İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 5549 sayılı Kanun kapsamında banka mevduat hesabına konulan bloke nedeniyle açılan itirazın iptali davasında, davanın konusuz kalmasına rağmen bankanın icra inkar tazminatına mahkum edilmesini inceleyen istinaf kararı.
Özet: Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi mevzuatı kapsamında bir şirketin banka hesabına konulan blokenin kaldırılması talebiyle açılan itirazın iptali davasında, bloke yargılama sırasında kalktığı için davanın konusuz kalmasına rağmen ilk derece mahkemesinin bankayı icra inkar tazminatı ve yargılama gideri ödemeye mahkum etmesi üzerine, davalı banka, Hazine ve Maliye Bakanlığının talimatıyla hareket ettiğini ve yasal gizlilik yükümlülükleri nedeniyle belge sunamadığını belirterek bu karara istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI : 2025/1 Esas - ████████ KararDAVA:İtirazın İptali( Banka Mevduat hesabından Kaynaklanan )DAVA TARİHİ: █████/2024İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; davalı banka nezdinde davacı şirkete ait hesapta 15.07.2024 tarihinde 104.125,51 USD para bulunduğunu, davacının talebine rağmen davalının paranın kullanımına mani olduğunu, davalıdan bu bedeli ödemesini talep ettiğini ancak ödenmediğini, başlatılan takibe de haksız itiraz ettiğini belirtmiş itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini, müvekkili bankadan olan haklı alacağını tahsil etmek amacıyla İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı yan bu takibe itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini i talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; 5549 Sayılı Kanun ve İlgili Yasal Mevzuattan Kaynaklanan Yükümlülükler Kapsamında; davacının işlem talepleri gerçekleştirilemediğini, yasal yükümlülüklerini yerine getiren banka aleyhine açılan davanın reddi reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının, davalı banka nezdinde vadesiz USD hesabı bulunduğunu, bu hesaba banka tarafından 17.07.2024 tarihinde “...” açıklaması ile 104.125,51- USD para girişi olduğunu, banka tarafından iş bu paraya bloke konulduğunu, davacı tarafın bankaya hitaben blokenin kaldırılmasına ilişkin ihtaratta bulunduğunu, ancak ihtarata rağmen bankanın blokeye dayanak sebebin gösterilmediğini, davacı tarafça banka lehine İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına takip başlatıldığını, takibe banka tarafından itiraz edildiği süresinde itirazın iptali davası açıldığını, alınan bilirkişi raporunda banka nezdinde belgelerin bilirkişiye gösterilmediği ayrıca mahkememiz yazışmasına göre ilgili belgelerin banka tarafından mahkemeye sunulmadığını, bu nedenle davalı tarafın kusura ilişkin ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yargılama devam ederken bloke kararının kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı ancak banka tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmesi ve ispat yükümlülüğüne yerine getirmemesi ve ilgili belgelerin mahkemeye sunulmaması nedeniyle hükmedilecek asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, vekalet ücreti yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; işbu bilirkişi raporunda müvekkili bankanın bloke koyma ve kaldırma işlemlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı ... Birimi tarafından müvekkili bankaya gönderilen talimata istinaden banka tarafından yapılan işlemler olduğu tespit olunmasına rağmen müvekkili banka aleyhine icra inkar tazminatına ve vekalet ücretine hükmedilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın banka nezdindeki davacının hesabı ile ilgili olarak almış olduğu kararların ilgili Bakanlık'tan celbini talep ettiklerini bilirkişi raporunda bilgi ve belgelerin bilirkişiye gösterildiği açıkça "talebim üzerine firma hesabına bloke koyma ve bloke kaldırma işlemleri ile ilgili bankaya gelen talep yazıları banka sistemlerinde tarafıma gösterilmiştir" denilerek ortaya konduğunu, bilirkişi tarafından da bizzat ifade edildiği üzere yerinde inceleme yetkisi kapsamında evraklar bilirkişiye sunulmuş ancak "T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ... Birimi tarafından davalı bankaya gönderilen talimata istinaden evrakların mahkeme dosyasına ibraz edilemeyeceği" ifade edildiğini, davacının hesabındaki bloke 11.12.2025 tarihi itibariyle ilgili bakanlığın talimatı ile kaldırılmış icra dosyasına hesaptaki para gönderildiğini,davanın konusu kalmadığını, davanın konusu kalmasına karar verilmesi durumunda tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekteyken, müvekkili banka aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu,... tarafından davalı bankaya gönderilen talimata uygun hareket ettiğini, işbu kanun kapsamında bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması suç teşkil ettiğini belirterek 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında "Bilgi Vermeme" şüpheli işlemlerin bildirimi ile doğrudan bağlantılı olan ve gizliliği esas alan bir yükümlülük olduğunu, kanun kapsamında ...'a verilen bilgilerin gizliliği esas olduğunu, 5549 sayılı Kanun'un 15. maddesi, şüpheli işlem bildirimi yapanların bu durumu gizli tutmasını emreder ve aksi davranışı hapis cezası ile yaptırıma bağladığını, müvekkili bankanın ...'ın talimatları ve yasalar çerçevesinde hareket ettiğini, icra takibine yapılan itirazında hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, dolayısıyla huzurdaki davanın açılmasına banka sebebiyet vermediğinden ve yalnızca yasal yükümlülük gereği işlem yaptıklarından aleyhine yargılama gideri, icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE :Dava, davacının davalı bankadaki hesabına bloke konulduğundan hesaptaki paranın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 2/d maddesi kapsamında, bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasası, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler, döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler ile noterler, spor kulüpleri ve Cumhurbaşkanınca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenler "Yükümlü" olarak tanımlanmış aynı Kanun 4. maddesi gereği şüpheli işlem bildirimlerinin yapılmasından sorumlu tutulmuştur. Kanun’un 4. maddesi ve Kanuna dayanılarak hazırlanan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik'in 27. maddesi uyarınca Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu işlemlerin yükümlüler tarafından Başkanlığa (...) bildirilmesi zorunlu tutulmuştur. Kanunun bir gereği olarak Türk mevzuatı çerçevesinde faaliyette bulunan bankalar, ödeme kuruluşları "... Uyum Politikası” belirlemekte ve bu politika çerçevesinde ... ile iş birliği içerisinde hareket etmektedir. Yükümlülüğe konu şüpheli işlemler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" başlıklı 282. maddesi nazara alınarak "Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkarmak veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla yapıldığı düşünülen işlemler” olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda yasa dışı bahis, kumar, terörün finansmanı gibi suçlar kapsamına girebilecek işlemler, şüpheli işlem olarak sayılabilir. Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda Davalı bankada ki hesabına 17.07.2024 tarihinde gelep paranın ardından bankaya ... Uyum Müdürlüğü talebine istinaden 23.07.2024 tarihinde bloke işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır. 5549 sayılı Kanunun 10. maddesi "(1) Bu Kanun gereğince yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler hiçbir şekilde hukukî ve cezaî bakımdan sorumlu tutulamaz. (2) Özel kanunlarda hüküm bulunsa dahi şüpheli işlem bildiriminde bulunanlara dair, mahkeme dışında, üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlara bilgi verilemez." hükmünü haizdir.Somut olayda, davaya dayanak teşkil eden icra takibi █████/2024 tarihinde başlatılmış, ödeme emri davalı-borçluya tebliğ edildikten sonra davalı-borçlu takibe █████/2024tarihinde itiraz etmiş ve eldeki itirazın iptali davası da █████/2024 tarihinde açılmıştır. Davalının icra takibine "alacaklının talep ettiği tutar; 5549 Sayılı Kanun'un 19/A maddesi doğrultusunda incelemeye tabi olup, halen incelemenin devam ediyor olması sebebiyle; müvekkil Bankamızdan talep edebileceği herhangi bir doğmuş hak ve alacak bulunmadığından; takip talebi ve ödeme emri ile talep borcun tamamına, faize, faiz oranına ve diğer tüm ferilerine açıkça itiraz ediyoruz. "denilerek takibe itiraz ettiği,cevap dilekçesinde de durum bildirildiği halde mahkemece ...' tan bilgi talep edilmemiş ,belgelerin ibrazı davalı bankadan istenilmiştir.Ancak banka kayıtlarında bloke işlemlerinin sebebinin ve blokenin kaldırılmasının ... işlemi olduğunun tesbit edildiği, mahkemeye bu hususta ek raporda bilgi sunulduğu halde hesap hakkında bilgi verilmediği gerekçesiyle konusuz kalan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, davalının yargı gideri, vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.Yasal düzenleme nedeniyle hukuken sorumlu tutulamayacak davalı bankanın ... talimatı ile bloke koyduğu , blokenin kaldırılması üzerine hesaptaki para davacıya ödenmiş olup, yasal mevzuata uygun davranma yükümlülüğü bulunan bankanın itirazında haklı olduğu bu nedenle aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağı halde aksi yönde verilen karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmuştur.Ayrıca icra takibinde banka itirazında üçüncü kişiye bilgi verilemeyeceği halde 5549 sayılı kanun gereği inceleme yapılmakta olduğunu icra dosyasına bildirildiği dikkate alındığında, davacının █████/2024 tarihinde bu davayı açmasına davalının sebep olmadığı anlaşılmaktadır. Davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde davalı banka aleyhine nispi karar ve ilam harcına hükmolunması da yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, verilen karar ferileri bakımından istinaf edildiğinden konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, haklı itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine , davalı yararına vekalet ücreti ve yargı giderine hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 Tarih 2025/1 Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 732-TL karar harcının davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 42.884,39-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 42.152,39-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesineDavacı lehine, davalı aleyhine yargı gideri, vekalet ücreti, harca hükmedilmesine yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye ödenmesine," Davalı tarafından yatırılan 60.638,22-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından sarfedilen yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 320-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026