmayı TBK'nın 128 maddesine göre üstlendiği, bu ödemenin talep edilebilir olmasının, davacının diğer alt yüklenicilerle mutabakat sağlayıp, imzalı tutanağı davalıya fatura tarihinden itibaren 7 gün içerisinde teslim etmesi koşuluna bağlandığı,davacı tarafça alt yükleniciler ile sağlanmış ve davalıya teslim edilmiş bir yazılı mutabakat sunulmadığı, şu halde davacının dava dışı şirketlerle yaptığı sözleşmelerden doğan alacaklarının, sözleşmenin 5/8 maddesine göre takip tarihi itibariyle davalıdan talep edilebilir/muaccel olmadığı, itirazın iptali davalarında, usulüne uygun bir takip yapılmasının özel dava şartı niteliğinde olduğu, toplam 227.372,24-TL yönünden usulden reddine karar vermek gerektiği, davacının doğrudan davalı şirketten olan alacağı bakımından ise; davacının █████/2019 tarihinde takip başlattığı, davalının yetki itirazının kabulü üzerine takip dosyasının İstanbul 8. İcra Dairesine gönderildiği ve █████/2019 tarihli ödeme emrinin düzenlenerek davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirketin █████/2019 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettiği ve takibin durduğu, davalı tarafça davacıya takip tarihinden önce █████/2019 tarihinde 100.000-TL, takip tarihi olan █████/2019 tarihinde ise 434.040,45-TL ödeme yaptığı,takip tarihinden önce yapılan 100.000-TL'lik ödemenin dava dışı ... ve ... şirketleri borcuna mahsup edildiği beyan edilmiş ise de, bu borçlar ödeme tarihi itibariyle de henüz davalı bakımından muaccel olmadıklarından, davalı tarafça yapılan ödemenin üçüncü kişi borçlarına mahsup edilemeyeceği, davacının takip talebinde davalıdan şahsen alacağının 524.785,65-TL asıl alacak, ve 18.504,09-TL █████/2018 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi talep ettiği, davacı tarafından davalıya gönderilen █████/2018 tarihli ihtarnamede, davalının 308.727,32-TL bakiye cari hesap borcu bulunduğu ve bu tutarın üç gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarname davalıya █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davalının ödeme istediği 308.727,32-TL yönünden █████/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki 74 gün için %19,50 faiz oranı üzerinden 12.374,82-TL işlemiş faize hak kazandığı,davacının 6.129,27-TL'lik fazla işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı,davalının takip öncesi ödemesi dikkate alınmaksızın, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 524.785,65-TL borcuna 12.374,82-TL işlemiş faiz eklendiğinde toplam 537.160,47-TL alacak bulunduğu, bu tutardan takipten önce ve takip gününde (ödeme emri tebliğ edilmeden faiz işletilemeyeceği için) yapılan toplam 534.040,45-TL düşüldüğünde, davacının takip tarihi itibariyle 3.120,02-TL asıl alacağı kaldığı, davacının takipten önce ve takip gününde yapılan 534.040,45-TL'lik ödeme yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davacının dava konusu takiple talep ettiği 524.785,65-TL asıl alacak ve 18.504,09-TL işlemiş faiz talebi yönünden, davalının itirazının 3.120,02-TL asıl alacak yönünden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 6.129,27-TL alacak talebi yönünden davanın esastan reddine, 534.040,45-TL'lik alacak talebi yönünden ise davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, hüküm altına alınan 3.120,02-TL'nin %20'si oranında 624-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı şirketten dava konusu takiple talep ettiği diğer alacak kalemleri toplamı 227.372,24-TL yönünden, alacak muaccel olmayıp, usulüne uygun takip bulunmadığından davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; 07.04.2016 tarihli sözleşmenin 5. maddesi gereğince davalının proje kapsamında faaliyet gösteren ve yemek hizmetinden faydalanan üçüncü kişi alt yüklenicilerin uhdesinde doğan yemek ücretlerinin sorumluluğunu üstlendiğini, sözleşmenin 3. maddesinde alt yüklenici yemek ücretlerinin belirlendiğini, bunun da davalının ait yüklenicilerin yemek bedelini üstlendiğini gösterdiğini, bu kapsamda alt yüklenici ... şirketinin taraflar arasında mutabakat sağlanan borç bakiyesinin 159.876,82-TL olduğunu, bu şirket aleyhine Ankara 20. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmışsa da, borçlunun alacağı karşılar malı bulunmadığından takibin semeresiz kaldığını, yine alt yüklenici ... ... şirketinin 49.838,03-TL yemek borcu tahakkuk ettiğini, yapılan ihtarlara rağmen borçların ödenmediğini, bu nedenle alt yüklenicilerden ve davalıdan olan alacağın tahsili için davalı aleyhine 22.01.2019 tarihinde takip başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 25.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının aynı gün müvekkilinin banka hesabına 100.000-TL ödeme yaptığını, bu ödemenin 49.838,03-TL’lik kısmının ... ... şirketinin, kalan 50.176,97 TL’lik kısmının ise ... şirketinin borcundan düşüldüğünü, borca itiraz süresi içinde 01.02.2019 tarihinde ise davalı tarafından 434.040,45-TL’lik bir ödeme daha yapıldığını, davalının ödemeyi ödeme emrinde bildirilen banka hesabına değil, müvekkilinin banka hesabına ödeyerek tahakkuk eden harç, avukatlık ücreti ve faiz gibi kalemlerin ödenmesini sürüncemede bıraktığını, davalının yetki itirazı üzerine takibin yetkili İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, ancak davalının yine borcun tamamına itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalının alt yüklenicilerin yemek bedelini ödemeyi de üstlendiğini, mahkeme gerekçesinin aksine dosyada mutabakat niteliğinde hukuki belgelerin mevcut olduğunu, ayrıca müvekkili ile davalının borçlarından sorumlu olduğu üçüncü kişiler arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmenin 5/8 maddesinde, “Müteahhit diğer alt yükleniciler yemek ücretini ödemediği takdirde hak edişlerinden keserek nam-ı hesaplarına ödemeyi taahhüt eder. Bu ödemenin yapılabilmesi için alt yüklenici (davacı) diğer alt yüklenicilerle mutabakat sağlayıp imzalı tutanağı müteahhite (davalı) fatura tarihinden itibaren 7 gün içerisinde teslim edecektir." şeklinde düzenleme bulunduğunu, maddede verilen ödeme taahhüdünün garanti sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu noktada sözleşmede tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde, borcun doğumu için herhangi bir koşul öngörülmediğini, müvekkilinin alt yüklenicilere yemek hizmeti sağlaması ve karşılığında ödeme yapılmaması halinde, davalının borcunun doğduğunu ve borcun doğumu için mutabakat, yazılı onay, icazet gibi herhangi bir şart bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin üçüncü kişi alt yüklenicilere verdiği yemek hizmetine ilişkin mutabakat belgelerini sunduklarını, bu kapsamda dava dışı ... şirketinin faydalandığı miktar ve birimler yönünden mutabakat metinleri bulunduğunu, bu şirkete sunulan yemek hizmetine ilişkin faturaların bulunduğunu ve ayrıca bu şirket aleyhine başlatılan icra takibinin itiraza uğramaksızın kesinleştiğini, yine dava dışı ... İnşaatın faydalandığı miktarlar ve birimler yönünden mutabakat metinlerinin bulunduğunu, müvekkili şirketin alt yüklenicilere düzenlediği faturaların itiraza uğramadığını, mahkemenin bile ulaşamadığı sözleşme dışı şirketleri müvekkilinin mutabakat metni düzenlemeye icbar etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle bu alacakların da muaccel olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin takip tarihi itibariyle davacıya bir borcunun bulunmadığını, yine davacı takipte kötü niyetli olduğundan, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu yönde hüküm tesis edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı yemek hizmet bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı tarafça davalı ile akdedilmiş olan sözleşmeye dayalı olarak ... projesinde yer alan davalı şirket ile alt yüklenicilere yemek verildiği, ancak davalı ve alt yüklenicilerin yemek bedellerini ödemedikleri, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca alt yüklenicilerin yemek bedellerinden de davalının sorumlu olduğu ileri sürülmüş; davalı tarafça ise alt yüklenicilere verilen yemek yönünden ödeme şartlarının oluşmadığı, kendi borçlarının ise takip sonrasında dava tarihi öncesinde ödendiğinden davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; alt yüklenicilerin yemek bedelleri yönünden davacı ile alt yükleniciler arasında mutabakat yapılıp davalıya teslim edilmesi şartı bulunduğu, ancak davacı tarafça dava dışı şirketlerle sağlanmış ve davalıya teslim edilmiş bir yazılı mutabakatın dosyaya sunulmadığı, bu durumda alt yüklenicilerin yemek bedelinden kaynaklanan alacağın muaccel olmadığı, bu nedenle takip konusu alacağın 227.372,24-TL'lik kısmı yönünden davanın reddinin gerektiği, davacının doğrudan davalı şirketten olan alacağı bakımından ise, davalı şirketçe davacıya takip tarihi öncesinde █████/2019 tarihinde 100.000-TL, takip tarihi olan █████/2019 tarihinde ise 434.040,45-TL ödeme yapıldığı, davacının takip talebinde taraflar arasındaki sözleşmeden doğan 524.785,65-TL asıl alacak, ve 18.504,09-TL işlemiş faiz talep ettiği, davalı █████/2018 tarihinde temerrüde düşmüş olup, işlemiş faiz miktarının 12.374,82-TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla davacı alacağı toplam 537.160,47-TL olup davalının toplam 534.040,45-TL ödemesinin düşülmesi sonucunda davacının takip tarihi itibariyle 3.120,02-TL asıl alacağının kaldığı, davacının takipten önce ve takip gününde ödenen 534.040,45-TL'lik kısım yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın 3.120,02-TL asıl alacak yönünden iptaline, fazlaya dair istemin ise yukarıda özetlenen gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekilince, alt yüklenicilerin yemek borcuna dayalı olup mahkemece reddedilen alacak kısmı yönünden istinaf konusu edilmiştir. Davacının sözleşmede üstlendiği yemek verme edimini yerine getirdiği sabit olup, bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamakta olup uyuşmazlık, davacının alt yüklenicilere verilen yemek bedelini davalıdan talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Bu hususta taraflarca akdedilmiş olan 07.04.2016 tarihli sözleşmenin 5. maddesinde; “Müteahhit (davalı), diğer alt yükleniciler yemek ücretini ödemediği takdirde, hak edişlerinden keserek nam-ı hesaplarına ödemeyi taahhüt eder. Bu ödemenin yapılabilmesi için alt yüklenici (davacı), diğer alt yüklenicilerle mutabakat sağlayıp imzalı tutanağı müteahhite (davalı) fatura tarihinden itibaren 7 gün içerisinde teslim edecektir." şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu hüküm TBK'nın 128. maddesinde düzenlenen üçüncü kişinin fiilini üstlenme niteliğinde olup, kanunun 128/1 maddesinde, üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenenin, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir. Sözleşmenin bu hükmü gereğince alt yüklenicilerin yemek bedelini ödememesi halinde bedelin davalı tarafça ödenmesi taahhüt edilmekle birlikte, ödemenin davacı tarafça talep edilebilmesi, davacının yemek hizmeti verdiği diğer alt yüklenicilerle mutabakat sağlayıp imzalı tutanağı davalıya fatura tarihinden itibaren 7 gün içerisinde teslim etmesi koşuluna bağlanmıştır. Dolayısıyla bu şartlar gerçekleşmeden davacının alt yüklenicilerin yemek bedelini davalıdan talep edebilmesi mümkün değildir. Eldeki davada ise davacı ile dava dışı alt yükleniciler arasında yemek bedellerine ilişkin olarak düzenlenmiş herhangi bir mutabakat metni sunulmamıştır. Davacı tarafından dava dışı alt yüklenicilere hitaben düzenlenen faturalar ile bu şirketlerin yemek yiyen kişi sayılarını gösteren çizelgelerin ise davacı ile bu şirketler arasında davacının yemek bedeli alacağına ilişkin sözleşmenin 5. maddesinde düzenlenen mutabakat olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle sözleşme kapsamında davacının dava dışı alt yüklenicilere verilen yemek bedellerini davalı şirketten talep koşulları oluşmadığından, mahkemece bu alacak kısmına yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafça davalı şirkete verilen yemek bedellerine ilişkin olarak ise takipte 524.785,65-TL asıl alacak ve 18.504,09-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 543.289,74-TL alacak talep edilmiş olup, mahkemece 524.785,65-TL asıl alacak ve 12.374,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 537.160,47-TL alacak tespit edilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemelerinde davacının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 525.384,15-TL alacaklı olduğu, takip tarihi sonrasında davalının yapmış olduğu 24.01.2019 tarihli 100.000-TL ve 01.02.2019 tarihli 434.040,45-TL tutarlı ödemelerin davalı borcundan düşülmesi sonucunda 01.02.2019 tarihi itibariyle davacının 8.656,30-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise takip tarihi itibariyle davalının davacıya 524.785,69-TL borçlu olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki 598,46-TL'lik farkın davalı şirket ticari defterlerinde yer alan █████/2016 tarihli “... yemek bedeli bakiye düzeltme kaydı” açıklamalı kayıttan kaynaklandığı, davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle taraf ticari defterlerinin davacının davalıdan 524.785,69-TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitlere göre takip konusu asıl alacak miktarı bakımından taraf ticari defterleri mutabıktır. Mahkemece davacı tarafça ihtarname ile istenen 308.727,32-TL bakımından temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında belirlenen işlemiş faiz miktarında da herhangi bir hesap hatası bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin hükmedilen alacağa yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir. Diğer yandan davacı takipte kısmen haksız olsa da takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, mahkemece davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi de yerindedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMKnın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı ve davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!