İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, ödemesi yapılmış tekstil malzemelerinin teslim edilmemesi üzerine verilen istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı şirkete tekstil ürünleri tedariki için 72.100 USD ve 101.025 TL ödeme yapmasına rağmen ürünlerin teslim edilmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı, ürün içeriğinin davacı tarafından değiştirildiğini, yabancı firmanın ek 40.000 EUR talep ettiğini ve bu nedenle teslimatın yapılamadığını savunarak ödemelerin yurtdışı firmaya aktarıldığını beyan etse de, ilk derece mahkemesi davalının vasıflı ikrarına rağmen savunmalarını ispatlayamaması nedeniyle davanın kabulüne karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı şirket temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 14.304 adet kışlık hazır bayan ... tekstil malzemelerinin davalı tarafından tedarik edilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkili şirketin tekstil malzemelerinin satışı için; 12.03.2018 tarihinde 15.000- USD, 07.05.2018 tarihinde 4.100- USD, 29.06.2018 tarihinde 3.000- USD ve 09.10.2018 tarihinde 50.000- USD olmak üzere nakit toplam 72.100- USD'yi ... Bankası aracılığı ile davalı hesabına gönderdiğini, ayrıca keşidecisi müvekkili şirket olmakla birlikte; 31.08.2018 keşide tarihli ...'e ait 3.400- TL değerinde çek, 30.09.2018 keşide tarihli ...'a ait 3.625 TL değerinde çek, 30.10.2018 keşide tarihli ...'a ait 9.000 TL değerinde çek, 30.11.2018 keşide tarihli ... Bankasına ait 20.000 TL değerinde çek ve bunlarla birlikte 31.08.2018 keşide tarihli ... Bankasına ait 15.000- TL'lik müşteri çeki, 30.09.2018 keşide tarihli ...'a ait 20.000- TL'lik müşteri çeki, 31.10.2018 keşide tarihli ...'a ait 30.000- TL değerinde müşteri çeki olmak üzere toplam 101.025-₺ değerindeki çeklerin müvekkili tarafından davalıya verildiğini, davalı tarafın bu çekleri eksiksiz olarak tahsil ettiğini, tüm bu ödemelerin davalıya yapılmasının ardından 12.03.2018 tarihinde ilk ödemeyle birlikte verilen siparişe ve aradan geçen uzun zamana rağmen ilgili tekstil ürünlerinin davalı tarafından halen müvekkil şirkete teslim edilmediğini, malların kış sezonundan önce teslim edilmeyişinin müvekkili şirketi önemli maddi zararlara uğrattığını, müvekkilinin halen davalı tarafın teslim etmekle yükümlü olduğu ürünlerin hiç bir adetini müvekkiline teslim etmediğini, anlaşmaya konu mallara ilişkin Beyoğlu 35.Noterliği 26 Kasım 2018 tarihli ... numaralı ihtar ile yükümlülüklerinin yerine getirilmesi istenmesine rağmen davalı tarafça hiçbir yanıt verilmediğini, bu sebeple davalı hakkında İstanbul 28. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline,davalı aleyhine %20 aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. Davalı şirketi yetkilisi █████/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında "...2018 yılında davacı şirket için yurt dışından tekstil ürünleri ithal etmek üzere davacı şirket ile anlaştık ve bu anlaşma üzerine davacı şirket bize 72.100-USD ile 101.0250-₺ ödeme yaptı, biz bu paraları ithalatı yapacağımız yurt dışındaki firmaya havale yaptıklarını , davacının sipariş ettiği ürünlerin evsafını yani içeriğini değiştirdi, bu nedenle siparişte maliyet artışları oldu, yurt dışındaki firmada bu sipariş değişimi nedeni ile ürünleri göndermek için bizden ilave 40.000-€ istedi, davacı taraf bu parayı karşılamayacağını söyledi,bu parayı ödeyip daha sonra davacı ile anlaşma yoluna gideriz diye karar aldıklarını ancak ekonomik sıkıntılar nedeni ile 40.000,00-€'yu ödeyemediklerini, yurt dışındaki firmanın 72.100-USD ile 101.025-₺'yi iade etmediklerini,siparişleri de göndermediklerini havaleyi hangi banka aracılığı ile yaptıklarını hatırlamadığını, o dönemde davalının dava dışı ... .... . Ltd. Şti.'den olan alacaklarının, davacının ... ... Ltd Şti'ye olan borcu ile mahsuplaşma kararı aldıklarını ... firması ... Tekstil'den olan alacağını bize olan borcu nedeni ile sildiğini bize iletti..." beyanında bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirketin sipariş ettiği ürünlerin davalı şirket tarafından yurt dışından ithal edilerek davacıya teslimi konusunda sözlü satım sözleşmesi akdedildiği,davacı tarafından davalıya 72.100-USD ve 101.025-TL ödemelerin yapıldığını ancak davacının sipariş ettiği ürünlerin davalı tarafça yurt dışından ithal edilmediğini ve davacıya teslim edilmediği davalı şirket yetkilisi; davacı şirketin sipariş ettiği ürünlerin içeriğini sonradan değiştirdiğini, dava dışı ihracatçı firmanın bu değişim için 40.000-€ daha ödeme talep ettiğini ancak davacının 40.000-€'yu ödemediğini,ihracatçı firmanın söz konusu ürünleri göndermediğini, dolayısı ile ürünlerin davacıya teslim edilemediğini, ayriyeten dava dışı ... şirketinden alacakları olduğunu, davacı şirketin de adı geçen bu şirkete borçlu olduğunu, bu durum nedeni ile mahsuplaşma kararı aldıklarını savunduğu, vasıflı (gerekçeli) ikrarın söz konusu olduğu bu durumda ispat yükümlülüğü davalı tarafta olduğunu, davalı taraf savunmasında belirttiği vakıaların ispatına yönelik dosyaya hiçbir delil sunmadığını, mahsuplaşmaya ilişkin hiçbir delil sunmadığını, takibe konu tutarın satım bedeli olarak davalıya ödendiği ancak davalının davacıya teslim etmeyi borçlandığı ürünleri teslim etmediğini, savunmada geçen "Mahsup" iddiasının ispatlanamadığını, mevcut delil durumuna göre davacının takip talebinde haklı olduğu anlaşılmakla takibe konu 101.025,00-₺ asıl alacağa avans faizi, 72.100,00-USD'ye ise 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı işletilmek sureti ile takibin devamına, alacağın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ : Davalı şirket temsilcisi;yurtdışındaki bir firmada, davacının işine yarayabilecek nitelikte ... eşyası stoğu bulduklarında davacıyı bu stokla ilgili bilgilendirdiklerini , satın almak istediklerini ,yazılı bir sözleşme bulunmadığını ,davacı ödemeleri anlaşıldığı şekilde def'aten yapamadığını, peyderpey 72.100-USD havale yaptı ve 101.025-TL tutarında müşteri çekleri ile kısmi ödeme yaptıklarını,ödemeleri yurtdışında ki tedarikçilere havale ettiklerini ;ödemelerin sipariş toplamı için yeterli olmadığı,şirket müdürü ... Sungurlu cezaevinde tutuklu olduğu için bu süreçte işleri vekaleten yürüten ... ile yürütüldüğünü,2018 senesinde, dolar kurundaki ani patlama sebebiyle firma olarak çok sıkıntılara girdiklerini ,kendilerine durumu iletip dilerlerse Hollanda'ya giderek, uçak nakliye bedelleri, depolama ve tedarikçi firmaların alacaklarını ödeyerek malları alabileklerini söylediklerini , ticari ilişki içinde olduğunuz ... ... firmasına zaten borcumuz var; biz bu mallarla ilgili hakları ...'ye devredelim, size yaptığımız ödemelerle bizim ...'ye olan borçlarımız kapansın, siz de yurtdışındaki stoğu başka Ülkelere satarak kendi aranızda anlaşırsınız. ... abi cezaevinden çıktıktan sonra da bu mahsuplaşmanın evraklandırma tarafı halledilir.”dediklerini , ... - ... arasındaki ilişkinin hiçbir aşamada incelenmediğini , ... — ...hesap ekstresini sunduklarını, ...'in ... firmasına 2016 tarihi itibariyle 400.000 dolar civarında borcuolduğunu ,mahsuplaşma talebi ... firmasına intikal ettiğinde, firma yetkilisinin cezaevinde olması ve ...'den hiçbir şekilde tahsilat yapamadığı için ... firması da bu mahsuplaşmayı memnuniyetle kabul ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, avans olarak yapılan ödemelerin iadesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafça avans olarak davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin mal teslimi yapılmadığından iadesi istenilmektedir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Yapılan bilirkişi incelemesinde; davacı ve davalı şirkete ait 2018 yılı ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davacının ve davalının ticari defter kayıtlarına nazaran, takibe konu edilen ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı oldukları, 13.12.2018 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 72.100- USD, 101.025-TL alacaklı olduğu, takibe konu edilen ödemelerin davalının ticari defterlerde kayıtlı oldukları, 13.12.2018 takip tarihi itibarıyla davacı yana 72.100-USD * 101.025-TL borçlu olduğunun kayıtlı bulunduğu tesbit edilmiştir. Davalı şirket yetkilisi de duruşmada alınan beyanında; davacının tüm ödemelerini aldıklarını ancak davacının siparişini değiştirmesi nedeniyle ilave maliyetin ödenememesi sebebiyle yurt dışında ki satıcıya gönderdikleri paraların iade edilmediği, mal teslimi yapmadığını, ancak davacının borçlu olduğu davadışı şirketin alacaklarından ,davalının borcunun düşürülmesi konusunda tarafların anlaştığını ,davalının borcunun davacının üçüncü şahsa olan borçlarına sayılmasını kararlaştırdıklarını savunmuştur.
Davalı süresinde davaya cevap vermemiş, delil bildirmemiştir. Davalı şirket temsilcisi ön inceleme duruşmasında alınan beyan ve ikrarında davacının ödemelerini avans olarak teslim aldıklarını ve karşılığında mal teslimi yapılmadığını ikrar etmiştir. O halde; karşılığında mal teslim etmediği aldığı ödemeleri davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davalının davacıya olan borcunun ,üçüncü şahıs ... ye olan borcundan mahsubunun kararlaştırıldığına ilişkin bir sözleşme ibraz edilmemiştir.Davalı ne borcunu naklettiğine ,davacı alacaklının buna rıza gösterdiğine ,ne de üçüncü şahıs şirketin böyle işlemlere rızası bulunduğuna ilişkin bir sözleşme ibraz edilmemiştir.İstinaf dilekçesi ekinde sunulan hesap ekstresinin ise adi yazılı belge niteliğinde olup yazılan tüm bu gerekliliklerini yerine getirildiğine delil sayılamaz. Davacının üçüncü şahsa borcu olduğu sabit olsa dahi üçüncü şahsın katılmadığı işlemler nedeniyle bir sorumluluğu olmayacağından davalının bu yönde ki savunması yerinde değildir. Davalının savunmaları beyandan ibaret kalmış olup borcun ileri sürdüğü şekilde sona erdiğini ileri sürülen davalı bu iddialarını ispat yükü altındadır. Paranın yurtdışına gönderilip, yurtdışından mal teslimi yapılmaması davacının akidi bulunan davalıdan ödediği miktarı geri isteyebileceğinin kabulü gerekir. Davalının savunmalarını doğrulayacak delil sunulmadığı gibi, savunmaları beyandan ibaret kalan davalı aleyhinde açılan davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacıdan alınıp yurtdışına gönderilip iade edilmediği ileri sürülen paraların karşılığını davacıya vermeyen,davacının üçüncü şahsa olan borcuna sayıldığı yolunda belgelendirilmeyen savunmaların dinlenebilmesi mümkün olmadığından karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 33.363,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 8.341-TL harcın mahsubu ile kalan 25.346,85-TL harcın davalı şirketten alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı şirket tarafından sarf edilen yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 116-TL istinaf yargı giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!